Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


RES Krizi Devam Ediyor

RES Krizi Devam Ediyor
Karaburun Yarımadası'nda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın tüm yargı kararlarına karşın verdiği son onaylarla alevlenen RES krizi aralıksız devam ediyor. Lodos A.Ş.’ne ait Karaburun RES ve Çalık Enerji A.Ş.’ne ait Sarpıncık RES projesine verilen son ÇED onaylarına tepki gösteren bölge halkı, hukuk mücadelesini sürdüreceklerini açıkladı.

 

T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığı geçtiğimiz hafta yaptığı iki ayrı duyuruda, Lodos A.Ş.’ne ait Karaburun RES Projesinin ÇED Kararını onaylandığını, Çalık Enerji A.Ş.’ne ait Sarpıncık RES Projesi ÇED Raporunun da nihai kabul edilerek  on gün süreyle halkın görüşüne açıldığını ilan etti. Gelişmeler üzerine kamuoyuna yazılı bir açıklama yapan Karaburun Kent Konseyi, Yarımada'nın enerji yatırımlarına feda edilmesine tepki gösterdi.
 
YARIMADA DİRENİYOR
 
Yöre halı adına yapılan ortak açıklamada doğal zenginliklere ve bölgenin ekolojik değerlerine darbe vuracak her türlü yatırıma karşı olduklarının altını çizen Karaburun Kent Konseyi, hukuksal anlamda girişimlerini sürdüreceklerini belirterek şunları dile getirdi: "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Yarımada halkı ve bileşenlerinin itirazlarına rağmen  Karaburun Yarımadası’nın  yüzde 61’inin RES sahası olarak Lodos firmasına tahsisine onay verdi. Karaburunluların, ÇED sürecinin her aşamasında Karaburun Belediye Başkanlığı ve Kent Konseyi’nin yazılarıyla Bakanlığa ilettikleri projeye şiddetli karşı çıkışlarının dikkate alınması bir yana, ÇED raporunda yer verilmesine dahi gerek duyulmamıştır. Halkın görüşleri o denli göz ardı edilmektedir ki, nihai olarak kabul edilen ÇED Raporu’nun “Halkın Katılımı”na ilişkin bölümünde “Halkın Katılımı Toplantısı yapılmıştır, yöre halkı katılım sağlamıştır” denilerek, gerçek toplantı tutanağı yok sayılmıştır. CHP İzmir Milletvekilleri Tacettin Bayır ve Zeynep Altıok, Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Karaburun Kent Konseyi Başkanı İpar Buğra Dilli, Karaburun Yurttaş Davacıları adına Çiğdem Akçura tarafından da imzalanan gerçek tutanakta, “Toplantı açılmadan sonlandırılmıştır” ibaresi vardır. Yani bu toplantı yapılmamıştır. Böylece, “ÇED süreçlerine halkın katılımı”nın bürokratik bir gerekliliğin yerine getirilmesinden öte bir anlam ve değer taşımadığını Karaburun RES ÇED Olumlu Kararı ile bir kez daha yaşadık.
 
SAHTE TUTANAKLA ÇED ONAYI!
 
Karaburun RES Projesi için 2005 yılında verilen ÇED Gerekli Değildir Kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için açılan davada hukuk süreci devam ediyor. Projeye EPDK tarafından verilen üretim lisansı mahkemenin oybirliğiyle verdiği kararla 25 Mayıs 2015 tarihinde iptal edildi. Karaburun RES Projesi’nin kurulu 50 türbini için EPDK 11 Haziran 2015 tarihinde yeni bir üretim lisansı verdi. Bu hukuksuz uygulama şu anda yargıda. Projenin 47 ilave türbinlik kapasite artışı için ise, 22 Haziran 2015’te yeniden başlatılan ÇED süreci hızla tamamlanarak, Bakanlık bu değerli coğrafyanın yarısından fazlasını tek bir firmaya tahsis eden Olumlu ÇED Kararını verdi.   
 
MAHKEME İPTAL ETTİ, BAKANLIK YENİDEN ONAY VERDİ
 
Karaburun RES’le aynı şekilde, yerel halkın ve bileşenlerinin görüşleri yok sayılarak yürütülen Sarpıncık RES Projesi’ne 13 Ocak 2015’te verilen   ÇED Olumlu Kararı, yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Karaburun yaşayanlarını temsilen 59 davacı ile yargıya taşınmış ve İzmir 5'inci İdare Mahkemesi 22 Ekim 2015 tarihinde ÇED Olumlu Kararının iptaline oy birliğiyle karar vermiştir. Yargı Kararına rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Çalık Enerji'nin talebi üzerine yeniden düzenlenen revize ÇED raporunu değerlendirmeye almış, yeni ÇED Raporunu nihai olarak kabul etmiş ve on gün süreyle “halkın görüşüne” açmıştır. Bakanlığa gerekli itirazlar yapılmıştır. ÇED Raporunun  onaylanması durumda, yargı kararlarını uygulamayan yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır. Mahkemenin İptal gerekçesinde; “Yarımada’da bulunan mevcut rüzgar türbinlerinin kümülatif olarak çevre etki değerleri dikkate alındığında yeni bir projenin daha bu alanda faaliyete geçmesinin özgün bakir alanlar içeren ve oldukça zengin bir biyo çeşitliliği barındıran Yarımada’da yaşayan canlıların sığınacağı başka bir yaşam alanı bırakmayacağı sonucuna varıldığından dava konusu kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır” denerek, Karaburun Yarımadasında başkaca RES projeleri kurulmaması gerektiğine hükmetmiştir.
 
YENİ DAVA YOLDA
 
Bu iki RES projesinin de uygulamaya geçmesi durumunda, Karaburun Yarımadası yüzölçümünün yüzde 71’i RES sahası olacak. Yarımadada yüzde 13’lük bir alana yayılan Bozdağ/Akdağ kütlesi hariç tutulduğunda,  yaşam için bırakılacak alan Yarımada yüzölçümünün yüzde 16’sı. Ömrü 25-30 yıl olan ve Türkiye enerji ihtiyacının ancak yüzde 0,05’ini karşılayacak RES yatırımları için, nadir bitki ve hayvan varlığıyla, özgün tarımsal üretimiyle, keçi yetiştiriciliğiyle, doğayla barışık turizm potansiyeliyle, kadim kültürüyle Karaburun Yarımadası yok oluşa sürükleniyor. Bu ve benzeri projelerin maliyeti parasal değeri ölçülemeyecek doğanın, yaban hayatının, sosyal yaşamın, insan sağlığının ağır şekilde tahrip olması, kaybolan tarım, hayvancılık ve turizm gelirleridir. Karaburun yaşayanları olarak, Yarımadamızın, doğasını, tüm canlıların yaşamını, insan sağlığını, bugününü ve geleceğini, koruyarak kalkınma ilkesini hiçe sayarak sadece bir enerji üretim alanına dönüştürülmesine karşı bugünümüz ve gelecek kuşaklar adına davacıyız ve davacı olmaya devam edeceğiz."

Yayın Tarihi : 12.11.2015 : 09:50

Etiketler : res    karaburun yarımadası    mahkeme       


Yorumlar

5921




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN