Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Önyargıyı Bırak Güç Birliği Yap''

''Önyargıyı Bırak Güç Birliği Yap''
İzmir’de gerçekleştirilen Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Türkiye’nin AB’ye üyelik başvurusunda bulunduğu yıl doğanların bugün 56 yaşında olduğuna dikkat çekerek, küresel ekonomik kriz tehdidi, artan çatışmalar ve kutuplaşmalar nedeniyle güç birliğini şart koşarak, "Neden önyargılarımızı bir kenara bırakıp güçlerimizi birleştirmiyoruz?" dedi.

 

AB Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jean-Luc Vanraes, "Amaç, birbirimiz hakkında bilgi edinmek ve birbirimize güvenebilmek. Güven ne kadar yüksekse gelecek o kadar parlak olacaktır" dedi.
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Hilton Oteli’nde düzenlenen Avrupa Birliği Bölgeler Komitesi Türkiye ile İlişkiler Çalışma Grubu Toplantısı’nda yerinden yönetim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, iş ortamının iyileştirilmesi ve bölgesel stratejiler konuşuldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’in AB standartlarına en çok yaklaşan kent olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:
 
"Türkiye’nin Avrupa’ya en yakın kentine hoş geldiniz. Bu yakınlığın sadece coğrafi anlamda olmadığının altını kalın bir şekilde çizmekte sanırım büyük yarar var. Gururla söylüyorum ki, İzmir, sahip olduğu tarihi ve ekonomik değerleriyle, sosyal yaşamdan kültür ve sanata, aydın ve demokratik insan yapısından özgürlük ve hoşgörüye bakışına kadar hemen her alanda, Türkiye’nin en ileri kentidir. Limanı sayesinde bu kent, Batı kültürüyle erken dönemlerde tanışmış; farklı dil, din ve ırka mensup insanları barındıran toplum yapısıyla, diğer Anadolu kentlerinden ayrı bir kulvara yerleşmiştir. İzmir, sunduğu yaşam kalitesi ve yaşayanların sahip olduğu kentlilik bilinci açısından da, Türkiye’de Avrupa Birliği standartlarına en çok yaklaşan kentimizdir. Böyle bir kentte yerel yönetim erkini kullanırken, mutlaka bu gerçekleri göz önünde bulundurmak zorunda olduğumuzu çok iyi biliyoruz."
 
’AYNI NOKTADA BEKLİYOR VE BEKLETİLİYORUZ’
 
Kocaoğlu, belediye olarak çağdaş batı kentinin yapısına ve değerlerine uygun hizmetler ürettiklerini, Avrupa Birliği’nin yerel yönetimlere yönelik yaklaşımlarını önemseyerek yakından takip ettiklerini söyledi. Kocaoğlu, şöyle konuştu:
 
"Avrupa Birliği’nin karar alma mekanizması içindeki yeri giderek güçlenen Bölgeler Komitesi’nin huzurunda üstüne basa basa söylüyorum ki, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliğini en çok ve en samimi şekilde isteyen kenti İzmir’dir. Üstelik İzmir, Birliğe uyum sürecini en hızlı biçimde başaracak kentimizdir. Başkent Ankara’dan sonra, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda en fazla söz hakkının bize düştüğüne inanıyoruz. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki bütünleşmede, İzmir olarak, aktif rol oynamaya hazırız. Evet, kabul ediyoruz, bugüne kadar yaşadığımız süreç, Türkiye vatandaşlarının Avrupa Birliği hayallerini büyük ölçüde köreltti. Avrupa Ekonomik Topluluğu’na resmen başvurduğumuzda, siz değerli konuklarımızın birçoğu henüz doğmamıştı bile. O gün doğan bebekler, bugün 56 yaşına geldi. Dünya nüfusu 4 milyar arttı. Duvarlar yıkıldı. Rejimler ve haritalar değişti. Biz Avrupa Birliği’ne tam üyelik için hala aynı noktada bekliyor ya da bekletiliyoruz. Oysa birbirimize ne kadar çok ihtiyacımız var. Küresel ekonomik kriz tehdidi, dünya siyasetindeki son gelişmeler, artan çatışmalar ve kutuplaşma, hem bizim hem de Avrupa Birliği’nin şapkamızı önümüze koyup düşünmemizi gerektiriyor. Peki neden önyargılarımızı bir kenara bırakıp güçlerimizi birleştirmiyoruz?"
 
’BİZ BU MÜCADELEDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ’
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, kurulacak yeni hükümetin AB hedefine yoğunlaşacağına inandığını belirterek, şöyle konuştu:
 
"Biz Avrupa Birliği’ni, çatışma ve rekabetin giderek yoğunlaştığı günümüz dünyasında, bir araya gelebilme kültürünü geliştiren çok önemli bir unsur olarak nitelendiriyoruz. Avrupalı dostlarımızın, farklı renkleri bir zenginlik olarak görmesini istiyoruz. Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerleyen, ilerlemek zorunda olan Türkiye’nin Avrupa’ya sırtını dönmesini asla düşünmüyoruz. Ama körü körüne bir Avrupa Birliği yandaşlığını da savunmuyoruz. Diyoruz ki, Türkiye kamuoyunda Avrupa Birliği hedefinin doğurduğu heyecan ve enerjiyi iyice kaybetmeden bir şeyler yapalım. Ben ülkemizde kurulacak yeni hükümetin, Türkiye’nin Avrupa Birliği hedefine daha çok yoğunlaşacağına, sadece yürütme organıyla değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden siyasi partilere ve tüm sivil toplum örgütlerine kadar ilgili herkesin bu tarihi sorumluluğu yerine getirmek için elinden geleni yapmaya hazır olduğuna inanıyorum. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkinin geçmişi, bir tür kaçırılmış fırsatlar tarihi olarak görülse de, biz bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. İzmir olarak, bu sürecin her aşamasında görev almaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurgulamak istiyorum."
 
10 GÜN SONRA BRÜKSEL’E
 
Kocaoğlu, 10 gün sonra İzmir’den küçük bir heyetle Brüksel’e giderek AB komitesi ile önemli görüşmeler yapacağını belirterek, "Avrupa Bölgeler Komitesi Türkiye Çalışma Grubu’nun siz değerli üyelerinden bir talebim de, çığ gibi büyüyen mülteci sorunu konusunda Türkiye’nin yalnız bırakılmaması için olacak. İzmir’den iş dünyası ve yerel yönetim temsilcilerinden oluşan küçük bir heyetle, 10 gün sonra Brüksel’de olacak ve başta Avrupa Bölgeler Komitesi Başkanı Markkula olmak üzere, Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu nezdinde önemli görüşmeler yapacağız.Türkiye’nin ve İzmir’in kararlılığını, bu kez Avrupa Birliği’nin merkezinde anlatacağız" dedi.
 
’GÜVEN NE KADAR YÜKSEKSE GELECEK O KADAR PARLAK OLUR’
 
Türkiye Çalışma Grubu Başkanı, Belçika Uccle Belediye Meclis Üyesi, Kamu Refahı Merkezi Başkanı Jean-Luc Vanraes, yerinden yönetimde konunun vatandaşlarla yakın ilişkinin sürekli korunması olduğuna dikkat çekerek, "Devletin çeşitli noktalarında bu yapılmaktadır. Bazı ülkelerde bu bölgesel olarak yapılmaktadır. Özellikle Belçika gibi ülkelerde yerindenlik ilkesi en üst seviyede gerçekleşmektedir. Türkiye’de ademimerkeziyetçilik yerindenlik olmazsa olmazdır. Türkiye’de yetkilerin paylaşılması çok isteniyor. AB içinde 95 bin yerel ve bölgesel yönetim, bütün kamu sektörü yatırımlarının üçte ikisini yapmakta, Avrupa Birliği GSMH’de yüzde 16’lık paya sahip, 18 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Avrupa yasalarının yüzde 70’i bunlar tarafından uygulanıyor. Bu toplantının amacı, birbirimiz hakkında bilgi edinmek ve birbirimizi güvenebilmek. Güven ne kadar yüksekse gelecek o kadar parlak olacaktır" dedi.
 
’KADIN BELEDİYE BAŞKANI VE VALİ SAYISI ARTMALI’
 
AB Türkiye Delegasyonu Siyasi Müsteşarı Vincent- Guillaume Poupeau, Türkiye’de kadın temsilinin önemine dikkat çekerek, kadın belediye başkanı ve vali sayısının artması gerektiğini, yerel yönetimlerin mali açıdan manevra alanlarının çok dar olduğunu ifade etti. Poupeau, Türkiye’de AB fonlarıyla verilen destekleri anlatırken Mardin’de bal üreticilerinin Kayseri’de mobilya imalatçılarının desteklendiğini belirterek, "Kayseri, Anadolu’nun kalbinde çok nitelikli bir yer. Kayseri Türkiye’de mobilya üretimi ile tanındı. Üretim, küçük esnaf ve firma tarafından gerçekleştiriliyor. Bununla ilgili atölye çalışları yaptık ve burada esnafa ihtiyaç duyduğu bazı beceriler kazandırıldı. Daha modern tekniklerle uygulama yapmaları sağlandı. Her bir firma kendi yatırım yapsa çok pahalıya mal olacaktı. Tüm firmaların bundan faydalanması sağlandı. Kayseri’deki esnafın geliştirilmesine katkıda bulunuldu" dedi.

Yayın Tarihi : 06.11.2015 : 11:00

Etiketler : İzmirden    Abye    Mesaj    Önyargıyı    Bırak    Güç    Birliği    Yap    Genel   


Yorumlar

6654




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN