Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


İzmir'de Büyük Operasyon!

İzmir'de Büyük Operasyon!
İzmir merkezli 18 ilde 'Paralel yapı' operasyonunda, 44 üst düzey emniyet görevlisi ve bürokrat gözaltına alındı. Fethullah Gülen'in bir numarada yer aldığı soruşturmada, şüpheliler 'Askeri Casusluk Davası' olarak bilinen 'Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma Davası'nda yargılanan sanıklar hakkında sahte delil üretmekle suçlanıyor.

 

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nin gerçekleştirdiği operasyonda 18 ilde toplam 44 kişi gözaltına alındı. Gözaltı sayısının ise 57'ye çıkacağı açıklandı. 
 
GÖZALTINA ALINANLAR 
 
İzmir Emniyet Müdürlüğü'nün 'Paralel yapı' operasyonunda gözaltına alınanlar arasında geçmişte görev yapmış üst düzey bürokratların da bulunması dikkati çekti. Gözaltına alınanlar arasında Merkez Valileri Ahmet Kaya, Mehmet Oduncu, Sadık Altunkaynak, halen görevde olan Eskişehir Vali yardımcısı Mesut Keser, Mülkiye Başmüfettişi Ferda İleri, İzmir'de 10 Kasım 2011-12 Şubat 2014 tarihleri arasında Emniyet Müdürlüğü yapan Ali Bilkay, Afyon Polis Okulu Müdürü Müjdat Karagöz, Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü'nden sorumlu İzmir eski Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Şevik, Organize Suçlar Müdür eski Yardımcısı Taner Aydın da bulunuyor. 
 
BİR NUMARASI FETHULLAH GÜLEN 
 
Bir numaralı şüphelinin Fethullah Gülen soruşturma dosyasında, şüphelilerin yalan deliller üretmelerinin yanı sıra Merkez Valisi Mehmet Oduncu ile halen Eskişehir Vali Yardımcılığı görevini yürüten Mesut Keser'in ise, o zaman İçişleri Bakanlığı bilgi işleri Daire Başkanlığı'nda görev yaptıkları ve gizli kişisel verileri, örgüte aktardıkları da ileri sürüldü. 
 
Gözaltına alınanlar Emniyet Müdürlüğü'ne kelepçesiz getirildi.
 
LOJMANINDA GÖZALTINA ALINDI
 
Eskişehir Vali Yardımcısı Mesut Kesen de Eskişehir'deki lojmanında gözaltına alındı. İzmir Emniyet Müdürlüğü'nden Eskişehir'e gelen polis ekipleri, lojmanda kalan Vali Yardımcısı Kesen'i sabah erken saatlerde gözaltına aldı. Polisler evde arama yaptıktan sonra Kesen'i İzmir'e götürdü.
 
Vali Yardımcısı Mesut Kesen'in Eskişehir'de Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, İl AB Daimi Temas Noktası, AB Proje Geliştirme ve Koordinasyon Merkezi, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'na bağlı kuruluşlardan sorumlu olduğu belirtildi.
 
GEÇEN YIL GELMİŞTİ
 
Gözaltına alınan Kesen'in 3 Eylül 2014 tarihinde, İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı Bilgi İşlem Daire Başkan Vekili iken, Eskişehir'e Vali yardımcısı olarak atandığı öğrenildi.
 
SAVCILIKTAN AÇIKLAMA
 
Konuyla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Medya İletişim Bürosu'ndan da açıklama yapıldı. Açıklamada şöyle denildi:
 
"Kamuoyunda FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü ve Paralel devlet yapılanması) olarak bilinen örgüte mensup olduğu ileri sürülen kişilerin, kamuoyunda İzmir Askeri Casusluk Davası olarak bilenen davaya esasa teşkil eden soruşturma sürecinde, terör örgütünün yönlendirmesi ve talimatları doğrultusunda, taraflı ve kasıtlı olarak usulsüzlükler, yaptıkları ve bu davanın şüphelilerinin kamuoyunda itibarsızlaştırarak, devlet bürokrasisinden ve TSK'dan tasfiyesini amaçladıkları ve bu yönündeki ciddi bulgular elde edilmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığımız, terör ve örgütlü suçlar soruşturma bürosunca, başlatılan soruşturma kapsamında, toplanan deliler doğrultusunda haklarında yeterli şüpheye ulaşılan aralarında üst düzey kamu görevlilerinin de bulunduğu toplam 57 kişiye yönelik olarak 03.11.2015 tarihi itibariyle gözaltına alınma talimatı verilmiştir. Konuya ilişkin soruşturma devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla sunulur."  
MAĞDURLAR EMNİYET BİNASINA GELDİ
 
Operasyon haberini alan çok sayıda, 'Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma Davası'nda yargılanan kişiler de İzmir Emniyet Müdürlüğü önüne geldi. 
 
Ellerinde Türk bayraklarıyla gelen davanın sanıkları ile yakınları İzmir Marşı, Harbiye Marşı'nı çalıp, gözaltındakilerden suçlu olanların adil yargılanmasını istedi. Bu kişilerden emekli albay Coşkun Başbuğ, "Beni sahte delillerde, 19 müebbet, 5 bin yıl hapis cezası istemiyle yargılıyorlardı. O zaman 'bunların hesabını vereceksiniz' dediğimizde hem polisler hem de yargı mensupları, yüzümüze bakıp gülüyorlardı. Şimdi yaptıkları usulsüzlüklerini hesabını verecekler" dedi. 
 
İzmir Cumhuriyet Savcılığı'nın 2013 yılında birçok ilde çoğunluğu muvazzaf askerlere yönelik başlattığı 'Gizli Bilgi ve Belge Bulundurma Davası' operasyonunda 357 kişi hakkında dava açılmış, birçok subay tutuklanmış, dava sürecinde de tutuklu kalmamıştı.
 
MAĞDURLARIN AVUKATINDAN AÇIKLAMA
 
İzmir merkezli 18 ilde yapılan ve 44 üst düzey emniyet görevlisi ve bürokratın gözaltında bulunduğu operasyonla ilgili mağdur avukatlarından Murat Ergün de Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne geldi. 
 
Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Ergün, “İzmir emniyeti operasyon yaptı. Sebebi de İzmir'de yargılaması devam eden sözde İzmir casusluk davasını kurgulayan, kurguladığı iddia eden bir çeşit çetenin bulunması. Bu yapıyla mücadele. Polis operasyonu için önce şunu söyleyeyim. Casusluk davasındaki bizim müvekkillerimiz namuslu şerefli insanlardır. Biz de avukatları olarak hukuk namusumuzu, şerefimizi ezdirmedik ve ödün vermedik. Bunun bir gereği olarak aynı duruşumuzu burada da göstermemiz lazım. Biz herkesin Anayasa'dan kaynaklanan masumiyet karinesine saygılıyız. Bu bizim için uygulanmadı ancak biz en önde hukukun herkese için eşit uygulanması gerektiğini, adil bir yargılamayla, mahkumiyet çıkana kadar herkesin masum olduğunu vurgulayalım. İçerde olan ya da ileride içeride olacağı varsayılanlar hakkında yakalama, tutuklama kararı bulunan kişileri peşinen mahkum etmiyoruz, onların da adil bir yargılamaya tabi tutulmalarını en başta söylüyoruz. Bu davanın özü kumpastır. Yıllar önce ilk başta söylediğimiz buydu ama o günkü koşullarda, savunma olarak sözümüzü dinletemiyorduk. Yargılama boyunca pek çok insan mağdur oldu, cezaevinde kaldı" dedi. 
 
OPERASYON TSK VE YARGIYA DA TAŞINMALI
 
İzmir casusluk davasının askeri davalar içerisinde en ahlaksız olanı olduğunu da vurgulayan Murat Ergün, “Bu kumpas davası içerisinde en ahlaksız olanı bu İzmir casusluk davasıdır. İnsanların onuruyla, namusuyla, şerefiyle itham ettiler. O günlerde söylediğimiz bir çete iddiasının arkasındayız. Mensubu kimler biz bilmiyoruz. Binanın içindekiler mi dışarıdakiler mi bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz bu çete çökertilmeden memleketin huzura kavuşması mümkün değildir. İnanıyoruz ki emniyette bugün başlatılan operasyonun konusu İzmir casusluk kumpasını sadece emniyette görev almış bir kaç kişinin kotarması mümkün değildir. Bunun muhakkak yargı ve TSK içinde de bağlantıları vardır. Eğer samimi bir mücadele söz konusu ise, bu mücadelenin gereği olarak yarım kalmaması ve başarıya ulaşması için soruşturmaların, genişletilmesi, TSK ve yargı içerisindeki ayakların ortaya çıkması lazım. Emniyet içindeki bir grupla sınırlı operasyonun başarı şansı yoktur. Her şey açık. Firariler var" dedi. 
 
ASKERİ LİSELİ İTİRAFÇI BİLGİSİ
 
Soruşturmanın genişlediğini ve genişledikçe de yeni bir takım gözaltıların diğer kurumlarda operasyonunu da söz konusu olacağını söyleyen Avukat Murat Ergün, “Bu operasyon, yeni mağdurlar ortaya çıkarmamalıdır. Hukuksuzluğu yapan kumpas yapan çete üyeleri, yarın toplum içinde mağdur sıfatıyla dönmemelidir. Suçlu insanlar olarak kalmalıdır. Görevlilerin emniyet ve yargı başta olmak üzere hassas davranmaması lazım. Bunun siyasi bir mücadelenin parçası olmaması gerekir" dedi. 
 
Operasyon gözaltına alınanların kim olduğunu bilmediklerini ama konusunun ne olduğunu bildiklerini de anlatan Murat Ergün, önemli bir bilgi de paylaştı. Murat Ergün, “Operasyonun arkasındayız. Bu haklı operasyonun geç kaldığını düşünüyoruz. Elimizdeki bilgi ve belgeleri de paylaşmaya hazırız. Soruşturmada gizlilik olduğu için bizim tüm bildiklerimizin doğru olduğunu söyleyemeyiz. Soruşturma kapsamında itirafçılar var. Bir takım itirafçıların beyanlarından hareketle bu operasyon düzenlenmiş. Ayakları yere basan bir operasyon olduğu söyleniyor. İtirafçılardan bir tanesi bir askeri lise öğrencisi. Askeri lise döneminde sözde terör örgütünün mensubu olarak eğitildiği iddiası var. İtiraflarda bulunduğu duyumu var. Bu itirafların çok önemli olacağı kanaatindeyim. Sadece İzmir casusluk değil, bütünün diğer parçaları olan Balyoz, Ergenekon, İstanbul casusluk, Kafes, Poyrazköy gibi diğer askeri davaların çete ayaklarının tek tek çözüleceği kaanatindeyim. Hep beraber takip edeceğiz. Müşteki tarafız. Şikayetçi olan müvekkillerimiz var. Ben uzun yıllara Ergenekon terör örgütünün mağduru sanıklarına avukatlık yaptık. Şimdi de FETÖ Fethullahçı terör örgütü, hakkında çok geniş bir kanaat olmasına rağmen hukukçu olarak 'iddia edilen terör örgütü' diyorum" dedi. 
 
MÜFETTİŞ RAPORUNDAKİ ÇARPICI BİLGİLER
 
İzmir merkezli olarak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) soruşturmasında gözaltı sayısının 46'ya yükseldiği öğrenildi. Gözaltına alınanlardan, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirilen, aralarında kentin eski Emniyet Müdürü Ali Bilkay'ın da bulunduğu zanlıların ifade işlemlerine başladı.
 
3 BİN KİŞİ TASFİYE EDİLECEKTİ
 
Bu arada operasyona yönelik yeni bilgiler de ortaya çıkmaya başladı. Operasyonun en önemli dayanaklarından birisinin İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin, hazırladığı 12 sayfalık rapor olduğu belirlendi. Müfettişlerin raporlarında, elde ettikleri bilgiler doğrultusunda önemli suçlamalarda bulundukları ileri sürüldü.
 
Usulsüzleri tek tek tespit eden müfettiş raporlarından elde edilen bilgilere göre, gizli bilgi ve belge bulundurma soruşturmasıyla, 13 bakanlık ve kamu kurumu hedef olarak seçildi. Aralarında Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın da bulunduğu bu kurumlardaki yaklaşık 3 bin kişinin tasfiye edilip yerlerine cemaate yakın kişilerin kadrolaşmasının planlandığı ileri sürüldü. 
 
350 KİŞİ SAHTE İSİMLERLE DİNLENDİ
 
Gizli bilgi ve belge bulundurma operasyonunun en önemli dayanaklarından birisi olan telefon dinlemelerinde de usulsüzlükler yapıldığı ortaya çıktı. Buna göre, soruşturma için 10 farklı ilden dinleme kararı alındı. Suçlanması planlanan 350 kişinin, telefonları ise sahte isimler adına çıkartılan mahkeme kararlarıyla dinlendi. 357 kişinin casuslukla suçlandığı gizli bilgi ve belge bulundurma soruşturmasının esasını teşkil eden belgelerin, casusluk niteliği taşıyacak nitelikte gizli belgeler olmadığı, raporda yeraldı. Ayrıca, bu belgelerin de yine uzmanlarını incelediği hard disklere, önceden konulduğu saptandı. 
 
FUAT AVNİ ÖNLEMİ
 
Bu arada üst düzey emniyet görevlileri ve bürokratlara yönelik yürütülen savcılık soruşturma yaklaşık bir yıldır devam ediyordu. Ancak savcılığın soruşturmada operasyon safhasına geldiğinin, duyulup da Fuat Avni gibi sosyal medya hesaplarından deşifre edilmemesi için büyük çaba gösterildi. Gizlilik içerisinde alınan gözaltı kararları, özel ekiplerini kuryeliğinde, adliyeden ilgili emniyet birimlerine ulaştırıldı. Operasyonda görev alacak polisler de, sadece bir faaliyet içerisinde bulunacakları bilgisi verilip emniyete çağırıldı. Ardından bu polisler, başlarındaki amirlerle ellerine verilen adreslere gönderildi. Bu adreslerde gerekli hazırlıklarını tamamlandığı bilgisinin gelmesi üzerine, aynı anda baskınlar yapıldı. İlk önce gözaltına alınmaları planlanan emniyet görevlileri ile bürokratların, bu şekilde kaçmalarının önüne geçilmiş oldu. 
 
GÖREV YAPTIKLARI BİNAYA GÖZALTINDA GETİRİLDİLER
 
Operasyonunu en ilginç anları ise, gözaltına alınan emniyet görevlilerinin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne getirilmelerinde yaşandı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan İzmir eski Emniyet Müdürü Ali Bilkay, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nden Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcıları Yüksel Türkal, Mehmet Ali Şevik, Şube Müdürleri Erkan Değer, Bahri Tuzcu, Şube Müdür yardımcısı Taner Aydın ile amirler Yusuf Uzşan ile Yaser Özoğul'un, daha önce uzun yıllar bu binada görev yaptığı, gizli bilgi ve belge bulundurma soruşturmasının yürütülmesinde görev aldıkları öğrenildi.
 
Avukatı açıklama yaptı 
 
İzmir merkezli olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü) soruşturmasında gözaltı alınan 46 kişi arasında yeralan Erkan Değer’in avukatı İsmail Hakkı Küçük açıklama yaptı. Gözaltındaki kişilerin anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs, terör örgütü kurmak, yönetmek, masum insanlar hakkında sahte delil üretmek, casusluk davası sanıkları hakkında suç delilleri üretmekle suçlandığını anlatan İsmail Hakkı Küçük, “Dosya, polislerin arama yapmadan önce, belgeleri ilgili sanıkların evlerine yerleştirildiği onların asılsız, kumpas delillerle yargılatıldığı iddialarına dayanıyor. Hukukçu olarak şunu gördüm. Casusluk davasının delilerini, etkisiz şaibeli hale getirmek için açılmış bir soruşturmaya benziyor. Hukuki açıdan değerlendirmede bulunamayacak kadar basit fantezi gibi sorular yönetiliyor. Hukukçu olarak çok üzüldüm. Yavuz hırsız ev sahibi bastırır misali sanıkların, ’paralel yaptı, bana kumpas kurdu’ dediği gibi hukuku ters çevirdiği durumun aynısı var burada. Bu operasyonun bütün belgeleri, dosyası devletin elinde. Ele geçirilen belgeler, kamyonlar dolusu TSK’ya teslim edildi. O zaman Bülent Arınç, bu polisler için ’eli öpülesi polisler’ demişti" dedi.
 
 

Yayın Tarihi : 03.11.2015 : 09:36

Etiketler : emniyet    savcılık    izmir emniyet müdürlüğü    gözaltı       


Yorumlar

1144




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN