Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


‘’İzmir’de Ali Gelmiş Veli Gitmiş Önemli Değil’’

‘’İzmir’de Ali Gelmiş Veli Gitmiş Önemli Değil’’
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Ben HABER’e özel açıklamalarda bulundu. Binali Yıldırım’ın İzmir adaylığını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “İzmir’de Ali gelmiş Veli gitmiş bunlar çok önemli değil. Kişi endeksli siyaset demokrasilerde yapılmaz, doğru değil” dedi.

 

GAMZE KURT / BEN HABER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ben HABER gazetesine özel açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, son dönemde yaşanan terör olaylarından 1 Kasım seçimlerine, 5. parti iddialarından İzmir siyasetine kadar birçok konuda çarpıcı değerlendirmeler yaptı. İşte sadece Ben HABER’in gerçekleştirebildiği o söyleşi…
 
Ülkemiz son dönemde gerçekten zor günler geçiriyor. Birçok vatandaş geleceğe yönelik ciddi endişeler taşıyor. Kendilerini güvende hissetmiyorlar. Peki sizin hem bir vatandaş olarak hem de bir siyasetçi olarak geleceğe yönelik en büyük endişeniz nedir?
 
Geleceğe yönelik endişem şu; eğer siyaset kurumu çözüm üretmiyor algısı toplumda yerleşirse, bu demokrasimiz açısından en büyük tehlikedir. O nedenle siyasetçilerin, siyasi parti liderlerinin çözüm üreten yöntemleri, söylemleri, birliktelikleri, uzlaşma kültürünü benimsemeleri gerekiyor. Bu, demokrasimize yapılan en büyük katkı olur. 
 
Yaşanan terör olayları nedeniyle ne yazık ki siyaset biraz ikinci plana kaldı. Ancak önümüzde bizi bekleyen çok önemli bir seçim var. Sizce 2 Kasım sabahı Türkiye nasıl bir güne uyanacak?
 
Umarım güzel bir güne uyanır. Umudu besleyen bir seçim olsun ve 2 Kasım sabahı Türkiye huzur içinde uyansın. 
 
 
“KOALİSYONU GÖRÜŞECEĞİZ”
 
Eğer sandıktan yine bir koalisyon çıkarsa, sizin partinizin ve diğer partilerin yaklaşımı 7 Haziran sürecinden farklı olur mu? Yani bu kez bir koalisyon yapmayı başarabilir misiniz?
 
Onu o zaman görüşeceğiz, tartışacağız. Şu anda bütün siyasi partiler tek başına iktidar olmak istiyorlar. Ülkenin bu kadar sorunu varken bu sorunlara sağlıklı çözümler de üretmek gerekiyor. Milli irade nasıl tecelli ederse o çıkan sonuçlara göre elbette biz de kendi kararımızı vereceğiz. Ama bugünden geleceğe yönelik bir karar vermek yönetim konusunda doğru değil. 
 
“İRADESİNİ SARAY’A İPOTEK ETMİŞ”
 
Peki ya koalisyon kurulamazsa?
 
Vatandaşın sandığa giderken şunu düşünmesi lazım; 7 Haziran’da vatandaş gitti oyunu kullandı. Bir kişiye görev verildi “hükümeti kur” diye. O kişi de hükümeti kuramadı. İkinci kişiye o görevin verilmesi gerekirdi teamüllere göre, o da verilmedi. Ve yeniden sandığa gittik. Hükümeti kurma becerisi göstermeyen kişiye vatandaşın oy vermemesi lazım. Çünkü aynı risk yine önünde duruyor. Vatandaşın sandığa giderken hep bizi düşünmesi lazım. Hükümeti kurma becerisini yerine getiremeyen kişinin, neden o beceriyi yerine getirmediğini düşünmesi lazım. Eğer bir kişi iradesini Saray’a ipotek etmişse hükümet kuramaz zaten. Demek ki ne gerekiyor? Hükümet kurma becerisi olan kişinin özgür iradesinin olması gerekiyor. Buna karar vermek gerekiyor. 
 
 
“SAVAŞ ÇIKARSA SARAY’A GİDERİM”
 
Eğer koalisyon ortağı olursanız Saray’a görevi almaya gider misiniz? 
 
Niye gideceğiz? Bir gerekçe olması lazım. Olağanüstü bir olay olması gerekir. Yani o nedir? Allah göstermesin, bir savaş çıkar, gidersiniz. Orada kalkıp da “ben giderim, gitmem” gibi özel bir tutum sergilerseniz doğru olmaz. 
 
Saray’da Bakanlar Kurulu toplanmak istense?
 
Niye istensin? Bu ülkede Başbakan yok mu? Bakanlar Kurulu’nun yeri yok mu? 
 
“5. PARTİ Mİ ÇIKAR, 6. PARTİ Mİ ÇIKAR…”
 
MHP Lideri Bahçeli’nin son olarak ortaya attığı bir kavram kulisleri bir anda hareketlendirdi. “5. Parti”… Seçimden sonra sizce böyle bir bölünme olabilir mi, AK Parti’de ya da diğer partilerde?
 
Bu süreçte bu tür söylemleri dillendirmek doğru değil. Siyasi partilerin hedefi vardır. Ülke yönetimine taliplerdir. Ülkenin sorunlarını çözmek isterler. 5. parti mi çıkar, 6. parti mi çıkar, başka bir şey mi olur, bunlar bugünün konusu değildir diye düşünüyorum. Ayrıca başka partilerin iç işleriyle uğraşacak zamanım olmadığı için bu tür olaylara nasıl cevap vereceğimi de bilmiyorum. Benim hedefim bu ülkenin sorunlarını çözmek, bu ülkede yoksulluğu bitirmek, emeklinin rahat etmesini sağlamak, bu ülkede taşeron işçinin kadrosunu vermek, atama bekleyen öğretmenin sorununu çözmek, işsizliği çözmek, dış politikayı Türkiye’nin çıkarları paralelinde barış endeksli yeniden inşa etmek… Benim derdim bu. A partisi kuruldu, B partisi ayrılacak bunlar doğal olarak sizin ilgi alanınıza girebilir ama benim ilgi alanımda değil. 
 
 
“ALİ GELMİŞ, VELİ GİTMİŞ ÖNEMLİ DEĞİL”
 
İzmir’i nasıl görüyorsunuz? AK Parti İzmir’de sizin karşınıza bu kez de Binali Yıldırım gibi bir ismi koydu. Binali Yıldırım’ın İzmir’den aday gösterilmesi AK Parti’nin oylarını ne ölçüde etkiler sizce?
 
Kişi endeksli siyaset asla doğru değil. Siyaseti bir kurum olarak düşünüyorsak, kurumsal bir yapıyı esas alıp o kurumsal yapının çözümleri, programları, ilkeleri çerçevesinde oy kullanacaksak Ali gelmiş Veli gitmiş bunlar çok önemli değil. Kişi endeksli siyaset demokrasilerde yapılmaz zaten. Doğru da değildir. Çünkü Türkiye’de cumhuriyet rejimi var. Siyasi partiler var, siyasi partilerin programları var. Bakın kişilerin programları yoktur, siyasi partilerin programları vardır. Kişilerin kendi ilkeleri olabilir. Örneğin, her ortamda doğru söylemek gibi. Ama bu zaten siyasette olması gereken ahlaki bir kuraldır. Sonuçta bu kural, siyasetin kendi içinde zaten vardır. Dolayısıyla Binali Yıldırım aday olmuşsa saygı duymamız lazım. Bir partiden gelmiştir aday olmuştur. Ama ben İzmir’den aday olmaktan, İzmir’in milletvekili olmaktan onur duyuyorum. İzmir gibi bir kentin milletvekili olmak beni onurlandırıyor. 
 
Son olarak İzmirlilere mesajınızı alabilir miyiz? Onlara Ben HABER aracılığıyla ne söylemek istersiniz?
 
CHP’ye daha fazla milletvekili vermelerini isterim.
 
 Röportajın öyküsü…
 
CHP Lideri İzmir’de, herkes özel görüşme istemindeydi. Ancak Kılıçdaroğlu’nun programı yoğun, zamanı kısıtlıydı. 1 Kasım seçiminde İzmir adayı olmasına rağmen, İzmirli hiçbir yazılı basınla konuşmamış, ayrım olmamasına özen göstermişti. 
 
Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin arka kapısından girerek, kafamdaki soruları yöneltmek, meslektaşlarımı atlatmak hırsı zirvedeydi. Şans da benden yanaydı… Görevlileri, korumaları ve danışmanları teker teker aştım ve Kılıçdaroğlu ile yüz yüze geldim. “Mutlak görüşmeliyiz” dedim, tebessümle “olabilir, buyurun” deyince içimdeki “yaşasın” naraları bir anda dilimin ucuna kadar geldi. Özel soru – özel cevap… Bir gazeteci başka neyi arzulardı ki…  

 

Yayın Tarihi : 30.10.2015 : 17:01

Etiketler : haber    haberler    kemal kılıçdaroğlu    özel röportaj    ali gelmiş önemli değil    chp    genel başkan    izmir    gamze kurt    siyaset    seçim    ben haber    ben tv    kanalben       


Yorumlar

9094




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN