Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


“AKP ve MHP Uzlaşmak Zorunda Kalacak''

“AKP ve MHP Uzlaşmak Zorunda Kalacak''
CHP İzmir Milletvekili Adayı Zeynep Altıok Akatlı, ''Salt kendi çıkarları için seçmeni de hiçe sayarak yıkıcı politikalar izleyen AKP ve MHP anlayışı kendisine yeniden bakıp uzlaşı noktası bulmak durumunda kalacak'' diye konuştu.

 

GAMZE KURT / BEN HABER

CHP İzmir 2. Bölge Milletvekili Adayı Zeynep Altıok Akatlı, Ben HABER’e gündemi değerlendirdi. 
 
Türkiye’nin son dönemde sarsıcı günler geçirdiğini belirten Akatlı, “Gerçekten çok acılı, üzüntülü, derinden sarsıcı zamanlar geçiriyoruz. Cumhuriyet tarihimizin en büyük katliamını bu kadar sıcak hissetmek, bu kadar bire bir deneyimlemiş olmak hakikaten o duyguyu tüm insanlara hissettirir diye düşünüyorum. Biz öyle düşünüyoruz ama görüyoruz ki iktidar odakları pek de bizim gibi düşünmüyor. Gülümseyerek bakan bir Bakan; herhangi bir güvenlik zafiyeti yoktur şeklinde açıklama yapan bir diğer Bakan; kan revan içerisindeki bir ortamda olanca şiddetiyle copunu sallayan, insanların üzerine gaz sıkan bir polis şiddeti; bu polise bu talimatı veren anlayış, arkasına yaslanıp huzur içinde oturan bir hükümet; saygı duruşu sırasında stadyumda yuhalayan, ıslıklayan, insanlığından çıkmış bir kitle… AKP iktidarı ve hatta Recep Tayyip Erdoğan “dindar ve kindar bir nesil istiyorum” şiarıyla yola çıktı, kendi kitlesini yaratmayı başardı. Kefen giyerek önünde akıl almaz düşünce sistemine 21. yüzyılın yaşam anlayışına sığmayan, ölümüne adanmış bir katil ordusu yaratmış oldu. Böyle bir nefreti yaratabilmek olumlu bir şey değil ama gerçekten hakkını teslim etmek gerekir. Ne kadar kötücül ne kadar yıkıcı bir emel kurduğunu ve bu emeli hayata geçirebilecek şekilde başarılı olduğunu teslim etmek gerekli. Ama bu başarı asla kalıcı bir başarı değildir, geçici bir biat kültürü. Her diktatörlükte olduğu gibi, kendisinin gücü nedeniyle etrafında toplaşan insanların ilk önce onu hızlıca terk ettiğini de çok yakın zamanda görecek” diye konuştu.
 
 
1 Kasım seçimlerini değerlendiren Akatlı, “7 Haziran sonrasında seçmen çok net bir mesaj verdi. Başkanlık sistemi istemediği, tek adam diktoryası istemediğini ve baskıları, zulmü, şiddeti reddettiğini dile getirdi. Önümüze çıkan tabloda da huzur, barış ve düzen istediğini net bir şekilde dile getirdi. 7 Haziran’dan sonra yeniden seçime zorlandığımız süreçte ne seçmenin taleplerini değiştirmesini gerektirecek bir zemin var ne de partilerin seçim vaatlerini değiştirmelerini gerektirecek bir süre var. Dolayısıyla o arada yaşanan olaylar ve iktidarın ve muhalefet partilerinin tutumları aslında belirleyici olacak. Daha önce vaatlerimiz geniş kitlelere erişmişti. Bunu da araştırmalarımızda gördük. Ülkemizin acil, hemen, şimdi ihtiyacı olan barışı vurgulamak günüdür gün” dedi. 
 
“VAATLERİMİZİ İSTEDİLER BİZ DE VERDİK”
 
Vaatlerin seçmen tercihinde doğrudan bir sıçrama yaratmadığının altını çizen Akatlı, “Bir önceki seçim yüzde 10 gibi antidemokratik baraj sisteminin olduğu, seçmenin adeta bir matematik profesörü gibi davranması zorunluluğunu önüne getiren, sadece vaatlerle değil de ağır zulüm ve şiddetle baskılandığı ortamda, aslında temel ihtiyaçlarını ikinci plana ittiği ama bir kurtuluş arayışı içerisinde olduğu bir seçim süreciydi. Dolayısıyla doğrudan vaatlerin büyük bir sıçrama yaratması mümkün değildi. Zaten her parti de çeşitli vaatlerde bulunuyor. Burada somut olarak tartışmasız karşımıza çıkan şey yüzde 10 gibi blok bir oy kaybı yaşayan bir tek parti olması. Bu bir tek partinin de tüm temel sorunları önümüze koyan ve vatandaşın bu vaatlere ihtiyaç duymasını sağlayan bir anlayıştı. Ki biliyorsunuz geçen seçimde de bizim seçim vaatlerimiz diğer partilerin seçim bildirgelerinde yer aldı. Onlar zaten daha önce bizden istemişlerdi biz de göndermekte bir sakınca görmedik. Vaatler sadece CHP’nin lehine o kadar büyük bir değişiklik yaratabilecek halde değildi. Ama CHP’nin diğer tüm partilerden farklı olduğu nokta, barışı kurabilecek bir kitle partisi olarak tüm vatandaşlara eşit mesafede duran, her vatandaşın hakkını koruyabilecek güvenceyi veren tek parti CHP. Çözüm süreci adı verilen çözümsüzlüğün mimarı AKP ile Kürt sorununun yaşandığı coğrafyanın temsilcisi olan HDP arasında yürütülen sürecin dışında olduğumuzu, sürecin başladığı ilk günlerde de söylemiştik ve bu nedenle de çok eleştirilmiştik. Barışı istemediğimiz ya da bir parçası olarak üzerimize düşeni yapmadığımız yönünde eleştiriler almıştık. Oysa ki yaşanan sürecin sonunda haklılığımız her kesim tarafından da dile getirildi. Bunun parlamento çatısı altında, gizlilikle değil şeffaflıkla, çok bileşenli bir yapıyla ve dünya kriterleri göz önüne alınarak yapılması gerektiğini ilk gün söylemiştik. O vakit bizi anlamamış olanların da bugün hak teslimi yaparak anlamış olduğunu biliyoruz” diye konuştu. 
 
“1 KASIM’DA FARKLI BİR SONUÇ OLACAK”
 
1 Kasım’da farklı bir sonuç çıkacağını vurgulayan Akatlı, “Biz adım adım iktidara gidiyoruz. Ama unutmayın 13 yıllık blok… Üstelik hukukun üstünlüğünü hiçe sayarak, her türlü çıkarını kendi bina etmiş olan ezici bir iktidarın yarattığı hasarı tamir etmek de o kadar hızlı bir süreç içerisinde olmuyor. Üstelik haber alma özgürlüğünün bu denli kısıtlandığı, sorgulamanın korku yaratan ağır yaptırımlarla ve cezalandırmalarla karşı karşıya bırakıldığı bir ortamda, insanların hem yalanlarla, yoğun bir yandaş medya bombardımanıyla beyinlerin etkilenmesi gibi gerçekleri üst üste koyduğunuzda ne kadar erişebildiğiniz düşüncesiyle baktığımızda, 13 yıllık bir yıkımın sadece bir seçim çalışmasıyla giderilemeyeceğini, tutarlılığın, yapıcılığın ve samimiyetin, güvenin inşası içerisinde CHP’nin tutarlı politikalarının seçmene yansıdığını gözlemlediğimiz bir noktaya bizi getirdi. 1 Kasım’da farklı bir sonuç olacaktır” şeklinde konuştu.
 
“ÖDÜN VERMEYECEĞİMİZ GERÇEKLİKLERİMİZ NET”
 
Sandıktan yeniden bir koalisyon kararı çıkması durumunda CHP’nin takınacağı tutumu da açıklayan Akatlı, “Partilerin yaklaşımları elbette farklı olmak zorunda. Şimdiki bile kabul edilemez bir seçim yenilemesiyken çocuk oyuncağı gibi olmadı bir kez daha tarzında bir yaklaşım olmayacaktır. Ancak CHP açısından bizim tutumumuz değişik olmayacak. Biz ne kadar çözümcü, ne kadar yapıcı bir süreç yürüttüğümüzü sergiledik. Hem ilkelerimiz, kırmızı çizgilerimiz çerçevesinde ödün vermeyeceğimiz gerçeklikleri dile getirdiğimiz ama hiç hemfikir olmadığımız, yıkıcı bir şekilde eleştirdiğimiz partiyle bile çözüm için diyalog ve empati noktasında yüz yüze gelip çözüm üretecek yaklaşımları geliştirmek adına iyi niyetli çabamız ile adım attık. Bu bizim için yine aynı olacaktır. Bizim ilkelerimiz ortada, ilk günden beri net. Ödün vermeyeceğimiz gerçekliklerimiz net. Demokrasiden, hukukun bağımsızlığından, özgür bir eğitim sisteminden, kişisel inanç özgürlüklerinin kısıtlanmadığı, eşit yurttaşlık haklarından vazgeçmeyeceğimizi net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Bunun dışındaki alanlarda elbette ortak nokta bulabileceğimiz görüşmelere, tıpkı 7 Haziran sonrasında olduğu gibi açık olacağız. Ama elbette bir koalisyon öngörüsüyle yola çıkmıyoruz. İktidar olmak istiyoruz. Yarın iktidar olduğumuzda bütün projelerimizin olabilirliği nettir. Bir gün sonrasında çarkların dönmeye başladığı gerçekçi bir programla hazırız. İktidarı bekliyoruz” diye konuştu.
 
“UZLAŞI NOKTASI BULMAK ZORUNDALAR”
 
AK Parti ve MHP’nin kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini ifade eden Akatlı, “Koalisyon kurulamaması gibi bir ihtimali değerlendirmeye almıyorum. Çünkü gerçekten bugüne kadar salt kendi çıkarları için olası seçmenin de net bir şekilde yüzde 60 oranında bir koalisyon talep ettiğini dile getirdiği bir ortamda seçmeni de hiçe sayarak yıkıcı politikalar izleyen AKP ve MHP anlayışının kendisine yeniden bakıp uzlaşı noktası bulmak durumunda kalacağı bir sonuçla karşı karşıya geleceklerini düşünüyoruz. Karşımızda iki parti var. Biri acıyla ve kanla sürekli olarak gündemde, biri de hem yıkıcı tutumuyla hem de uzlaşmaz bölücü yaklaşımıyla Meclis’te kendisiyle eşit sayıda milletvekili bulunduran bir partiyi yok sayışıyla, çözüm önerisi için olanca iyi niyetiyle yaklaşan ana muhalefet partisini yok sayarak, iktidar partisini dahi yok sayarak, ne istediği belli olmayan tutumuyla neredeyse alay konusu haline gelmiş durumda. İki partinin de dönüp kendisine bakması gerekiyor. Koalisyon kurulmasında belirleyici olan bu iki parti olduğuna göre bir şekilde kendilerine çeki düzen verip olması gereken sistemi de işletmeleri gerekir. Zaten yargı da aksine izin vermeyecektir. Kişisel çıkarları için durmadan seçim yenilemek gibi bir Anayasa maddesi de yok zaten. Sonsuza kadar seçim yenilenir ta ki kazanmak isteyen kişi kazanana kadar gibi bir hukuki yaklaşım mevcut değil” dedi.
 
“İZMİR CEZALANDIRILIYOR”
 
İzmir’in birçok anlamda cezalandırıldığını söyleyen Akatlı, “Üretimi yok edilmiş ülkenin en kıymetli üretim alanlarına sahip bölgelerinden biri. Bu anlamda ekonomik olarak yıkıcı sonuçlar yaşıyor. Öte yandan genç nüfusun en yoğun olduğu bölgelerden biri. Genç işsizliğinin en yüksek oranda bulunduğu bir ilimiz. Bu nedenle de ikinci kez cezalı gibi. Üçüncü olarak da aydınlanma geleneğini ve özgürlükleri benimsemiş seçmen kitlesiyle, yerel yönetimlerde CHP’nin iktidarını getiren yaklaşımıyla da AKP bu yörenin belediyelerinin iş yapma olanaklarını kısıtlıyor. Hem bütçe hem de bürokratik sistemler olarak daimi engellerle cezalandırılıyor. “8 vekil verdiniz 8 proje getirdik. 9 verseydiniz 9 getirirdik” diyorlar. Yani her anlamda cezalı konumundaki bir ilimiz. Çünkü onların düşman olduğu her anlayış İzmir’de mevcut. İzmir, onların karşısında olduğu her şeyin sembolü. Keza turizm, çevre, rant alanında da kendileri için olanaklar barındıran ama buna karşı diren gördükleri, HES istemeyen, doğa tahribatına karşı olduğunu dile getiren üstelik de direnen bir seçmen kitlesine sahip. Bu yüzden AKP’nin burada seçime yönelik yaklaşımlar gerçekleştirmesi normal. Binali Yıldırım da daha önce İzmir’den geçmiş birisidir, bir yenilik değildir. İzmirli Binali Bey’i de çok iyi tanıyor. AKP iktidarının yaptırımları da çok iyi biliniyor. Gerekli cevabı kendilerine verecek İzmirliler” diye konuştu.
 
“İKİ BÖLGEDE DE EN AZ ARTI 1 VEKİL”
 
Binali Yıldırım’ın Büyükşehir’e aday olduğu dönemde AK Parti’nin İzmir’de şu ana kadar aldığı en çok oyu almasının kendilerini endişelendirmediğini belirten Akatlı, “O köprünün altından çok sular aktı. Zaten bu saik AKP tarafından değerlendirilseydi Binali Bey ikinci seçimde değil birinci seçimde buradan aday gösterilirdi. Koymadıklarına göre var bir bildikleri. İzmir’deki seçim yarışı tıpkı 7 Haziran’da olduğu gibi yine CHP lehine, üstelik bu sefer daha açık arayla sonuçlanacak. Her iki bölgeden de en az artı 1 vekil ile iktidara yürüyeceğiz. İzmir bir başbakan çıkaracak” dedi.
 

Yayın Tarihi : 30.10.2015 : 16:01

Etiketler : haber    haberler    zeynep altıok akatlı    chp    izmir    milletvekili    röportaj    siyaset    seçim    gamze kurt    AKP ve MHP Uzlaşmak Zorunda Kalacak    kanalben    ben tv    ben haber       


Yorumlar

8471




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN