Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


''Aziz Bey'in Geçiş Üstünlüğü Var''

Üç Gazeteci Bir Konuk programında seçim öncesi son konuk, eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Binali Yıldırım oldu.

 

Ben TV’de yayınlanan, usta gazeteciler Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Ünal Ersözlü’nün her hafta dikkat çekici konuklara çarpıcı sorular sorduğu Üç Gazeteci Bir Konuk’ta konuk koltuğuna Binali Yıldırım oturdu. Alsancak Stadı'nın yenilenmesinde projenin hazır olduğunu söyleyen Yıldırım, Kocaoğlu'nun da Devlet Demiryolları'na 166 milyon TL borcu ödemediğini söyledi.
 
"Seçimler tek kale maçı andırıyor"
 
Programın başında Erol Yaraş'ın 1 milyon oy hedefini sorusuna “Pazar günü sayacağız. Şu anda topluyoruz.” yanıtını veren Binali Yıldırım, İzmir'deki seçim çalışmaları için “Tek kale maç” ifadesini kullandı.
 
“İzmir'de kısa bir seçim kampanyası dönemi geçirdik tüm Türkiye'de olduğu gibi. Sıkıştırılmış bir takvimle girdik. Genel olarak söylemek gerekirse düşük tempolu bir seçim kampanyası var. Kampanya ne zaman hararetli olur? Rakipler de sahada olursa. Tek kale maç nasıl olursa bu seçim de onu andırıyor. Rakiplerimizi pek göremedik sahada. Vatandaşta da bir heyecan düşüklüğü var onu görüyoruz.”
 
İzmirliler ile ilişkisinde şimdiye kadar kimsenin kendisine yüz çevirmediğini belirten Yıldırım, bunun da hizmetler sayesinde geliştiğini dile getirdi.
 
“Kendimle ilgili İzmirlilerin değerlendirmesini ancak büyük bir mutlulukla ve sevinçle karşılıyorum. İzmirlilerin gönlünde olumlu yer aldıysam bu bana gurur ve bir o kadar da sorumluluk verir. Geçmişte ben bu sorumluluğu aldım, şimdi de İzmirlilerin vereceği her görevi yapmaya hazırım. Allah'a şükür İzmir'in kırsalında da merkezinde de tersleyene, yüzünü çevirene rastlamadım. Hep sıcak ilgi gördüm.  Bu karşılıksız olmaz tabii. Bir ilgi varsa, muhabbet varsa, sadece fizikle olmaz. İzmir'de bir dönem bir dönem vekillik yapma fırsatım oldu. Bir dönem de Büyükşehir'de belediye başkanlığı yapmak için yola çıkmıştık ama yapamadık. O atmosferde vatandaşlara bunun bir yerel seçim olduğunu seçim atmosferinden dolayı anlatamadık. Yerel yöneticileri seçeceklerini söylemeye çalıştık ama sesimizi o gürültüde tam duyuramadık.”
 
PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
 
“Gelin 1 milyona tamamlayın”
 
Milletvekili sayısı konusunda hiçbir zaman rakam vermediğini ifade eden Yıldırım, “Hiçbir zaman milletvekili sayısı hedefi koymadım. Bir hedef koydum, İzmirli hemşerilerim bana 30 Mart yerel seçimlerinde 947 bin oy verdiler. O günün şartlarına göre bu müthiş bir destek. Kazanan başkan ile aramızda 360 bin fark vardı. Bu büyük bir destek. Bu desteğin İzmirli hemşerilerimde devam ettiğini varsayıyorum. İlişkilerimizde olumsuzluk olmadığına göre bunun devam ettiğini düşünüyorum. Eh biraz uzak kaldığımıza göre bunun enflasyon farkı da var. Gelin 1 milyona tamamlayın diyorum. Biz İzmir'de iyi bir sonuç alacağız. Umutluyum, hemşerilerime güveniyorum ve sevgilerini sandıkta da göstereceklerini düşünüyorum.” dedi.
 
“Kendi işlerim için yapmadığımı İzmir için yaptım”
 
Yıldırım, sahil bandındaki vatandaşın sorunuyla, biraz daha geride oturan vatandaşın sorununun farklı olduğunu söylerken, yerel hizmet eksikliğinin kendisine sıkça söylendiğini belirtti.
 
“Bu hangi bölgelerde gezdiğinize bağlı. Sahil bölgelerindeki vatandaşlarımız, “Teröre taviz verdiniz, birliğe zarar verdiniz.” gibi sözlerle bizi tenkit ediyorlar. Konuşup anlatınca ikna oluyorlar. İkincisi “İzmir'e gereken önemi vermediniz. İzmir'in projeleri engellendi.” gibi şikayetler oluyor. Sahilden yerele gidince yerel meseleler ön planda. Yerel sorunlarda ne var? Altyapı yetersizliği var. Bazı evlerde su yok, elektrik yok. Komşusundan kablo çekmiş. Belediyeye gidip dertlerini anlatamadıklarından şikayet ediyorlar. Aktarmalı ulaşım sisteminden şikayet var. Kentsel dönüşümle ilgili belirsizlik, insanları rahatsız ediyor. Vatandaş, 'Evlerimiz elimizden gidecek mi?'gibi soruları yöneltiyor. Ağırlıklı yerel sorunlar var. Tabii biz bunları dilimiz döndüğünce anlatıyoruz. Kampanya döneminin başında bu şehrin vekil adayı olarak sonuç ne olursa olsun İzmir'in bütün sorunlarını takip edip çözmeye çalışacağımızı söyledim. Yerel yönetim-Ankara arasında mazeret üretmeyi ortadan kaldıracağız. Hatta başkan ile ilgili elini tutacağımı söyledim ama yanlış anlaşılma oldu. Sonra onu düzelttik. Yani elinden tutmak demek el ele çözmek demek. İki tane keskin parti olmasına rağmen ortada kalmış İZBAN'ı aldık ve İzmir'in hizmetine soktuk. İZBAN müthiş ilgi görünce ANKARAY uzayacağı için 10 set vagonu oraya gönderdim. İzmir'in metrosu bitmiyordu. Firma keşif miktarını aşmış. Tasfiye edeceksiniz ve bir 3-4 yıl daha gidecek. Kendi işlerimde yapmadığım şeyi İzmir için yaptım. Bakanlar Kurulu'ndan yüzde 40 keşif artışı çıkardım. İzmir için bunu yaptım.”
 
“Kocaoğlu 166 milyon TL borcu ödemiyor”
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun İZBAN'ın Devlet Demiryolları'na ödediği kiranın yüksekliği üzerinden getirdiği eleştiriyi de yanıtlayan Yıldırım, “166 milyon TL borç oluştu. Mahkeme kararına rağmen ödemiyor.” dedi.
 
Ödenmeyen kiranın yüksek olmasının ne anlamı var? İlk günden beri kira ödemiyor başkan. 166 milyon TL ödenmemiş borcu var. Fazla diye ödemiyor. Hani kanunlara saygılı ya başkan. Fazla olduğunu söyleyebilir buna itirazım yok ama rızasıyla imzaladığı bir sözleşme. Yer, altyapı ve her şey demiryollarının. Üstüne ray döşendi, sinyalizasyonunu yaptı. Belediye de altgeçit ve durakları yaptı. Mülk sahibi Demiryolları olduğu için ona kira ödemek zorunda. Bu borç İZBAN'ın borcu. Şimdi bu konuyu mahkemeye verdi ve kaybetti. Ona rağmen ödemiyor. Ne yapalım? Kapısına mı dayanalım? Belediyeye gitsek icraya geldiğimizi söyleyecekler. Aziz Bey'in geçiş üstünlüğü var. Kendi vermeyecek ama başkası vermeyince 'Vay neden vermedin' denecek.”
 
“İzmir'de iş yapmaya kalktığın zaman itiraz var”
 
İzmir Körfezi'nde yapılacak tüp geçit projesinin de son hali hakkında bilgi veren Yıldırım, “35 proje içinde yer alan bir proje bu. Bunu İzmirliler ile paylaştığımızda hemen çalışmaya başladık. Projeleri hazırladık ve bitirdik. ÇED süreci başlayınca adamları dövmeye kalktılar. İzmir'de itirazın bir mantığı yok. İzmir'de iş yapmaya kalktığın zaman itiraz var. Şu Basmane'deki çukur niye bekliyor yıllardır? İnsanlar artık içinde balık tutuyor. Marjinaller itiraz ediyor. Yerel yönetimler de arkasında duruyor. Biz sadece hizmet yapmak istiyoruz. Sopa yemek istemiyoruz.”
 
“Alsancak Stadı yenilenecek”
 
Alsancak Stadı ile ilgili AVM olacağı iddialarına da tepki gösteren Binali Yıldırım, Alsancak Stadı'nın 12 bin kişilik olarak yeniden yapılacağını söyledi.
 
Alsancak Stadı'nın yerine AVM yapılacak dendi mi denmedi mi? Oranın taşıyıcı kolonları depreme dayanıksız. Bununla ilgili rapor var. Yarın deprem olsa neden yıkmadınız diye hesap sorarlar. Yeni Alsancak Stadı, 12 bin kişilik olacak. Biraz daha arttırabiliriz kapasiteyi. Orada AVM yok, stat olacak. Burada belediyenin bir miktar yeri var. Onun verilmesi için bekleniyor.  Buranın planı yapıldı ve ihalesi verildi. Ben burayı şehrin arenası olarak düşünmüyorum. Mevcut Atatürk Stadı'nı yeni kurallara göre olimpik ölçülerde bir stada dönüştüreceğiz. Orası yıkılıp yeniden yapılacak ve orası şehrin en önemli alametlerinden bir tanesi olacak. Farklı unsurlar da ilave olacak. Orası gençlerimizin, İzmirlilerin hafta sonlarını geçirebilecekleri, uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacak.
 
“CHP hazırdan yiyerek düşüyor”
 
AK Parti ve İzmir ilişkisininde yaşananları da kısaca yorumlayan Yıldırım, “Tabii o bir araştırma konusu, benim uzmanlık alanıma girmiyor. Benim işim çalışmak ve temas kurmak.” dedi.
 
Binali Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü;
 
“CHP'nin üst perdeden 'Benden başka kime oy verecekler? Oy verecek yer mi var?' havasında olmasını İzmirlilere havale ediyorum. İzmir hep Türkiye'de ilklerin şehri olmuş. CHP bu haline güvenmesin. İzmirli onları şaşırtacak kararları da verebilir. Kendilerine çekidüzen versinler. Bu bir dost tavsiyesidir. AK Parti İzmir'de bayrak gösteremiyor sözüne de katılmıyorum. Aramızdaki puan 6'ya kadar da düştü. İzmir kimsenin kalesi değildir. İzmir, demokrasinin, geleceğin, samimiyetin kalesidir. İzmir'de bizim yavaş yavaş bir gelişmemiz var. Biz yukarı çıkıyoruz, CHP hazırdan yiyerek düşüyor. Bir yerde buluşacağız.
 
“AK Parti olmasaydı HDP siyaset yapamazdı”
 
Seçim güvenliği konusunda İzmir'in bazı noktalarında sandık güvenliğine yönelik önlemlerin daha fazla olacağını dile getiren Yıldırım, HDP için de “AK Parti olmasaydı siyaset yapamazlardı.” dedi.
 
“Seçim güvenliği 7 Haziran'a göre yurt genelinde daha fazla sağlanmış olacak. İzmir açısından da belirli bölgeler var. Konak'ta, Menemen'de, Buca'da, Torbalı'da, Karabağlar'da, biraz da Torbalı'da var. Oralar sandık açısından daha güvenli ele alınacak. Terörle ilgili konu da şu; terör AK Parti iktidarıyla başlayan bir şey değil. 70'li yıllarda sağ-sol çatışması vardı. 80'lerde terör ortaya çıktı. Biz terörle mücadelede değişikliğe gittik. AK Parti'ye kadar siyasi irade işe dahil olmamış. Olay hep güvenlik olarak ele alınmış ve bölge yılmış. Biz geldiğimizde “OHAL'i kaldırın, güvenimiz kalmadı.” dediler. Biz OHAL'i kaldırdık, anadilde kendini savunabilme, eski semt isimlerini yeniden kullanabilme, tv ve gazete hakları getirdik. Özgürlükler genişletildi. Bugün bize afra tafra yapan HDP, AK Parti olmasaydı siyaset yapamazdı. 90'lı yıllarda nasıl onları karga tulumba alıyorlar ve Toros'lara bindiriyorlar. AK Parti olmasaydı yine öyle olurdu. Sonra bölücülük talebi ortadan kalktı, örgüt durdu. HDP 7 Haziran'da çok büyük bir şans yakaladı ama bunu kullanamadı. Terör örgütüyle bağlantısını koparsaydı gerçekten farklı olurdu. HDP'nin Kürt sorunu gibi bir sorunu yok. Orada yaşayan vatandaşlarımızın PKK sorunu var. Biz neden çözüm süreci dedik? Evlatlarımız ölmesin diye. Biz barışa şans verdik. Silahı arkasına alanlar bu şansı iyi kullanamadı. “
 
“Liderlerin değişime şans vermesi gerekir”
 
Yıldırım, muhalefet partilerinde de seçim sonrası lider değişimi olabileceğini söyledi ve “Geçmişe bakarsak çok olası değil ama artık sürdürülebilir olmadığını da görmeleri lazım. İktidar olma ümidi yok oluyorsa, vatandaşa güven vermiyorsa parti liderlerinin değişime şans vermesi gerekir. Bizim için sorun görmüyorum. Biz milletin desteğiyle iktidarız. Koalisyon konusunda da rahmetli Demirel'in dediği gibi doğmamış çocuğa don biçmeye gerek yok. Biz iktidar olacağımıza inanıyor ve bunun için çalışıyoruz. Sonuç ne olursa olsun AK Parti, Türkiye'yi hükümetsiz bırakmaz. Etrafımızda çok ani gelişmeler var. Bölgede oyun planları yeniden kuruluyor. Onun için Türkiye'nin güçlü bir siyasi iradeye acilen ihtiyacı var.” dedi.
 
“Gül ve Arınç'ın yeri AK Parti'dir”
 
MHP Lideri Bahçeli'nin ortaya attığı 5. parti iddiasının da konuşulduğu programda Binali Yıldırım, Bülent Arınç ve Abdullah Gül'ün siyaset yapmak istemeleri durumunda yerlerinin AK Parti olacağını söyledi. “Gül ve Arınç'ı başka bir parti hazırlığında görebilir miyiz?” sorusuna, Yıldırım, “Neden olsunlar? Bu parti söylediğiniz isimlere her türlü makamı verdi. Siyaset makamsa, halka hizmet aracıysa doya doya yaptılar. Tekrar yapmak istiyorlarsa yerleri AK Parti'dir.” yanıtını verdi.
 
“Kentsel dönüşüm İzmir'in geleceğidir”
 
Programın sonunda vatandaşa da seslenen Yıldırım, “Sevgili İzmirliler, sizin bir hemşeriniz olarak ben İzmir'e bugüne kadar hizmet ettim. Daha fazlasını yapmaya hazırım. İzmir'i ben İstanbul ile yarıştıracağım. Sporun, araştırma ve gelişmenin çok yoğun olduğu bir il olacağız. İzmir'i tanıtacağız ve turizm faaliyetlerini geliştireceğiz. İzmir'in bunu başaracak potansiyeli var. İzmirliler moralini bozmasın. Kentsel dönüşüm İzmir'in geleceğidir. Kentsel dönüşüm İzmir'i hem marka kent yapacak hem de 30 yıl boyunca insanlara iş ve aş sağlayacak. Herkesi sandığa davet ediyorum. “ dedi.

Yayın Tarihi : 30.10.2015 : 12:48


Yorumlar

7951




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN