Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Kocaoğlu Çarpıcı Açıklamalarda Bulundu

Üç Gazeteci Bir Konuk programının bu haftaki konuğu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu oldu. Binali Yıldırım'ın 2014 yerel seçimlerine ilişkin "Farkı 150 bine indirmiştik." sözü hatırlatılan Kocaoğlu, "Fark 150 değil 360 bindi." yanıtını verdi.

 

Burak Cilasun / Ben TV
 
Ben TV’de yayınlanan, usta gazeteciler Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Ünal Ersözlü’nün çarpıcı sorular sorduğu Üç Gazeteci Bir Konuk programında konuk koltuğuna Aziz Kocaoğlu oturdu. AK Parti iktidarında dış politikanın iflas ettiğini belirtip, Büyükşehir'e gelen yerel yönetimin kalkınmayı engellediği yolundaki siyasi eleştirilere tepki gösteren Kocaoğlu, “Bu söylem, ayakları yere basmayan bir söylemdir.” dedi.
 
Programın başında Erol Yaraş'ın, “1 Kasım sürecinde çok aktif bir şekilde sahadasınız. 7 Haziran öncesi siyasi mesaj vermek istemiyordunuz. Bu dönem çok rahat siyasi mesajlar veriyorsunuz. Bu kadar yoğun bir şekilde sahaya çıkma gerekçeniz nedir?” sorusunu yanıtlayan Kocaoğlu, “7 Haziran'dan bugüne çok büyük değişiklikler oldu.” dedi.
 
PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN...
 
““7 Haziran seçimlerinde partiler ve ve adaylar ülke siyasetiyle ilgil yarışsınlar diye uzak durduk. 7 Haziran'da muhalif partiler bizim üstümüzden siyaset geliştirince savunma anlamında yanlışları düzeltme anlamında açıklamalarda bulunduk. 7 Haziran'dan bugüne çok büyük değişiklikler oldu. Ülkemizin yakın tarihte hiç yaşamadığı olaylar oldu. Çözüm süreci sonlandı, terör ayağa kalktı, terörin büyük saldırıları oldu. En son Ankara zaten başlı başına bir olay. Suriye politikasında Türkiye dış politikası neredeyse iflas etti. Ekonomide büyük daralmalar oldu. Cari açığın düşmesi, cari açık noktasında çok iyi ama ithalat daraldı. İthalatın daralması önümüzdeki aylarda ihracatın da azalmasına neden olacak. Ekonomide daha büyük tehlikelerin bizi beklediğini görüyoruz. Dövizdeki istikrarsızlığı görüyoruz. Seçim süreci seçimden ziyade ülkenin problemlerinin konuşulduğu, zıtlaşmanın arttığı bir süreci konuşuyor ve yaşıyoruz. Biz de başından beri siyasi bir figür olarak değil, belediye başkanı olarak örnek olup ülkenin barışına katkıda bulunmak adına bir yol haritası işliyoruz.”
 
“OSB'LER DOLANA KADAR TEŞVİK EŞİTLİĞİ İSTEDİK”
 
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Binali Yıldırım'ın Kocaoğlu'na ithafen “Elinden tutup Ankara'ya götüreyim” söyleminin, sahaya inmesiyle bir ilgisi olmadığını vurgulayan Kocaoğlu, “O mazide kaldı. O sözden sonra ben 15 gün cevap vermedim. Sonra açıklama yaptım ve gerekli cevabı verdim. Sonrasında da Binali Bey bizimle ilgili üstü kapalı imalarda bulunuyor ama direkt Büyükşehir ve bizimle ilgili eleştirilerde bulunmuyor. Yerel yönetimlerin İzmir'in kalkınmasını engellediği gibi bir tez ileri sürüyor. O tez tabii İzmirlilere nasıl yansıyor ona bakmak gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 11-12 senedir yaptığı işlere baktığımızda, yerelde kalkınma stratejisini nasıl uyguladığımıza baktığımızda İzmir gerektiği kadar büyümediyse bunun sorumluluğunun yerel yönetimden ziyade merkezi hükümetin İzmir'e yaptığı yatırımların, İzmir'e ayırdığı payların, teşviğin daha adaletsiz olduğunu hem İzmir iş alemi, kanaat önderleri, İzmir halkı ve bizler çok iyi biliyoruz. Ayağı yere basmayan bir söylemdir. Seçimde başarılı olmak için bu tarz söylemler olacaktır. Bunları da makul karşılıyoruz ama İzmir halkı Büyükşehir'in ne yaptığını da merkezi hükümetin ne yaptığını da iyi biliyor. 13 tane OSB'miz boş. Bunlar doluncaya kadar çevre illerle teşvik durumunu eşitleyelim, kurulan OSB'ler dolana kadar teşvik verelim söylemi de 13 senelik Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında cevap bulamadı. Tabii büyük kentler bütçeye verecek ve küçük kentler kalkınacak ama İzmir'in verdiği parayla aldığı payın 13 sene öncesine göre giderek düştüğünü görüyoruz. İzmir Türkiye ekonomisinin yüzde 10'unu oluştururken, aldığı pay yüzde 2 civarında ve bunlar yüzde 4,5 ve 5'lerden buraya geldi.” dedi.
 
“ÖDÜLLER KARA KAŞIMIZA KARA GÖZÜMÜZE VERİLMİYOR”
 
İzmir'in gelişimine ve İzmir'in büyümesine Büyükşehir Belediyesi'nin engel olduğu yönündeki iddialara da tepki gösteren Başkan Kocaoğlu, “Gecikme olmasın diye bizzat ilgileniyorum.” dedi.
 
“Yasalar değiştikçe, Özelleştirme İdaresi'nden satışlar yapılıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı a'dan z'ye plan yapma yetkisine sahip oldu. Kentin yoğunluğuna, dokusuna, yaşam biçimine uymayan, dereleri ve doğal yapıları arka plana atan planlar yapıyor. Bunları yaparken de İzmir Büyükşehir Belediyesi ile uyum içinde çalışmıyorlar. Bize planları yolluyorlar. Biz sorunları ve eksikleri belirtip geri gönderiyoruz. Cevaplarımızı hiç dikkate almıyorlar. Fiziki hatalar yapılmış, onu bile dikkate almıyorlar. Bize “İzmir'in kalkınmasının önünde pranga oluyor” diye yapılan suçlamalar, kenti korumak için verdiğimiz mücadeleden geliyor. Yatırımcılarla konuşup, önlerini açmaya çalışıyoruz ve kurallar çerçevesinde her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. Gecikme olmasın diye bizzat ben ilgileniyorum. Sözlerimin başında ekonomide geldiğimiz noktayi tespit etmeye çalışmıştım. Şimdi siz 4 tane işle iştigal ederek kenti ve ülkeleri kenti kalkındırmaya çalışırsanız, bu sürdürülebilir bir kalkınma modeli değildir. Enerji lisansı, maden lisansı veriliyor, konut sektörü teşvik ediliyor ve bir de yap işlet devret modeli uygulanıyor. Bunların büyük çoğunluğu kendi içimizde üretimi arttırmıyor ve istihdam yaratmıyor. Kalkınmanın topyekün olması gerekmektedir. Son dönemde devlet borçlanmadı, özel sektör borçlanarak yatırım yaptı. Bunun da en büyük enstrümanı yap işlet devret ve yap işlet kiraya ver modelleridir. Özel sektör bunları yaparak borçlanmıştır. Hazine son dönemde bu modelde istediğine kefil olmuş, istemediğine olmamıştır. Böylelikle herkesin ihaleye girmesinin de önü kapatılmış olundu. Kamu malı satışlarında da bu işler böyledir. Arsaya göre herkes ihaleye girer. Yüksek bedelle ihaleye giren kişinin, inşaat iznini yüzde 50, yüzde 100 arttıracak bir gücü varsa yarışı baştan kazanmış olacak ve karını maksimum düzeye çıkarmış olacak. Biz biliyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti, 78 milyon vatandaşlık üretim yapmıyor. Biz şu anda dünyanın en önemli genç toplumlarından biriyiz ama 2035'ten sonra nüfusumuzun yaşlanmaya başlayacağı da bir gerçek. Biz bu yıla kadar dünyada gücümüzü arttırıp, 2035 sonrasında yaşlı nüfus ülkesi konumuna hazırlıklı olmalıyız ama bunu da gerçekleştiremedik. İzmir, 6 senedir dünyanın en hızlı büyüyen 2. kenti oldu, ayın başkanı seçildik, en başarılı kentlerde ilk 10'a kaldık. Bunlar bizim kara kaşımıza, kara gözümüze verilmiyor. İzmir'in ekonomik kalkınma rakamlarını belirli bir noktaya çıkarma çalışmalarımızdan kaynaklanıyor.”
 
“FARK 150 BİN DEĞİL, 360 BİNDİ”
 
1 Kasım'a ilişkin beklentilerini de açıklayan Başkan Kocaoğlu, AK Parti'nin 1 milyon oy  söylemine 2014 yerel seçimleri üstünden yanıt verdi.
 
“Her parti kendine göre bir hedef koyup yarışacak. Binali Bey'in bir söylemi var, Aziz Kocaoğlu ile aramızdaki oy farkı 150 bin diye. Halbuki aramızda 2014 yerel seçiminde 360 bin fark var. Orada bir yanlış hesaplama var. İzmir'de Adalet ve Kalkınma Partisi oylarını arttıramaz ama çok da fazla düşmeyecek. 1-1,5 puan düşebilir ya da sabit kalabilir. MHP'de az bir oy düşüşü olabilir. HDP'yi ölçemiyorum açık söylemek gerekirse. CHP oyunun belirli oranda artacağına inanıyorum. Bu artışın da birer milletvekili kazandıracağını düşünüyorum. Bunun da her iki bölgeden birer vekil şeklinde olacağına inanıyorum. 7 Haziran sonrasında çok da büyük değişimlerin olmayacağınını görüyoruz. Bu kadar büyük dayatmanın olduğu, 7 Haziran sonrası süreçte vatandaşlarımız nasıl bir karar verir? Bu çok açık değil. 13 yıl yorulmuş bir AKP iktidarından vazgeçmeyerek ama tek başına iktidar etmeyerek bir toparlanmanın ve istikrarın gelmesini sağlama gibi bir kararı var toplumun. 7 Haziran sonrasında AKP cephesinde çok önemli hatalar yapıldı. Hükümetin kurulmaması, iktidarı paylaşmama düşüncesi gibi birçok uygulamalarda, dış politikada görünür zaaflar yaşandı. Bu zaaflar vatandaşlarımız tarafından nasıl değerlendi ve sandığa nasıl yansıyacak? Büyük bir merak konusu. Ben yüzde 5 oranında bir oyun belirsizlik taşıdığına ve kader belirleyeceğine inanıyorum. Bizim aldığımız oyun İzmir'de yüzde 48-50'ye çıkması bile çok iyidir. “
 
“İZBAN'DA AKP'NİN PAYI YEDİDE BİRİMİZ DEĞİL”
 
İZBAN ile ilgili iş yerel ve merkezi yönetim iş birliğine de açıklık getiren Başkan Kocaoğlu, Binali Yıldırım'ın, kendisine yönelik “Mazeretini elinden alacağım.” ifadesine de tepki gösterdi ve yaşanılan sorunların ancak yüzde 5'ini yansıttığını söyledi.
 
“Onu bilemem. Mazereti elden alma konusuna gelince, bizimki mazeret değil. Bakın bize karşı davranışların, yapılanların, projelerin uzatılmasının yüzde 5'ini anca yansıtıyoruz.  İzmirli beni ortamı gereyim diye seçmedi. Ben de bıçak kemiğe dayanmadan, projeler çöpe gitme noktasına gelmeden konuşmuyorum. Binali Bey,” ÇED kararında evrak eksik.” dedi. Müsteşar yardımcısı geldi ve kararın alındığını söyledi. Yılbaşına kadar ÇED kararının çıkabileceğini söyledi. Hani eksik vardı? Eksik var. Eksik olan siyasi irade. Mazaret diye bir şey yok. Mazaretse ispat edersiniz, biz de cevabını veririz. Ortak proje yaptık mı? Yaptık. Laf hep İZBAN'a geliyor. Biz İZBAN'a 800 milyon lira harcadık. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının harcadığı para bizim 7'de birimiz değildir. Risk aldık, çok anormal bir sözleşme imzaladık. Biz niye imzaladık? Para devletten devlete gidiyor diye düşündük. Mükemmel bir projeyi büyük bir cesaretle gerçekleştirdil. Onlar “Yapalım” demeden elbette olmazdı ve ben de defalarca teşekkür ettim. Bakın bu projede 5 milyon euro+5 miyon dolar yıllık hat kirası ödüyoruz. Bunu İZBAN, Devlet Demiryolları'na ödüyor. İZBAN araçlarını kira ödeyerek çalışıyoruz. Ödediğimiz kira bu sene 32,5 milyon Türk Lirası ediyor. Bizim İZBAN'daki ciromuz bu yıl maksimum 70 milyon Lira olacak. Yani cironun yüzde 45'ini Devlet Demiryolları'na hat kirası olarak ödüyoruz. Ha ne oluyor, 32,5 milyon lira sermaye artışı yapıyoruz. Yarısını biz yarısını devlet veriyor. İdare ediyoruz. Ne kârı? İZBAN'ın hat bedeli makul düzeye inse, seferlerimiz 5 dakikaya inse, bizim taşıyacağımız yolcu artacak. Metroda çekerlerimizin eksik olmasından dolayı metroya paralel otobüsler çalışıyor. Onun da çalışması sürüyor. Sinyalizasyon 1,5 dakikaya iniyor. İZBAN'da da bunu yapabilsek 500-600 bin kişi taşıyabileceğiz. Bunu başarabilirsek hem kiramızı öderiz, hem de yeni kaynak aktarmak zorunda kalmayız. “
 
“YENİ İMAR ALANI DEĞİL KENTSEL DÖNÜŞÜM”
 
Hamdi Türkmen'in “İzmir yerleşim ve alan olarak büyümeli mi yoksa nüfus aynı seviyede mi kalmalı? “ sorusuna da “ Kocaooğlu, büyümenin iktisadi olarak gerçekleşmesi gerektiği yanıtını verdi.
 
“Benim büyümeden kastım ekonomik olarak, kalkınma olarak büyümedir. Turizm sektöründe, hizmet sektöründe, sağlık sektöründe, fuarcılık sektöründe büyümektir kastım. Yani kaliteli bir büyümedir. Bizim yaptığımız planlar, 30 yıl içinde İzmir nüfusunun 5,6 milyon olacağı ve bu doğrultuda yeni alanların imara açılmasından ziyade kentsel dönüşümle bunun düzenlenmesi yönündedir. “
 
“GÜVENLİKÇİDEN GÖRDÜĞÜM MUAMELEYİ UNUTMUYORUM”
 
Programda İzmir'in mezarlık sıkıntısı ve kamulaştırma üzerine bir soruyu da yanıtlayan Kocaoğlu, Ankara ve İzmir bürokrasisinin ciddi zorluklar yaşattığını söyledi ve Ankara'da maruz kaldığı çarpıcı bir olayı paylaştı.
 
“Mezarlık sıkıntımız vardır. Çok sıkışırsak kamulaştırıyoruz ama giderek yerler doluyor ve sıkıntı artıyor. Çok büyük bir hazine arazisini ki 3-5 bin dönüm kıraç bir araziyi düzenleyip, ağaç dikip, camisiyle ve gereken donanımıyla kazandıralım şehre istiyoruz. Maliye Bakanı ile görüşmelerimiz hem araziler üstüne gerçekleşiyor. Çiğli Belediyesi'nin arkasında çevre yolunun yanında bir yer kamulaştırdık. Orası yıllar önce ESHOT'un kuzeydeki bakım atölyesi ve otobüs depolama alanıydı. Biz oradaki kişisel arazileri kamulaştırdık. Sonrasında da devletten tahsisi 3-4 yıl sonra aldık ama orası da şehrin içinde kaldı bu sürede. Sonra Karşıyaka Stadı konusu ortaya çıkınca Karşıyakalılar stadı buraya yapmak istedi. Burayı stat yapmak üzere verelim, beden terbiyesine tahsis edilen Örnekköy'deki yer bize verilsin istedik. Bu tür şeyler de var. Ankara bürokrasisinden tutun, İzmir bürokrasisine Büyükşehir yabancı. Büyükşehir'i nasıl engelleriz düşüncesi yerleşmiş. Hükümet bir şey yaparsa alkışlıyoruz. Bir fuar yaptık. Fuarla yandım Allah uğraşıyorlar. Metro ile uğraşıyorlar. Tramvay ile uğraşıyorlar. Ne yaparsak uğraşıyorlar. Vapurlarla uğraştılar. Sizin göreviniz İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı projelere tu kaka demek mi? Yoksa kent için çaba gösterip destek olmak mı? Böyle bir manzara var. Ben Ankara'da bir güvenlikçi tarafından gördüğüm muameleyi unutmuyorum. 3 dakika sonra randevumun olduğunu söyledim ve kendimi tanıttım. Bana “Geç otur kardeşim.” dedi. Bir genel müdür ile görüştüm. Öyle bir tavır ki, “Hoşgeldin” demedi. “Nereden geldi bu” diyerek bakıyor. 'Herhalde benim gelmemden memnun olmadınız.' dedim. 'Tabii güle güle' dedi. Buna benzer hikaye çok. 3,5 sene sonra emekli olduğumuzda yazacağız bunları.”
 
“SADECE AKP'Lİ DEĞİL CHP'Lİ BELEDİYELER DE YAPIYOR”
 
Başkan Kocaoğlu,  çöp probleminde ÇED sorununun devam ettiğine vurgu yaparken, Ödemiş Belediye Başkanı Mahmut Badem ile de yaşananları anlattı.
 
“ÇED süreci devam ediyor. Ödemiş'te Mahmut Badem bizim yaşımızda beraber çalışıyoruz. Yaptığı şey bir siyasi duruş. Mahmut'un orada kalkıp böyle yapmasının gereği yok. Zaten toplum gerilmiş. Oraya çöp dökülüyor. Orası Ödemiş'e 5 kilimetre, bizim önerdiğimiz 32 kilometre. Ödemiş bizim dediğimize götürmüyor ve 5 km olan yere gidiyor. Sıkıntı oradan geliyor. Sıkıntıyı Ödemiş Belediyesi yaratıyor. Bunu sadece AKP'li belediyeler değil, CHP'li belediyeler de yapıyor. Büyükşehir, ağabey olmak, herkese adil olmak, iş yapmak zorunda. İlçe belediyeleri ne derse desin Büyükşehir susmak zorunda. Hata varsa onu gidermek zorunda. Büyükşehir bir şemsiye...”
 
“YERELE GİTMEDEN HİZMET GÖTÜRMEK MÜMKÜN DEĞİL”
 
Kocaoğlu, ilçe belediyeler ve Büyükşehir arasındaki görev paylaşımı konusunda vatandaşın sorun yaşamaması için Büyükşehir'e yeni bağlanan ilçelere bir de koordinatör belirlendiğini söyledi.
 
“19 ilçede hizmet binası ve Büyükşehir Belediyesi'nin koordinatörünü belirliyoruz. Büyükşehir Belediyesi'nin su arıza ekipleri, dere ıslah ekipleri, itfaiyesi var, fen işleri var, ESHOT'un yeri var. Şöyle bir baktığınızda 8-10 tane birimi 12 kişiyle koordine etmek mümkün değil. İlçe belediyesini arıyor vatandaş, “Bizim görevimiz değil” diyorlar. Biz bunun önüne geçip sevk ve idare edecek bir bürokrat koyuyoruz. Yerele gitmeden anında hizmet götürmek mümkün değil. “
 
“7 HAZİRAN SONRASI FACİA”
 
Öte yandan Erol Yaraş'ın, “Eskiden merkezi hükümeti hedef almazdınız, strateji mi değiştirdiniz?” sorusuna Kocaoğlu, yaşanan olaylar üzerinden cevap verdi.
 
“Ben bir politika değişikliğine gitmiyorum ama toplum olarak travma yaşıyoruz. 2 canlı bomba 30 saniye arayla patlıyor, 100'ün üstünde can kaybımız, 200'ün üstünde yaralımız var. Dış politikada bunalım var. 2007'de Adalet ve Kalkınma Partisini ayrı değerlendirmek, 2011'e ayrı değerlendirmek, 7 Haziran'a kadar ayrı değerlendirmek ve 7 Haziran'dan sonrasını farklı değerlendirmek lazım.”
 
Kocaoğlu 7 Haziran sonrasını ise facia olarak yorumladı.
 
“Ne diyeyim, facia! Ülkede yönetilememe krizi var. Ülke yönetilemiyor. Ülkenin neden yönetilemediği de belli bir siyasi süreçten dolayı bu hale geldi. Adaletten güvenliğe, vatandaşın yaşamına kadar bunlar hep süreç. Bir ailede karı koca konuşurken eleştiriyi kulaktan kulağa konuşuyorsa, bir işçi sizinle yüzyüze görüşmek istiyorum telefonlar dinleniyor diyorsa... Toplu alanlara çıkmak çıkamamak, AVM'lere gitmek gidememek derken herkes bir gerilim içerisinde. Bir kaos ortamı var bu ülkede. Bundan da ülkeyi yönetenler sorumlu. Her konuşmamın sonunda insanları birlik ve beraberliğe çağırıyorum. Siyasilerden çok, yabancı ülkelerden çok birliği ve beraberliği Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kuracağını söylüyorum. Söylemeye de devam edeceğim.”
 
“SÖZLERİM CIMBIZLANDI”
 
“Sokağa çıkmazsak amaçlarına ulaşırlar.” sözünün çarpıtıldığını belirten Başkan Kocaoğlu, lafının cımbızlanarak servis edildiğini belirtti ve “Cümleyi cımbızlarsanız bu sonuç çıkar. Sokağa çıkmamız engellenmek isteniyor, demokratik tepkimizi göstermek zorundayız. Biz mücadelemizi yasal kurallar içinde yapmalı, tepkimizi yasal kurallar içinde göstermeliyiz diyorum. Yaşamım boyunca şiddete karşı oldum. Kimsenin şiddet yaratmasını dillendiremem ama vatandaşın yasal çerçevere demokratik tepki hakkını kullanması da en doğal hakkıdır. Bunun altını çiziyorum. Vatandaş ,teröre karşı Gündoğdu'da tepki göstermek istiyorsa orada kolluk kuvvetlerinin her türlü tedbiri aldığından emin olarak gitme duygusunu yakalamasını lazım.” dedi.
 
İNCİRALTI İÇİN MUTABAKAT ÇAĞRISI
 
Kocaoğlu İnciraltı ile ilgili imar konusunun da ancak mutabakatla çözülebileceğine dikkat çekti.
 
“Göreve geldiğimizde Rahmet Başkanımız Ahmet Piriştina'nın başlattığı yeni kent planı çalışmaları sürerken, İnciraltı ile ilgili çalışmalar başlamıştı. Turizm Bakanlığı kendisi yapmak istiyor. Sonrasında haklar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na geçti. Biz orayı korumak için planlıyoruz. İnciraltı artık tarım yapılacak bir yer olmaktan çıktı. Orası nadir bir alan. İzmir körfezinde kente en yakın en son terk edilen plaj. Böyle özellikleri var. Biz de oraya nefis bir kent ormanı yaptık. Bu kapsamda bir planlama yapalım dedik. Belli bir aşamaya gelip kaybediyoruz. Merkezi hükümete 1 Kasım'dan sonra gidip çalışmalarımızı sunacağız. Mutabakat sağlarsak İnciraltı'nın çözülebileceğine inanıyorum. Arazi sahipleri ister istemez gökdelen olsun, konut olsun diye bakıyor. Aslında inciraltı, apartman yapılmayacak, konut yapılmayacak kadar kıymetli bir yer. Konut yapmak isteniyorsa daha düşük bir yoğunluk, hastane yapılmak isteniyorsa daha yüksek bir yoğunlukla denge sağlanacak.”
 
“KATI ATIK BEDELLERİNİ İLÇELER BELİRLİYOR”
 
Son dönemde İZSU faturalarındaki katı atık bedellerine yönelik tepkilerin de sorulduğu Kocaoğlu, bu bedelleri ilçe belediyelerinin belirlediğini, Büyükşehir'in yalnızca onlar adına tahsilatçı olduğunu söyledi. 
 
“Atık sudan değil aslında.  Konu katı atık. İZSU'nun maliyetini hesaplıyoruz, yüzde 10 kar ile fiyatı belirliyoruz. Dediler ki atık su ile temiz suyu ayıracaksın. Biz de İZSU'nun bütçesini ayırdık, Bir kuruş bile zam yapmadan şu kadarı atık su bedeli, şu kadarı temiz su bedeli. Şu anda aldığımız para İZSU'nun masrafının karşılanması ve ayrıca bir miktar karı vardır. Belediyelere katı atık ve çöp toplama vergisi kondu. Bunları da biz belediyeler adına su faturalarından toplama görevi edindik. Bizim su faturalarımızı şişiren konunun ilçe belediyeleri için toplanan katı atıktan kaynaklanıyor. Bunu biz toplamazsak, ilçe belediyeleri bu paraları toplamak için çok uğraşacaklar. Biz bu durumun Büyükşehir'e eleştiri getireceğini biliyorduk. 30 belediyemiz var, bunu üstlendik. Bu bedellerin belirlenmesine biz karışmıyoruz, ilçe belediyeleri ayarlıyor. Bizim aldığımız görev, bizim maliyetimizin kat kat üstünde. Biz merkezde ulaşım sağlarsak oralarda maliyetimiz daha düşük. Çünkü bir apartmana boru getiriyorsun zaten 30 daie var. Beldelere bakıyorsun öyle değil. O yüzden Büyükşehir önce 10 ilçeye sonra 9 ilçeye yönlendirdi. Konak'ın, Bornova'nın kaldırımı 4-5 sene bekleyiversin. Öbür tarafta kanalizasyon yok. Biz parayı yüksek tutmuyoruz. Merkezde ne yaptık? 500 liralık vapur aldık, 400 liraya fuar yaptık, 500 liralık İZBAN'a çeker aldık. Tramvaya şimdi 382 milyon harcıyoruz. Kamulaştırmaya büyük yatırım yaptık ve bunun çoğu merkezde. Büyük kanal yapılmış. Bunu ayakta tutmaya çalışıyoruz ve bir de çamur çürütme tesisi yaptık. Urla'da ise arıtma yoktu. Şimdi onu yapıyoruz. Kentin tamamında tabii ki hiç hizmet gitmemiş yere daha fazla harcıyoruz. Onu da yapmak zorundasınız. 3 çocuğunuz var, en garibi hangisiyse ona yardım etmek zorundasınız.”
 
Son olarak Karataş ile Üçkuyular arasındaki iskelere ilişkin vatandaşların şikayetlerine de cevap veren Kocaoğlu, “Balıkçıların oraya girmemesini sağlamayı çalışacağız. Arkadaşlar uyarmaya başladı. Alkol konusunda insanlara bir şey diyemeyiz.” dedi.

Yayın Tarihi : 19.10.2015 : 14:26

Etiketler : üç gazeteci bir konuk    ben tv    izmir büyükşehir belediye başkanı    aziz kocaoğlu    erol yaraş    hamdi türkmen    ünal ersözlü    siyaset    yerel    izban    izsu    1 kasım    seçim    sandık    imar    kentsel dönüşüm    chp    ak parti    mhp    hdp    çed    osb    ödül       


Yorumlar

5068




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN