Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Vural'dan Sert Sözler

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili, İzmir Milletvekili Oktay Vural, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Ankara Garı önündeki saldırıları gerçekleştiren canlı bombalar için söylediği, "Türkiye'de intihar eylemi yapabilecek kişilerin belli bir listesi dahi var. Takip ediyorsunuz ama bu eylemi gerçekleştirme noktasına kadar şey yaptığınızda başka bir protestoyla karşılaşıyorsunuz" sözlerine tepki gösterdi.

 

Vural, "'Canlı bomba olduğunu biliyoruz, yakalayamıyoruz. Hukuk devleti var demokratik hak ve özgürlükler var' diyor. Takip etmekten aciz misiniz? Bırak tutuklamayı da önleyici gözaltını çıkaran makul şüphe diyorsunuz. Bunlar makul değil mi makbul mü? Eyleme geçmeden tutuklayamıyormuş. Zihniyete bakın ya. Eyleme geçtikten sonra yakalayacaklar. Bunların anladığı canlı bomba ölüyor ve adalete teslim ediliyor" dedi.
 
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, partisinin İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında Ankara Garı'ndaki patlamayı değerlendirdi. Ülkenin her gün yeni bir terör olayıyla karşı karşıya olduğunu belirten Vural, "Cumartesi günü terörün acımasız yüzü Ankara Garı'nda kendini gösterdi. 98 vatandaşımız hayatını kaybetti birçoğu yaralandı. İki askerimiz Erzurum'da bir askerimiz Şırnak'ta şehit edildi. Hepimizin başı sağ olsun. Levent Kırca vefat etti. Alah rahmet eylesin. Bugünkü tabloya bakıldığında Türkiye'nin maruz kaldığı terör sonucunda Türkiye, teröre açık devlet haline getirilmiştir. Maalesef terör örgütleri Türkiye'yi adeta serbest terör bölgesi haline getirdi. Aziz Türkiye'miz cenaze evine, taziye evine dönmüş bulunuyor. Aslında bu terör, terörü hazırlayan politikalarla oluştu. Bu teröre zemin hazırlayan unsurları göz ardı ederek ele almak mümkün değildir. Türkiye içeride ve dışarıda terör örgütlerinin hedefi haline gelmiştir. Asıl sorgulanması gereken Türkiye'nin bu konuma getirilmesidir. Sadece belli bir olayın aydınlatılmasından ziyade zemin hazırlayan politikaların sorumlularının sorgulanması gerekmektedir. Politikalar bu bataklığın kaynağıdır. Verilen her taviz terör örgütünü güçlendirmiştir. Terör örgülerine böyle bir zemini hangi politikalar hazırlamıştır? Türkiye'yi yönetenler terörle terör güçleriyle mücadele yerine muhatap alırsa teröre çözüm bulmak adı altında onlarla müzakere etmeye başlarsa terör örgütlerini komşu ülkelerde taşeron olarak kullanmak isterse bu sonuç doğar. Türkiye'nin adeta bir terör serbest bölgesi haline gelmesinin altında yatan temel neden, terör örgütlerinin amaç ve hedefleri dışında ülkemizi yöneten zihniyetin teröre bakış açısı en önemli sorun alanıdır. Hepimiz hep beraber birlikte terörle mücadele edilmesini istiyorsak o zaman terörle müzakere edenler terörü muhatap alarak onu taraf haline getirmiş olmuyor mu" dedi.
 
"TERÖRLE MÜCADELE ETME NİYETLERİ YOK"
 
Vural, sözlerine şöyle devam etti; "Suriye'de güç boşluğunun ortaya çıkmasıyla IŞİD terör örgütü oluştu. Kardeşim Esad'tan, Esed'e giden, politik bir muhalefeti silahlı bir muhalefete dönüştürüp terör örgütünün hakimiyet alanlarını meşrulaştıran kimlerdir? Ankara Garı'nda meydana gelen ve IŞİD'le bağlantılı olduğu söylenen bu gelişmelere, PKK ve IŞİD'e dikkate aldığımızda hükümetin AKP kılavuzlarının teröre zemin hazırlayacak iç ve dış politikayı ortaya koydukları açık. Davutoğlu'nun 8 Ağustos 2014 tarihinde 'IŞİD radikal bir örgüt olarak görülebilir ama hoşnutsuzluklar büyük bir reaksiyon doğurdu' dediği gibi terörü meşrulaştırırsanız terörle mücadele etme niyetiniz yoktur. Suriye'de oluşturulan güç boşluğu etnik ve mezhebe dayalı vekaleten bir savaşın İsrail adına sürdürülmesinin zemininin Türkiye'ye bir güvenlik sorunu olarak yansıdığı açık ve nettir. Başbakan diyor ki; Kobani bizim için değerli onlar da PYD baskısı altında inliyorlar. Gencecik çocuklar Kobani'e ölmek için götürüldü.' Eğer siz orada YPG ve PYD'nin unsurlarını kahraman olarak nitelendirirseniz, IŞİD için gidenler de mi kahraman? Eğer siz 2012 yılında Suriye'nin kuzeyinde PKK alanı oluşturulmasına müdahale etmezken, Süleyman Şah Türbesi'ni vatan toprağından kaçırıp sınıra getirirseniz terör örgütüne taviz vermişsiniz demektir. Musul'da IŞİD'in oraya geleceği bilinmesine rağmen vatandaşlarımızın esir olmasında tedbir almazsanız, terörle müzakere noktasına gelirsiniz. Peşmerge geçişine silah yardımını, ABD'nin 50 ton silah göndermesini engellemezseniz terör örgütleri uluslararası meşruiyet alanı oluşturmaya başlar. Türkiye sınırı kevgire dönmüş durumda."
 
"CENAZELERİN ÜZERİNE PKK PAÇAVRALARI KOYDULAR"
 
MHP Grup Başkan Vekili Vural, sözlerini şöyle sürdürdü; "Aynı şey içerde PKK terör örgütü için de geçerli. Kürt kökenli kardeşlerimizin temsilcisi haline getirildi. 'Bunlar bugüne kadar çektikleri için terör yapıyor' demeye getirildi. Sonra Başbakan ağlamaya başlar, 'Egemenliğimizi sağlamada mesafe katettik' der. Egemenliğini teslim ederler sonra egemenlik alanımızı kazanmada mesafe kat ettik diyerek sevinecek duruma gelmiştir. PKK özerklik ilan etti, mahkemeler kurdu. Bu terör eyleminin aslında hangi amaçlar için kullanıldığını, bu zemini hazırlayanlar terör örgütlerini muhatap alanlar, başka ülkelerin içişlerini destekleyenler, sınırları kevgire döndürenler, mücadele etmeyenler, hepiniz bu tablonun sorumlususunuz. Bu terör eylemini kullanmak isteyen terör örgütleri ve uzantıları vardır. Ankara Garı'nda masum insanlar herhangi bir farklı görüşü olabilir ya da şu ya da bu vesileyle oraya gitmiş insanları hedef alan ve bunları hangi amaçlar için kullananlara dikkat ettiğimizde nasıl bir tabloyla karşı karşıya kaldığımız ortaya çıkmıştır. Emek Platformu adı altında gitseler de cenazelere PKK bayrağı asarak Öcalan posterlerini koyarak o masum insanları kullanmaktadırlar. Algı operasyonuna sokmak istedikleri açıktır. Terör örgütünün paçavralarını bu insanların acısının olduğu yerde kullananlar bu amacı ortaya koyuyor."
 
"SİLAHIN DEĞİL MİLLETİN EGEMENLİĞİNİ SAVUNMALIYIZ"
 
MHP'li Vural, silahın değil milletin egemenliğinin savunulması gerektiğini belirterek, "Dış çevrelerde PKK'yı IŞİD ile savaşan bir taraf olarak gösterip masumlaştırmak 'Senin teröristin benim teröristim' diyerek bizi katleden PKK'yı İŞID ile mücadele ediyor gibi gösteren uluslararası zemini unutmamak gerekiyor. 50 ton silah gönderenlerin bu terör örgütünün yaptıklarının gözden kaçırılmasına izin verilmesi mümkün değildir. PKK'nın ateşkes ilan ettiği gün meydana gelen bu patlamanın, terör örgütü tarafından hangi amaç için kullanıldığı ve uluslararası zeminde olanlar dikkate alındığında, teröre karşı dimdik ayakta durmamız lazım. Silahın egemenliğini değil milletin egemenliğini savunmamız lazım. Terörün terörist unsurlarını, işbirlikçilerini ve uzantılarını gündemden çıkartmak ve kararlı bir tavır oluşturmak lazım" dedi.
 
"TERÖRİST BAŞINI AKTİVİST OLARAK GÖRENLER NE YAPTINIZ?"
 
MHP İzmir Milletvekili ve vekil adayı Oktay Vural, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş'un açıklamalarını da hatırlatarak şunları söyledi:
"Bombalama olmuş, insanlar hayatını kaybetmiş, yaptıklarını büyük bir başarı ile anlatıyor. 'Ailelerine bakıyoruz, bütün tedbirleri aldık' diyor. Asıl tedbirleri ölmeden önce o eylem olmadan önce aldın mı diye sormak gerekiyor. 'Bomba saldırısı Türk Milletinin tamamınadır' diyor. Günaydın, terörün hedefi millettir. Biz size 'Kürt sorunu değil terör sorunudur' dedik. Hani terör Kürt sorununun yansımasıydı. 'Terör insanları birbirini kırdırmak amacıyla kimlik bölünmesi meydana getirmek için yapılıyor. Teröre karşı ortak cephe oluşturmak lazım' diyor. Yıllarca 'Onlara hain diyemeyiz onlar sadece suçludur' diyenler terörist başını aktivist olarak görenler siz ne yaptınız? Lafla değil dille değil, gönülleymiş. Hayır. Elimizle, elimizle. Terör örgütünü gerçekten defetmek istiyorsak, gücümüzle, elimizde defedeceğiz. Devletten beklenen sahip olduğu güçle terörü defetmektir. Terör örgütünü elinizle defetmek konusunda neler yaptınız?"
 
"HANİ ORTADOĞU'DA BİZDEN HABERSİZ KUŞ UÇMAZDI?"
 
Oktay Vural, hükümeti Suruç bağlantısından yola çıkıp iz sürmemekle eleştirdi ve "'Barış ve kardeşlik bloğu oluşturmalıyız. Teröre karşı dimdik ayakta durmalıyız' diyor. Terör örgütünü besleyen alanlarla ilgili politikaları desteklemek olmaz. Dış politikanızı gözden geçireceksiniz. 'Suruç'la aynı' diyor. Suruç'la aynı ise Suruç gibi bir örnekle yola çıkarak Ankara'ya kadar neden izini süremediniz? Sonuç aynı ama yapanlar yine bulunamadı. 'Terör örgütü o kadar güçlü ki' diyor 'istihbarat ilişkileri çok iyi organize edilmiş bir saldırı' diyor. 98 vatandaşımızın canını almış çok iyi organize edilmiş diyerek, devleti acz içinde bırakan bir zihniyet. Terörle böyle mücadele edilmez. Hani Ortadoğu'da bizden habersiz kuş uçmazdı" dedi.
 
"TAKİP ETMEKTEN ACİZ MİSİNİZ?"
 
Vural, eleştirilerini şöyle sürdürdü:
"'Canlı bomba olduğunu biliyoruz, yakalayamıyoruz. Hukuk devleti var demokratik hak ve özgürlükler var' diyor. Takip etmekten aciz misiniz? Bırak tutuklamayı da önleyici gözaltını çıkaran makul şüphe diyorsunuz. Bunlar makul değil mi makbul mü? Eyleme geçmeden tutuklayamıyormuş. Zihniyete bakın ya! Eyleme geçtikten sonra yakalayacaklar. Bunların anladığı canlı bomba ölüyor ve adalete teslim ediliyor. Biliyoruz ama katliamı yapmadan yakalayamıyoruz! İçişleri Bakanı 'güvenlik zafiyeti yok' diyor. Bir hakem çıktı. Yanlış düdük çaldığı için ağlaya ağlaya istifa etti. Ankara'nın göbeğinde 98 kişi öldü istifa yok. İstifa etseler ne olacak ki? Önemli olan zihniyet değişikliğidir ama gerçekten terör örgütlerine masalar kuran, İmralı yolunu peygamber yolu gibi gösteren, Suriye politikasını terör örgüleri ekseninde dizayn edenler, onlardan medet umanlar maalesef asıl zemin bu zemindir."
 
"İMAJ PAZARLIYOR"
 
Oktay Vural, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin patlamanın ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun görüşme talebini reddetmesinin gerekçelerini şöyle anlattı:
"Aslında Davutoğlu'nun açıklamaları neden ret yanıtı verildiğini ortaya koyuyor. Başbakan sorunda kendi sorumluluklarını gözden geçirmek yerine, bunu tek başına iktidar olmamakla irtibatlandırması her şeyi apaçık ortaya koyuyor. Biraraya gelelim mesajları imaj pazarlamadır. Hangi yanlışından döneceğini söyledin sen? 'Gel elini taşın altına koy terörle mücadele edin' diyoruz. 'Gelseydi zaafiyet göstermeseydi' diyor. O zaman adam gibi gelseydin de terör örgütünü sonlandıracağım diye koalisyon kursaydın. Böyle ikircikli davranış olmaz. Sen Türkiye'nin milli menfaatleri yerine Suriye'nin içişleri ile ilgilenirsen PKK'nın ilkeleri çerçevesinde Dolmabahçe'de 10 maddede mutabakata varır da MHP'nın dört maddesini reddedersen, MHP ile bir araya gelemezsin. 'Çözüm sürecini bitir' dedik. 'Hayır' diyen sensin. MHP'yi hayırcı diye şikayet eden de sensin. Boş boş konuşma. Teröre kökünden karşıyız. MHP sizin imaj yenileme parçanız değildir, eğer bir araya gelinecekse samimi bir şekilde gelinirdi."
 
"KILIÇDAROĞLU 'BEN HERKESLE GÖRÜŞEN LİDERİM' DEMEYE ÇALIŞIYOR"
 
MHP'li Vural, Davutoğlu'nun CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesini de değerlendirerek, "Görüştü ne oldu? Birbirini suçlamaya başladılar. O samimi değil diyor o böyle söylüyor. Bu konuda bir irade oluşacaksa önce samimiyet olmalı. Güven yok, sorumluluğu başkasına atıyorlar. Deklarasyon dediler. Deklarasyon yerine irade gerekir dedik. CHP deklarasyona evet demişti o da imzalamamış. Taktik olarak seçimlere endeksli görüşmeler. Kılıçdaroğlu durumdan vazife çıkarıp 'Ben herkesle görüşen liderim' demeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu mesele sadece iki bakanın istifası değildir terörle mücadele zihniyetinin olmasıdır" dedi.
 
"MÜSAMEREDE DEĞİLİZ SAYIN BAŞBAKAN"
 
MHP'li Vural, AK Parti'nin cuma gününden itibaren birlik, dirlik, kardeşlik mitinglerine başlayacağını belirterek, "Bu yeni akıllarına geldi. Milli birliği, üniter devleti koruyalım dediğimizde, 2013 yılında milli değerleri koru ve yaşat mitinglerini düzenlediğimizde bize 'neden' demişlerdi. 'Huzur ortamını bozuyor' demişlerdi. Bu mitingleri görmezden gelenler şimdi seçim öncesinde birlik, dirlik, kardeşlik diyor. Hangi değerlerle bunu sağlayacaksınız? 36'ya bölerek mi? MHP- CHP hükümete girseydi ve sorumluluk alsaydı diyen Başbakan kendini yine aklama çabasına girdi. Ey Davutoğlu, MHP ve CHP'yi hükümete girmeme konusunda suçluyorsun. Genel Başkanımız, 'MHP bu hükümette olmayacak' dediği zaman 'bu siyasi partilerin görevi değil ben milletvekillerine teklif yapacağım' diyen sen değil misin? Ne yaptığını bilmeyen bir başbakan. Müsamerede değiliz Sayın Başbakan. Hep birbirlerini suçladılar" diye konuştu.
 
SEDAT PEKER TEPKİSİ
 
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, basın mensuplarının sorusu üzerine Sedat Peker'in ülkücü işareti yaparak AK Parti'ye oy istemesini şu sözlerle değerlendirdi:
"Diğer eliyle de Rabia işareti yaptı. Ülkücü hareketi temsil eden irade bellidir. MHP'nin siyasi iradesini ve ülkücü iradeyi temsil eden Ülkü Ocaklarıdır. Böyle biri ülkücüleri ve MHP duruşunu ifade etmekten uzaktır. Böyle bir işaretten hareket ederek yargılamada bulunmak haksızlıktır. Nedense bunu görenler Rabia işaretini görmüyor. Bunu görenler kimin için oy istediğini görmüyor" dedi. Vural, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun görüşme teklifini neden reddettiği sorusuna, "Kılıçdaroğlu, 'Ben herkes görüşebilen bir liderim' diyerek durumdan vazife çıkarmak istemiştir. Kılıçdaroğlu bu yaklaşımını doğru bulmuyoruz. Bu eksende 'Demirtaş'la da görüşeceğim' demiştir. Bu yaklaşımı sonuç almaya yönelik değil seçim kampanyasının bir parçası olarak kullanılması söz konusu" yanıtını verdi.
 

Yayın Tarihi : 13.10.2015 : 14:38

Etiketler : MHP    oktay vural    izmir    eleştiri    başbakan   


Yorumlar

6171




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN