Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Hotar, Usta Kalemlere Konuştu

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Nükhet Hotar, Üç Gazeteci Bir Konuk'ta İzmir'e dair çarpıcı ifadeler kullandı. Hotar CHP'li bazı vekiller için “Konak'tan Tire'ye gidemezler.” dedi.

 

Ben TV’de yayınlanan, usta gazeteci Erol Yaraş, Hamdi Türkmen ve Ünal Ersözlü’nün her hafta dikkat çekici konuklara çarpıcı sorular sorduğu Üç Gazeteci Bir Konuk’ta konuk koltuğuna AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Nükhet Hotar oturdu. 
 
Programın başında Erol Yaraş’ın, “geçmiş dönemlere göre bu kez 2. bölgeden aday oldunuz ve 2. bölge çok geniş bir bölgedir.” ifadelerini kullanması karşısında Hotar, dinlenebilmek için TIR ve seçim otobüsünde dinlenme odasının oluşturulduğunu söyledi.
 
“Evet, 2. bölgeden adayım bu yıl. Bir otobüsümüz var ve arkasında dinlenme odası var. TIR'ın da öyle... Araçta kalıp dinlenmeyi öngördük. Programlarımız SKM'de toplanıyor. Biz de zaman planlaması yaparak yürütüyoruz. Şimdiye dek çoğunlukla teşkilatlarımızla, kanaat önderleriyle, STK'larıyla buluştuk. Bundan sonra daha az gidilmiş yerlere giderek, oraları ziyaret ederek devam edeceğimiz bir programımız var.”
 
Hotar, 7 Haziran'da İzmir'de yaşanan vekil kaybınıysa, seçim sistemine bağladı. 
 
“Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir'de de 4 partinin parlamentoya girmesi, tabii bizim de vekil sayımızı düşürdü. Biz oy oranımıza yakın bir oy almış olmamıza rağmen vekil sayımızda düşüş yaşandı. Bu da seçim sisteminden kaynaklanıyor. Yoksa ben halkımızın teveccühünün azaldığını düşünmüyorum. Halkımız AK Parti'nin nasıl olsa iktidar olacağını düşünerek, diğer partileri de demokrasi adına desteklemiş olabilir. Yine eski oy oranımıza ulaşacağımızı düşünüyoruz. “
 
“Biraz takviye gerekmiş olabilir”
 
AK Partili Hotar, listelerinde yaşanan değişikliiğe ilişkin “Oy kaybının listeye yansıması mı?” sorusuna da, durumun vekili adaylarına mal edilmemesi gerektiği yanıtını verdi.
 
“Durumu sadece aday arkadaşlarımıza ve vekillerimize yükleyemeyiz. Türkiye genelinde de listelerimizin yüzde 30'u değişti. Çeşitli sebeplerle değişikliklere gidildi. Biraz takviye gerekmiş olabilir. Halkımızın ve kamoyunun istekleri doğrultusunda değişiklik yapıldı. Yine de kesinlikle bu durum arkadaşlarımıza mal edilemez.”
 
“Bir dönem peşlerine takılmıştık”
 
Ünal Ersözlü'nün muhtemel vekil sayılarına ilişkin sorusu karşısında, “Sayı vermeyi doğru bulmuyorum.” diyen Hotar, yine  Ersözlü'nün koalisyon sorusunda ise muhalefete yüklendi. 
 
“Geçtiğimiz dönemi birlikte izledik. Uzun çalışmalarla CHP ile koalisyon çalışmalarını sürdürdük. Koalisyon şartını onlar adeta 4 yıla bağladılar ve zaman dayatması oldu. Siz koalisyonu başarılı götürürseniz halk zaten 14 yıl bile bu koalisyonu destekler. Diğer tarafta başka bir genel başkan her şeye hayır diyen bir görüntü sergiledi. Anayasa'nın emrettiği seçim hükümetine bakan vermeye bile “hayır” dedi. Sayın Tuğrul Türkeş, Anayasal bir görevi yerine getirdi diye partisinden atmaya kalktı. Şimdi de “Koalisyona hazırım” diyen bir tablo sergiliyor. Başta MHP'li vatandaşlarımız olmak üzere herkesin bu tavrın farkında olduğunu düşünüyorum. Yeni tabloda sana koalisyon sırasının gelip gelmeyeceği belli değil. Şimdi kalkmış “Koalisyona hazırım” diyor. Bunun devlet ciddiyetinden uzak olduğunu düşünüyorum. Diğer tarafta başka bir parti oylarını 1-2 puan yükselttikten sonra sokakları savaş alanına çevirdi. “Sırtımızı Kandil'e dayadık” dedi. Seçmenlerimizin bu partiyle ilgili gelişmeleri de oy verirken değerlendireceğini düşünüyorum. Buradan da bize oy geleceğini düşünüyorum. Sevgili İzmirliler her seçimde bize teveccüh göstermişti. Arttırarak devam edeceklerini umuyoruz. Kafalarında soru işaretleri varsa onları çözmeye çalışıyoruz. Geçen seçimde diğer partilerin seçim vaatleri vardı ve halka cazip gelmişti. Biz de “Biz zaten yapıyorduk.” şeklinde bir dönem peşlerine takılmıştık. Şimdiyse biz de şimdi seçim beyannamelerimize bunları ekledik. Ümit ediyorum ki oylarımız tekrar artmış olacak. Tamamlayıcı öneriye her zaman hazırız. Tek başına istikrarla ekonomiyi büyüterek, hiç konuşulmamış kesimleri öne alarak belli aşamaları gerçekleştirdik. Bir fırsatımızın daha olması lazım. Bize bir kişi oy vermiyorsa, neden vermiyor sorusunu merak ediyorum ve çözümü bulmak adına emek vermek istiyorum.“
 
“Ankaraya gidip randevu alamadıklarını söyleyemezler”
 
Hotar, “AK Parti İzmir'i üvey evlat olarak görüyor” algısına da tepki gösterdi. AK Partili Hotar, “Böyle bir algı oluşmuş durumda ama realite bu değil. Universiad ile başlayıp, çevre yollarının ve İZBAN'ın tamamlanmasıyla çalıştık. Küçük hizmetleri saymıyorum bile. Hiçbir belediye diyemez ki, “Ankara'ya gidip randevu alamak.” Çoğu belediye başkanı da birebir ilişkilerde bana teşekkür eder. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın dediği gibi, bizler belediye ayrımı yapmadık. Bir kere bir belediyenin cezalandırılması bir  şehrin cezalandırılması olur. Burada biz de bu süreci iyi yönetemedik. Ticari taksiye bindiğimde taksici önce belediyeye kızdı, ardından da “Ne yapsınlar hükümet para yollamıyor.” dedi. Bu algıyı kırmamız gerekiyor.” dedi.
 
“Engel olanlara sorun”
 
Üç Gazeteci Bir Konuk'ta masaya yatırılan bir diğer konu ise İzmir'in stat problemi oldu. Konuya ilişkin Hotar, “Sayın Cumhurbaşkanı'mız hemen 2 milyon TL tahsis etti. Gençlik ve Spor Bakanımıza talimat verdi. Karşıyaka'nın stat sorunu hızla, alternatifli spor alanları oluşturana kadar çözülüyor. Eurolig sebebiyle Barcelona geliyor. İzmir'e bir dünya devi geliyor. Belediyelerden kaçı bunu biliyor? Göztepe de aynı şekilde... Biz yapmak istiyoruz ama belediye karşı çıkıyor. Birçok ilde belediyeler amatör spor kulüplerine çok ciddi destek veriyorlar. Bakın efsane kulüpleri geçtim, amatörlere destek veriyorlar. Siz İzmir'de duydunuz mu belediyenin amatörlere destek verdiklerini? Biz Göztepe'nin stat problemini çözmeye çalışıyoruz ama lütfen bu soruları engel olanlara sorun. “ ifadelerii kullandı.
 
“Kimseye parti ayrımı yapmadım”
 
Uzun yıllardır AK Parti'de üst düzeyde siyaset yapan Hotar'a, yaşanan istikrarı soran Hamdi Türkmen'e Hotar'ın cevabıysa, şöyle oldu;
 
“Bana ulaşan hiçbir kişi ya da kuruma parti ayrımı yapmadım. Çözmeye çalıştım. İşadamları tek tek gelirler. Yahu sizin dernekleriniz var, heyetleriniz var.  Kurumsal olarak gelmek çok daha iyidir. Benim eksiğim olabilir. Görevim gereği genel merkezde politika oluşturup, Türkiye'nin farklı şehirlerine gitmem gerekiyor. Buradaki arkadaşlarım da bunu başarılı bir şekilde yaptığı için geride kalmış olabilirim. Bundan sonra yerel konularda daha çok rol almaya çalışacağım. Siyaset önceki görevim akademisyenlik ve bunun da bende çok büyük kazanımları var. En genç profesör olan isimlerden oldum. Bakın yardımcı doçent olduğumdan beri 9 yıl boyunca tek kadın olarak arabuluculuk yaptım. Bunun da bana ciddi katkısı olduğunu düşünüyorum. Sendikalarla bir araya geldim ve bunlar da ülkenin tabanına vakıf olmam için çok faydalı oldu. Mesleki tabanım da, önceki görevimle örtüştü. Bu da bir çok bakanlığın temel uygulama mutfağını oluşturdu. Biz partide sunarız ve bunlar da ilgili bakanlıklarda icraata dönüşür. Ben iş odaklı çalışıyorum. Bir de insanlar ya olduğu gibi durmalı ya da durduğu gibi olmalı. Ben insanların arkasından konuşmayı sevmiyorum. Bir sıkıntı varsa yüzlerine söylemeyi tercih ediyorum. Herhangi bir görevde ön plana çıksam da, adım anılmasa da ben ülkem için çalışmaktan hiç vazgeçmedim. Böylelikle onurlu bir görevi hala yapmaktayım. “
 
“Sanki uzayı keşfediyorlar”
 
Hotar, ithal milletvekili adayı tartışmalarında da CHP'ye sert göndermelerde bulundu ve “Konak'tan Tire'ye gidemez, 30 ilçeyi sayamazlar.” dedi.
 
“Daha önceki dönemde diğer partinin seçilmiş vekilleri de seçimden seçime İzmir'e gelirler, otelde kalırlar ve İzmir'e bir daha uğramazlardı. Dolayısıyla seçmenin kişi tercihine bakmadan, partiye odaklı tercih yaptığı için böyle bir durumun ortaya çıktığını düşüüyorum. Konak'ta bıraksan Tire'ye gidebilir mi, 30 ilçeyi sayabilir mi? Bunlar önemli ki muhtemelen genel başkanları da bilmiyor. Bence her insan verdiği oyda hakkı olduğuna inanmalı ve karşısındaki vekile dokunabilmeli, hakkını alabilmeli. Birçoğu genel başkanlarının İzmir'den aday olduğunu bile bilmiyor. Bakın Kılıçdaroğlu'nun İzmir programı var ve hep 1. bölgede. Kendi seçim bölgesinde adının yeteceğini düşünüyor herhalde. Biz hep sahalardayız. Vatandaşlarımızla karşılaşmaktan gurur duydum. Siz de gidin, bakın yol gösteriyoruz. Geçen seçimde “ayakkabılarınızı çıkarın, yerde yiyin” demişlerdi. Bunları yeni keşfetmiş gibi yazıyorlar. Sanki uzayı keşfediyorlar. Biz ayakkabımızı çıkarılması gereken yerde çıkarıyoruz. Bizde bir eksiklik yok. “
 
“2 tane ray döşeyeceksin, 2 yıl nedir?”
 
AK Partili Hotar, başta tramvay projesinin tamamlanma süresi olmak üzere, İzmir'deki yerel meselelere ilişkin de Büyükşehir Belediyesi'ne tepki gösterdi.
 
“İzmir'i çok seviyorum da pek beğenmiyorum. Görevim gereği gittiğim her şehirde farklı gelişmeler görüyorum. Bir misafirim İzmir'e geldiğinde “10 yıl önce de böyleydi” diyor. İzmir'in denizle buluşmasını istiyorum. İzmir'de bir inşaat başladığında 2 ay içinde bitmesini istiyorum. Havaalanı yoluna 2 tane dalgeç başladı ve 2 sene sürdü. Trafik keşmekeş, yeşil alan göremiyorm, kentkart krizi yaşandı, kağıt biletler kullanıldı. Tüm bunları duydukça, İzmirli olarak rahatsız oluyorum. Sahiliyle, ticaretiyle, kongre merkeziyle bir İzmir hayal ediyorum. Helva yapmak için her malzeme var İzmir'de ama bir araya getirmek mümkün olmuyor. Neden İzmir bir kabuğa sıkışmış kalmış? Trafikten ve ulaşımdan vatandaş çıldırmış durumda. Kentkart krizi ve benzeri sorunlardan çok rahatsızlar. Evden sakin çıkıyoruz ama işimize gittiğimizde çıldırmış durumdayız.” diyorlar. Tramvay çok mu gerekliydi o bölgeye bilmiyorum. 2 yıl süre vermişler yapılması için. 2 tane ray döşeyeceksin oraya nedir 2 yıl? Biz 3. köprüyü yaptık, Ordu Giresun Havalimanı'nı yaptık. 2 yıl ifadesi komedi gibi. Yerel yönetimler, belediye başkanları illerin ev sahipleridir. Burada bizim üzerimize düşen destek neyse, her zaman hazır olduk ve hazırız.“
 
“Yerel konulara gelmek zorunda kalıyoruz”
 
AK Partili Hotar, yerel konulara değinme nedenlerini açıklarken, kendilerini savunmak zorunda kaldıklarını belirtti.
 
“İzmir cezalandırılıyor sözü karşımıza çıktığı anda biz de kendimizi savunmak zorunda kalıyoruz. Kişi ve kurumlardan bu eleştiri gelince, yerel konulara gelmek zorunda kalıyoruz.  Zaman zaman böylece yerele çekilebiliyor konu. Asgar ücret konusu, taşeron işçilere ihtiyaç kapsamında kadronun verilecek olması vs. noktasında bizim sözlerimiz ortada. Belediyelere bizden önce geçici olarak anılan 250 bin kişiye mağdur olmamaları için kadro vermiştik. Şimdi de taşeronlar için elimizden geleni yapacağız. “
 
“Belediyeye aktarılan paralar teröristlere gidiyor”
 
Öte yandan programda konuşulan bir diğer konu ise terör sorunuydı. Hotar önce sandıkların taşınması polemiğinde Yüksek Seçim Kurulu'na tepki gösterdi, ardından da hem HDP'yi iradesizlikle suçladı, hem de kararlılık mesajı verdi.
 
“Biz o konuyu çok çalıştık. Yüksek Seçim Kurulu'nun aldığı karar böyle olmasaydı işler daha kolay olacaktı. Vatandaş oyunu kime verdiyse, o oyu çıkarmak zaten devletin görevi. Orada bir şikayet varsa, ilgili kurum da sandık taşıma tedbirini alabilirdi. Bizde de bunun sağlanması için bir beklenti vardı. Tabii sandık güvenliğini sağlamak kamunun görevi. Bu nedenle emniyet, ilgili kurumlar ve görevliler sandıktaki oyları en sağlam şekilde çıkaracaktır. HDP'liler kendi iradelerini tam olarak kullanamıyorlar. Belki kendilerine bırakılsa böyle olmayacak. Korku siyaseti üreterek daha çok oy almaya çalışıyorlar. Ekim olaylarında bu parti halkı sokağa çıkardı ve insanlar öldü. Şimdi de mehmetçikler öldü, yola bombalar döşendi ama teröriste terörist bile diyemiyorlar ve gerilla diyorlar. Terörden kendilerini kurtaramadıkları sürecece bağımsız inisiyatiflerini kullanamayacaklar. Bir de basın bunu dillendirmiyor ama Cizre gibi yerler, uyuşturucu ticaretinin merkezi olan yerler. Uyuşturucu ticaretine karşı operasyonlar oldukça, kenevir tarlaları yakıldıkça terör olayları artıyor. Baraj yapılacak, askeri baraj diyorlar yahu. Bakın vatandaşlar o bölgede çöp içinde yaşıyorlar. Belediyeye aktarılan paralar teröriste gidiyor ve halk için kullanılmıyor.Bir de bazı vatandaşlarımız bu parti barajı geçsin ve demokrasi zenginleşsin diye düşündüler ama bunu o parti doğru algılamadı. Tek bir terörist kalmayıncaya, silahlar gömülüp üstüne beton dökülene kadar terörle mücadele devam edecek. Yöre halkı, “Bu saatten sonra sakın bırakmayın. Yoksa bunun bize geri dönüşü daha kötü olacak.” diyorlar. Bakın çok zaiyat verdiler ve panik içindeler. Teröristler, Kürt halkının temsilcisi değildir. Kürt halkının da, Türk halkının da, kendini her ne şekilde tanımlıyorsa herkesin temsilcisi AK Parti'dir. Neden? Her bölgeden oy alan, her bölgede seçim çalışması yapabilen, her gruptan vekili, bakanı olan parti AK Parti'dir. Biz tüm Türkiye'yi bünyemizde barındırdığımıza inanıyoruz. Bazı partiler ülkenin bir kısmını, bazı partiler ülkenin bazı halklarını görmüyor. Terörle mücadelede bence tam başarı sağlanmasına çok az kaldı. Dış destekleri, sayıları, şehir destekleri kırıldı. Bir kere halk desteği kesinlikle yok. Ama Kürt halkı Anayasa'ya aykırı olmayan ne isterse, bunları vermek de bizim görevimiz. Sıkıyönetim vs gibi bir tablo olmayacak. Halkın onlara destekleri yok. Terör bitsin ki, çalışmalarımız devam edebilsin.”

Yayın Tarihi : 09.10.2015 : 12:47


Yorumlar

6014




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN