Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Ey Seçmen: Boş Oyun Aslında Boş Değil

Ey Seçmen: Boş Oyun Aslında Boş Değil
Çoğumuzun siyaset konuştuğu, çoğumuzun siyasi duruşunun olduğu bir denklemde ne yazık ki çoğumuz siyaseti bilmiyoruz. Hatta boş oylarımızın boş olmadığını bile...

 

BURAK CİLASUN / BEN HABER

Türkiye, 7 Haziran'ın etkilerinden çıkamadan 1 Kasım'a doğru hızlıca ilerlemeyi sürdürüyor. Seçime gidip, oy kullanacağız ama sistemimizi tanımıyoruz, Boş oylarımızın nereye gittiğini bilmiyoruz. Sizler için tüm bu soruları ve daha fazlasını, konuya ilişkin kitapları da bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi'nin siyaset bilimci akademisyenlerinden Doç. Dr. Rabia Bahar Üste'ye sorduk. Yanıtlarsa çok çarpıcıydı...
 
Seçim sistemimize genel bakışınız nedir?
 
Seçim sistemi dediğimizde dünyada ve Türkiye'de mükemmel denilen bir sistem yok.  Hem yönetimde istikrarı hem de temsilde ataleti sağlayan bir sistem bulmak çok zor. Ülkemizde baktığımız zaman yüzde 10 barajı temsilde adaleti zorlaştıran bir sistem. Yönetimde istikrar sağlanabilir ama seçim sistemlerini sağlıklı kılan tek nitelik bu değil. Ayrıca parlamentoda temsilde de baraj dışında kalan partilere oy verenlerin iradesi mevcut sistemin dışında kalıyor. Ben nispi ağırlıklı çift aralıklı kademeli oy sistemini öneriyorum. Hangi parti hangi ilde en çok oyu aldıysa oradan bir milletvekili çıkarsın. Sonrasında vatandaşlar partilerin oluşturduğu sıralamalardansa vekil adaylarına da oy verebilsin. Bizler partiye oy verebiliyoruz. Hür irademizle bir şeyleri ortaya koyacaksak, hangi adaylar seçim çevremizde daha işlevsel ise onlara oy verebilmeliyiz. 
 
Seçim sistemimiz dünyanın neresinde?
 
Sistemlerin ülkeye uyumluluğu önemli. Örneğin İskandinav ülkelerine baktığınızda sistemleri, kendilerine uyumlu ki yıllardır istikrarlı ilerleyişlere sahipler. Temsilde adaleti sağlayamadığımız için ülkemiz dünyada çok da ön sıralarda değil.
 
“Boş oy istemediğiniz partiye yarayabilir”
 
Boş oy attığımızda ne oluyor?
 
Boş oy attığınızda, oy kullandığınız seçim çevresindeki üst sıralardaki partilere oy vermiş oluyorsunuz. Sizin demokratik hak olarak kullandığınız boş oy, istemediğiniz ve seçmediğiniz partilere artı puan olarak yansıyor. 
 
Mevcut sistemimiz değişmeli mi?
 
Gerçekten alınan oy ile temsil arasında büyük bir uçurum istemiyorsanız, seçim sistemleriyle ilgili oturup tekrar çalışmanız gerekiyor. Siz oy oranında yüzde 19'da kalıp, temsiliyette yüzde 30'a çıkıyorsanız, bunun çok da adil olduğunu söyleyemeyiz. 
 
 
“Baraj yüzde 5'e düşmeli”
 
Yüzde 10 barajını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Bu kadar çok partinin olduğu bir ülkede hiç baraj olmaksızın bir seçim yapmak kaoslara yol açabilir. Barajsızlık, yönetimde istikrarın oluşmasını engeller. Sonuçta yönetimde istikrarın olmaması ekonomik sorunlarla başlar ve domino taşı gibi sorunlar ortaya çıkarır. Barajsızlık kaosa yol açacak diye yüzde 10'da kalmak ise temsiliyette adaleti sağlamamıza engel olur. Ben yüzde 5'lik bir barajın en ideal rakam olacağını düşünüyorum. Az önce de söylediğim nispi ağırlıklı çift aralıklı kademeli oy sistemi, karma işlevli olması durumunda sandığa adalet gelir ve temsiliyette adalet sağlanır. Merkez sağ ve merkez sol ile birlikte farklı fikirlerin de yer almasında hiçbir sakınca görmüyorum. 
 
“Halk parti ve lidere oy veriyor”
 
Bir partinin aldığı oyun ne kadarı lider, ne kadarı program, ne kadarı vekil adayıdır?
 
Türkiye'de yüzde 60'ın üstünü liderler oluşturuyor. Halk zaten vekilleri hiç tanımadan oyunu partilere veriyor. Yüzde 30'a yakınını da programın oluşturduğumuzu düşündüğümüzde vekil adaylarına ancak yüzde 10'luk bir oran kalıyor. İnsanlar partiye ve lidere oy veriyorlar. Bizde okuma alışkanlığı yok. Eğitim düzeyi yüksek insanların bile programları okuyup okumadıklarından emin değilim.
 
Vekil performansları için ne söyleyebilirsiniz?
 
Bakın bizde kürsüye çıkan herkes, bir diğerine soru soruyor. Eğer soruna karşı bir çözümünüz varsa o kürsüye çıkarsınız. Muhalefetin zayıflığı zaten ayyuka çıkmış bir durum. Bir ülke, iktidarının gücüyle güçlü olmaz. Muhalefeti ne kadar güçlüyse o kadar güçlü olur. Çünkü iktidarın eksik yaptığı işlerin tamamlanmasını sağlamak muhalefetin görevidir. ktidar kadar muhalefetin de elini taşın altına koyması gerekiyor. Bakın ben muhalif bir akademisyenim ama muhalefet ne zaman bizden brifing istemiş? Bence siyasi partilerimiz hep siyaset konuşmalarına rağmen sosyolojiyi çok arkaya atmış durumdalar. En büyük problemleri halkı anlamadan siyaset yapmaya çalışmak.
 
“1 Kasım sonrası kopmalar olabilir”
 
1 Kasım sonrası partilerde lider değişimi olur mu?
 
Liderlerin değişeceğine inanmıyorum. Liderler çok fazla koltuk bırakma taraftarı olmuyorlar. Lider değişiminden çok, partilerde kopmaların olabileceğini düşünüyorum.
 
7 Haziran'dan günümüze dolar çok arttı, yüzün üstünde şehit verdik, ciddi sokak olayları oldu, söylem savaşları yaşandı. Oy oranları buna rağmen değişmeyecek mi?
 
Muhakkak bir değişiklik olacaktır ama ciddi bir değişim beklemiyorum. Bizde partizanlık ve sabit kitleler var. Muhtemelen AK Parti-CHP ya da AK Parti-MHP koalisyonu doğuracak bir seçim göreceğiz. Uygulamacılar iyiyse koalisyon da kötü değildir. 7 Haziran'da da koalisyonun kurulması gerekiyordu.
 
1 Kasım öncesi liderler meydanlarda ne söyleyecek?
 
 Ekonomi hayatın temelidir ve ekonomiden uzaklaşan partiler oy kaybeder. Bu nedenle liderlerin söylemlerinin temelini ekonomi oluşturacak.
 
Herkes siyaset konuşuyor ama kimse vekilleri tanımıyor. Bu nasıl bir tezatlık?
 
Hayatımızda birçok şey gibi siyaset de ezbere konuşuluyor. Siyaset, ekonomi ve futbol her zaman ezbere konuşulan şeylerdir. Örneğin başkanlık sistemiyle ilgili televizyonda uzman sıfatıyla konuşanlar bile bu gruba giriyor.
 
“Niye kadına kota koyalım?”
 
Doç. Dr. Rabia Bahar Üste ile yaptığımız röportajın en dikkat çekici kısımlarından birini kadınlar ve siyaset başlığı oluşturuyor. 
 
Kadınların siyasete katılımı hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Birçok siyasal parti, listelerinde kadın adayların olduğu iddiasındadır. Kadın adaylar listede var ama sıralaması ne durumda? Sıralamaya koymakla, sıraladığınız sıra arasında ciddi fark var. Ancak şu da var ki önemli olan seçilmiş bireyin toplumu iyi yönetmesidir. Örneğin neden kadın kotası olsun kİ? Toplumu erkek iyi yönetecekse erkek yönetsin, kadın iyi yönetecekse kadın yönetsin ya da el birliğiyle yönetilsin. 
 
Yani kotaya karşı mısınız?
 
Niye kadına kota koyalım? Bence bu çirkin bir şey. Listeler hazırlanırken seçim çevresine ve parlamentoya kim yararlılık gösterebilecekse, listede o olmalıdır. Bakın ben kadınların siyasetteki etkisinin ve sayısının artmasını destekleyen bir akademisyenim ama kadın ya da erkek, bireyin parlamentodaki başarısına bakmak lazım.  Kadın vekillerimizin gündemi hep kadın, aile, şiddet ve çocuklar... Bu konular dışında bir şey bilmez mi bir kadın? Bir enerji bakanı ya da bir maliye bakanı olamaz mı? Kadın, bakan ya da vekil olduğunda bile evde kendine çizilen sınırı aşmıyor. Kadın ve aileden sorumlu bakanlarımız kadın olmasına rağmen somut bir gelişim sağlanabiliyor mu? Bir şeye sayısal olarak bakmaktansa verimlilik olarak bakmak gerek. 10 tane kadın vekil olur ama gerçekten kürsüye her çıktıklarında sorunlara karşı büyük çözüm önerileri olur. Sorunu herkes ortaya koyar. Önemli olan çözüm getirmek.
 
 
 

Yayın Tarihi : 30.09.2015 : 10:57

Etiketler : haber    haberler    izmir    seçim    oy kullanma    boş oy    seçmen    siyaset    1 kasım    Boş Oyun Aslında Boş Değil    Rabia Bahar Üste    burak cilasun    ben haber    ben tv    kanalben       


Yorumlar

4675




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN