Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


2 Binin Üzerinde Terörist Öldürüldü

2 Binin Üzerinde Terörist Öldürüldü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 11. Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu. Özellikle gittikçe artan terör olaylarının üzerinde durdu. ''Kimse kusura bakmasın sonuna kadar bildiğimiz yolda yürüyeceğiz'' dedi. Operasyonların devam edeceğini ifade etti. ''Tek devlet, tek vatan, tek bayrak, tek millet'' dedi, çok konuşulan ''yerli ve milli'' sözlerini de açıkladı.

 

Camimiz, kongre, merkezimiz herkesin kullanımına açıktır. Böylece ülkemize yakışır bir külliyeyi hizmetinize sunuyoruz. Sözlerimin hemen başında hac döneminde vinç kazası ve izdihamda hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Bayramda trafik kazalarında hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Maalesef terör bayramda da canımızı yakmaya devam etti. Güvenlik güçlerimizden hayatını kaybedenlere rahmet diliyor, yaralılarımıza acil şifa diliyorum.
 
Bakın şunu çok açık söyleyeyim ne yurt içinde ne yurt dışında şuanda güvenlik güçlerimiz operasyonlarına ara vermeksizin devam ediyor. Bu gece de sınır ötesinde sınır ötesi operasyonlarımız oldu. 30'un üzerinde terörist oralarda da öldürüldü. Burada durmayacağız, rehavet yok, devam edeceğiz. Bunların yurt içinde sözde şehitlikleri de varmış ya buralara koydukları o taziye evi altında mühimmat depoları var. O mühimmat depolarını falan da biz aynen onları da yerle yeksan ediyoruz. Çünkü burada esnafımızı çağırıp, onları orada haraca bağlayan, tehditle paraların alındığı herhalde bir çoğunuzun malumudur. Biz buna fırsat veremeyiz. Bir süre belki bunlar böyle devam edecekler ama biliniz ki bunlar son çırpınışlardır. İnşallah bunun da sonuna kadar giderek hesabını milletimiz adına, şehitlerimiz adına sormaya devam edeceğiz.
 
Teröre karşı tek ses
 
Bugün aramızda her yerden gelen muhtalarımız var. Bu salon birlikteliğimizin en somut örneğidir. Bayramdan önce Yenikapı'da göz kamaştırıcı, coşkulu bir miting yaparak, milyonlarca nefes teröre karşı tek ses demiştik. Bu mitinge bizzat katılanlar, televizyonları başında izleyen vatandaşlarıma da şükranlarımı sunuyorum. Terör örgütünün yoğun bir şekilde eylem yaptığı bölgelerde de vatandaşlarımız giderek daha yüksek sesle itirazlarını dile getirdiklerini biliyoruz. Umudunu terör örgütüne bağlamış olanların da yavaş yavaş hayalkırıklığına uğradığını görüyoruz. Devletimiz kararlı bir şekilde terör örgütünün üzerine gidiyor, gitmeye devam edecek. 
 
Türkiye kendisine uzanan her dost elini samimiyetle kavrayacak özgüvene sahip bir ülkedir. Ama bu devletin kendisine silah doğrultanları ülke içinde paralel yapılar kurmaya çalışanları da cürretlerine pişman edecek güce sahip olduğunu herkes çok iyi bilmelidir. Biz ülke yönetimini devraldığımızda tarihimizden ilham alarak insanı yaşat ki devlet yaşasın fikrini örnek aldık. 
 
Geçtiğimiz 12 yılda özgürlük ve güvenlik arasındaki dengeyi koruyarak, Türkiye'ye sınıf atlattık. Şu kısa süre içerisinde neredeyse 79 yıllık Cumhuriyet döneminde yapılan derslik kadar derslik yaptık. Artık üniversitesi olmayan vilayetimiz kalmadı. Niye? Dedik ki taa Muş'taki kardeşimiz üniversiteye gidebilmek için İstanbul'a, Ankara'ya gelmesin. Üniversite ayağına gelsin. Aynı şekilde hastanelerimiz. Şimdi Adıyaman'da, Hakkari'de hastane var. Bunların hiçbiri yoktu. Hava alanlarına varıncaya kadar hepsi var. Bu insanlar arasında ayrım gözetmediğimizin ifadesidir. Ama terör örgütü ayrımcılığın ta kendisini yapmak suretiyle Türkü Kürde, Kürdü Türke düşman etmenin gayretinde biz ise kardeş etmenin gayretindeyiz. Farkımız bu.
 
Ayrıma hiçbir zaman fırsat vermedik. Kim olursa olsun 78 milyonu kucakladık. Farkımız buydu. Ama onların böyle derdi yok. Onlar yatıyorlar kalkıyorlar Kürdün hakkını ben temsil ederim. Yok ya senin Kürt kardeşlerime getirdiğin bir şey yok. Bunlar benim Kürt kardeşimin istismarını yapıyorlar. Siz terör örgütünü arkasın alanlar hendek kazmaktan başka ne yaptınız bu ülkede? O kazdığınız hendekler Cizre'ye hizmet mi götürüyor? 
 
Beni de vatandaş seçti sizi de vatandaş seçti
 
Sizler, atanmış birer memur değilsiniz. Ben nasıl seçilmiş bir insansam sizler de seçilmiş birer muhtarsınız. Beni de vatandaş seçti sizi de vatandaş seçti. Seçilmiş atanmışla farkı var. Seçilmişler atanmışların önündedir. Buradan hareketle teröre karşı mücadeleyi beraber vereceğiz. Aksi takdirde bu teröristlere bu ülkeyi bırakamayız. 
 
Çözüm süreci olarak başlattığımız süreçte umudumuzu en yükseğe çıkardığımızda terör örgütü ve onun siyasi temsilcisi olan yapılanma bu işi istismar ettiler. Terörü tamamen bitirmek için başlattığımız süreci ümit verici bir noktaya getirdik. Ama Suriye başta olmak üzere bölgemizde yaşanan sorunlar ile siyasi muhattapların gerekli iradeyi ortaya koyamamaları terörü yeniden hortlattı. 
 
İdeolojisi gereği uyguladığı vahşete, aldığı desteğe rağmen terör örgütü bölgedeki vatandaşlarımızdan umduğu desteği bulamadı. İnşallah bulamayacak da. İşte bunun için terör örgütü güvenlik güçleri, kadın, çocuk, yaşlı demeden bölge insanımıza alçakça saldırıyor. Dün gördünüz, bir zırhlı aracı roket sıyırıyor bir eve gidiyor ve o evde de 9 yaşındaki bir yavru şehit oluyor, aile yaralanıyor. Bunun bedelini bunlara ödetmek zorundayız. Terör örgütü sadece insanlığın, ülkenin değil, Kürt kardeşlerimizin de düşmanıdır.
 
''Yerli ve milli açıklaması''
 
İstanbul'daki mitingimizde yerli ve milli olmanın üzerinde durmuştum. Bunun üzerine birileri yerli kimdir, millilik nedir gibi tartışmalar başlattı. Rahatsız olanlar oldu. Benim bölgede ve ülkemizin dört bir yanında yaşayan her vatandaşım gibi Türk kardeşlerim de Zaza kardeşlerim de yerlidir, millidir bu ülkenin öz evladıdır. 
 
Terör örgütü kendilerini nasıl gösterirlerse göstersinler yerli değillerdir, bu ülkenin bir parçası değildirler. Hangi adla olursa olsun ülkemize saldıranlar bu vatana ait değildir, isterse parlamentonun içinde olsun. İşte bakın Hamburg'ta toplantı yapıyorlar. Hamburg'taki toplantıda Türk bayrağı yok. Hani sizin bayrakla sorununuz yoktu? Sizin milletle de bayrakla da devletle de sorununuz var. Kimi aldatıyorsunuz? Canileri gizlemeye çalışanlar kimlikleri ne olursa olsun yerli de millli de olamazlar. Terör örgütüne dolaylı destek veren yayın organlarının sahipleri de bu tavırlarıyla yerli olmadıklarını gösteriyorlar. 
 
Son vatanımız Anadolu ve son devletimiz Türkiye'nin istikbali için çalışanlar yerlidir, millidir. Küresel sistemi bilmek tanımak, anlamak önemlidir ama asıl önemli olan bu birikimi kendi ülkeniz için kullanabiliyor olmaktır. Türküm diyebilirsin, bu senin hakkındır ama Türkçüyüm dersen ayrımcısın. Kürdüm dersen bu senin hakkındır ama Kürtçüyüm dersen ayrımcısın. Bizi yaradan Allah biz sizi kavimler hallinde yarattık diyor. Birbirinizle iyi anlaşasanız diye yarattık diyor. Üstünlük ırkla, kavimle değil Allah'a kim daha yakınsa o üstündür. 
 
Yerlilik ve millilik köken ötesi, meşrep ötesi, siyasi sınırlar ötesi her türlü farklılıklar ötesi bir tanımdır. Bunu idrak edemeyenler kardeşlik iklimi zehirliyorlar. Mesele siyasi mücadeleyse bundan hiç kaçmadım, kaçmam. Burada sözünü ettiğimiz konu ise ülkenin bekası mücadelesidir. 
 
Memleket meselesinin olduğu yerde 78 milyon tek vücut olabilmeliyiz. Aksi takdirde bize bu ülkeyi dar edenler. Halbuki bizim tarihimizden miras olarak aldığımız geniş bir sorumluluk alanımız var. Demokrasimizi, ekonomimizi, alt yapımızı sürekli daha ileriye taşımak zorundayız.
 
Teröristlerin cesetlerine sardıkları paçavra belli
 
Tek millet diyeceğiz. 78 milyon olarak biz tek milletiz. Tek bayrak diyeceğiz. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır. İkinci bir bayrak tanımıyoruz. Dedim ya o teröristlerin cesetlerine sardıkları paçavra belli. O özlemi duydukları kendilerine ait bayraklarıdır. Bir de diyor ki utanmadan sıkılmadan, 'bizim bayrakla sorunumuz yok.' Siz bu milleti aldatmak için bir iki kere bayrak sallamakla milleti kandıramazsınız. 7 Haziran'da bunu başardınız ama 1 Kasım'da inanıyorum ki benim milletim buna prim vermeyecek. 
 
Tabiki her şehit bizim için hüzün kaynağı oluyor ama unutmayalım ki kıyametin son anına kadar şehitler devam edecek. O inanmayanlar bizi ilgilendirmez Bizim yüce rabbimiz ne buyuruyor? Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler ama siz anlayamazsınız. Kıyametin son anına kadar kıyametler gelecek mi? Gelecek. Şehitlik sadece bizim dinimizde var. Öyle sözde şehitliklerle şehitlik olmuyor. Oralardaki taziye evleri mühimmat deposudur, içeride teröristlerin resimleri vardır. 
 
Tek vatan
 
Bunları bilelim, bunları görelim ve adımlarımızı ona göre atalım. Onun için üç tek vatan diyeceğiz. 780 bin kareyle tek vatan. Hani onların belli yerleri güya operasyonlarla ele geçirme gayretleri var ya oralar bedelini çok ağır ödeyecekleri operasyon merkezleridir, bunu bilsinler. Üzerine üzerine gideceğiz. Kesinlikle durmak yok. Bu vatan toprağında ameliyat yapılmasına izin vermeyeceğiz.
 
Ve dört, tek devlet diyeceğiz. Devlet içinde devlet olmaz. Adı ne olursa olsun kesinlikle göz yummayacağız. Memleketimize, ülkemize sahip çıkma günüdür. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'ye sahip çıkma mücadelesini vermek benim en başta gelen görevimdir. Eğe ben bu görevi layıkıyla yerine getirmezsem Sarıkamış ruhlarını, beni dünyaya getiren, büyüten babamın,annemin ve tüm ecdadımın üzerindeki haklarıne halel getirmiş olurum. Görevimi hakkıyla yapmazsam kendi evlatlarım başta olmak üzere yeni nesillere karşı görevimi yapmamış olurum.
 
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadeleyi vermeye devam edeceğim. Ne zaman ki milletim bana tamam der, o zaman bu bayrağı milletimin takdir ettiği kişiye, ekibe verip kenara çekilirim. O zamana kadar kimse kusura bakmasın, durmayacağım, susmayacağım, çalışacağım. Cumhurbaşkanı hiçbir şeye karışmasın demek, Cumhurbaşkanı görevini yapmasın demektir. Herkesin bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı var, şüphesiz o hesabı görmek de Allah'a aittir. 
 
Tüzüklerle, manşetlerle çarpışarak büyüdüysek bugün de terör örgütüyle mücadele ederek yine manşetlerle çarpışarak yolumuza devam edeceğiz. 
 
Unutmayın, kaderinin üstündeki kader her şeyi planlıyor. Kuddüs olan sadece Allah'tır. Biz kullar olarak bunların hepsi de mümkündür, hata da yaparız ama unutmayın bu hatadan dönmektir aslolan. Sorumluluk üstlendiğimiz tüm görevlerimizle böyle davrandık. Gerektiğinde özeleştiri yapmaktan çekinmedik. Milletimizle aramızdaki saygının gereği olarak gördüm, böyle davrandım. 
 
Paralel devlet adı altındaki örgütün yüzünü göremedik
 
Geçmişte paralel yapı adı verilen örgütün gerçek yüzünü göremediğimizi bunun içinde gereken tedbirleri almakta geç kaldığımızı açıkça ifade ettim. Yine siyasette, bürokraside, sivil toplum faaliyetlerinde birlikte hareket ettiğimiz çeşitli isimlerle daha sonra yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Aynı şekilde çözüm sürecinde de terör örgütüne müzahir siyasi partiye ve siyasi parti olmanın ötesinde bir çok STK'larla bu tür yapılara hüsniyetle yaklaştık. Bizim amacımız terör sebebiyle dökülen kanı tamamen ortadan kaldırmak, ortak geçmişe dayalı olarak huzuru hakim kılmaktı. Bunda samimiydik. Maalesef, demokrasi ve özgürlükler art niyetlilerin elinde istismara açık hale dönüşüyor. Bu süreçte terör örgütünün kötü niyetlerini hayata geçirmek için istismar ettiğini gördük. Kamu görevlilerinin gelişmeleri eksik veya yanlış değerlendirmesinin, bu konuda zafiyete yol açtığı anlaşılıyor. Terör meselesi ülkemizde yeni ortaya çıkmış bir mesele değildir. Bölgedeki sıkıntılar, cumhuriyet döneminde de sürekli nükseden sorunlardır. Biz bu meseleyi çözmek için gayret gösterdik. İlk fırsatta silaha sarıldılar. Bombalarla pusularla niyetlerini ortaya döktüler. Keşke çözüm süreci bizim istediğimiz şekilde sonuçlansaydı. Tek bir askerimizin vatandaşımızın canı yanmasaydı, kanı dökülmeseydi. 
 
Biz hala aynı yerdeyiz. Hiçbir güvenlik görevlimiz vatandaşımız tehlike altında olmasın istiyoruz. Ama üstümüze doğrultan silahlara sessiz kalamayız. Bakıyoruz birileri ısrarla çatışmaların başlamasını şahsıma ve hükümete fatura etmeye çalışıyor. Bu konudaki gayretimizin ve samimiyetimizin şahidi milletimdir. 
 
 Yaşanan çatışmalarla terör örgütünün eylemleriyle şahsım ve hükümetle ilişki kuran herkes terör örgütünün amacına hizmet ettiğini bilmelidir. Bu tür ifadelerin ne ülkeye, ne millete, ne de sorunun çözümüne bir faydası yoktur. Yanlış teşhis, yanlış tepkiye, yanlış tepki yanlış sonuçlara yol açar. 
 
 2 binin üzerinde terörist öldürüldü
 
Şu ana kadar 2 binin üzerinde teröristi içerde ve dışarda öldürmüş bulunuyoruz. Oralarda sivil halk olmadığı için harekat alanımız geniş.
 
Bugün ebediyete uğurladığımız Adana’daki polis kardeşlerime de Allah’tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Terör örgütünün buna benzer hassasiyeti yok. Çatışmalarda sivil kaybı oluşması için çaba gösteriyorlar.
 
Bayram günü bir aileyi, sırf kendileri gibi düşünmedikleri için evlerine saldıracak kadar gözleri dönmüş durumdalar.  Dağlara kaçırdıkları o Kürt yavrularımızın anneleri nasıl ağlıyor görüyorsunuz değil mi? Bunlar tehditle kaçırıldılar.
 
Medyaya çağrı
 
Gelin bu oyuna alet olmayın. Ey medya, bu oyuna alet olma. Erdoğan’a düşmanlığınız olabilir, ki bu düşmanlığınızı attığınız başlıklarda görüyorum. Ama bilesiniz ki siz ne kadar düşman olursanız olun, Rabbimin takdir ettiği ömrü hiçbir zaman azaltamayacaksınız. Ve bu mücadele azmimizi de hiçbir zaman yıldıramayacak, durduramayacaksınız. Ve bu oyunun kazananı asla siz olmayacaksınız. Bugün sizi kullananlar, tahrik edenler, öne sürenler yarın yüzünüze dahi bakmayacaklar.
 
Ve tabiİ ben bir Conrad meselesi anlatmıştım biliyorsunuz, bana söylediklerini anlatmıştım. Bunların hepsini inkar ediyor. O inkar etti, bütün kirli çamaşırları şimdi her taraftan piyasaya dökülmeye başladı mı? Her şeyleri. Bu ülkeyi, devleti nasıl soyup soğana çevirdiğine dair her şey dökülmeye başladı mı? Sen busun. Kimin bu ülkede dürüst, kimin dürüst olmadığına zaten bu millet şahittir. Tayyip Erdoğan, yalandan en fazla kaçınan insandır, ama siz bütün hayatınızı yalan üzerine inşa ettiniz. Şimdi de 'ben böyle demedim' diyorsunuz. Şimdi herkes çıkıyor, nerede ne yaptınız ortada.
 
Teröristleri ekranlara çıkarmak suretiyle, cici kız diye gösteren sizsiniz. Onlar için her türlü yolu meşru kılan sizsiniz. Ve iftira atmakta üzerinize zaten yok. Tayyip Erdoğan’a oradan mektup göndermene gerek yok. Senin o gönderdiğin mektupların kıymeti harbiyesi yok. Kimin nerede, niçin çalıştığı bellidir. Vatanı için çalışanlar da bellidir, kendi saltanatı için çalışanlar için bellidir. Şimdi biz diyoruz ki, milletime sesleniyorum. Gelin hep birlikte 1915’te Çanakkale’de 1920’de Büyük Millet Meclisi'nin açılışındaki inançla azimle, birlik ve beraberlik umuduyla 2023 hedeflerimize hep birlikte yürümeye devam edelim.
 
Muhtarımızın dediği panzerlerin üzerine çıkan milletvekilleri, İstanbul’da Bezmialem Valide Camimizin içindeki bira şişelerini bırakanlardan bahsediyor, öbür tarafta Güneydoğu’da camilerimizi havan topuyla yıkmaya çalışanlar, okullarımızı yıkmaya çalışanlar, hastanelerimizi yıkmaya çalışanlar bunların kimler olduğunu artık herkes biliyor. Bu muhtarlarımızın sorumluluğunu da artırıyor.
 
Diyorum ki 1 Kasım’da inşallah gelin çok önemli bir adımı hep birlikte atalım ve yeni bir dönemi, değişim, dönüşümü sağlayalım. 

Yayın Tarihi : 29.09.2015 : 14:32

Etiketler : cumhurbaşkanı    muhtarlar    toplantı    mesajlar    terör    olaylar   


Yorumlar

9821




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN