Sınırsız ve kesintisiz Internet Televizyonu, Güncel Haberler: Ben TV


Beyaz Balon, Çocuk Gelişiminde Fark Yaratıyor

Beyaz Balon, Çocuk Gelişiminde Fark Yaratıyor
Çocuk gelişimi ve çocuk yetiştirmek çok kolay gibi gözükse de aslında büyük bir meşakkat gerektiriyor. Bu özverinin sağlanması noktasında da veliler için Beyaz Balon Anaokulları güvenli bir liman görevi görüyor.

 

BURAK CİLASUN / BEN HABER

Eğitim yaşı artık ilkokul düzeyinin çok daha altına indiği günümüzde, başarılı nesiller yetiştirilmesinde odak nokta olarak anaokulları büyük bir önem kazanmış durumda. İzmir'deyse bunun en köklü kurumu olarak 27. yılını yaşayan Beyaz Balon Anaokulları öne çıkıyor. Eğitimin temelinde tam da merkezde bulunan bu kurumu ve çocuklara dair çok önemli bilgileri almak adına Beyaz Balon Anaokulları Kurucusu Nur Yaraş ile bir araya geldik.
 
Beyaz Balon Anaokulları hakkında kısa bir bilgi verir misiniz?
 
Toplumumuzun geleceğini oluşturan çocuklarımızın eğitime ilk adımını atması adına Beyaz Balon Anaokulları, Güzelyalı, Alsancak, Karşıyaka, Sahilevleri ve yeni açılan Bornova şubesiyle birlikte toplam 5 farklı noktada hizmet veriyor. Her biri alanında kendini kanıtlamış 100'e yakın öğretmenimiz var. 26. yılımızı geride bırakıp 27. yılımıza girdiğimiz şu günlerde oturmuş bir kadromuz olduğunu ve bu kadroyla gurur duyduğumu rahatlıkla söyleyebilirim. Doğan Cüceloğlu ve Haluk Yavuzer gibi çok önemli isimler de okulumuzun danışmanlığını yapıyor. Ayrıca okullarımız 27 yıllık olsa da içindeki her materyal, her yıl yenilenir. Çünkü biz çocukların hem sağlığını hem de mutluluğunu düşünmek zorundayız. Gün içinde öğretmenlerimiz bir elma resmi bile boyatıyorsa, bunun muhakkak bir anlamı vardır. 
 
 
Bugün anaokulları bir zorunluluk mu?
 
Kesinlikle bir zorunluluk. Bir çocuk doğduğu günden itibaren öğrenmeye başlar. Annesini görmeyi öğrenir, sütün tadını öğrenir, taklit eder, yürümeye başlar. 2,5 yaşına kadar çocuk hayatını sürdürmesi için zorunlu şeylerin önemli kısmını öğrenir. Bu yaştan sonraysa evde öğrenemeyeceği şeyler var. Bunların başında paylaşmak, dost olmak ve sosyal çevrede ayakta durmak geliyor. Çünkü çocuklarımız evlerinin prenses ve şehzadeleri olsalar da, gerçek hayat bu şekilde işlemiyor. Çocuklarımız hayatın içinde yer alan birer birey. 
 
Beyaz Balon'un diğer anaokullarından farkı nedir?
 
Beyaz Balon tam olarak çocuk odaklıdır. Bizim okullarımızda çocuklar çok kıymetlidir. Biz kolay kolay çocuklardan vazgeçmeyiz. Anaokulu evresinde otistik olduğu söylenen ama bizim ısrarla sadece fazla yaramaz ve dalgın olduğunu söylediğimiz bir çocuğumuz şimdi burslu bir üniversite öğrencisi. Beyaz Balon çocuklar için çok fazla seçenek sunar. 20'nin üstünde branş dersi vardır. Çocuklar haftanın bir günü muhakkak inceleme gezisine çıkarlar. Bu geziler bazen çevredeki dükkanların incelenmesidir ama çocuklar için çevreyi tanımak çok önemlidir. Çünkü bugün çocuklar apartmanlarının altındaki dükkanları bile tanımadan büyüyorlar.  Çocuklar sürekli öğrenirler. Hafızaları büyük bir depo gibidir ve Beyaz Balon o depoyu doğru şekilde doldurur. Herhangi bir ilkokula gittiğinizde o sınıfa Beyaz Balon'dan gelen bir çocuk varsa, onu mutlaka fark edersiniz.
 
Öğretmen seçiminizi nasıl yapıyorsunuz?
 
Öğretmenlerimiz kesinlikle alan eğitimi alan arkadaşlarımızdan oluşuyorlar ama daha da önemlisi 3 yıl boyunca staja tabi tutuyoruz. Her yaz eğitimci arkadaşlarımızı daha iyiye gitmek için kampa alıyoruz.
 
Anaokuluna giden ve gitmeyen çocuklar arasında ne gibi farklar var?
 
Bilişsel gelişim açısından çok ciddi farklar ortaya çıkar. Anaokulu eğitimi alan çocuk, matematik ve Türkçe'ye giriş yapmıştır, özgüveni gelişmiştir. Anaokulunun 4 yaşından itibaren şart olduğunu düşünüyorum.
 
 
Fiziki gelişim anlamında anaokulu, çocuklara ne kazandırır?
 
Çocuklarımız eskiden sokağa çıkıp, arkadaşlarıyla oynarken gelişim sağlarlardı. Bugün ise apartman dairelerinde büyüyen çocuklar için bunu söylemek mümkün değil. Çocuklarımızın kas gelişimini sağlamak için spor olarak onlara ilk dengeyi öğretiyoruz. Bu da onların büyük kaslarının gelişimini sağlıyor. Ayrıca küçük kaslar da önemli. Bakın ilkokul 1. sınıfa giden çocuk 2 satır yazı yazdığında yorulduğunu söylüyorsa onu ayıplamayın. Muhtemelen küçük kasları gelişmediği için gerçekten yorulmuştur. Küçük kasları da başta lego ve oyun hamuru olmak üzere çeşitli parmak çalıştırıcı oyuncaklarla sağlıyoruz.  Çocuklar oyun hamurlarıyla ve legolarla her şeyi yapabilir, bu ölçüde kasları çalışırken hayal güçlerini geliştirebilir.
 
“Çocuklarınızla zaman geçirin”
 
Velilerden çocukların gelişimine dair beklentiniz neler?
 
Bugün artık aileler tek çocuğa yöneldi. Çalışan anne ve babalar çocuklarıyla ilgilenemiyor. Bunu bastırmak için de onları pahalı hediyelere boğuyorlar. Bunu yapmamalılar. Çocuk için oyuncağın maddi karşılığından çok, anne ve babayla geçirdiği zaman önemli. Birçok anne, “Çocuğuma en güzel oyuncakları alıyorum, 5 dakika oynayıp bırakıyor.” diyorlar. Doğrudur. Çocuklar bebek ya da ayıcıklarla uzun süre meşgul olamazlar. Parayla oyuncağın alakası yok. Çocuklara “Hadi yap, ben de sonra bakacağım.” demek yerine mutlaka onlarla vakit geçirmek lazım. Velilerden, hatta bunun da ötesinde anne ve babalardan beklentimiz, çocuklarına 1 saat dahi olsa vakit ayırmaları ve onlarla oyun oynamaları.
 
“Yarım saatten fazla televizyon izletmeyin”
 
Çocuklar ne kadar televizyon izlemeli?
 
Öncelikle aileler küçük yaştaki çocuklarına gelişigüzel televizyon izletmemeli. Çocuk programlarının dahi belli bir yaş aralığı var. Her çocuk her çizgi filmi izlememeli. Hatırlayacaksınız geçmiş yıllarda kendi yaş grubunun üstünde çizgi filmler izleyip balkondan atlayan, kendine zarar veren çocuklar vardı. Mutlaka uygun yaş grubuna ait çizgi filmler seçilirken, çocuğun günlük televizyon izleme süresi de maksimum yarım saatle sınırlandırılmalıdır. Aksi durumda çocuğun zeka gelişimine çok büyük zarar vermiş olur ve ruhsal zedelenmelere sebebiyet verebiliriz. 
 
“Çocuğunuzu fazla korumacı yetiştirmeyin”
 
Çocuklarımızı korkuyla mı yetiştiriyoruz?
 
Özellikle anneler, çocuklarını fazla korumacı yetiştiriyor. Bakın 2 kez başka bir çocuğun vurduğu herhangi bir çocuk, 3. kez kendisine vurulmasına izin vermez ama anne araya girerse hep annesini bekler. 8 yaşına gelmiş olmasına rağmen ayakkabı bağcıkları anneleri tarafından bağlanan çocuklar var. Çocuklarımızı elbette koruyacağız, üniversite çağına kadar koruyacağız ama öne atılarak değil, elimiz uzakta duracak şekilde koruyacağız.
 
“Çocuklarınızı tabletlerden uzak tutun”
 
“Sürekli gelişen teknolojiyle çocuklarımızın ilişkisi nasıl olmalı?” sorusunu karşısında Nur Yaraş'ın verdiği bilgiler, tüm ailelerin muhakkak bilmesi gereken bilgileri içeriyor. Yaraş, “Çocuklarınızı ilkokula kadar teknolojiden uzak tutun.” uyarısını yaparken oldukça dikkat çekici ifadeler kullandı.
 
“Anaokulu çağındaki çocukların akıllı tahta, akıllı telefon ve tablet yerine oynayarak öğrenmelerinin ve bu şekilde kaslarını çalıştırmalarının çok daha doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü tabletle eğitim, çocukların yaratıcı güçlerini engelleyen bir eğitim şeklidir. 1,5 yaşındaki çocuklar, çatal tutamıyor, kendi yemeğini yiyemiyor ve sularını içemiyorlar ama tablet kullanabiliyorlar. Bunun nedeni de çok zeki olmaları değil, tablet kullanmanın çok kolay olması. Renkleri, görüntüleri çok hızlı değiştiren tablet yerine daha farklı eğitim araçlarını kullanmamız gerekiyor. Bu yaştaki çocukların kas gelişimine çok önem gösteriyoruz. Bilişsel gelişimleri için de çok farklı oyunlar ortaya koyuyoruz. Beyaz Balon'da biz bine yakın materyal kullanıyoruz. Örneğin sadece farklı renkli iplerle çocuğun dünyasını değiştirebilirsiniz. O iplerle kümeler yapabilir, kümelerin içine hayvanları koyabilir,  kümeleri bölebilir, onları birleştirebilirsiniz. Bunları yaparken çocuğun hayal dünyasının ve zekasının gelişimine büyük katkı sağlamış olursunuz. Eğitimde oyuncak çok önemlidir çünkü çocuklar oyuncakla hayal kurar. Yine de oyunların grupça oynanması çok daha doğrudur. Örneğin evcilik oynayan çocuk, kendini ebeveynlerinin yerine koyup, onları taklit ederken, anne ve babasının sorumluluklarını da öğrenir. Evcilik gibi yüzlerce oyun yaratabilirsiniz. Bunların teknolojiyle de hiçbir ilgisi yoktur. Teknolojiyi işin içine koyarsanız, çocuklarımızın hayal güçleri sınırlanır. 6 yaşa kadar çocukların ilgileri olmamalı. Veliler de kesinlikle çocuklarının geri kalacağı endişesine kapılmamalı. Dün teknolojiyi bilmeyen çocuklar, bugün ilkokul 2. sınıfa giderken basit barkot programı yazabiliyorlar. Teknoloji, çocuklarımızın hayallerine sınır koyuyor.
 

Yayın Tarihi : 28.09.2015 : 11:46

Etiketler : haber    haberler    beyaz balon    anaokulu    takev    eğitim    çocuk    öğrenci    nur yaraş    kurucu    okul    ben haber    burak cilasun    ben tv    kanalben       


Yorumlar

6002




GÜNÜN MANŞETLERİ


VİDEO HABERLER




YAZARLAR



BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN