Güven...

İnsanın en temel ihtiyaçlarından birisidir güven. Nasıl başlar? Nasıl gelişir? İşte burası önemlidir. En çok sorulan sorular, ne kadar güvenmek gerekir? Yüzde yüz güven olur mu? diye ifade edilenlerdir. Şöyle bir düşünelim – en zorlandığımız şey ama olsun deneyelim- en çok kimlere güveniyoruz. Bu sorunun yanıtı “anne” oluyor genellikle ki, istisnalar kaideyi bozmaz bilirsiniz. Anneler niye en güvenilir kişiler oluyor diye baktığımızda, doğumdan hatta daha öncesinden beri bizimle birlikteler çünkü. Fiziksel birliktelik yeterli midir? Elbette ki hayır. İhtiyaçlarımızı karşılar, bize şefkatli davranırlar. En önemlisi, ne yaparsak yapalım bizi sevmeye devem ederler. Bütün bunlarda bir miktar istikrar var tabii ki… Sonra annemiz derdimizi dinler, bize akıl verir, yön verir, kimsenin vermediği kadar hak verir bize…

Böylelikle büyür gideriz. Ama insan içine karıştığımız zamanlarda, yani anaokulu ilkokul yıllarında güveni sorgulamaya başlarız. Hangi arkadaşımıza güveniriz hangisi arkamızdan vurur, kime sır söyleyebiliriz, kiminle dertleşebiliriz. Bazen de güvendiğimiz dağlara kar yağar, kimseyle ilişki kurmamayı tercih ederiz. Böylelikle kendimize olan güveni de kaybederiz. Sevilen değer verilen bir insan olmadığımızı düşünmeye başlarız. Böyle düşünmeye devam ettikçe insanlardan uzaklaşırız. Bahanemizde hazırdır” ben zaten yalnızlığı tercih ederim.” der kendimizi kandırırız. Güvenilecek hiç kimsenin olmadığına inanırız. Elbette nedenlerimiz vardır…

Güven emek gerektiren, çok zor kazanılan bir duygu olmakla birlikte, çok çabuk da kaybedilen bir duygudur. İlişkilerimizde kafamız karışık olduğunda, yani kime nasıl güveneceğimizi sorgulamaya başladığımızda, ilk değerlendirmeyi kişilerin davranışlarına bakarak yapmak, genellikle en güvenilir sonuca götürür bizleri. Davranışlarında tutarlı, söyledikleri ile yaptıkları birbiri ile uyumlu, herkese aynı kurallarla yaklaşan, kişi ya da kişileri kayırmayan, objektif ve adil olabilen, insanların bireysel yaşantılarına saygılı, nazik olabilen, hoşgörü ve sevgiyi yaşatmaya çalışan, bölmeden, parçalamadan, kırıp yok etmeden ilişkileri yönetebilen, vefalı olabilen, ilk zorlukta yol arkadaşını yarı yolda bırakmayan, bunun gibi özellikleri olan insanlar çoğunlukla, güven veren insanlar olarak nitelendirilirler. Şimdi bu kadar becerisi olan var mı etrafımda diye durup tartıyoruz. Bakıyoruz annemiz bile sınavdan belki zor geçiyor… Biz ne kadar güven veriyoruz etrafımızdakilere diye sormuyoruz pek tabii ki… Herkes diğerini eleştirme çabasına giriveriyor, konu güven olunca.

En çok da az gelişmiş toplumlarda güven sorunu yaşanıyor nedense… Gelişmiş bir toplumda bireyler herkesin hakkını koruyabilecek, bireylerin güvende hissedecekleri sistemleri oturtmuşlar çünkü. İnsanlar kim olursa olsun, gelişmiş bir toplumda korunup, kollanacağını, destekleneceğini bilerek yaşıyor, tıpkı anne kucağı gibi. Kurallara uyulmadığında kim olduğuna bakılmaksızın aynı cezayı alıyorlar ki, haksızlık olmasın ve herkes güvende hissetsin kendini diye. Böyle bir sistemde yetişen kişi yalan söyleme ihtiyacı hissetmiyor, hakkının kendisinin yapacağından daha fazla korunacağına inanıyor ve kendisini geliştirebilecek başka uğraşlara yönelebiliyor. Sanatla, sporla daha fazla uğraşabiliyor örneğin. Evine huzurla gidip, objektif bir şekilde yayınlanan haberleri izleyebiliyor. Güven içinde kendisinden farklı düşünen komşusu ile çay içebiliyor. Kimse birbirine farklı fikirleri olduğu için düşmanlaştırılmıyor. Değersiz hissettirilmiyor, önemsizleştirilmiyor. Güven bu gibi gelişmiş ülkelerde insanlara devlet tarafından bir anne özeni ile istikrarlı adil bir sistemle sunuluyor. Bu sistemin adına da hukuk sistemi deniliyor. O yüzden gelişmiş ülkelere gönderiyor ebeveynler çocuklarını oralarda yetişsinler diye… Hukukun üstünlüğü olan ülkeler güvenli olur diye… Güven anlayacağınız emek gerektiren bir duygu… Ancak tümden gelimli olarak emek gerekiyor. Sistem, toplum, aile, birey… Özgüvenli olabilmek, birbirimize güvenebildiğimiz ilişkiler kurabilmek için ihtiyaç duyduğumuz şeyler belli. Sıra emek vermekte… Emeklerin karşılığını alabildiğimiz güvenli ve güzel günlere …

YORUM EKLE
YORUMLAR
Serap Şenay Karslıoğlu
Serap Şenay Karslıoğlu - 2 hafta Önce

Harika bir yazı olmuş yine..

Şükrü bas
Şükrü bas - 2 hafta Önce

Allah adalet le hukmedenleri adaleti ayakta tutanlar i sever

Eda baş ozdemir
Eda baş ozdemir - 2 hafta Önce

Güvenebilmek. ... Sadece Yaradana ve iyi yürekli işler yapan insanlara......