Turizmciler 'gizli bir panik' içinde

Türkiye’nin ekonomik yapı taşlarından en önemlisi olan turizm sektörü, korona virüs salgını nedeniyle zor günler geçiriyor. ÇEŞTOB Başkanı Yakup Demir, şu an beklemede olduklarını ifade ederek; gizli bir panik içinde olduklarını ifade etti.

Turizmciler 'gizli bir panik' içinde

CANSU TEMİR AKSU / BEN TV

Dünyayı kasıp kavuran ve binlerce kişinin ölümüne neden olan korona virüs salgınına karşı Türkiye’de de ciddi tedbirler alınmaya devam ederken, bu salgın ve yarattığı ekonomik koşuldan en çok etkilenen sektör şüphesiz ki turizm sektörü oldu.

Önünü göremeyen ve yaşanan ekonomik kayıptan muzdarip olan sektörde, şu anda rezervasyonlarda yüzde 90’lık bir kaybın yaşandığı ifade ediliyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, 11 Mart'ta Türkiye'deki ilk korona virüs vakasının görülmesinin ardından yapılan toplantı sonrası yaptığı; “Turizm hareketliliğini cezbettirmek yerine geçen yıla kıyasla daha az turistin gelmesini sağlamak daha iyi. Mart sonu yaz sezonu başlangıcı. Biz bunu otelcilere birlikleriyle de konuştuk sezon başlangıcını mart sonu değil nisan sonu planlamalarını öneriyoruz." Açıklaması da sektör bazında endişe yarattı.

ÇEŞTOB Başkanı Yakup Demir, konuyla ilgili Ben TV’ye yaptığı değerlendirmede, alınabilecek olası önlemleri ve sektörün bu yıl içindeki gidişatına yönelik açıklamalarda bulundu.

İşte Demir’in açıklamaları:

GİZLİ PANİK İÇİNDEYİZ

En çok darbeyi alan turizm sektörü ama onun peşine takılanlar da var. Turizm bir lokomotif ve peşinde 50 60 tane de sektör var. O lokomotif şu anda durdu, haliyle vagonlarda durdu. Anlayacağınız her şey durdu. Bizde ne yapacağımızı bilmiyoruz. Gizli panik içindeyiz.

BİZ EVDE DURANA DEĞİL, DIŞARI ÇIKANA HİZMET EDİYORUZ

Dünya bu virüse hazırlıksız yakalandı. Kimse plan yapamadı. Bunun geleceğini, bu şekilde etkili olacağını belki de yıllar önce bilseydik, bizde turizmin kriz döneminde nasıl ilerleyebileceğini bilirdik. Sokağa çıkmadan hiçbir şey olmuyor. İnsanlar sokakta olunca, hareket halinde bir şey oluyor. İnsanlara evinde dur dediğinizde, bizde konaklama sektörü olarak evde durana değil dışarı çıkana hizmet ediyoruz. Dolayısıyla, bu sektörü bu şekilde bir noktaya götürmek çok zor. Sadece biz değil, 60’a yakın sektörden bahsediyorum. Biz durunca herkes durdu. İnsan hareketinin olduğu her yerde biz varız. Zor bir dönem.

ÜLKEMİZ CİDDİ BİR ZAMAN VE PARA KAYBINDA

Ben turizm profesyoneliyim, ben de bir haftadır düşünüyorum ‘Ne yapayım, nasıl bir yol izleyelim’ diye. İnanın aklıma hiçbir şey gelmiyor. Plan yapamıyordun. Şu anda ülkemiz ciddi bir zaman ve para kaybında. Ama sabrımız sanırım 3 hafta, Cumhurbaşkanının dediği gibi. Bu 3 hafta bittikten sonra hala ‘Evde kal’ denirse, bir şey diyemeyeceğiz ama virüsten daha etkili olur evde kalmanın dışarıya yansıması.

İPTAL OLMAYAN REZERVASYON KALMADI

Türkiye’nin iç pazardaki en büyük tur operatörünün satış müdürü ile görüştüm. Bugün şu dakikada kaç kişi aramıştır call center’ı diye sordum. Ki günde yaklaşık 10-12 bin kişi arıyordu. ‘Şu anda 8 kişi aramış görünüyor’ dedi. Şu anda iptal olmayan rezervasyon kalmadı.

KAPKARA BULUTLARIN İÇİNDEYİZ

Otellerin açılış dönemi, insanlar ciddi bir biçimde masraf etti. Kredi aldı, acentelerden çek aldı. Gerçekten önü kapalı bir durum. Kapkara bulutların içindeyiz, bizde gözümüzü kapattık bekliyoruz ‘Acaba ne yaparız’ diye.

BEKLEYİP-GÖRME POLİTİKASI İZLENİYOR

Turizm Bakanımızın açıklaması, ilk hafta açıklamasıydı. Ki biliyorsunuz Türkiye’de 24 saat çok geç olmaya başladı. Sanırım Bakanımız bugün bir şey söylemez. Şu anda bir açıklama beklemiyoruz. Bekleyip-görme politikası izleniyor herkes tarafından.

BU SENE TURİZM SEZONU KAPANDI DİYORLAR

Biz geçen senenin yüzde 50’sine de razıyız. Bu tabii iyimser tablo. Kötümser tablolarda, bu sene turizm sezonu kapandı deniyor. Türkiye’nin en büyük geliri turizmden ve 40 milyar dolar bu gelir. Geleceğimizde ne var çok göremiyorum.

15 NİSAN’DAN SONRASINI DAHA OLUMLU GÖRÜYORUM

Önümüzdeki birkaç gün içinde vaka sayıları azalmaya başlar, ölüm oranları da buna entegre biçimde azalmaya başlar, havalar da zaten yaz moduna geçti. ‘Evinize kapanın’ı çok anlamış değilim ama bizim halkımız ‘dışarı çıkın’ desek top oynamaya çıkar. Hani böyle dağda, taşta, deniz kenarında birbirlerine olan sosyal mesafeyi koruyarak gezinseler, düzenli bir dışarı çıkma olsa en güzeli olur diye düşünüyorum. Halkı da psikolojik olumsuzluklardan bertaraf etmiş oluruz diye düşünüyorum. Bilim Kurulu’nun daha insanların birbirine yaklaşmadan yapabilecekleri birtakım yollar gösterse daha iyi olur kanaatindeyim. Ama 15 Nisan’dan sonrasını daha olumlu görüyorum.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER