Tarihi Çarşı, 88. İzmir Enternasyonel Fuarı'nda kurulacak: Kemeraltı Sokağı

Hamdi Türkmen yazdı...

Tarihi Çarşı, 88. İzmir Enternasyonel Fuarı'nda kurulacak: Kemeraltı Sokağı

İzmir Enternasyonel Fuarı bu yıl 88. kez kapılarını, çok çarpıcı bir o kadar da ilginç ve herkesin ilgisini çekecek bir yenilikle açacak.

Kemeraltı Sokağı...

Gerçekten olağanüstü bir yenilik olarak tanımlanacak proje, TARKEM; İzmir Tarihi Kent Merkezi'ni yaşayanları yerinde koruyarak, katılımcı yönetim anlayışıyla, kamu-özel sektör işbirliği içinde kalkındırmak amacıyla kurulmuş olan bu yapı tarafından hayata geçirilecek.

TARKEM'i biliyor musunuz ya da duydunuz mu bilemiyorum?

TARKEM, Kemeraltı'ndaki ticari hayatı canlandırmak, bölge esnafının kendini tanıtmasına yardımcı olmak amacıyla kurulmuş bir yapıdır.

Başında, İzmir'in yetiştirdiği çok önemli bir iş insanı Uğur Yüce var.

Uğur Yüce'ye başta Kemeraltı, sonrasında İzmir, böylesine zorlu bir girişime önderlik ettiği için minnettar kalacaktır.

Dünyanın en büyük açık hava çarşısı olan tarihi Kemeraltı, AVM kültürüne yenik düşüp yok olmak üzereyken, bir "kurtarıcı"; ki ben "Süpermen"e benzetirim, TARKEM ile Kemeraltı için, "yine-yeniden" demesi büyük fedakarlıktır.

Yüce, uzun süredir Kemeraltı'nın değerlerini ve tarihi çarşıyı ön plana çıkarıp, yeniden eski marka değerine kavuşturmak için uğraş veriyor.

İzmir Enternasyonel Fuarı'nda bu yıl ki Kemeraltı Sokağı Projesi bunun bir karşılığıdır.

Biraz bilgilendireyim:

Fuarımız, 88. kez kapılarını açacak.

Geçen yıl 1.4 milyon ziyaretçi ağırladı.

6-15 Eylül 2019 tarihleri arasında açık kalacak.

Kemeraltı Sokağı Projesi ile, İzmir'in en köklü etkinliği olan İEF ile İzmir'in kalbi olan Kemeraltı'nın buluştuğu nostaljik bir alan oluşturulacak.

Kemeraltı Sokağı'nda çarşının dünü, bugünü ve yarını canlandırılacak.

Kemeraltı Sokağı'nda "Neler Olacak?" derseniz...

Kemeraltı Lezzetleri, Kemeraltı Zanaatkarları, Kemeraltı Markaları, Kemeraltı Projeleri ve çeşitli etkinlikler izleyeceğiz.

Kemeraltı Lezzetleri:

Şambali-Esnaf Lokantaları-Şerbet-Dibek Kahvesi-Söğüş-Ezme-Börek-Turşu ve Kuruyemiş...

Kemeraltı Zanaatkarları:

Demirci-Bıçakçı-Sepetçi-Keçeci-Fıçıcı-Ahşap Ustası-Gümüşçü-Minyatür Ustası-Derici ve Seramikçi...

Kemeraltı Markaları:

Altın Damlası Kolonyası-Eczacıbaşı-Özsüt-Bolulu Hasan Usta-Dyo-Dalan-Nevzat Onay, bunlardan sadece bir kaçı...

Xxx

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tarihi Kemeraltı Çarşısı ve TARKEM'in bu projesine, yani Fuar etkinliğine büyük önem veriyor.

Çünkü Başkan Soyer, İzmir Kemeraltı'sız, Kemeraltı İzmir'siz olmaz diyor.

Bu nedenle de Uğur Yüce'nin, yani TARKEM'in neredeyse en büyük destekçilerinden biri.

Keza Başkan'ın eşi Neptün Hanım da öyle...

Neptün Hanım tam bir Kemeraltı hayranı...

Bu da yıllardan beri ilk kez tarihi çarşı için büyük bir şans...

Xxx

Etkinliklere gelince...

Kültürpark Hazine Avı-Söyleşiler-Atölye Çalışmaları-Gurme Etkinlikleri-İmza Günleri-Bilgi Yarışmaları-Sergiler-Sokak Müziği-Film Gösterimleri ve Fotoğraf Çekme Alanı...

Xxx

Kemeraltı Sokağı, Lozan ve Montrö kapılarının tam ortasında; ziyaretçilerin ana geçiş güzergahında iki kapının girişinden az ileride yer alan Uzun Havuz alanında kurulacak.

Standlarda esnaflar, ürünlerini satabilecekler.

Tekrar ediyorum; mükemmel bir proje ve yenilik.

88. İzmir Enternasyonel Fuarı'nı ve 6 Eylül'ü; sırf Kemeraltı Sokağı'nı gezmek, çocukluğumun-gençliğimin Kemeraltı anılarını canlandırmak için iple çekiyorum.

İyi ki varsın Başkan Soyer, iyi ki varsın TARKEM, iyi ki varsın Uğur Yüce...

Xxx

Kemeraltı benim için çok önemli bir mekandır.

Bayılırım; alışveriş ve gezmeyi çok severim...

Çocukluğumun geçtiği bir çarşıdır.

"Nerede O eski Kemeraltı?" yazısını, Kemeraltı Sokağı'nın şerefine tekrar okumanızı rica ediyorum:

Xxx

Rahmetli babamın işyeri, Meserret Kahvehanesi'nin havuzlu avlusuna bakan 10-12 metrekarelik küçücük dükkanlardan biriydi.

Bu nedenle 6-7 yaşlarımdan itibaren neredeyse haftanın üç-dört günü Kemeraltı'na indiğim olurdu.

Babam iş için yazıhanesini kapatıp dışarıda olduğunda üzülmez, aksine sevinirdim.

O günün Kemeraltı'nı baştan sona arşınlamak çocukluğumda ve sonrasında gençliğimde büyük bir mutluluktu.

Yine böyle bir günün özetini paylaşmak istiyorum.

Tek dileğim ise, Kemeraltı'nın; bu dünyanın en büyük açık hava AVM'sinin eski günlerine kavuşması, kavuşturulmasıdır...

Xxx

Alsancak Talatpaşa'ya giden çifteli troleybüsten Konak ta indim, Ankara Palas'ın altındaki Çin Çin'de Sezen Abiye selam verip, Nedim Pelin kunduranın vitrinine baktım.

Ali Galip şekerlemeyi geçince Os-Ka pasajının önünde duran benzinci Kör Hafızdan vapur modeli babamın Ibelo çakmağının demir deposuna gaz doldurdum.

Konak Sineması'nda Doktor Jivago afişleri vardı.

Nazan terliğin vitrininde tüllü bayan terliklerine baktım, pasaja girdiğimde ise, Cim Bom Bonmarşe'nin vitrinine bakmadan edemezdim.

Ehram Mağazası'nın ve Hasan yazan mağazanın vitrininde ise polo yaka Neyir ve Çift Geyik marka kazaklar vardı babamın giydiği.

Xxx

Birinci Bey'lerde Ekmekçibaşı ve Baduç Meyhanesi saat erken olduğu için kapalıydı ama, anason kokusu geceden kalmıştı.

Karşı duvarda eski kitap satan bir sergide yaşlı babası ile iri yarı oğlu vardı, çizgi kitaplar yanında tezgah altından Playboy da satıyordu, romanların yanında.

Sağdaki İkinci Beyler Sokağı'nın köşesinde karadut - limon şerbeti satan meşhur şerbetçiden meyve kokusu yayılıyordu.

Sokağa girerseniz Ezo Gelin adlı pide kebap ve çorba satan lokantada yemek yiyebilirdiniz.

Solda küçük bir pasajda Plakçı Bedri'nin dükkanı ve vitrinde TDK kasetlere mix kayıt yapılır yazısı.

Pikaptan yükselen vitrinde King Krımson'un Epitaph'ı çalıyordu.

İkinci Beyler Sokağı'ndan Şan Pasajına girişte, Becerik Optik; vitrinde yerli film yıldızlarının resimleri ve gözlük numuneleri dikkat çekerdi.

Pasajda Aydın Kitabevi ve Butik Necmi en popüler dükkanlardı.

İstanbul'dan gelen erkek Angora kazak ve jeanler satılırdı Necmide.

Pasajdan çıkınca Barçın'ın spor mağazasının yanında meşhur Menemenci Atom Ali...

Kemeraltı'na devam ederseniz Yeni Şükran Oteli ve lokantası, Veysel Çıkmazı'nda ise Halikarnas Balıkçısı'nın da gittiği, Karadeniz ve Ferit Baba'nın Teknal Lokantası.

Meserret Han'ın karşısında Kemeraltı Karakolu, Çobanoğlu plakta ise vitrinde duran Ferdi Özbeğen'in albümünden; Selda'nın "Ah o günler mazide kaldı hep" şarkısı çalıyordu.

Göztepe'nin efsane kalecisi Ali'nin ayakkabıcı mağazasının önünde durmadan edemezdim.

Hayran hayran, "acaba ben de bir gün bu ayakkabılardan giyebilecek miyim?" diye dalar giderdim.

Çünkü rahmetli babam hastaydı ve mali durumumuz kötüleşmişti.

O yüzden rahmetli annem bana ve kardeşime, Kemeraltı Karakolu'nun karşısında cami duvarında asılı sergilenen işportacıdan ayakkabılarımızı alırdı.

Köşede İstanbul Bankası'ndan sağa dönünce Sema Sineması balkonsuz kırmızı koltukları ile dikkat çekerdi.

Sağ tarafında spor malzemeleri satan dükkan, solda ise büyük bir kırtasiyeci vardı, vitrinine bakmaktan büyük zevk alırdım.

Xxx

Salepçioğlu'nda Miş Miş te oturup çay içmeye bayılırdım. Ama çok az bu keyfi yaşayabildim; çünkü harçlığım yetmezdi.

Cebimdekini de Sefer Usta'nın kazandibine ayırırdım. Karnım aç da olsa yemeden geçmezdim. O zamanlar şekerim de yoktu nasılsa...

Havuzlubey Pasajı'nda pul satan bir kadının işlettiği dükkan çok ilgimi çekerdi. Yıllar boyu, o renkli yabancı pullar gerçek mi yoksa sahte mi anlayamadım.

Karşıdaki belki de çarşın en yüzü gülmez esnafı olan pilci Recep vardı; Bereç marka piller satıyordu.

Xxx

Başdurak Cami'nin altındaki pasajın içindeki Ahçı Murat'ın dükkanında fırında pişmiş kuzu beyni spesiyaldi.

Nasılsa daha kolesterolüm de yoktu veya kadınbudu bir kaşık kuru fasulye bir kaşık pilavla bezelyeden oluşan karışık menüyü Ahçı tabağında yemeye bayılırdım.

Abacıoğlu Han restore edilmemişti daha. Köşesindeki Damlapınar'a baktım; Dedem, "benim dükkanım" derdi.

Yok canım sahibi falan değildi ama tüm ev eşyalarını buradan alırdı, hatta bana da sünnet hediyesi Bisan bisikletimi oradan almıştı.

Dedemin Eşrefpaşa Lozan açık hava sinemasının alt çıkmaz sokağındaki evlerine gitmeye can atardım. Çünkü eve yeni çanta Phılıps pikap ve bir çanta dolusu 45'lik almıştı; Nilüfer'den Barış Manço'ya kadar, akşama kadar dinlerdim. Ta ki anneannem "yeter artık, kafam şişti" diyene kadar...

Havra Sokağı'na kalabalıkta ezilmemek için genellikle girmezdim ama, Kuyumcular Pasajı'nda Mustafa Karakaş'ın vitrinine bakmadan edemezdim.

Xxx

Artık mantoculara geldim sola kıvrılıp Şadırvan Cami'nin yanından tekrar sağ yapıp rahmetli Konak eski Belediye Başkanı Süha Baykal'ın çamaşır dükkanının vitrininde çeyizlik satenler, iç çamaşırlarını, hayran hayran seyrederdim. Tabi, karşısında Şık Ipek'te takım elbiselik kumaşları da....

Xxx

Hisar Cami'nin etrafında o yıllarda daha fincanda kahve pişmiyor. Daha içeride, avluda restore edilmemiş ama Bayciğit var, kahve-çay orada içilirdi.

Mennan'ın dondurmasının yanında, tavuk göğsü de muhteşemdi. Hele üzerine bir de kaymaklı sade dondurma koydurttunuz mu; yemeye doyum olmazdı.

Ünlü  Şambalici Amca da hemen karşısında. Bol tarçın ekilmiş şambali yemek hem Mennan'a göre daha ucuz hem de keyifliydi.

Kardıçalı Han'ın arka tarafında siyah bez torbalarda kara fırın çerezi satılırdı. Akşama siyah beyaz TV de "Kaçak" var, dizi karşısında iyi gider diye alırdım.

Xxx

Gümrük tarafındaki duraklara geçiyorum.

Pier Balık Hali'nin kokusu durağa kadar geliyor. Bu kez gelen Kahramanlar troleybüsüne binip sarı 25 kuruş uzatıyorum kibar biletçiye.

Her şey normal ama tam Karataş'taki virajda boynuzu çıkıyor troleybüsün.

Evimiz Asansör Durağı'nın dibinde sahilde; yani denize sıfır...

Durakta inecek var zilini çaldıran "ip"i çekmiyorum. Yola devam...

Xxx

Köşk Sineması'nda uzun kuyruk var "Umut" oynuyor Yılmaz Güney'in.

Vali Konağı'na gelince ipi çekiyorum inmek için.

Makbuş Kuaförün olduğu Şölen Apartmanı'nın önünde iniyorum. Çünkü, bir kaç ev sonrasında halam oturuyor.

O güzel kurabiyelerini yemek için can atıyorum...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Samim
Samim - 6 gün Önce

Hamdi kardeş yine formundasın
Harikasın hangi yollardı yazmışım.
1960 yıllar.Eskidikmi yoksa anılarmı?

Vida abravay
Vida abravay - 6 gün Önce

Çokk güzel ben kemeraltı hastasıyım daha bu güngittim oralarda büyüdüm

Seba  Uğurtan
Seba Uğurtan - 5 gün Önce

Muhteşem Kemeraltı ancak bu kadar güzel anlatılır.

SIRADAKİ HABER