Ne için yaşıyoruz?

Prof. Dr. Esra Engin yazdı...

Ne için yaşıyoruz?

Homo sapiens adı verilen ilk insan türünün yaklaşık 45.000 yıldır dünyada var olduğu, hatta daha eski tarihlere ait olduğu varsayılan neandertal insanına ait fosillerin bulunduğu da bilinmektedir. Bu eski insanlar neler yapabiliyordu diye bakıldığında; ateş yakabildikleri, avcılık yapabildikleri, hayvan derilerinden giysi yapabildikleri, kendilerine has bir konuşma biçimlerinin olduğu, ölüleri için gömü töreni, ya da ayine benzer törenler yaptıkları, mağaralarda yaşadıkları bilinmekte.  Cro-Magnon insanı genetik yapısının günümüze dek geldiği, bizlerin bu insan yapısına yatkınlığımız antropologlar tarafından aktarılan bilgiler.

Yıllardır tartışma konusudur, maymundan mı geldik? Ademle Havva’nın çocukları mıyız? diye. Ne önemi var ki, diye sormak gelir içimden hep. Neden mi? Bunun bir öneminin olmadığını, bizim insanoğlu olma halinden insanlığa evrimimiz konusundaki gelişimi daha önemli bulmuşumdur.

Biraz daha ayrıntılı değerlendirecek olursak, ilk insanların yaptıklarından aslında pek de farklı şeyler yapmadığımızı görürüz. Onlar av peşinde koşuyordu. Biz paranın peşinde koşuyoruz. Onlar hayatta kalmak için doğa ile savaşıyordu. Biz sistemin bize dayattıkları ile boğuşuyoruz. Evet, onlar ateş yakıyor, avladıklarını pişiriyorlardı. Biz de sanki ateşi yeni bulmuşuzcasına yemek programı seyrediyoruz. Onlar da konuşuyordu birkaç kelime ile. Belki de şimdi de birkaç kelimeyi geçmeyen cümleler kuranlar var aramızda. Onlar da ölülerini gömüyor ayinler yapıyorlardı. Bizler de benzerlerini yapıyoruz. Cro-Magnonlar da ürediler, biz de üredik alabildiğine.

Ne değişti peki? Ne evrildi onca yıl boyunca? Nereden gediğimizden çok neye yaradığımız önemli değil mi? Neden yaşıyoruz bu kadar yıldır? Sadece hayatta kalabilmek için mi? Onlar belki çok genç yaşlarda hayatlarını yitiriyorlardı. Hayatta kalabilmek için savaşıyorlardı doğa ile. Biz ne yapıyoruz? Ömrümüzü yaşamımızı devam ettirmek için çalışarak geçiriyoruz. Tam hayatımızı yaşayacağımız zaman ise ömrümüzün üç gün kaldığını söyleyiveriyor bir doktor. Ne farkımız var cro-magnonlardan? Ne kattık kendimize? İnsanlığa?

Onları bu konuda takdir etmek gerekiyor bence. Mezopotamya’da ki medeniyetler, İnkalar Mayalar, Çin ve Hint medeniyetleri onların çabaları ile oldu. Şimdi bile hayran kaldığımız yapılar, aletler, vs. hep onların eseri. Elektriği, motorlu araçları, uçağı yaptılar. Birçok hastalığın tedavisini buldular. Biz bu kadar teknoloji ile kansere bile çare bulamadık. Onlar kısacık ömürlerini insanoğlunun evrilmesine adarken, biz iki iş yapıp yoruldum dedik. Onlar hayatta kalabilmek için savaş verirken biz hayatları bitirmek için savaştık.

Sahi biz neden yaşıyoruz? Mademki ilk insanlardan pek de farkımız yok. Nedenselliği sorgulayan, anlamaya çalışanlara hasta gözü ile bakıyor, insanlar için çabalayanlara enayi diyoruz. Üç kelime ile konuşup, elimizden telefonları düşürmeden iletişim kuruyor, karşımızdaki serzenişte bulununca sanki telefonu da biz keşfetmişiz gibi bir tavırla davranıyor, yılda beş kitap bile okumuyor, öğrenmiyor, üstelik her konuda çok fikir sahibi olduğumuzu sanıyor, kendimize bile uzak kalıyorsak, sevdiklerimize vakit ayıramıyor ama sevdiğimizi söylüyor, her türlü ilişkiyi bir koşula ve çıkara bağlıyor isek, cro-magnonların gelişmişlik düzeyi ile bizimkini kıyaslayamayız bile sanırım.  

Viktor Frankl, yaşamda bir amacı olanların daha sağlıklı ve mutlu olduklarını yazmış yıllar önce. Yaşamın amacı, öncelikle varlığını sorgulamakla başlıyor sanki. Varlığını onaylamak, güzel şeylere şahit olup, onlara eşlik edebilmeyi gerektiriyor sonrası. Ve her şeyin hakkını verebilmek de tabii ki. Hayat dediğimiz bir nefes alışı ile başlıyor, bir nefes verişi ile bitiyor. Bu ikisi arasındaki zamanda kendimize ve diğerlerinin hayatına ne kadar güzel dokunuşlar bırakabiliyoruz. William Shakespeare‘in dediği gibi “to be, or not to be”. “olmak ya da olmamak”, bu da evrilme, evrimleşmenin kanıtı oluyor bu arada.

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2019, 10:26
YORUM EKLE
YORUMLAR
Şükrü baş
Şükrü baş - 2 hafta Önce

Güzel Yazıları n için sag ol devam

Leyla varansever
Leyla varansever - 2 hafta Önce

Harika bir anlatım olmuş hocam. Kaleminize sağlık

banner47