"İzmir nefretinizde boğulun!"

Burak Cilasun yazdı...

"İzmir nefretinizde boğulun!"

Gün geçmiyor ki sosyal medyada
İzmir ile ilgili kenti karalayan bir haber, bir paylaşım çıkmasın.
Olay siyasi falan da değil, toplumsal...
Kentin çağdaş ve özgürlükçü yapısı içinden
Cımbızla çekilen marjinal örnekler
Topyekûn bir şekilde şehrimize mal edilmeye çalışılıyor.
Hatırlayacaksınız birkaç yıl önce başka bir kentin milletvekili bile
İzmir için "Özgürlükten anladıkları, son derece açık giyinmek,
kafayı çekmek, sabaha kadar eğlenmek" diyebilmişti.
***
Başka örnek mi? Saymakla bitmez.
Sözlüklerde her gün "İzmir kızları..." diye başlayan
Rezil başlıkların açılmasından tutun da;
Twitter üzerinden mahlas arkasına sığınarak yazılan
Alçakça ifadeler artık bir değil iki değil!
***
İşin daha da kötüsü ortaya atılan karalama ifadelere
Kentte çanak tutan sayıca az ama sesi çok çıkan da bir kitle var.
Kendi uç yaşam tarzlarını İzmirlilik olgusu gibi gösterip,
Bunu kitleselleştirebilmek için her fırsatta gündeme gelmeye çalışıyorlar.
Tabii öyle olunca da bireysel özgürlük, laiklik, 
Atatürkçülük gibi kavramlara karşı,
"Bugün nasıl saldırabilirim?" diye düşünen bir başka kitle de
Fırsatı gole çevirmek adına hamlelerinden geri durmuyor.
***
Peki İzmir'in özgürlüğü birtakım marjinal fikirlere,
Uç yaşam tarzlarına hapsedilecek bir özgürlük mü?
Hayır kardeşim hayır...
***
Bu kentin en önemli STK'larında kimileri başkan olarak,
Kimileri yönetici olarak görev alan o kadar kadın var ki..
İzmirli olup da Türkiye'de ve dünyada önemli üniversitelerde okumuş,
Büyük şirketlerde kritik görevleri başarıyla üstlenen öyle hanımlar var ki...
Ya erkeklerimiz? Eh bizler de başarıda fena sayılmayız hani...
İzmir'in özgür yapısı dendiğinde aklınıza ihtiyaçlar hiyerarşisinin
Alt basamakları geliyorsa yanılıyorsunuz.
Cern deneyinde baktığınızda da, Avrupa'nın büyük sahnelerinde de
Bir İzmirli görüyorsanız, hah işte İzmir ruhu budur.
Geri kalan lafıgüzaftır, ayıptır.

Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2018, 15:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER