İzmir dünya sahnesinde, Eskişehir'e büyük ödül: CHP'nin gururları

Hamdi Türkmen yazdı...

İzmir dünya sahnesinde, Eskişehir'e büyük ödül: CHP'nin gururları

Kim ne derse desin; CHP 31 Mart'ta hem İzmir, hem de Eskişehir'de doğru seçimler yaptı.

Eskişhir'de Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'i zaten bütün ülke ve dünya tanıyor.

İzmir'de Aziz Kocaoğlu'un aday olmayacağını açıklamasından sonra, çoğumuzda "acaba kim aday olacak?" endişesi vardı.

Çünkü İzmir, CHP için çok önemliydi. Kaybedilecek bir seçim, CHP için de sonun başlangıcı olabilirdi.

Tunç Soyer Büyükşehir adayı olarak gösterildiğinde, açık söylemek gerekirse, "çok burun kıvıranlar" oldu.

Kazandı. Hem de açık farkla...

Ve o Tunç Soyer, üç ay gibi kısa bir sürede, İzmir için ne kadar büyük bir şans olduğunu, cümle aleme gösterdi.

İzmir artık farklı bir şekilde yönetiliyor ve bir dünya kenti olma yolunda koşar adım ilerliyor.

Son örneği, Başkan Tunç Soyer'in İzmir'i, dünyanın sayılı yerel yönetim birliklerinden biri olan "Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Dünya Teşkilatı; UCGL yönetimine taşıması oldu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Ürdün'ün başkenti Amman'da düzenlenen Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı'nin (UCLG-MEWA) yönetim kuruluna oy birliği ile seçildi.

İzmir artık, 2019-2022 döneminde UCLG Dünya Teşkilatı Konsey Üyesi ve UCLG-MEWA Yerel Yönetişim ve Kent Diplomasisi Komitesi Eşbaşkanı gibi çok önemli bir görevi üstlenen kent oldu.

Kolay değil; İzmir Büyükşehir Başkanı, bu önemli ve prestijli teşkilatın 11 yerel yöneticisinden biri artık.

Böylece İzmir, yeni seçilen Başkanı Soyer ile, dünyanın önde gelen yerel yönetim birliklerinden birinde üst düzey temsil yetkisi kazandı.

Bir başka sevindirici ve önemli gelişmede, bu uluslar arası teşkilatın; UCLG-MEWA'nın bir sonraki Yönetim Kurulu Toplantısı'nın İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Aralık ayının ilk haftasında İzmir'de düzenlenmesi kararlaştırıldı.

Bu teşkilat, neyin nesi? diye soranlar bilsinler ki, UCLG, yerel yönetimlerin ve yerel demokrasinin geliştirilmesi için faaliyetler yürüten bir dünya kuruluşudur.

Yerel yönetimler arasında işbirliklerinin kurulmasını sağlamak, yerel yönetimlerin değerlerini, amaçlarını korumak ve uluslararası deneyimleri paylaşmak amacıyla kurulmuştur, genel merkezi İspanya'nın Barselona kentindedir.

Bu teşkilatın yönetim kuruluna seçilmek, İzmir'e sınıf atlattırmakla eş değerdir.

Başkan Tunç Soyer'in bu başarısı; İzmir kentini çok kısa bir zaman dilimi içinde, dünya sıralamasında üst sıralara çıkaracaktır.

Hem ülkemiz, hem de CHP için böylesine önemli bir gelişme bir ilk'tir.

Kıymeti bilinmeli, İzmirliler olarak gurur duymalıyız.

İyi ki varsın Soyer, iyi ki İzmir'in Başkanısın...

Hani; adam olacak çocuk bilmem neyinden belli olur denir ya!..

Tunç Soyer'in de çok iyi bir Büyükşehir Belediye Başkanı olacağı ve İzmir'i bir dünya kenti yapacağı bugünden bellidir.

CHP, kıymetini bilmelidir.

Xxx

Gelelim Eskişehir'e...

Bana gelen bir güzel mesajı paylaşmak istiyorum:

60 yıl önce.
1958...
Gencecik gazeteciydi.
Haber yapmak üzere, yeni kurulan Eskişehir Akşam Yüksek Ticaret Okulu'na gitti. Kapıda bekçi vardı. Kartını uzattı, müdürle görüşmek istediğini söyledi.

Bekçi kartvizite baktı, dikkatle baktı, sonra kim olduğunu, adını ve işini sordu.

Genç gazeteci vaziyeti anlamıştı, bekçi okuma yazma bilmiyordu. Haberine dahil etmek için bekçinin adını not defterine kaydetti, Ahmet Yuşan'dı.

xxx

Genç gazeteci hem haberini yaptı, hem de okula kaydoldu. Eskişehir Akşam Yüksek Ticaret Okulu'nun ilk kayıtlı öğrencisi oldu.

xxx

Bu mütevazı okul, önce iktisadi ve ticari ilimler akademisine dönüştü, sonra Anadolu Üniversitesi'ne dönüştü. Yıllar yılları kovaladı... O genç gazeteci, Anadolu Üniversitesi'nin rektörü oldu.

xxx

Ömrü üniversitede geçen Ahmet Yuşan'ın yaş haddinden emekliliği geldi. Rektör, bu emektarın emeğine büyük saygı duyuyordu.

"İstersen kal" dedi. Ahmet Yuşan'ın gözleri parladı. Kendisi okuyamamıştı ama, on binlerce öğrencinin diploma almasına, meslek sahibi olmasına şahitlik etmişti, bu üniversite onun hayatının anlamıydı.

Rektör "istersen kal, rektörlük senatosunda çalışmaya devam et" dedi.

Senato odasının anahtarını Ahmet Yuşan'a teslim etti.

xxx

81 yaşına kadar çalıştı,

Akademisyenlerin babası, öğrencilerin dedesiydi, üniversitenin adeta sembolüydü, olmazsa olmazıydı.
Son nefesini verene kadar üniversitede mesai yaptı.

xxx

Rektör kendi elleriyle Ahmet Yuşan'ın yüzünün kalıbını almıştı, kendi elleriyle büstünü yaptı, tören düzenledi, üniversitenin tüm akademik kadrosu hazır bulundu, okuma yazma bilmeyen bekçi-odacı Ahmet Yuşan'ın büstünü üniversite senatosunun girişine dikti.

xxx

Dünyada örneği yok.

xxx

O rektör...
Mustafa Kemal aydınlanmasının vücut bulmuş hali, daima ilham aldığımız, yurtsever, insan sever, Profesör Dr. Yılmaz Büyükerşen'di.

xxx

Ve, eğitimde-şehircilikte mucizeler yaratan Profesör Yılmaz Büyükerşen'e geçtiğimiz hafta düzenlenen törenle, Türkiye'nin en saygın ödülü, Vehbi Koç Vakfı'nın, "Vehbi Koç Ödülü" verildi.

xxx

Bugüne kadar, Profesör Türkan Saylan, Profesör Aziz Sancar, Profesör Nermin Abadan Unat, Profesör Gökhan Hotamışlıgil, Profesör Zeynep Çelik, Profesör Mehmet Özdoğan, Profesör Zeynep Ahunbay gibi, varlığıyla onur duyduğumuz bilim insanlarına verilmişti bu ödül. Bu yıl Profesör Yılmaz Büyükerşen'e verildi.

xxx

Profesör İpek Gürkaynak başkanlığındaki seçici kurul... "Milyonlarca gencimize eğitimde fırsat eşitliği yaratan açık öğretim modelini hayata geçirmesi nedeniyle" ve "halkın eğitimine katkı sağlayan şehircilik mucizesi nedeniyle" bu ödüle layık görüldüğünü açıkladı.

xxx

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Atatürk'e atıfta bulunarak "özgür nesiller" vurgulu çarpıcı bir konuşma yaptı...
"Mustafa Kemal Atatürk 'eğitimdir ki, bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır, ya da esaret ve sefalete terk eder' diyordu, 'en büyük savaş cahilliğe karşı yapılan savaştır' diyordu. Cumhuriyetin kurucuları eğitime fevkalade önem atfettiler. Eğitimciler bu ülkede hiçbir zaman cumhuriyetin ilk yıllarındaki kadar el üstünde tutulmadı, öğrenmek ve öğretmek hiç o zamanki kadar kıymetli olmadı. Büyük önder Atatürk, cumhuriyetin yetiştirmek istediği nesilleri 'ben inkılap ruhunu ondan aldım' dediği Tevfik Fikret'in 'fikri hür irfanı hür vicdanı hür' sözleriyle tarif etmişti. Aradan neredeyse yüz yıl geçti, gençlerimizin fikri, vicdanı, irfanı hür mü?

Sizlerin karşısında şunu samimiyetle ifade edebilirim ki, Vehbi Koç Vakfı olarak 'hür nesiller' yetiştirmek için elimizden gelen gayreti göstermeye çalışıyoruz.

Bugün Vehbi Koç Ödülü'nü alan değerli bilim insanı Profesör Yılmaz Büyükerşen'in ülkemiz için yaptıklarına yeterince teşekkür edebilmek hakikaten imkansız."

xxx

Ödülünü Ömer Koç'un elinden alan Profesör Yılmaz Büyükerşen ise, hepimizin kulağına küpe olması gereken şu sözleri söyledi:

"Her uyandığım günü, yeni bir maceranın başlangıcı olarak görüyorum. Kendimi Atatürk'e, ilkelerine, cumhuriyete ve bu topluma borçlu hissediyorum. Hem de öyle bir borç ki, ömür boyu bitmiyor."

xxx

İlginç olan, birilerinin çıkıp (Google'ı Abdülhamid efendimiz icat etti) denilirken verildi bu ödül. Aynı gün aynı ülkede yaşandı!..

xxx

Moralinizin bozuk olduğu anlarda hatırlayın.
Tevfik Fikretlerimiz, Vehbi Koçlarımız, Aziz Sancarlarımız, Türkan Saylanlarımız, ömrünü eğitim yuvasına adayan yüreği ordinaryüs Ahmet Yuşanlarımız var bizim.

xxx

Her uyandığımız gün, yeni bir maceranın başlangıcıdır.
Örgütlü cehalete karşı fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller yetiştiren, Yılmaz Büyükerşen...

Seçildiği kenti bir dünya markası yapmak için gecesini gündüzüne katan Tunç Soyer, sadece dün veya bugün değildir...
Asıl, hepimizin yarınlarıdır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Şenay Düdek
Şenay Düdek - 6 gün Önce

Tunç Soyer’den hiç ama hiç umutlu değilim.izmire yazık oldu

Güman Kızıltan
Güman Kızıltan - 6 gün Önce

Çok ibret ve örnek olaylar anlatan bir yazı
Tunç Soyeride tebrik ederken
Büyükerşen hocamıza uzun ömür diliyorum

SIRADAKİ HABER