İzmir Barosu'ndan hayvan hakları çıkışı

İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti’nin de taraf olduğu Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 2. Maddesi hatırlatıldı.

İzmir Barosu'ndan hayvan hakları çıkışı

İzmir Barosu Hayvan Hakları Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, son günlerde hayvanlara yönelik şiddet olaylarında artış yaşandığı belirtilirken,  "Kendilerini koruyamayan, yaşadıkları sıkıntıları dile getiremeyen, acılarını dindiremeyen hayvanları korumanın hem vatandaş hem de hukukçu olarak görevimiz olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle, devletin yasa çalışmalarına hayvan hakları uzmanlarını dahil etmesini, çıkarılacak yasanın uluslararası sözleşmelere sözde değil gerçekten uyum sağlanmasını talep ediyor ve yasaların gerekli seviyeye getirilmesi için tüm süreçlerin takipçisi olacağımızın sözünü veriyoruz" denildi.

Bu maddede, “Bir tür hayvan olan insan, öbür hayvanları yok edemez, bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez...” ifadelerinin yer aldığı belirtilen açıklamada, "(Bir tür hayvan olan insan) tanımlaması dahi bu dünyanın bize ait olmadığını ve korunacak tek hakkın insan hakkı olmadığını anlamak için yeterlidir. Ancak maalesef bugüne kadar gelen iktidarlar, sadece kabul edilen uluslararası sözleşmelere 'uyum' sağlamak amacıyla göstermelik yasalar çıkarmaktan, her seçim dönemi verilip sonrasında tutulmayan sözler vermekten öteye geçememiştir. Zaman zaman ortaya atılan yasa tasarılarınınsa gereklikleri karşılamaktan uzak, hayvan haklarını korumak için yetersiz olduğu hepimizin malumudur" denildi.

ŞİDDET EYLEMLERİ ARTIYOR

Baronun açıklamasında, şu ifadelere yer verildi:

"Her geçen gün; sokaklarda, evde, sosyal ve yazılı medyada hayvanlara şiddet haberleri giderek artmaktadır. Kendini bilmez bir takım insanların medyaya malzeme çıkartmak için hayvanlara eziyet etmesi; sahipli/sahipsiz hayvanlara yapılan fiziksel şiddet eylemleri, işkenceler, tecavüzler; kimi türlerin aslında bilimsel hiçbir gerçeğe dayanmamasına rağmen yasaklı/tehlikeli ırk ilan edilmesi; hayvanların internet ve petshoplar yolu ile bir “mal” gibi satılması, insanların kendi zevkleri için o günün “moda”sı olan hayvanları satın alıp hevesi geçince sokağa bırakması, belediyelerin barınak ve sağlık hizmetlerini sağlamakta yetersiz kalması ve bunun gibi her gün binlercesi yaşanan birçok olaya maalesef sadece tanık olabiliyor, üzülüyor, bireysel olarak yardım etmeye çalışıyoruz. Çünkü hayvanları korumak zorunda olan devlet, bu korumayı sağlamak için maalesef elini bile kıpırdatmıyor. Hatta bu yönde hazırlanan yasa metinleri hayvanları yalnızlığa, sürgüne ve ölüme yollamaktan başka bir çözüm önermiyor. Bu haliyle Meclis’te yasalaşmayı bekleyen tasarının yasalaşması da yarardan çok zarar getirecektir."

"Kendilerini koruyamayan, yaşadıkları sıkıntıları dile getiremeyen, acılarını dindiremeyen hayvanları korumanın hem vatandaş hem de hukukçu olarak görevimiz olduğunun bilincindeyiz" denilen açıklamada, hükümete de çağrı yapıldı. Açıklamada, "Bu nedenle, devletin yasa çalışmalarına hayvan hakları uzmanlarını dahil etmesini, çıkarılacak yasanın uluslararası sözleşmelere sözde değil gerçekten uyum sağlanmasını talep ediyor ve yasaların gerekli seviyeye getirilmesi için tüm süreçlerin takipçisi olacağımızın sözünü veriyoruz" ifadelerine yer verildi.

YORUM EKLE

banner47