İYİ Partili Çıray'dan, 'sağlık' eleştirisi

İYİ Partili Çıray, basın toplantısı düzenleyerek, sağlık politikalarında yaşanan sorunlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Çıray, iktidar olmaları durumunda Sağlıkta İyilik Reformu’nu hayata geçireceklerini açıkladı. Öte yandan İzmir'deki en yüksek oyu Ak Parti'den alacaklarını ifade etti

BEN HABER / CANSU TEMİR

İYİ Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, İYİ Parti İzmir İl Başkanlığı'nda Türkiye'deki sağlık sistemi ile ilgili basın açıklaması düzenledi. İYİ Parti İzmir İl Başkanı Koray Ükünç'ün de Çıray'a eşlik ettiği toplantıda, AK Parti Hükümetinin sağlıkta performans sisteminden, ilaç ve muayene katkı parası alınması ve hazine garantisi verilen şehir hastanelerine kadar pek çok konu konuşuldu.

Öte yandan Çıray, 24 Haziran erken genel ve cumhurbaşkanlığı ile ilgili, İzmir bazında değerlendirmelerde bulundu.  

"BAŞARAMADILAR"

Sağlık politikalarındaki sorunların ve memnuniyet konusunda hiç bir tartışma ve konuşma yapılmadığını vurgulayan Çıray; "Halbuki toplumu birebir ilgilendiren konu, sağlık sorunudur. Bu iktidar başa gelirken, önemli iddialarla geldiler. Sağlık politikaları konusunda, başlangıçta doğru şeyler yaptılar. Bizde doğru yaptıkları şeyi destekledik. Ancak bu iktidarın bazı iddiaları vardı. Ve 16 yıl sonra nihai bir değerlendirme zamanı geldi. Bu iktidar, Sağlık Bakanlığı'nı, yatırımcı bir bakanlık olarak kurgulayacağını söylemişti. Başaramadığı konulardan biri budur. Diğeri de, bütün sağlık kuruluşlarını bir çatı altında toplayacağını söylemişti. Bunu da başaramadı. Yaygın ve erişimi kolay, güler yüzlü hizmet iddiası vardı, onu da başaramadılar. Hergün sıra bekleyen hastalar, bir takım tetkikleri aylar sonradan nasıl öne alırsanız diye aranmaktayım. Bir sevk zinciri kurmayı da beceremediler. Aile hekimliği zincirini doğru da kuramadılar." ifadelerini kullandı.

"İYİ PARTİ OLARAK SAĞLIK POLİTİKALARINI GÖZDEN GEÇİRMEYE KARAR VERDİK"

"Sağlık politikaları açısından bir çok şey becerilemedi" diyen Çıray; "Bu nedenle İYİ Parti olarak sağlık politikalarını gözden geçirmeye karar verdik. Ulaşılabilir ve kaliteli bir sağlık hizmeti sağlamalıyız. Bir çok hasta, hastaneye ulaşılamadığı için yollarda kaybedilmektedir." dedi.

"KİŞİ BAŞI SAĞLIK HARCAMASI 92 DOLARDAN 180 DOLARA ÇIKTI"

Sağlıkta katkı payı ile ilgili açıklama yapan Çıray; "Bu iktidar, sağlıkta katkı payı almaya başlamışlardır. Bu iktidar 2002 yılında başa geldiğinde, kişi başı sağlık harcaması 92 dolardı. Yani her vatandaşımız devletin güvencesi dışında, kendi cebinden 92 dolar ödüyordu. Şimdi baktığımızda, kişi başına 180 dolar civarı. Vadandaşın sağlık için harcadığı rakam 2 misline çıktı. Ameliyatlarda patlama oldu. Devlet hastaneleirnde ve çeşitli hastanelerde yüzde 200lere varan bir artış yaşandı. Sezeryan dünya rekoru kırdı. O zaman şu soru ortaya çıkıyor: Bu vatandaşlarımız daha önce ölüyorlar mıydı, yoksa boşu boşuna mı ameliyat edilir hale geldiler. İnsan canı bu kadar ucuz mu?" şeklinde konuştu.

AMELİYAT SAYILARINDA REKOR ATIŞ

Türkiye'de asıl tartışılması gereken konunun sağlık politikaları olduğunu söyleyen Çıray; "Sağlık Bakanlığı'nda yapılan ameliyatların artış rakamı yüzde 114, üniveristelerde yüzde 116, özel hastanelerde yapılan ameliyat sayısında yüzde 561 artış var. Türkiye bunları tartışmıyor. Türkiye 16 yıldır, açılım kapalım, baş örtüsü gibi suni sorunlar üzerine milleti oyalıyor. Halbuki milletin kendi dertleri var, sağlık sorunları en temel sorunlardan bir tanesi." dedi.

"BU İKTİDARIN EN BÜYÜK GÜCÜ, GERÇEKLERİ GİZLEME MEKANİZMASIDIR"

Çıray, “Sağlık Bakanlığı hastaneleri yüzde 114, üniversiteler yüzde 116 özel hastanelerde yüzde 500 bir artış oldu. Türkiye bunları tartışmıyor. Türkiye 16 yıldır açılım, kapalım, başörtüsü sorunu gibi bir takım suni sorunlar üzerinden oyalanıyor. Sağlık sorunu bir milletin en temel sorunlarından biridir. AK Parti iktidarından sonra her 9 kişiden birine tomografi yapılmış. Tomografi insan vücuduna radyasyonun en yüksek oranda verildiği tetkiktir. Mecbur kalınmadan yapılmamalıdır. Çok tekrarlandığında kendisi kanser riskini aşır. Bu oran insanlar radyasyon yayarak geziyor demektir. SGK’yı zarar ettirdiler diye konuşurlar. SGK’nın borcu geçmişte 2.4 milyar iken şimdiki zararı 30 milyar civarındadır.  Eğer Türkiye’de gerçekten medyanın yüzde 80’inin prangaları olmamış olsaydı biz bu gerçekleri en uç noktaya kadar iletebilmiş olsaydık, bu iktidarın iktidarda kalması mümkün değildi. Bu iktidarın en büyük gücü gerçekleri gizleme mekanizmasıdır. Bu hükümet şehir hastaneleri adı altında devasa büyük hastaneler yapmaya başlamıştır. Bu şehir hastanelerinde kamu arazileri ücretsiz verilmiş. Bu kişiler yurt dışından kamu özel ortaklığı altında 50 milyar dolar civarında borçlanarak, bu hastaneleri yapmışlardır. Ama 50 milyar dolar civarındaki borçlanmanın garantisi devletin hazinesidir. Yani hepimiz. Bu ne güzel iştir ki çayın taşıyla çayın kuşunu vuruyor. Hem dış kredi alacaksınız hem özel sektörüm diyeceksiniz hem de iflas etme riskiniz olmayacak.  Bu hastane model dünyada Kanada’da, Orta Doğu’daki emirliklerde denenmiş, başarısız olduğu için terk edilmiş bir modeldir. Çok daha acısı bu hastanelerle yapılan kira sözleşmeleri maliyetlerinin çok çok üzerindedir. Türk milletini bu hastaneleri yapanlar kamu özel ortaklığı ile kazıklamıştır. Bu hastaneleri devlet yapmış olsaydı 13 buçuk milyar dolar civarında mal olacaktı. Bu sistemle bunun 3-4 misli fiyatına devlete kiralanmakta. Bu hastanelere hasta garantisi verilmiştir. Örneğin, size 100 hasta yatmazsa üstünü biz tamamlayacağız denildi. Şu an hastanelerde yüzde 60 civarında doluluk oranı vardır. Yani geri kalan 30-40 hasta yatsa da yatmasa da parayı vereceksiniz. Geçenden 5 akçe geçmeyenden döve döve 10 akçe işine dönmüştür. Türk milleti yatmadığı hastanenin parasını ödeyecek” şeklinde konuştu.

"ŞEHİR HASTANELERİ ADI ALTINDA DEVASA BÜYÜKLÜKTE HASTANELER YAPILMAYA BAŞLANDI"

Şehir hastanelerine de değinen Çıray, şehir hastanelerinin kolay, kaliteli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti vermekten uzak olduğunu vurguladı.

Çıray, kamu ve özel ortaklığıyla 50 milyar dolar borçlanarak yapılan hastanelerin devlet tarafından yapılması durumunda sadece 13.5 milyar dolara mal olacağını ifade ederek; "Şehir hastaneleri adı altında devasa büyük hastaneler yapmaya başladı bu hükümet. Bu şehir, hastanelerde kamu arazileri bu hastaneleri yapacaklara ücretsiz verilmiştir. Bu kişiler, yut dışından kamu ve özel ortaklığı adı altında yaklaşık 50 milyar dolar civarında borçlanarak bu hastaneleri yapmışlardır. 50 milyar dolar borçlanmanın garantisi ise devletin hazinesidir. Yani biz hepimiziz. Bu ne güzel bir işmiş ki, çayık taşıyla çayık kuşunu vuruyorlar. İflas ederseniz devlet ödeyecek. Bu yılın bütçesine yatmadığımız hastaneler, geçmediğimiz yollar için bu firmalara ödenmek üzere 6.5 milyar lira ödemek durumundayız. Bu kimin parası? Bizim paramız. Dünyanın herhangi bir ülkesinde sadece bu olay birkaç hükümeti yıkar. Bu kabul edilebilir değil.. Bu hastane modeli Kanada’da, Ortadoğu’daki emirliklerde denenmiş. Başarısız olduğu görüldüğü için terk edilmiş bir modeldir. Bu hastanelerle yapılan kira sözleşmeleri maliyetlerinin çok çok üzerinde olup Türk Milleti’ne bu hastaneleri yapanlar, kamu ve özel ortaklığıyla kazıklamışlardır. Bu hastaneleri devlet yapmış olsaydı 13.5 milyar olacaktı. Bu sistemle bunun üç ve dört misli fiyata mal olmuştur. Bu hastanelere hasta garantisi verilmiştir. Size yüz hasta yatmazsa üstünü biz tamamlayacağız denmiştir. Yüzde 60 doluluk oranı vardır en iyi hastanelerde bile. Geri kalan 30-40 hasta yatsa da yatmasa da para vereceksiniz. Türk Milleti yatmadığı hastanenin parasını ödeyecek.Şehrin içindeki hastanelerin çoğunu kapatacaklar. Kalp krizi geçiren bir vatandaşın oraya sağ olarak ulaşması şans. Bizim iktidarımızda hastaneler şehir içinde her yerinde olacak. 400-700 yataklı yönetilebilir hastaneler yapacağız. İnsanlarımız kolayca ulaşacak. Dünyada kullanılan sistem de budur. Hazine garantisini düzeltemeyeceğiz ne yazık ki.” dedi.

"İZMİR SAĞLIK TURİZMİNİN BAŞKENTİ OLACAK"

İktidar olmaları durumunda sağlık personelinin atamalarının yapılacağını ifade eden Çıray; İzmir’i de sağlık turizminin başkenti yapacaklarını belirterek; "Sağlık personelinin atamaları yapılacak. İzmir ile ilgili çok özel bir projemiz var. İzmir bir sağlık turizmi başkenti olursa akıl almaz bir girdi oluşur. Normal bir turist geldiğinde 400-600 dolar bırakırken sağlık turisti 6-8 bin dolar girdi bırakıyor. Sağlık turizmi yapılacak İzmir’e yılda ek 5 milyar dolar sokabiliriz. Bu da hem Türkiye ekonomisine muazzam bir katkı yaratır. Hem de İzmir’in ortalama hayat standardını yükseltir.” şeklinde konuştu.

"EN YÜKSEK OYU AK PARTİ'DEN ALACAĞIZ"

Öte yandan Çıray, 24 Haziran'daki seçimlere yönelikte İzmir hakkında değerlendirmelerde bulundu. Çıray; "İzmir hiçbir siyasi partinin kalesi değildir. İzmir yüksek ahlakın, medeniyetin, dürüstlüğün, modernliğin, insan haklarının birbirine saygının, 6 ay içinde buraya nerden gelirseniz gelin İzmirli olabilmenin kalesidir. İzmir bir partiyi tercih edecek. Bunun biz olacağını düşünüyoruz.  Birinci parti çıkma iddiasıyla siyaset yapıyoruz. Aynı zamanda Atatürk’ün hemşerisinin lideri olduğu bir partiyiz. İzmir’de en yüksek oyu Adalet ve Kalkınma Partisi’ne uzun süredir oy veren kitleden alacağız” dedi.

Güncelleme Tarihi: 04 Haziran 2018, 15:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER