İpek bir mucizeyi yaşıyor

İzmir'de, halk arasında kemik kanseri olarak bilinen 'osteosarkom' ile mücadele eden 16 yaşındaki İpek Şimşek'in sağlığına kavuşması için nisan ayında yapılan ameliyat için gereken 90 bin TL, bir hayırsever tarafından karşılandı

İpek bir mucizeyi yaşıyor

İpek, ameliyatın ardından kanseri yenerek bir mucizeye imza attı. Başka bir hayırseverin de otomobil almasıyla, hastaneye rahatlıkla gidip gelebilen İpek, şair Nazım Hikmet'in dizelerini hatırlatarak, "Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Hayat, aynı gökyüzü altında bir direniştir" dedi.



Bayraklı ilçesinde yaşayan Özlem Şimşek (43) ve Ekrem Şimşek (54) çiftinin kızları İpek, lise eğitimine başlamadan önce sol bacağında hissettiği şiddetli ağrı sebebiyle doktora başvurdu. Yapılan tetkiklerin ardından İpek'in sol bacağında kemiği zedelemiş bir tümörün bulunduğu belirlenerek, 'osteosarkom' teşhisi konuldu. İpek'in annesi Özlem Şimşek, hayırseverlere yardım çağrısında bulunarak Küba'dan kanser aşısının getirtilmesini istedi, ancak bu aşının İpek'in tedavisi için uygun olmadığına karar verildi. Daha sonra doktorlar İpek'in protez ameliyatı olması gerektiğini aileye bildirdi. Özel bir hastanede yapılması planlanan ameliyatın masrafı olan 90 bin TL ise Demirören Haber Ajansı'nın (DHA) İpek'in durumuyla ilgili haberinin ardından aileye yardım etmek isteyen bir hayırsever tarafından karşılandı. Nisan ayında operasyon geçiren İpek, yüzde 90 oranında kanseri yendi. Daha önce yataktan kalkamaz halde olan İpek, koltuk değnekleriyle birlikte yürümeye başladı. İpek'in kemoterapi süreci ise Ege Üniversitesi Tülay Aktaş Onkoloji ve Kemik İliği Transplantasyonu Hastanesi'nde devam ediyor.

Bu süre içinde İpek'e yardım etmek isteyen diğer hayırseverler de aile ile iletişime geçti, ancak anne Özlem Şimşek tedavi masraflarının karşılandığını bildirdi. Bunun üzerine bir başka hayırsever de sol bacağında bulunan tümör nedeniyle her araca binmesi mümkün olmayan İpek için hafif ticari bir araç satın aldı.

Bir mucizenin gerçekleştiğini söyleyen İpek, "Nazım Hikmet'in dizelerini hep kendime hatırlatıyorum; 'Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Hayat, aynı gökyüzü altında bir direniştir.' İşte ben de böyle umudumu kaybetmedim ve hep direndim. Artık çok mutluyum, biraz daha sabredersem her şeyin gönlümce olacağını biliyorum" dedi.

'ANNEANNESİNİ BU HASTALIK YÜZÜNDEN KAYBETMİŞ'

Ameliyat öncesi yaşadıkları süreci anlatan anne Özlem Şimşek, "Protezi devlet karşılamıyordu, yalnızca daha önce yanlış tanı koyarak bizi mağdur eden hastane karşılıyordu. Özel bir hastanede bu ameliyatı yaptırmak durumunda kaldık, ancak ameliyat masrafı 90 bin TL tutarındaydı. Daha önceden yardım çağrısı haberini görüp bizimle iletişime geçen bir hayırseverle tesadüfen tekrar konuştuk. Ameliyat faturasını ve doktorumuzun numarasını kendisine ilettik. Daha sonra bu kişi tarafından tedavi masraflarımız karşılandı. Bahsettiğim kişi anneannesini bu hastalık yüzünden kaybetmiş ve bu yüzden bize destek olmuş. 'Sadece benim anneanneme dua edin yeter' dedi. Ameliyat oldukça başarılı geçti. Normalde 3 saat sürmesi gereken ameliyattan İpek 1,5 saatte çıktı. Doktor, bunun İpek'in şansı olduğunu söyledi. Şu anda ise İpek yüzde 90 oranında kanseri yenmiş durumda. Artık koltuk değnekleri ile yürüyebiliyor ve fizik tedavinin ardından değneksiz de yürüyebilecek" diye konuştu.

'YA HAYATI YA BACAĞI DEMİŞTİ'

İpek için birçok kişinin destek olduğunu anlatan Özlem Şimşek, "Daha sonra başka bir hayırsever de, İpek'in tedavi masraflarının karşılandığını belirtmeme rağmen kızım için bir para ayırdığını söyledi. Onun istediği bir şey olup olmadığını sordu. Ben de 'araba' cevabını verdim. Bu kişi de bunun için gerekli ücreti yatırarak araba almamızı sağladı. İpek'in kanser bacağında olduğu için yürüyemiyor ve her arabaya binemiyordu. Taksi bile çağırdığımızda hafif ticari araç olması gerekiyordu. İpek çok şanslıydı ve de nasipliydi. Bir gün çok zor bulunan bir ilaca ihtiyacımız oldu. Hastaneye gelir gelmez birinin o ilaçtan bağış yaptığını duyduk ve hemen İpek'e verildi. Ben bir mucizenin gerçekleştiğini düşünüyorum, bunun başka bir açıklaması olamaz. Bizlere yardımcı olan herkesten Allah razı olsun. Bütün taşlar kendiliğinden yerine oturdu. Eğer İpek ameliyatı olamasaydı, bacağını kaybedecekti. Doktor bana 'Ya kızının hayatı ya bacağı' demişti" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER