Hamdi Türkmen yazdı: Bir milletvekili nasıl olmalı?

Son yıllarda siyasete ve içimizden çıkan siyasetçilere duyulan güvende ciddi bir azalma yaşanıyor. Bunda seçmen olarak bizim de biraz suçumuz var. Ne yazık ki; milletvekili, belediye başkanı ve diğer seçimler öncesi, siyasi ahlak ilkelerine uygun kişileri aramıyoruz. Önümüze ne koyarlarsa, koyun gibi gidip oyumuzu veriyoruz

Hamdi Türkmen yazdı: Bir milletvekili nasıl olmalı?

Erken, bir başka deyimle “baskın” seçim kapıya dayanınca; sürenin az olması nedeniyle hiçbir parti önseçim yapamadan bir genel seçime girmek zorunda kalacak.

Yani adaylar yine genel merkezler tarafından belirlenecek.

Listeler kesinleştiğinde göreceğiz; bakalım belirlenecek adaylar halkımızın isteklerine ve kaygılarına yanıt verecek nitelikte olacak mı?

Çünkü;

Son yıllarda siyasete ve içimizden çıkan siyasetçilere duyulan güvende ciddi bir azalma yaşanıyor.

Bunda seçmen olarak bizim de biraz suçumuz var. Ne yazık ki; milletvekili, belediye başkanı ve diğer seçimler öncesi, siyasi ahlak ilkelerine uygun kişileri aramıyoruz.

Önümüze ne konulursa seçmek zorunda bırakılıyoruz.

Örneğin İzmir…

CHP’ye bakalım… Bana göre ön seçim yapılmasına rağmen, Cumhuriyet tarihinin en niteliksiz milletvekillerine seçmen olarak 3 yıldır tahammül etmek zorunda kaldık.

Yakınmaya hakkımız var mı?

Yok!..

Çünkü biz seçtik…

Yani kendi düşen ağlamaz durumu…

***

CHP inşallah bu dönem, bu hatasını düzeltir.

Genel merkez gerçekten hak eden, kent için çalışacak aday adayları arasından, en nitelikli, en nicelikli isimlerden oluşan bir liste yapar.

Böyle bir seçime gidilirse, şu an mevcut milletvekillerinden en az 10 tanesi ıskartaya çıkar ki; çıkmalıdır da…

Bugüne kadar İzmir’de AK Parti karşıtlığı nedeniyle seçmen, ister istemez CHP’ye oy vermek zorunda kalıyordu.

Ama bu kez, seçmenin İYİ Parti alternatifi var.

CHP milletvekili listesini beğenmezse tercihini İYİ Parti’den yana kullanmaktan çekinmeyecektir.

Bu da CHP’nin İzmir’de sonu demek olur!..

***

Endişem şu; CHP Milletvekili başvurularına baktığımda, İzmir ile yakından uzaktan ilgisi olmayan isimler, bu kentten seçilmek istiyorlar.

Tıpkı sivrisinek saldırısı gibi.

İzmir’i isteyen aday adayları çok donanımlı olabilirler ama bir de seçmene sormak lazım.

2015’de seçtik. Selin Sayek Böke’yi İzmir’de göreniniz var mı?

Ya Zekeriya Temizel ile bu kentin her hangi bir semtinde, etkinliğinde konuşanınız var mı?

Tuncay Özkan, Zeynep Altıok; 3 yılda kaç kez İzmir’e gelip de uzunca süre seçildikleri bu kentte kaldılar. Mustafa Balbay da öyle.

Bakın efendiler; artık ailesiyle birlikte İzmir’de yaşamayan bir Milletvekilini; partisi ne olursa olsun artık istemiyoruz.

Tepkiliyiz. Gitsinler nerede yaşıyorlarsa, oradan vekil olsunlar!..

Son bir örnek; Birleşmiş Milletler'de on yıl boyunca yöneticilik yapan Bartu Soral CHP’den milletvekili aday adayı olmak için başvuruyor ve tercihi İzmir 2. Bölge!

Olmaz…

İzmir’de partiye yıllar boyu emek vermiş, iyi yetişmiş, liyakat sahibi aday adaylarına bir haksızlıktır bu.

Ekrem Demirtaş için de böyle. Ticaret Odası seçimlerini 26 yıl sonra kaybeden Demirtaş’ın CHP’de ne işi var, Allahaşkına?

Emek mi vermiş, maddi-manevi yardımda mı bulunmuş; ne yapmış; birileri çıkıp söylese de öğrensek!..

Sözde seçilebilecek bir sıra sözü verilmiş.

İnanmıyorum… Böyle bir gelişme, Ticaret Odası seçimlerinde liste dahi çıkartamayacak kadar iş dünyasından tepki alan bir kişinin milletvekili adayı yapılması, CHP’nin kendi ayaklarına kurşun sıkması gibi bir durumdur.

***


 

Peki, bir milletvekili nasıl olmalı?

Elimden geldiğince anlatmaya çalışayım…

Medya aracılığı ile her yasama yılı sonunda topluma mal beyanında bulunmalı.

Çevre örgütlerinden en az birinde görev almış olmalı.

Yaşamı ile söylemi uyum içinde olmalı.

Bir toplumun ilerleyebilmesi için kadın-erkek eşitliğinin kabul edilmesi bilincinde olmalı.

Ülke ve yerel sorunlarımızdan en az birisi için çözüm üretecek kadar uzmanlaşmış olmalı.

Çetelerin, mafyaların, holdinglerin, tarikatların ve aşiretlerine emrinde olmadan görev yapmalı.

Okuyan, düşünen, bilimden ve sanattan yana olduğunu kanıtlamış olmalı.

Görev yaparken dokunulmazlık zırhına bürünmeyi kabul etmemeli.

- Lider sultasına karşı korkmadan fikirlerini açıklayabilmesini ve gerektiğinde İSTİFA edebilme cesaretini göstermesini,

- Kendini seçenlere karşı her zaman hesap verebilecek olgunlukta olması

En önemlisi de, güzel ülkemizin bölünmez bütünlüğü için her şeyi göze alabilecek kadar cesaret sahibi olmasını, istemenin ve bir seçmen olarak tüm seçilmek isteyen adaylardan beklemenin en doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum.

Umarım siyasi parti yetkilileri, “nasıl bir milletvekili?” sorusuna yanıt ararken, yukarıda sıraladığımız özellikler dikkate alınır ve ona göre seçimlerini yaparlar.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hilmi ER
Hilmi ER - 3 ay Önce

Peki.İzmir seçmeninin bağnaz siyasetten uzak kalabilecek böyle bir KABİLİYETİ var mı?Ben 1991 de bizzat yaşadım.İzmirli seçmen sorgulamayan PARTİ KULUDUR.

Güman Kızıltan
Güman Kızıltan - 3 ay Önce

Bütün kalbimin ve düşüncelerimin tercümanı bir yazı
CHP dikkatli olsun oyumu bu gariban ve fırsatçı adamlara vermeyeceğim listelerde yer alırlarsa

SIRADAKİ HABER