GSF öğrencilerinden 'taşınma' isyanı: Çadırlı direniş!

DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle Tınaztepe’ye taşınmak istenmesiyle başlayan kriz sonrası öğrenciler, çadır kurarak direnme kararı aldı. Taleplerini bir kez daha dile getiren öğrenciler, yürütmeyi durdurmaya yönelik açılan hukuksal sürecin karara bağlanana kadar taşınma girişimlerinin askıya alınması ve deprem raporlarının tamamının kamuoyu ile paylaşılmasını talep edildi.

GSF öğrencilerinden 'taşınma' isyanı: Çadırlı direniş!

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle Tınaztepe Kampüsü’ne taşınmak istenmesiyle başlayan kriz sonrası öğrenciler, Narlıdere’deki yerleşkede çadır kurarak direnme kararı aldı. Öncesinde DEÜ Rektörlüğü önünde basın açıklaması yapan öğrenci ve akademisyenlere destek verenler arasında CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay sındır ve İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel de yer aldı. Açıklama esnasında “Sanat ranta kurban edilemez”, “Rapor nerede biz buradayız”,  “Akademi itaat etmeyecek” ve “Sanat çuvala sığdırılamaz” sloganları atan öğrenciler, ellerindeki “Hotar” yazılı çuvallarla kararı protesto etti.

Öğrenciler ve akademisyenler, yürütmeyi durdurmaya yönelik açılan hukuksal sürecin karara bağlanana kadar taşınma girişimlerinin askıya alınmasını ve deprem raporlarının tamamının kamuoyu ile paylaşılmasını talep etti.

TAŞINMANIN ASKIYA ALINMASINI TALEP ETTİLER

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dayanışması adına basın açıklamasını okuyan Mertcan Titiz, “57 günden bu yana devam eden mücadelemiz boyunca dile getirdiğimiz taleplerimizi görmezden gelen, kendi bildiğini okuyan bu sorumsuz yönetime karşı taleplerimizi muhatap alınana kadar dile getiriyoruz. Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi’ne ait olduğu iddia edilen raporların kamuoyuyla paylaşılması ve Rektörlük tarafından yaratılan bu güvensizlik ortamı sebebiyle bağımsız kurum veya kuruluşlarca deprem testinin yeniden yapılmasını. Bu raporlar, binamızın depreme dayanıksız olduğunu ortaya koyduğu takdirde mevcut arazide yeni bir Güzel Sanatlar Fakültesi kurulacağına dair projelerin derhâl hazırlanıp resmi bir biçimde açıklanmasını ve tüm bu işleyişin fakültemizin tüm öznelerinin bilgisi dahilinde yapılmasını. Bu süreç içinde rektörlük binası olarak tasarlanmış ofis binası yerine, Güzel Sanatlar Fakültesi eğitimlerinin hiçbir şekilde aksamayacağı, bölümlerin ihtiyaçlarını tamamen karşılayacak, bütün imkânların sağlanacağı bir yerin tahsis edilmesini.Hocalarımızın ve öğrenci arkadaşlarımızın üzerindeki baskıların kaldırılmasını, görevinden hukuksuz ve saçma bir gerekçe ile alınan bölüm başkanlarının göreve iade edilmesini, biz öğrencilerin sahip olduğu anayasal haklarımızın korunmasını, bu süreçte rektörlüğün dayatmacı tavrından vazgeçip uzlaşmaya yönelmesini, sürecin şeffaflıkla yürütülmesini. Yürütmeyi durdurmaya yönelik açılan hukuksal sürecin karara bağlanana kadar taşınma girişimlerinin askıya alınmasını talep ediyoruz” dedi.

GECE GÜNDÜZ NÖBET!

Açıklamasını sürdüren Titiz, devamında şunları söyledi: “Bugünden itibaren başta Rektör Nükhet Hotar olmak üzere tüm DEÜ yönetimi bizi muhatap alıncaya ve tüm taleplerimizi gerçekleştirinceye kadar Narlıdere’deki fakülte yerleşkemize gidip gece gündüz nöbet tutmaya başlıyoruz. Türkiye’nin en büyük Güzel Sanatlar Fakültesi’nin birkaç kişinin şahsi çıkarları doğrultusunda yok edilmesine karşı olan ve dayanışmamıza güç veren tüm halkımızı da bu nöbete davet ediyoruz. Rant hayalleriyle belleksizleştirilmeye, bölünmeye, yok edilmeye karar verilmiş fakültemizi bir yaşam alanına çevireceğimizi; sanata, akademiye eğitimimize, fakültemize, geleneğimize ve birlikteliğimize sahip çıkmakta inatçı olacağımızı bir kere daha rektörlük önünden bildiririz.

HEPİMİZ KAYGI DUYUYORUZ

Açıklamaya katılarak öğrencilere destek veren CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, “Bir üniversitenin akademisyenleri ve öğrencileri bir hak talebinde bulunuyor. Aslında çok basit bir şey. Diyorlar ki, binamız yıkılacaksa bunun raporunu bize gösterin; başını sonunu değil. Eğer bu rapor kamuoyundan saklanıyorsa; bu sefer raporun akıl ve bilimle örtüşmediği, raporun belki de depreme dayanıksızlık bahanesi üretmeye çalıştığı ve raporun belki de doğru sonuçlar üretmediği konusunda hepimiz kaygı duyuyoruz. Bu rapor derhal kamuoyu ile paylaşılmalıdır.  Başta rektör olmak üzere tüm sorumluları görevlerini doğru yapmaya davet ediyoruz. Özellikle bireyin gelişiminde çok önemli gördüğümüz, kültür-sanat faaliyetlerinin, bir eğitim kurumunun; düşüncenin en özgür biçimde ifade edildiği bir ortamda hayat bulmasını sürdürmesini istiyoruz. Hak, hukuk ve adalet arayan ama görevden alınan akademisyenlerimizin görevlerine iade edilmesini özellikle rica ediyoruz” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER