Erol Yaraş yazdı: AK Parti, Tatlıses'i uyarmalı

Erol Yaraş yazdı...

Erol Yaraş yazdı: AK Parti, Tatlıses'i uyarmalı

Başlığa ‘uyarmalı’ yerine, ‘susturmalı’ yazacaktım fakat biraz antidemokratik olacağı için bunu tercih ettim. İbrahim Tatlıses, İzmir’den milletvekilliğine aday adaylığını açıkladığı günden beri kentte pot üstüne pot kırmaya devam ediyor.

İzmirlileri aşağılamaktan ve hor görmekten başka bir söylemi yok. Geçmişte ‘Gavur İzmir’ ve ‘sümüklü’ söylemleri AK Parti’ye çok şey kaybettirmişti. Şimdi de; ne at gözlüğü takmışlığımız kaldı ne de uyurgezerliliğimiz...

Yenilen pehlivan güreşe doymaz misali her seçimde aday adayı olarak ortaya çıkan Tatlıses, bu sefer de geleneğini bozmadı; AK Parti İzmir’den aday adaylığını açıkladı.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nden birilerinin, Tatlıses’e, “İzmir’i ve İzmirliyi iyi tanı ve az konuş” demesi gerekiyor… Çünkü; Tatlıses her konuştuğunda hem kendisini dibe çekiyor, hem de partisini zora sokuyor. Yaylacı türkücünün, İzmir ile yakından uzaktan pek ilgisinin olmadığı söylemlerinden çok belli.

Fuar için söylediklerine baktığınız zaman; Tatlıses’in 80’li 90’lı yıllarda kaldığını görürsünüz…

Neymiş; fuar kapanmış, beyefendi İzmir’de konser veremiyormuş, fuara gidip traktörlere mi bakacakmış, tek hedefi fuarı yeniden canlandırmakmış…

Birisinin çıkıp, “Ey Tatlıses, İzmir Enternasyonal Fuar’ı her yıl düzenleniyor ama senin İzmir’de olmadığın süre içinde İzmir’e yeni fuar alanı yapıldı. Dünyanın en büyük Mermer Fuarı da burada düzenleniyor. Onun yanı sıra; başta Gelinlik ve Damatlık Fuarı olmak üzere İzmir’de 50’ye yakın İhtisas Fuar’ı yapılıyor. Artık dünyada fuarcılık tümden değişti, senin zamanının fuarları tarih oldu”’ demesi gerekiyor.

Yine Tatlıses, tüm İzmirlilerin derin uykuda olduğunu iddia ederek, bizlere “Uyanın” diyor... Üç cümlesinden bir tanesi de, “Benim paraya pula, ihtiyacım yok”.

Para konusunda Tatlıses bir açıklama yaparsa sevineceğim. Ona birisi, “Milletvekili olunca malı mı götüreceksin?” diye bir soru sordu da, onun için mi devamlı tok gözlü olduğunu anlatmaya çalışıyor?

Bir de Karşıyaka konusu var… Tatlıses, 2.5 saatte Karşıyaka’ya gitmek istemiyormuş. 5 yıllık İzmirli’ye birileri anlatsın; Karşıyaka’ya vapurla 15 dakika, arabalı vapurla da 25 dakika da gidiliyor. Binali Bey’in söz verdiği Körfez Geçiş Projesi de biterse, süre 5 dakikaya düşecek.

Tatlıses’in sorun olarak gördüklerine bakınca; ‘Acaba, Tatlıses milletvekilliğine değil de, bir yıl sonra yapılacak olan belediye başkanlığına mı aday?’ diye düşünmedim değil. Tatlıses’e hatırlatırım; 24 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri var, yerel yönetimler değişmeyecek yanlış anlaşılma olmasın.

Özetle, Tatlıses’in bu günlerde yaptığı ‘safları sıklaştıralım’ çalışmasıdır. Ama bilsin ki; AK Parti dışındaki safları bu söylemlerle sıklaştırmaktadır. Geçmişte İzmir’de yaşamadığı için bilmeyebilir, ben hatırlatayım; bu şehirde ‘arsenikli su’ olayı diye çok tartışılan bir konu yaşandı...

Melih Gökçek o zaman konuyu o kadar diline dolayıp, İzmirlileri aşağıladı ki; sonunda İzmirliler “Arsenikli suyu da içeceğiz, CHP’yi de seçeceğiz” diyerek kendisine büyük tepki gösterdiler.

Gökçek’e İzmir’den tepkiler yoğunlaşınca, ağabeyleri, Gökçek’in kulağını çekerek susturdular. Ne demek istediğimi o günleri yaşayan AK Partililer anlamıştır. İzmirlileri küçümsemek ve hor görmek, AK Parti’ye hiçbir dönemde fayda sağlamamıştır…

Dip not: İzmir bir televizyon stüdyosu değil, biz de İbo Şov’u çekmiyoruz.

Güncelleme Tarihi: 04 Mayıs 2018, 15:48
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER