"Eğitim okeye dönüyor, siyasiler popülizm peşinde!"

Burak Cilasun yazdı: Siyasette "O onu dedi, bu bunu dedi" tartışmalarınız bittiyse, hem milli, hem de kişisel geleceğimizin teminatı olan eğitimi nasıl rayına oturtacağımızı konuşalım.

"Eğitim okeye dönüyor, siyasiler popülizm peşinde!"

24 Haziran seçimleri için şehir şehir gezen siyasiler
Birbirlerine laf sokmanın peşinde dolaşadursun,
Türk eğitim sisteminin cenazesini Teşvikiye Camii'nden
Siyah renkli, koca çerçeveli gözlüklerle kaldırmamıza ramak kaldı.
***
Lise sınavlarının sık sık ad değiştirerek, küçük farklılıklarla 
Isıtılıp ısıtılıp önümüze sunulduğu, imam hatip furyasının yaşandığı ülkemizde,
Bilgiden ziyade yalnızca okuduğunu anlayabilme becerisi gerektiren
Paragraf sorularında dahi takılan çocuklarımız,
Geleceğe teknolojinin nimetleriyle değil, 
Bilinçsizlik ve kontrolsüzlük kaosu içinde
Sosyal medyanın gıybetleriyle hazırlanıyor.
***
Geçtiğimiz akşam bir bilgi yarışmasında izlediklerim karşısında
Adeta nutkumun tutulduğunu söyleyebilirim.
Bilgi Üniversitesi'nde Hukuk okuyan bir genç hanım,
Katıldığı programda ilk olarak;
"Dört düzine yumurta alan kişinin, eve giderken 19 yumurtası kırıldıysa
Geriye kaç yumurtası kalmıştır"
Şeklindeki basit soruya cevap veremeyip seyirci joker hakkını kullandı.
Yeter mi? Yetmez...
Aynı genç hanım "Hallaç ne iş yapar" şeklindeki bir başka soru karşısında
Önce telefonla joker hakkını kullandı, cevap alamayınca 
Şıkları yüzde 50'ye indirdi ve kalan şıklardan birinde doğru cevap,
Diğerindeyse eski kitap satan kişi ifadesi vardı. 
Ve facia...
Bir hukuk öğrencisi, eski kitap satan kişinin sahaf olduğunu bilemeyince
Yanlış cevapla birlikte yarışmadan elendi.
***
Peki mesele genç bir bireyin belki heyecan, belki yetersizlikten 
Böylesi basit bir soruyu bilememesi mi? Elbette değil.
Bu örnek yalnızca günümüz gençliğine tutulan bir aynadan ibaretti.
Bugün sokağa çıktığınızda bilmeyen, hedeflemeyen,
Gelecek kaygısı olmayan milyonlarca gencimiz var.
Yazık ki bunun suçlusu siyasilerin başarısız, ideolojik eğitim politikaları,
Bunun suçlusu MEB bünyesindeki akılalmaz siyasi atamalar.
Bunun suçlusu mesleğini sadece ATM gibi gören birtakım öğretmenler,
Bunun suçlusu çocuğuna gak demeden suyu, guk demeden lokmayı sunan veliler,
Yani sen, ben, o, biz, siz, onlar!
Ceremesini çekecek olansa hiçliğe ittiğimiz gençlerimiz, geleceğimiz!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER