"Dört vardiyalı işçiler; Kadınlarımız..."

Hamdi Türkmen yazdı...

"Dört vardiyalı işçiler; Kadınlarımız..."

Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan bugüne; kadın denen güzel ve özel insanların kısa bir var oluş öyküsü ile başlamak istiyorum.

Yaradan,  6. günün geç saatlerine kadar kadını yaratmakla meşguldü.

Bir Melek yanına yaklaştı ve: “Neden bu seferkine bu kadar zaman harcıyorsun?” diye sordu.

Yaradan yanıtladı: “Onu nasıl yarattığımı öğrenmek ister misin?"

“Memnun olurum”, dedi Melek.

Yaradan anlatmaya başladı:

“O yıkanabilir, ama plastikten değil, 200’den fazla oynar ekleme sahip ve her çeşit yemeği yapabilir,

Kalbinde birden çok çocuğa yer verebilir,

İncinmiş dizden kırık kalbe kadar her şeyi sevgiyle iyileştirebilir ve en önemlisi bunları sadece iki el ile yapabilir.”

“Sadece iki elle!.. Ama bu imkansız!

Bu standart bir model mi?

Bir güne bu kadar emek...

Yarına kadar dinlenin efendim, onu sonra tamamlarsınız…”

“Olmaz”, der yaradan.

“Eserimi tamamlamaya az kaldı, onun kalbimde apayrı bir yeri olacak.

O hasta olduğunda kendi kendisini iyileştirebilir ve günde 18 saat çalışabilir”.

Melek, kadına yaklaştı; “Ama siz onu çok yumuşak yaratmışsınız, efendim?” 
“Evet öyle", dedi yaradan, “Ama ayrıca güçlü de yarattım. Onun nelere dayanıp, nelerin üstesinden gelebileceğini tahmin bile edemezsin.”

“Peki ya düşünebiliyor mu?" diye sordu Melek. 

Yaradan yanıtladı:  “Düşünmekle kalmıyor, nedenini sorguluyor ve tartışıyor.”

Melek kadının yanağına dokundu; “Tanrım, bu yaratık su sızdırıyor galiba! Ona çok şey yüklemiş olmalısın.” 

“Su sızdırmıyor.  O gözyaşı” diye düzeltti yaradan…

“Ne için?" diye sordu Melek

Yaradan yanıtladı: “Gözyaşları onun üzüntüsünün, tasalarının, sevgisinin, yalnızlığının, çektiği acıların, gururunun göstergesidir…”

Bu yanıt Meleği çok etkiledi; “Efendim, siz bir dâhisiniz. Her şeyi düşünmüşsünüz.”

Yaradan yanıtladı; “Evet öyle! Kadınların erkekleri şaşırtan güçleri var.

Sıkıntıyla başa çıkabilir ve çok ağır yükleri taşıyabilir.

Mutluluğu, sevgiyi ve zekâyı elinde tutar.

Çığlık atacak hale geldiğinde gülümser.

Ağlayacak gibi olduğunda şarkı söyler. Mutlu olduğunda ağlar ve korktuğunda kahkaha atar.

Dokunduğu ve inandığı şey uğruna savaşır.

Adaletsizliğin karşısındadır.

Yeni çözüm önerilerine her zaman açıktır.

 Ailesi için canını feda etmeye hazırdır.

En kötü anında dostunun yanındadır.

Sevgisi koşula bağlı değildir.

Çocuklarının başarılarıyla sevinç gözyaşı döker. Arkadaşlarının başarısıyla gururlanır.

Doğum ve evlilik haberleri onu mutlu eder. 

Bir akrabası veya arkadaşı öldüğünde yüreği kan ağlar. Fakat kendisinde hayatla mücadele edecek gücü bulur.

Bir öpücüğün bir kucak açışın kırık kalpleri iyileştireceğini bilir. Dünyanın en mutlu insanı yapar.

Yalnız tek bir hatası vardır; kendisinin paha biçilemez bir varlık olduğunu unutur!..”

***

                                                                                              
Ülkemiz çalışan kadınına gelince…

Biliyor musunuz, ben onları şöyle tanımlıyorum:

İki işverenli; ev–iş…

İki mesaili; ev-iş…

Dört vardiyalı; ev-eş-çocuk-iş… Sonuçta gerçekten ağır bir işçi..

***

Bugün, ülkemizdeki mücadeleci kadınlarına seslenmek istiyorum: 

Hangi konumda olursanız olun, hep birlikte toplumsal muhalefete önderlik edin, gelin bir seferberlik başlatalım. Kadına karşı şiddeti, ayrımcılığı, istismarı, örgütlenmenin önündeki engelleri bu topraklardan söküp atalım.

Çünkü biliyoruz ki; bir kadın gittiğinde evin ışığı söner, yaşamın rengi gider, dostluk gider, insanlık gider, örgütlenme yok olur, gelecek gider. 

Bir kadın geldiğinde; yaşama renk gelir, aydınlık gelir, özgürlük gelir, değişim ve dönüşüm gerçekleşir. Demokrasi yaşam biçimi olur.

***

Kadına yönelik her türlü haksızlığa direnmeliyiz. Kadının emeğinin, bedeninin, kimliğinin sömürülmesinin kökünü kurutmak için kadın örgütlerini ikinci adresimiz seçmeliyiz.

Kadın ve toplumsal mücadele yaşamsaldır.

Kadın örgütlü olursa, istihdam politikaları yapılırken; kadınlar sessiz yedekler olarak adlandırılamaz, işe en son alınan, en önce çıkarılan, anneliği cezalandırılan, dört vardiyalı emekçiler olmazlar. 

YORUM EKLE

banner47