"Cumhuriyet, alelade bir bayram değildir"

Cumhuriyet bugün 95 yaşında! Bırakın tartışmayı da, hepimize tartışabilme hürriyeti veren günü birlikte anıp, kutlayalım.

"Cumhuriyet, alelade bir bayram değildir"

Burak Cilasun / Ben Haber

Halk iradesinin, ülke yönetimine sirayet etmesi ve böylelikle ulusun kendi kaderini belirlemesini sağlayan rejim olan cumhuriyet için, son yıllardaki “Tören büyük mü geçti, küçük mü?” tartışmaları, ne yazık ki toplumu da cumhuriyetin ana teması olan egemenlik kavramı ile kavramın değerinden uzaklaştırıyor. 

Nasıl ki, seçme ve seçilme hakkı ile velayet ve miras gibi toplumsal eşitliği ve bireysel hürriyeti sağlayan hakların Atatürk tarafından başlatılan girişimlerle kadınlara verilmesinin üstünden yıllar geçtikten sonra elde ettiklerine nankörlük eden insanlar varsa, bugün cumhuriyet de aynı oranda bazı odaklarca itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Meşrutiyet ve hanedan aşkıyla yanıp tutuşarak kul olma özlemi çekenlerin beyhude çabalarını bir tarafa bırakmak gerekirse, cumhuriyetin kıymetini en iyi bilenlerin, onu önceki dönemi de bilerek elde edenlerin olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki, Cumhuriyet Bayramı henüz ilan edilmeden önce rejim değişikliği ilanının hemen ardından ülkemizde kutlamaların başladığı görülüyor.

Cumhuriyet ilanı ve halkın sevinci

Milli mücadelenin sonunda Ankara'nın küresel güçler karşısındaki başarısıyla birlikte, halkın, basının ve ülke yönetimine ilgi duyan herkesin aklında tek bir soru oluşur: Bundan sonra ne olacak? Ülkenin yönetimi yine İstanbul'a taşınıp, ardından hanedana mı bırakılacak, yoksa muzaffer ordunun ve milletin kalbi haline dönüşen TBMM'nin iradesi devam mı edecek? Sorunun Ankara'dan verilen cevabıysa çok da gecikmez. 29 Ekim 1923'te TBMM'de gerçekleştirilen oturumda cumhuriyet rejimi kabul edilir. Haberin Meclis dışına taşmasıyla birlikte top atışları, tüfek atışlarına, davul zurna sesleri ise sevinç çığlıklarına karışır. Ülkenin dört bir tarafına yayılan müjdeli haberi halk sokaklara çıkarak kutlar. Artık gerçekten de egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir!

1924 yılı çok önemlidir

1923 yılında cumhuriyet rejimine geçilmesinin ardından, yeni sistemin pekişmesi adına Mustafa Kemal Atatürk tarafından siyasi adımlar arka arkaya atılır. 3 Mart 1924'te halifelik kaldırılır. Bunu Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun çıkarılması izler. Hemen ardından kanun kapsamında medreseler kapatılır ve modern eğitim sistemine fiilen geçilir. Ülkede misyonerlik ve ajanlık faaliyetlerinin de odağı haline gelen yabancı okullar kontrol altına alınır. Tabii ortada bir de Musul sorunu vardır. Milletler Cemiyeti'ne İngilizlerin başvurusunun hemen ardından Nasturiler ayaklanır. Şeyh Sait ayaklanması yaşanır. Tüm bu dönüşüm ve karşılığındaki yıkıcı faaliyetlere karşı 29 Ekim 1924 çok önemlidir. Yeni rejim birinci yılını dolduracaktır.

Kutlamalarda devlet ve millet el eledir
 
Cumhuriyetin ilk yıl dönümünün öneminin Ankara da farkındadır. Bu nedenle düzenlenen resmi kutlama programı oldukça önemlidir. Mustafa Kemal Atatürk, ilk olarak TBMM'deki makamında kutlamaları kabul eder ve akabinde TBMM önünde resmi geçit düzenlenir. Ardından yabancı elçiler Atatürk'ün huzuruna çıkar. Günün akşamındaysa düzenlenen fener alayıyla kent ahalisi cumhuriyete sahip çıkar. Eski rejimin başkenti olan İstanbul'da 29 Ekim Valilik tarafından resmi tatil ilan edilir. Düzenlenen resmi geçitte ordu, polis, izciler, öğrenciler, memurlar ve halk iç içedir. Kentteki tüm dükkanlar ve resmi binaların süslenmesini, gece minarelerin aydınlatılması izler. Belki de en dikkat çekeni de istanbul'da cumhuriyetin ilk yılının sonunda yapımı tamamlanan ve Mustafa Kemal Paşa Caddesi adı verilen bir cadde, 29 Ekim'de açılır. Ya İzmir? İzmir 9 Eylül 1922'den beri, 1923'te de, 24'te de 2018'de de zaten aynıdır. O halde yaşasın cumhuriyet, yaşasın cumhuriyetin 95. yıl dönümü ve yaşasın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e karşı içimizde hiç bitmeyecek minnet duygusu!

Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2018, 10:21
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER