Çıray açıkladı: Millet İttifakı ne kadar sürecek?

İYİ Parti İzmir Milletvekili ve GİK üyesi Aytun Çıray, Ben Haber'e önemli açıklamalarda bulundu. 50 kişilik GİK'e İzmir'den giren tek isim olan Çıray, İzmir ve Türkiye gündemini değerlendirdi...

Çıray açıkladı: Millet İttifakı ne kadar sürecek?

BEN HABER /  CANSU TEMİR AKSU

Ağustos ayının ilk haftasında, 4. Olağanüstü Kurultayını gerçekleştiren İYİ Parti'de, merakla beklenen Genel İdare Kurulu belli oldu. 50 kişilik kurul ve Başkanlık Divanı'na İzmir'den tek giren isim ise; İzmir Milletvekili Aytun Çıray oldu. Çıray, Ben Haber’e verdiği özel röportajda hem partideki yeni durumunu değerlendirdi, hem de Türkiye’nin gündem maddeleri arasında yer alan konularda önemli açıklamalarda bulundu. İşte o açıklamalar...

Partide yeni bir göreviniz var. Milli Güvenlik Politikaları Genel Başkan Yardımcısı oldunuz. Yeni görevinize ilişkin neler söylemek istersiniz?

Türkiye'de bu görev tanımlaması ile genel başkan yardımcılığı, bizdeki ismiyle Milli Güvenlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkanlık ilk defa kuruluyor. Hiçbir siyasi partide, bu görev tanımlamasıyla bir genel başkan yardımcılığı yok. Bunun nedeni, Sayın Genel Başkan Meral Akşener'in, Türkiye'nin içine girdiği durum açısından Türk siyasetinde milli güvenliğin ön plana çıktığını düşünüyor, partimiz de böyle düşünüyor. Kendisi, Genel Başkan Yardımcılığımı ilan etmeden bir gün önce beni davet etti ve böyle bir başkanlık oluşturacağını, bu görev için de beni düşündüğünü söyledi. Bende memnuniyetle içinden geçtiğimiz sürecin öneminini de bilerek bu zor görevi kabul ettim.

“Milletimizin de aklını başına almasını istiyorum. İkinci sınıf olacak kendi topraklarında...”

Ege Adaları, S400'ler, F-35'ler, Doğu Akdeniz, Kuzey Suriye gibi konular Türkiye'nin milli güvenliği ve çıkarları için çok önemli konular. Bu konularda ne gibi çalışmalar yapacaksınız. İYİ Parti'nin kırmızı çizgisi var mı?

İYİ Parti'nin kırmızı çizgisi, sınırlarımızı ve üniter devlet yapımıza tehlike oluşturan her şey ve her siyasettir. Son zamanlarda, Türkiye'nin güvenliğini tehdit edecek önce Kuzey Irak'ta, şimdi de Suriye'nin kuzeyinde buna benzer oluşumlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi, yanlış siyasetlerle bu iki devletin ülke bütünlüğünün bozulması konusunda ne yazık ki, büyük devletlerle hareket etmişlerdir. Türkiye'nin milli güvenliği için, Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, bizim de toprak bütünlüğümüzü garanti etmektedir

Bütün bu yanlış siyasetlerin bir sonucu daha olmuştur, o da 5-5,5 milyon civarındaki sığınmacılardır. Birçok sığınmacı, sınır kontrolleri olmadan Türkiye'ye girmiş ve bir tehdit oluşturmaya başlamışlardır. Bu giren kalabalığın içerisinde yabancı istihbarat örgütlerinin yönetiminde ne kadar terörist olup olmadığını bilmiyoruz. Bu nedenle Türkiye'nin şu anda en büyük sorunu milli güvenliktir.

“GÖLGE KABİNE DEĞİL AMA...”

İYİ Parti'deki bu yeni yapılanma, akıllara 'Gölge kabine mi kuruldu?' sorusunu getirdi. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?

Başkanlık Divanı'na giremese de İYİ Parti içerisinde bu makamlara layık, çok değerli arkadaşlarımız var. Dolayısıyla buna 'Gölge kabine' demek, onlara bir miktar haksızlık olabilir. Ancak; şunu söyleyebiliriz, ilk defa bir siyasi parti görev tanımını yaparak genel başkan yardımcılıkları oluşturdu ve bu makamlara da İYİ Partililer içerisinde layık birçok kişiden, birer kişi atamış oldu. Öyle bakmak lazım. Gölge Kabine değil ama, gölge kabine gibi davranacak.

“İTTİFAKLAR ZORUNLU HALE GELDİ”

İYİ Parti ittifak içinde olduğu CHP ile zorlu bir 31 Mart ve 23 Haziran süreci geçirdi. Bundan sonraki süreçte İYİ Parti'nin yol haritası nasıl şekillenecek? İzmir'de ittifak devam ediyor mu?

Türkiye'de siyaset çok dinamik unsur. Her sabah Türkiye yeni şartlara uyanıyor. Muhalefet burada iki görevi birden icra etmek zorunda. Eleştiri görevi ve yol gösterme görevi. Her ikisini de yapmaya çalışıyoruz ama aynı anda o kadar çok sorun yaratıyor ki, hangi birine yetişeceğimizi şaşırıyoruz. Anayasa ve hukuku zaman zaman göz ardı eden bir ittifak var: Cumhur İttifakı. Dolayısıyla; oradaki zihniyet devam ettiği sürece, Millet İttifakı devam edecek diye düşünüyorum.

Birde, bu Cumhurbaşkanlığı sistemi denen garip sistem, ittifakları zorunlu hale getirdi. Nitekim eğer bu ittifaklar olmasaydı, İzmir'de CHPyüzde 38-40 civarında kalabilir, İstanbul'u ve Ankara'yı almak mümkün olmayabilirdi. Dolayısıyla Millet İttifakı demokrasi açısından fonksiyonunu icra etmiştir. AKP nasıl MHP'ye mahkûm hale geldiyse,yeni Anayasa diğer partileri de birbirine mahkûm hale getirdi.

İzmir'de İYİ Parti'nin belediyecilik vizyonunu göstermesi için Tire Belediyesi bir sınav gibi. İYİ Parti bu sınavı nasıl veriyor? 5 yılın sonunda ne bekliyorsunuz?

Bir fark yaratması lazım. Atakan Bey, dürüst, temiz ve çalışkan bir siyasetçi. Çok genç yaşta, Tire gibi İzmir'in önemli ilçelerinden birinde belediye başkanı oldu. Şimdi, yeni belediye başkanlarının en çok uğraştığı sorun; belediyelerin borç sorunu. Bunu aşacağını umuyorum. Ondan sonra da Tirelilere verdiği sözleri, 5 yıl içerisinde ne kadarını gerçekleştirdiği önemli olacak. Bu İYİ Parti için bir örnek teşkil eder İzmir'de.

ÇARPICI CHP MESAJI

Eylül ayı itibariyle, ittifak ortağınız CHP'nin kongre süreci başlıyor. Karşıyaka'da son yaşanan durumla birlikte gergin bir kongre sürecinin yaşanacağı konuşuluyor. Siz nasıl değerlendirirsiniz?

Başka bir partinin iç işlerine karışmak, onun hakkında yorum yapmak siyasi terbiyeme uygun değildir. CHP, 100 yıllık bir parti. CHP'lilerin büyük deneyimleri var. O arkadaşlarımla birlikte siyaset yaptım. Demirel’in deyimiyle, “Türkiye'nin olmazsa olmaz partisinin Cumhuriyet Halk Partisi“ olduğuna olan inancım tamdır. Bu nedenle, bu ufak tefek karışıklıkları aşarlar. İzmir'de şuanda Belediye Başkanı Sayın Soyer ve ona uyumlu olarak çalışan il başkanı ile bir istikrar yakalamış görünüyor. Herhalde bu istikrarı muhafaza edeceklerdir.

Yeni parti kurulması gündemde. Babacan, Gül ve Davutoğlu'nun bu hamlesini nasıl görüyorsunuz? Yeni kurulacak olan parti, İYİ Parti'nin başarı ivmesini yakalayabilir mi?

Türk demokrasisi için kurulacak her yeni siyasi partinin bir kazanç olduğunu düşünüyorum. Topluma yeni biri seçenek olabileceğini düşünüyorum. Diğer partiler ile olan rekabet nedeniyle, diğer partilerin çalışmalarını da motive edeceğini ve bu rekabet nedeni ile de siyasetin kalitesinin artabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle kurarlarsa eğer hayırlı olsun diyorum.

Diyarbakır, Van ve Diyarbakır'da belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanması büyük tepkilere neden oldu. Bu görevden almaların, diğer büyükşehirlere de sıçrayabileceği konuşuluyor...

Biz İYİ Parti olarak; demokrasiye, hukukun üstünlüğünü; hukukun üstünlüğünü de demokrasiye feda edilmemesi gerektiğini savunuyoruz. Yalnız altını çizerek söylüyorum; her kim olursa olsun bir terör örgütüne yardım etmişse, bu demokrasinin istismarıdır. Kabul edilemez.Ancak tartışamaya neden olan iki temel problem var. Bunlardan bir tanesi, bu görevden almalar bir mahkeme kararıyla yapılmalıydı. İkinci kısmı ise; HDP seçmenine yönelik ülke birliğini tehdit edecek stratejik bir hata kısmı var. Siz bu şahıslardan, özellikle Ahmet Türk'ü, Sayın Bahçeli'nin kefaretiyle hem serbest bırakıyorsunuz, hem de seçilmesine izin veriyorsunuz. Seçmende size güvenip, Ahmet Türk'ün hukuk önünde bir sorunu olmadığına güvenerek, bu şahsa gidip oy veriyor. Seçildikten kısa bir süre sonra dönüp diyorsunuz ki; bu şahıs bir terör örgütüne yardım ve yataklık yapıyor. O zaman vatandaş diyor ki, 'Acaba benim oyum çalınıyor, iradem yok mu sayılıyor?' Bu tarz yanlış stratejik kararlarla HDP seçmeninin bir vatandaş olarak aidiyet duygusunu zayıflatabilirsiniz. Bu çok tehlikelidir. Bir yandan HDP'yi sürekli terör örgütüyle ilişkili olarak ilan edeceksiniz, diğer yandan devleti yönettiğiniz için elinizdeki, varsa eğer, bütün belgelere rağmen HDP hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yapmayacaksınız. Şimdi bunun hangisi doğru? Bunlar kötü yönetim, hatta yönetememektir. Hatta siyasi ikiyüzlülüktür.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER