"Birinci Meclis ile ikinciyi karıştırmak, dalgınlık değil cehalettir"

Burak Cilasun yazdı: Yazık ki tarihimizi kulaktan dolma bilgilerle biliyor ve sürekli yanlışa sürükleniyoruz. Bunun en bariz örneği de bugün yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşma yaptığı 2. TBMM binası, ana akım medya tarafından 1. TBMM olarak sunuldu ve kimse farkına bile varmadı.

"Birinci Meclis ile ikinciyi karıştırmak, dalgınlık değil cehalettir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kabinesi, ilk toplantılarını sembolik olarak bugün Cumhuriyet Müzesi olarak kullanılan, ikinci TBMM binasında gerçekleştirdi.
Peşinen söylemeliyim ki, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere tarihi binaların sembolik olarak anlamına yönelik etkinliklerde kullanılmasını, Türk tarihinin zenginliğinin ve derinliğinin yurt içinde ve dışında basın yoluyla kamuoyuna gösterilmesi bakımından olumlu buluyorum.
Ama...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bugün konuşma yaptığı 2. TBMM'nin binası için en büyük ulusal medya organlarından tutun da, siyasetçilere kadar geniş bir yelpazenin “1. Meclis Binası” demesini hayretler içinde karşılıyorum.
Hatta iddiaya varım ki yarın okuyacağımız bazı ulusal gazetelerde bile bu ifadeyi göreceğiz.
Efendiler;
Ankara Ulus'ta yan yana olan bu iki binayı karıştırmak bir dalgınlık değil, bilgisizliktir. Ülkenin yönetim tarihinin kilometre taşı olan bu binaların bilinmiyor oluşu, İlber Ortaylı'nın ağzından söylemek gerekirse “Cahilin birinini kuyuya taş atması” ise, çıkaramayan 40 akıllının da vay haline...
***
Tabii bu olay tek örnek değil. 
Hatırlayacaksınız, yeni kimlik kartlarının arkasında bir bina görseli var. Birtakım sesi çok çıkan aklı evveller “Beştepe, kimlik kartına nasıl koyulur!” diyerek ortalığı birbirine katmıştı. 
Daha sonra oranın 1. TBMM'nin binası olduğunu öğrenince sustular.
***
Yetti mi? Yetmedi...
Camilerin genelev yapıldığını iddia eden akademisyenler, Hz. Nuh'un cep telefonu ve drone kullandığını söyleyen bilim insanlarını hep birlikte gördük.
Cumhuriyet sayesinde toplum önünde konuşabilen, “birey” olabilen kadınların monarşi istediğine şahit olduk.
2. Abdülhamit döneminde toprak kaybedilmediğini iddia edecek kadar tarih bilmeyen, siyasetçilerin olduğunu gördük. (Toplam kayıp bugünkü Türkiye sınırlarının 2 katı kadar)
Lozan'ın gizli maddeleri olduğunu iddia eden kelli felli insanları, Osmanlı'ya isyan için kullanılan bir bayrağı bugün boynuna dolayanları saymıyorum bile.

***
Velhasılıkelam, bu dönemde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'a en büyük tavsiyem, tarih öğretmenliği atamalarına birazcık ağırlık vermesi ve halkın tarih öğrenimini feslilerin, sahte mektup yayınlayan sözde araştırmacıların eline bırakmaması.
Zira kendi tarihini dahi bilmeyen bir toplum, bırakın dünyadaki mazlumların sesine kulak vermeyi, kendi içindeki en küçük meselelerde bile geçmişten ders çıkaramaz.

BİLMEYENLER İÇİN 1. TBMM BİNASI

BU DA GENEL KURUL SALONU

BURASI DA 2. TBMM BİNASI

BU DA GENEL KURUL SALONU

VE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN 2. TBMM'DE KONUŞMASINDAN BİR KARE

Güncelleme Tarihi: 13 Temmuz 2018, 16:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER