"Bilinçli aileler, çocuklarını oyuncağa yönlendiriyor"

Hayal Dünyası Yönetim Kurulu Başkanı Adil Özyiğit, telefon ve bilgisayar oyunlarının çocukları negatif yönde etkilediğini belirtti, “Çocuk gelişimi için sektör oyuncularıyla akademisyenler mutlaka bir araya gelmeli” dedi

"Bilinçli aileler, çocuklarını oyuncağa yönlendiriyor"

Burak Cilasun / BEN Haber

Bugün ülke genelinde 20 mağazada hizmet veren ve gelecekte ihracat hedefi güden Hayal Dünyası markasıyla bilinen Özyiğit Oyuncak, 32 yıllık bir oyuncak devi olarak sektörün önemli oyuncularından biri olmayı sürdürüyor. Firmanın öyküsünü, hedeflerini ve sektörel konulara bakışını, Hayal Dünyası Yönetim Kurulu Başkanı Adil Özyiğit anlattı.

"32. YILIMIZA GİRDİK"

Oyuncak sektörüne girmek nasıl aklınıza geldi? 

Meslek lisesinden mezun olduktan sonra 1987 yılında, bir geri dönüşüm tesisi kurdum. Bu tesiste, hurda plastikten ham madde üretiyordum. Ciddi bir müşteri de topladık ancak kapasitemiz düşük kalıyordu. Kapasitemizi biraz büyütünce, rakiplerimiz bizden mal alan müşterilerimizi mal vermemekle tehdit etmeye başladı ve müşterilerimizi bizden aldılar. Belli bir dönem dayandık, bu sırada ciddi stok birikti. İstanbul'da pazar ararken, oyuncakçılarla tanıştık ve onlara ham madde satmaya başladık. Ödeme güçlüğü yaşayan bir imalatçı, oyuncakla ödeme yapmayı teklif etti. Biz de kabul ettik. İşte o kabul, bugün 32. yıla girmiş, 240 kişinin çalıştığı bir firmayı ortaya çıkardı.

‘Hayal Dünyası’ markası nasıl doğdu?

Uzun yıllardır bir marka oluşturmanın hayalini kuruyor ve bunu planlıyorduk. Bu hayalimizi gerçeğe dönüştürdük. Bugün insanlar alışveriş yaparken markaya güvenerek alışveriş yapıyor. Biz de böylece markalaştık.

"OYUNCAKLAR ÇOCUK GELİŞİMİNE KATKI YAPIYOR"

Çocukların oyun alışkanlığı teknolojiyle birlikte değişiyor. Siz, çağa ayak uydurmak için neler yapıyorsunuz? 

Tabii bilgisayarlar ve akıllı telefonlarla birlikte çocukların ilgisinde bir kayma oldu ama yine de oyuncak piyasası büyümeye devam ediyor. Ailelerin artık telefon ve bilgisayarda oynanan oyunların çocukların zeka ve fiziki gelişimine negatif etkisini gördüğü aşikar. Kaldı ki; bilgisayar oyunlarının büyük bölümü şiddet içeriyor. Bilinçlenen aileler, çocuklarını oyuncağa yönlendiriyor. Oyuncak, çocukların hem zeka, hem de bedensel gelişimine katkı yapıyor ve çocuklar paylaşmayı da öğreniyor. 

Oyuncaklar hiç şüphesiz çocuk gelişiminde önemli etken. Peki, akademisyenlerle işbirliği var mı?

Maalesef sağlanamıyor. Aslında olması gerekiyor. Sonuçta oyuncak sektörü, toplumun geleceğini ilgilendiriyor. Bu tip çalışmalarda sadece akademisyenleri devreye sokuyorlar. Oyuncağı yapan, dağıtan, satan kişileri de dahil etmek gerekir. Üniversitelerin bize gelmesi gerekiyor.

Ülkenin farklı köşelerindeki mağazalarınızda satılan oyuncaklar yöresel farklılık gösteriyor mu?

Kesinlikle gösteriyor. Bakın bu ayrımları büyükler olarak biz zihnimizde yapıyoruz. Çocuklarda böyle bir şey yok. En üst gelir seviyesindeki çocukla, en düşük gelir seviyesindeki çocuk yan yana oyuncağını oynayabiliyor.

"OYUNCAK PAZARI BÜYÜYOR

Oyuncaklar sürekli olarak gelişiyor. Bu evrilme nereye varacak?

Seri üretimlerle birlikte oyuncak çok farklı bir noktaya geldi. Bugün doktorlar bile çocuklara, motor kaslarını çalıştırmak için oyun hamuru veriyor. Oyuncak, gelişen teknolojiyle birlikte hem çok makul oldu, hem de ihtiyacın artmasıyla birlikte pazar her geçen gün büyüyor. 

Sizin oyuncak silahlara karşı bir kampanyanız vardı. Silahını getiren çocuklara, kitap veriyordunuz. Kampanya ne durumda?

Bu yıl 8. kez yapıyoruz. Özellikle 4-6 yaş grubundaki çocukları kendimize baz aldık. Silahın ne olduğunu görmelerini istedik. Yani mesele ellerinden bir oyuncağı alıp diğerini vermek değildi. Silahtan uzak durmaları gerektiğini anlattık ve çocuklara top ve hikaye kitabı verdik. Bu da bizim önemsediğimiz bir sosyal sorumluluk projesidir.  

Çin'den ithalat yaparken, Ar-Ge faaliyetlerinizle kendi markanız için ürün de tasarlıyorsunuz. Bu süreçte çocukların gözünden ne kadar bakabiliyorsunuz?

Oyuncak işi yapıyorsanız zaten çocuk gibi düşünmek ve bakmak zorundasınız. Eğer bunu yapamıyorsunuz, bir başarı elde edemezsiniz. Oyuncak, diğer meslekler gibi değil. Hem çocukları, hem de oyuncakları sevebiliyorsanız; bir de onlar gibi bakabiliyorsanız iyi bir oyuncakçı olabilirsiniz.

"İHRACATA DÖNÜK PROJELERİMİZ VAR"

Dövizdeki artış, ithalatçı bir firma olarak sizi nasıl etkiliyor?

Elbette olumsuz etkiliyor. 2 yönden olumsuz etkiliyor. Birincisi fiyatlarımız yükseliyor. İkincisi, fiyat güncellemesi yapmakta zorlanıyoruz. Piyasa, güncelleşmiş fiyatlara uyum sağlama noktasında zorlanıyor. 

Önümüzdeki süreçte hedefleriniz neler?

Dağıtım ağımızı genişletip, pazar payımızı artırmak istiyoruz. 2020'den sonra ihracata dönük projelerimiz de var.

Çocuklarınız oyuncakların belirlenmesinde ne kadar etkin?

Tabii onların da fikirlerini alıyorum. Çizimleri, sipariş listelerini gösteriyorum ve muhakkak onların da fikirlerini alıyorum.

"ÇİZGİ FİLMDEN SONRA OYUNCAĞINI YAPARIZ"

Yazık ki kültürel emperyalizmle karşı karşıyayız. ABD'nin hayal ürünü kahramanlarını çok sık görüyoruz. Mili kahramanlarımızın oyuncaklarını yapamaz mıyız?

Bunu yapabiliriz. Bundan önce; çizgi film yapmak lazım. Amerikan oyuncaklarındaki kahramanlar hep birer çizgi film usulü. Yerli karakterler, çizgi filmlerle taçlandırılacak ki biz de oyuncağını yapalım. 

Güzel oyuncak pahalı oyuncak mıdır?

Hayır, her fiyata gayet güzel oyuncaklar alınabilir. İlla pahalı oyuncak kaliteli olacak diye bir şey yok.

YORUM EKLE
YORUMLAR
ayse
ayse - 7 ay Önce

C0kiyi

SIRADAKİ HABER