'Baba' gibi öğretmen

İzmir’in Menderes ilçesi Görece Mahallesi’ndeki Şehit Mustafa Mutlu Ortaokulu’nda 17 yıldır beden eğitimi öğretmenliği yapan, 4 yıl önce de müdür yardımcısı olan Mücahit Mengütemür (49), hiç çocuğu olmamasına karşın, öğrencileri için yaptıklarıyla 'baba' gibi oldu. Aileler, çocuklarının ergenlik sorunlarının çözümünde ona danıştı, öğrencilerinin yeteneklerini fark ederek, geliştirmelerini sağladı. Milli atlet olan Mengütemür, kurduğu voleybol takımı ile öğrencileriyle çok sayıda kupa kaldırdı.

'Baba' gibi öğretmen

Görece Mahallesi’ndeki Şehit Mutlu Ortaokulu’na 17 yıl önce beden eğitimi öğretmeni olarak atanan Mücahit Mengütemür, hem öğrencilerin, hem de ailelerin hayatlarında yaptığı değişikliklerle 'baba' olarak anılıyor. İkinci evliliğini yapan, hiç çocuğu olmayan Mengütemür, baba olmak için çocuk sahibi olmanın gerekmediğini savunarak tüm öğrencilerinin çocuğu olduğunu söyledi. Mengütemür, okulda yürüttüğü voleybol çalışmaları ile öğrencilerin ve velilerin sevgisini kazandı. 2002 yılından beri her yıl ilçe bazında katıldıkları müsabakalarda okula kupa kazandıran Mengütemür, mesleki başarısının yanı sıra öğrencilerin, ailelerin ve hatta tüm köy halkının en büyük destekçisi haline geldi. Mezun ettiği öğrencilerinin hiç aksatmadan ziyaretine geldiği Mengütemür, binlerce öğrencinin babası gibi oldu. Mengütemür, sevgi ile yaklaştığı öğrencileriyle ailelerine anlatamadıkları dertlerini paylaşıp, ders aralarında ve okul çıkışlarında okul bahçesinde voleybol maçları yapıyor. Yıllar önce okula geldiğinde ilk mezun ettiği öğrencilerinden olan Duygu ve Gökhan Kan'ın (26) 7 yaşındaki kızları ve 4 yaşındaki oğulları da şimdi Mücahit öğretmenin öğrencisi olmaya hazırlanıyor.

‘BİR İNSANA NE VEREBİLDİĞİNİZ ÖNEMLİ, BABALIK BUDUR’

2002 senesinde okulun ilk beden eğitimi öğretmeni olduğunu söyleyen Mücahit Mengütemür, baba olmak için çocuk sahibi olmanın gerekmediğini, insanlara iyilik yapmanın, onların hayatlarına dokunmanın da babalık kadar kutsal olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Yıllar içinde köy halkı beni çok benimsedi. Bu sevgiden kaynaklandı. Onlara ne yapıp ne yapamayacaklarını çok iyi gösterdiğimi düşünüyorum, güvenlerini kazandım. Ben kendim için ne istiyorsam, onlar için de aynısını istiyorum. İyi yerlere gelsinler istedim. Spor konusunda yetenekli olan öğrencileri ilerlemeleri için yönlendiriyoruz. Geçenlerde çok mutlu bir haber aldım, voleybol takımımızın kaptanlığını yapmış olan eski bir öğrencim tıp fakültesini birincilikle bitirmiş. Önce babasını, sonra da beni aramış, bu mutluluk. Bunu hiçbir şeye değişemem. Öğrenciler ne isterse o oluyorum. Yeri geliyor ağabey, yeri geliyor abla, yeri geliyor baba, anne. Her türlü, her ihtiyaçlarında beni bulabiliyorlar. Benim telefon numaram bütün köyde vardır, gece sabah fark etmez bana ulaşabiliyorlar. Benim şu an kendi çocuğum yok, ama bir sürü çocuğum var burada. Doğum günümü bile hatırlayıp kutlamaya gelen mezun öğrencilerim var. İlla bir insanın kendi çocuğunun olması gerekmiyor. Bir insana ne verebildiğiniz, o önemli, babalık budur. O yüzden ben verdiklerimin, yaptığım her türlü fedakarlığın, emeğimin sonuna kadar arkasındayım. Ben böyle gördüm ve böyle olmaya devam edeceğim. Köye ilk geldiğimde okulda hiçbir şey yoktu. Aslında milli atletim, voleybol da yan alanım. 2002- 2003 yılında ilk kez voleybol müsabakalarına girdik. O zamandan beri her yıl ilçe bazındaki müsabakalarda kupa kazanıyoruz. Salona gittiğimizde salon sadece bizim köyle doluyor. Yıllar içinde voleybol bizim okulun değişmez ve en heyecan verici etkinliği haline geldi."

BİR NESLİN ÖĞRETMENİ

Mücahit Mengütemür’ün iki öğrencisinin annesi Elif Gümüş, "Mücahit öğretmenimiz bize çok destek oldu. Oğlumu 8’inci sınıftan, küçük kızımı 2 yaşından beri tanıyor. Kızım şu an 4’üncü sınıfta, seneye Mücahit öğretmenin öğrencisi olacak. Çok disiplinli bir öğretmenimiz ama çocuklarımız onu çok seviyor. Çocuklara bir baba gibi yaklaşıyor, doğru yolu gösteriyor. Ergenlik dönemlerinde bizim çözemediğimiz sorunları kendisi hallediyor. Biz dışarı gittiğimizde onları arayıp çocuğumuzla ilgilenmelerini isteyebiliyoruz. Bir aile gibiyiz" dedi.

Mengütemür’ün ilk mezun öğrencilerinden olan Duygu Kan ise, "Biz de burada büyüdük, eşimle aynı sınıftaydık. Şimdi çocuklarımız da Mücahit Öğretmenin öğrencisi oldu. Burada onunla olmak büyük bir şans. Öğrencileri kendi çocuğu gibi sevip benimsiyor. Biz Mücahit öğretmenin çocukları gibiydik, şimdi bizim çocuklarımız onun torunları gibi oldu. Kızımız 7 yaşında, oğlumuz 4 yaşında. Oğlum Mücahit öğretmen sayesinde yaşı gelmeden anaokuluna başlamak istiyor" diye konuştu.

Okuldan bu sene mezun olacak olan 8'inci sınıf öğrencisi Mahire Kırım ise, "Mücahit öğretmen benim hayatıma giren en güzel, en değerli, en önemli öğretmenlerden biri. İyi günümüzde de kötü günümüzde de bize kol kanat geren bir öğretmenimiz. Okul bizim ikinci evimiz, Mücahit öğretmen de ikinci babamız gibi" diye konuştu.

Mahalle sakinlerinden Mehmet Fikret Kareci ise, "Mücahit öğretmenin çayını, kahvesini içerim. Çok iyi bir öğretmendir. Mükemmel bir kişiliğe sahip bir arkadaşımız. Köyümüzde gelmiş geçmiş en güvenilir, her şeyini paylaşabileceğimiz insan. Üniversite 3’üncü sınıfta olan kızım ve 7’nci sınıfta olan kızım onun öğrencisiydi. Çocuklarım bana anlatamadıkları şeyleri Mücahit Öğretmen’e danışıyorlar. Köyümüzde çok büyük bir değer kendisi" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER