banner51

Geçmişin sancısı

Yine her yaz sonu gibi toplanıyordu annem yazlıktan. Çocukluğumdan beri çok can sıkıcı bir sahnedir bu. Derdim sonbaharın başlamasıyla ilgili değil, hatta sonbahar çocuğuyum ben! Yazı çok sevmeme rağmen...

Yaz günleri; daha güneşli, daha sorumsuz ve daha neşeli... Ama Eylül’ünde hakkını veriyorum  kırkımdan sonra, hatta en huzurlu, yerli yerini bulduğu zaman benim için bu ay.

Galiba derdim yazlığı terk edene kadar. Ondan sonrası sevimli, maceralı soğuk günler geliyor. Ama yazın yazlık evleri terk ediş anı hep içimi ürpertiyor.

“Anne” dedim birden, ‘’Niye satmıyorsunuz bu evi?’’ Kafa salladı, “İnşallah” dedi. “Seneye düz ayak bir ev bulalım.” Yalandı...

Çocukluğumdan beri her yazım  burada geçmişti. Beş yaşından beri her sonbahar başlangıcı aynı sinir bozucu hüznü hissediyordum. Bir an önce kışlık evimize ışınlansak hissetmezdim bu duyguyu belki, daha bir coşkulu karşılardım baharın sonunu. Ama malum, insanlar gidecek, ev kapatılacak, baharın ilk günlerine kadar girilmeyecekti. Ama yok kırkımdan sonra annemlerin yazlık evlerinde, yaz bile olsa aynı şeyi hissediyorum artık. Hele bu yaz, hiç gelmedim buraya. 

Bazen yaşadığımız mekanlar, evler de yaşlanır hatta enerjilerini kaybederler.

Otuz beş yıl boyunca her yaz gününü dolu dolu yaşadığım, yerin enerjisi, birlikte büyüdüğüm arkadaşlarımla, kurabiye ikram eden komşularımla, bizi bahçeden kovan teyzelerle, gece saklambaç maceralarımla, katıla katıla güldüğüm kankamla, dedikoducu bahçıvanlarla, delirttiğimiz site yöneticisiyle, uzun eşeklerle, sabaha kadar muhabbetlerle birlikte yaşlanmıştı, hatta bitmişti işte...

Terastan baktığımda üst kattaki kankama seslenemedikten sonra gidip ne yapacaktım ki artık ben orada? Çoğu taşınmış, evlenmiş, en acısı vefat etmiş insan hatıralarının mezarlığında eskisi gibi mutlu olamam!

Aslında cennet gibidir burası...

Ama hatıralar olmasaydı...

Evler bile hüzünlü bakıyor bana. Eski sahiplerini fısıldıyorlar kulaklarıma. Eski  çitlerini, eski merdivenlerini istiyorlar ısrarla.

Yok buna dayanamam. Acı veriyor her baktığımda şu güzelim manzara...

Anıları severim ama, değişmeden kalacaklarsa...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ceyda Özduran
Ceyda Özduran - 2 hafta Önce

Gamze’cim Gerçekten yaz sonu yazlıktan ayrılmak bana da hüsran veriyor . Hele herkesi uğurlayıp her gidenin arkasından almak çok fena.

Moris Karmona
Moris Karmona - 2 hafta Önce

Güzel ve anlamlı bir yazı

Canan Geçgil
Canan Geçgil - 2 hafta Önce

Gerçekten çok samimi anlatmışsın arkadaşım kankam duygulandırdın beni

Nuran Benli
Nuran Benli - 2 hafta Önce

Gamzeciğim her yıl Ekim ayının sonu benim sancılı günlerim olur. Bu günler yazlık komşularımızdan tek tek ayrıldığım günler. Kış günlerinin yoğun çalışmaları başlayacak biliyorum. Başımızı kaşıyacak vaktimiz olmayacak belki ama baharı iple çekeceğimiz muhakkak. İnsan ilişkilerinin daha sıcak daha samimi geliştiği bu güzel ortamları keşke kışa da taşıyabilsek Keyifle okudu, mutlu oldum tatlım, var ol.

Birben karagözler b
Birben karagözler b - 2 hafta Önce

Hislerinizi ne kadar güzel ifade etmişsiniz

Meryem Küçükbay
Meryem Küçükbay - 1 gün Önce

Deli dolu çılgın görüntüsünün altında,bir o kadar duygusal,bir o kadar hassas bir o kadar bilgin arkadaşım benim canımm

Meryem Küçükbay
Meryem Küçükbay - 1 gün Önce

Gamzecim dediğin gibi yazlıktan ayrılırken hepimizde ya da çoğu insanda bir burukluk,hüsran oluyor,hele bu sene bizim için daha üzücü oldu,yazlıktan döndüğümüz Perşembe günüydü,sitemizin Osman amcası var,anlarsınız herkesin tonton Osman amcası işte,vedalaşmaya gittik,önümüzdeki yaz görüşmek üzere diye,ve yazlıktan ayrıldık 3 gün sonra Osman amcsmızın vefat haberi geldi,eşi 7 sene önce vefat etmişti,yalnız yaşıyordu,ve yalnızcacık ölmüştü işte,önümüzdeki yaz yazlığa gittiğimizde artık Osman amcamız yok:(