banner51

Faytonumu geri istiyorum

Faytonumu geri istiyorum!..

Biliyorum, kızacaksınız…

Kızsanız da, kızmasanız da önce lütfen okuyun, sonra karar verin…

Şayet fikriniz değişmezse, kızmayı sürdürün, hatta ufaktan küfür de etmekte serbestsiniz!..

Faytonların yasaklanmasına karşıyım.

İzmir’de faytonların yasaklanmasına da karşıyım.

Yıllar boyu, Birinci Kordon, Karşıyaka Yalı Caddesi’nin, kısacası İzmir’in simgesi olan faytonların trafiğe çıkmasının durdurulmasına da karşıyım.

Deniz Sipahi gibi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in talimatıyla alınan bu kararı, ben de doğru bulmuyorum.

Yanlış karar olarak algılıyorum.

***

Benzer ilk haber, İstanbul-Büyükada’dan geldi; fayton yasaklandı.

Ardından aynı kararı, Antalya aldı. Sonra da İzmir…

Önce herkes bilmeli ki; vicdanı olan birinin yorgunluktan çatlayıp yere düşen, ağzından burnundan kan gelen bir atın görüntüsü karşısında kayıtsız kalması mümkün değildir.

Göz yumulamaz,

Sessiz kalınamaz, kalınmamalıdır da…

Ancak, trafiğe gezinti ve keyifli seyir amaçlı çıkmaya uygun, günümüz tekniği ile donatılmış, klasik görünüşünden en ufak bir şekilde taviz verilmemiş atlı arabalar ve çok bakımlı, besili, hayranlık duyacağınız atlar ve at cinsleri ile bu işi neden yapmıyor, yapamıyoruz?

Düşünsenize…

Yasak yerine İzmir’in caddelerinde; Kuzey Avrupa’nın kendine özgü iri kıyım cins, ya da Macar ovalarının ünlü toynak üstü ayakları uzun kıllı olan atları ve Viyana’daki gibi üstlerinde frakları, başlarında silindir şapkalı sürücüleri olan faytonların dolaşması hoş olmaz mı?

Fanatik fayton karşıtlarının yanıtını duyar gibiyim:

“Peki atların ölmesi hoşuma mı gidiyor?”

Tabii ki hayır!
“Senin estetik keyfin için atlar ölsün mü?”

Tabi ki hayır!

Ama O’nları hayatımızdan çıkarmak bizi daha iyi bir insan, toplumu daha iyi bir toplum yapmayacaktır.

Nasıl sokakta kediler ya da köpekler eziyet görüyor diye “Sokakta kedi-köpek olmasın” diyemiyorsak, atlar için de demememiz gerektiğine inanıyorum.

Oysa biz şimdi, “Vur deyince, öldür” anlayışı ile, iyisini, doğrusunu, medeni ve insanca olanını yapmak varken, işin kolaycılığına kaçarak “yasak”la sorunu çözmeye çalışıyoruz.

Çünkü; “Faytonlar Kaldırılsın” demek bana eski Maarif Nazırı Emrullah Efendi’nin “Şu mektepler olmasaydı, ben bu maarifi ne güzel idare ederdim” sözünü hatırlatıyor…

***

Hayvan severlerin atları korumak adına faytonu yasaklanma istemlerine asla karşı değilim.

Ancak bilinmeli ki, neredeyse tüm dünya kentlerinde “fayton”, yani atlı arabalar vardır.

Nerelerde mi?

Fransa’da St. Lorenz’de, Danimarka’da, Çekya’da Prag’da, Almanya’da, Romanya’da, İtalya’da Roma başta olmak üzere pek çok kentin incisi, simgesi faytonlardır.

Örneğin, Malta Adası’nın başkenti Valetta’yı faytonsuz düşünemezsiniz.

Kış aylarında İskandinav ülkelerini atların çektiği kızaklar olmaksızın düşünebilir misiniz?

Sadece Avrupa ülkeleri değil ki? Amerika’nın Doğu sahillerinde, Kaliforniya’da atlı arabalar en sık görülen araçlardır.

Kanada, Küba, Hindistan, Myanmar, Filipinler, Tayland, Bankok…

Saymakla bitmek bilmeyen sayıda ülke ve faytonlu kentlerin listesi uzadıkça uzar…

Hepsi, yerel yönetimlerin kural ve kuramları altında çalışır.

Yapmamız gereken, atların hakları için mücadele etmektir.

Faytonlar için, Karşıyaka, Konak, Alsancak ve çeşitli semtlerde yapılmış faytonların durabileceği özel cepler (fayton durakları) yapılabilir.

Ayrıca:

Atların ahırları sağlıklı koşullara sahip mi?

Muayeneleri doğru düzgün yapılıyor mu?

Doğru besleniyorlar mı?

Bir at en fazla kaç saat çalışmalı?

Yağmurdan, güneşten korunuyor mu?

Ne zaman emekli edilmeliler, emekliliklerini nerede güvenle geçirebilirler? Atlara zarar verenler ne gibi cezalar almalı?

Önce bu soruları kendimize sormalıyız.

Bir fikir vermesi açısından ABD’deki faytonlarla ilgili bazı uygulamaları aktarmak istiyorum:

Bu ülkede; uygun görülen sıklıkta planlı ve plansız denetimler gerçekleştiriliyor.
 Her ayın 15’inde, faytoncuların kimlik numaraları, hayvanların bir listesi, veteriner aşılama tarihleri yetkililere sunuluyor. 
Hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktığında atların çalıştırılması yasak.
Ahırların peryodik olarak temizlenmesi ve denetlenmesi yapılıyor.

***

Kaldı ki, haberiniz var ya da yok; hepimizi mutlu kılan aldığımız bir ödül var:

Dünya Atlı Araba Kulüpleri Birliği ve onun alt organizasyonu Faytoncular Birliği tarafından İzmir tüm Dünya’ya örnek olarak tanıtıldı ve “Dünyanın En Mükemmel Atlı Araç İşletme Sistemi” büyük ödülü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verildi.

Yani, İzmir ne Büyükada ne de Antalya…

Faytonları çeken atlar için tüm olumlu koşullar İzmir’de mevcut.

Birinci Kordon’da düne kadar Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen faytonlar için, Avusturya’dan getirilen özel atlar, özel barınaklarda çok iyi koşullarda bakılıyor ve barındırılıyor. Sürücüleri ise çeşitli özel eğitimlerden geçirildikten sonra işe alınıyorlar.

Karşıyaka’da ise, eski tas eski hamam…

Başkan Soyer, yasak kararı yerine, Karşıyaka’daki ve İzmir’deki tüm faytonları Kordon’dakiler gibi yenileyebilir, hem tüm Türkiye’ye İzmir olarak örnek olur hem de “devam” diyebilirdi.

***

Peki, faytonları kaldırdık…

Atların akıbeti ne olacak?

 Sakın ola, doğaya bırakırız demeyin.

Ağrı’nın, Erciyes’in etekleri, Afyon, Karaman, Bolu, Dilek Yarımadası, Isparta, Kütahya, Samsun, Konya, Adana, Aydın, Manisa...

Kırsallarda serbest gezen yılkı atları var. Ve sayıları her geçen gün azalıyor.

Neden?

Bu atlar, yaşam savaşı verirken, birçok yerde, tarlalara zarar verdikleri gerekçesiyle öldürülüyorlar da ondan!..

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre son 10 yılda at, eşek ve katır sayısı neredeyse yarı yarıya azaldı.

2007’de 188 bin 640 olan at sayısı, yüzde 36 azalarak 120 bine, eşek sayısıysa yüzde 48 azalarak 296 bin adetten 152 bine düştü. Yüzde 44 gerileyen katır sayısı da 68 bin adetten 38 bine indi.

Türkiye’de 2008-2017 yılları arasında en az 600 bin at, eşek ve katırın öldürüldüğü tahmin ediliyor.

Kısacası; Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir’in özel durumunu göz önünde tutarak, Kordon’daki faytonlarımızı tekrar geri getirecek kararı vermelidir.

Lütfen Başkan…

Bekliyor ve istiyoruz!...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Güman Kızıltan
Güman Kızıltan - 3 hafta Önce

Eline sağlık yanlış ve İzmire yakışmayan bir karar enkolay yol iptal et

Adnan Gülerman
Adnan Gülerman - 3 hafta Önce

Sayın Türkmen, ben de başka ülkelerde dolaştığımda faytonları çok gördüm İzmir deki yasaklama işin kolayına kaçmaktır. Bu aynı zamanda bir nostaljiydi. Güzelleştirme zahmetli iş. Yasaklama gibi kolayı varken ne diye güzelleştirme ile uğraşılacak ki?

Erdogan okurgan
Erdogan okurgan - 3 hafta Önce

Şehrin nostalaji güzelligini bozmayalım

Erdoğan Gezer
Erdoğan Gezer - 3 hafta Önce

Hamdi abim olayın bütünü anlaminda katılıyorum. İzmir in tarihinde önemli bir simge fayton, kafamı kurcalıyan bakımlı at ile bakim yerleri hakkında aydinlatmışsın o tarafınıda problem olarak çıkardım aklımdan.
Tabiki devam etmeli zannedersem kolaya kaçarak bu işi angarya görüyorlar. Kalemine sağlık diyor çözüm için de sanki bu konuyla ilgili geniş tabanlı bir platformda gündeme getirilebilir diye düşünüyorum.
Sağlıklakal sevgili agbim

Ruhsar vreskala
Ruhsar vreskala - 3 hafta Önce

Ben de aynı fikirdeyim.

İbrahim Yüncü
İbrahim Yüncü - 3 hafta Önce

Güzel yazılarınızı keyifle okuyorum. Kent görselliği açısından baktık mı çok haklısınız. Katılıyorum.
Ancak bir başka pencere daha var, siz de değinmişsiniz. Batı'da at bakımını yapan kişilerin çoğu kadındır.
Onlar duygusal, sevgi yüklü yaklaşır hayvana. Kamçı göstermeliktir. Hayvana vurulmaz, acı çektirilmez.
Nasıl bakılması gerektiğini ne güzel sıralamışsınız. Düzen olur ise bu koşullarda faytonlar İzmir'e çok yakışır.
Amaaa... Kordon'un bu karmaşası otomobillerin çift sıra düzensiz parkları yer kalmaması sebebiyle çareyi faytonlarda buldular sanırım.