Ekonomik koşullar bel büküyor

İzmir Minex ve Shoexpo fuarlarını geride bıraktı. Ayakkabı Fuarı’ndaki katılımcı sayısı ne yazık ki ülkemizdeki ekonomik koşullardan dolayı geçmiş yıllara oranla düşük kaldı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Önceki yıllarla geçen yılı karşılaştırdığımızda geçen yıl düşüş vardı. Geçen yılla bu yılı karşılaştırdığımızda da geçen yıla göre bir düşüş var. Tamamen ekonomik koşullardır bunun gerekçesi. Yaklaşık 30-40 yıldır ayakkabıcılık yapan ve fabrikası olan birçok şirket kepenk kapattı. Sektör zor bir dönemden geçiyor. Ev ekonomisindeki sıkıntı, sokağa da yansıyor. Son dönemde zaruri ihtiyaçların bedelleri öyle arttı ki, insanlar bunları karşılayabilmek için zevklerinden ödün vermek zorunda kaldı. Örneğin bir insan 6 ayda bir ayakkabı alıyorsa, bu süreyi 9 aya çıkardı. Bakın elektriğinize zam geldiğinde elektriği yahut zam geldikten sonra doğalgazı kullanmadan oluyor mu? Hayır. Çocuğunuzu sağlıklı beslemek istiyorsunuz. İhtiyaçları bu şekilde sıralayınca ayakkabı çok daha geride kalıyor. Ayakkabı sektörü şu anda bugünkü ekonominin bedelini ödüyor.

"İnternet yayıncılığı es geçilmemeli"

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentteki günlük gazetelere destek vermek için hamle yaptı ama kent haberciliğinin çok önemli bir parçası olan dijital medya bu pastadan pay alamıyor. Dijital medyanın kendini kabul ettirmesi için daha ne yapması lazım?

Her şeyden önce çok net olarak söyleyebiliriz ki dijital medyanın tıklanma rakamları, gazetelerin tirajlarından çok daha yüksek. Elbette ben günlük gazetelere yapılan destekleri yadırgamıyorum ve aksine destekliyorum ama internet yayıncılığının da es geçilmemesi lazım. Ne yazık ki internet yayıncılığının resmi bir kanunu yok. Böyle olunca dijital medyaya destek vermeye mevzuat engel oluyor. Bildiğim kadarıyla Tunç Soyer bunu yapacaktı ama mevzuattan dolayı yapamadı. Bir an önce hükümet bu konuda adım atmalı. Bu adım atıldıktan sonra gerçek habercilerle şantaj habercileri de birbirinden ayrılmış olacaktır.

"Araştırmadan açarlarsa havlu atarlar!"

İzmir’de bir yandan kentin kuzey ve güneyinde yeni AVM’ler açıldı ve açılıyor, diğer taraftan kitleler indirimli otobüs saati bekliyor. Buradaki zıtlığı nasıl açıklamak gerekir?

Türkiye’de piyasa ekonomisi denen bir kurallar zinciri var. AVM’yi yapan kişiler, AVM’yi yaptıkları bölgelerde araştırma yapmazlarsa havlu atarlar. İstanbul’da bunu görüyoruz. Maaşlara gelen zam ortada, elektriğe, ulaşıma, doğalgaza, hizmetlere, ürünlere gelen zam ortada. Şu anda görülen o ki insanların alım gücünü yükseltecek bir ekonomik sistem, Türkiye’de gündemde değil. Devletin bütçesi yatırımdan çok başka yerlere giderse, sorunlar tavuk ve yumurta sarmalı gibi dönüp dolaşıp aynı yere gelir ve ilerleme sağlanamaz.

"Kim onu derse yalan söylemiş olur!"

Yerel seçimler sonrasında son dönemde çok tartışılan belediyelerde istihdam gerilimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kağıt üstünde bir tartışma varmış gibi gözüküyor olsa da belediye başkanları ahbap çavuş ilişkisiyle adam almaya devam ediyor. Kim almadığını söylerse yalan söyler. Kimi mahalle delegesinin çocuğunu, kimi ilçe başkanının akrabasını, kimi de falancayı alıyor ama alıyor. Çok ciddi bir partizanlık var. Ha diğer partili belediyelerde de bunun olduğunu söylerlerse ben de onlara derim ki kardeşim biz zaten onları beğenmediğimiz için İzmir’de siz oy alıp kazanıyorsunuz. Sizin mazeretiniz başkaları üstünden olmasın. CV üstünden normal insanlara gerekçeler üretmeye de gerek yok. Başkanlar, akıllarına yatan adamları işe başlatıyor.

"İzmir’den geçinenler kulüplerin yanında yok!"

Bugün Süper Lig’e göz kırpan bir Altay var. Nasıl görüyorsunuz?

Altay, tarihi bakımından İzmir’in en köklü kulüplerinden biri ama aynı zamanda da çok şanssız. Hem taraftar açısından, hem de kulübü sahiplenen insan sayısının azlığından dolayı. Altay bu yıl güzel gidiyor ama önce bir kışı geçirmek lazım. Göztepe’den sonra Altay’ı da oralarda görmek en büyük temennimiz. Kulübün desteklenmesi lazım ama İzmir’de böyle bir yapı ne yazık ki yok. Sponsorlar çok kısıtlı. Birkaç istisna dışında yıllardır İzmir’in ismini maddi manevi kullanıp büyüyenlerin hiçbirini bu kulüplerin yanında göremeyiz.

YORUM EKLE