Zeybekci'den Açıklama

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Türkiye’de aşırı değerli TL ile faizleri yukarıda tutarak, TL’ye olan talebi yukarı çekerek, yurtdışından gelen parayla, ithalata dayalı, kolaycılıkla yola devam etmek sürdürülebilir değildir. Onun için 4-5 yılda bir balonumuz olur. O balonu da patlatırız. Sebebi şu olur, bu olur. Anayasa kitabı olur, babayasa kitabı olur, başka bir şey olur. Ama o balon her seferinde patlamak için bahane arar" dedi.

Zeybekci'den Açıklama
Zeybekci, Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED) 34. Olağan Genel Kurul toplantısında konuştu. Zeybekci, konuşmasında teşvik bölgelerine dikkat çekerek, "İstediğimiz teşvik 6. Bölge’de, bir türlü tam anlamıyla başarılı olamıyoruz. Neden, güvenlik. Güvenlikle ilgili kaygılar, istikrarla ilgili kaygılar. O coğrafyadaki tedirginliklerin maalesef devam ediyor olması, sönmemiş olması. Bizim Doğu ve Güneydoğu’da verebileceğimiz en önemli teşvik, çözüm sürecidir. Orada huzurun oluşması, barışın ve kardeşliğin oluşması, yatırım ortamının, istikrarın, güvenliğin sağlanıyor olması son derece önemli. Bazı şeyler var ki, 6. Bölge teşviki verseniz de olmuyor. Bunun başka bir sebebi var. Bir yatırım kültürü o. Bir gruplaşma, kümelenme olmuş belirli yerlerde. Türkiye bu projeye, bu çözüm sürecine katkı vermek zorunda. Bu başarıya ulaştığı anda, inanın bana verebileceğimiz en büyük teşvik budur" dedi.
 
"GÜÇLÜ MUHALEFET ÜRETEMEDİĞİNİZ ZAMAN DEMOKRASİNİZ HEP SIKINTIDA OLUYOR"
 
Nihat Zeybekci, Türkiye’de demokrasi konusunda sıkıntılar olduğunu ifade ederek, "Evet, Türkiye’de demokrasiyle ilgili sıkıntılar vardır. Tabii ki anayasadan kaynaklanan hukuk kurallarıyla ilgili de sıkıntılarımız vardır. Hızlı çalışmayan bir yasama, tam olarak belirliliği öngörülemeyen bir yargılama süreci ve hukuk sonuçları. Çünkü kurallarda tam bir netlik bir araya getirip koyamadık ortaya" dedi.
 
Zeybekci, asıl olanın demokrasi olduğunu vurgulayarak, "Türkiye’de siyaset, milletin iradesinin siyasete ve devlet yönetimine yansımasında maalesef hastalıklarımız hâlâ devam ediyor. Anayasayla başlayan bu süreçte, Türkiye’de biz, iktidar ümidi olan muhalefet yaratmak zorundayız. Bu sistemimiz, şu andaki mevcut sistemimiz güçlü iktidar çıkarabiliyor. Zaman zaman zorlansa da, millet yüklendiği zaman, millet hemfikir olduğu zaman, güçlü bir iktidarı üretebiliyor. Ama bu sistem hiçbir zaman için güçlü bir muhalefet üretmedi ve üretemiyor ve üretemeyecek de. Güçlü muhalefet üretemediğiniz zaman, demokrasiniz hep sıkıntıda oluyor" diye konuştu.
 
MUHALEFETE ELEŞTİRİ...
 
Konuşmasına muhalefeti eleştirerek devam eden Bakan Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"İktidara gelme ümidi olmayan bir muhalefet, yani normal yollardan iktidara gelme ümidi olmayan bir muhalefet, yok olma, kaybolma, ortadan silinme tehlikesini kendi bünyesinde, önünde hep bir tehdit olarak gören bir muhalefet, kendi varlığını devam ettirmek için ve iktidara gelebilmek için maalesef illegal, demokrasi dışı, hukuk dışı yoldan geçen her türlü girişime takılmaya hazır halde bekliyor. Çünkü şunu diyemiyor; ’29 Mart seçimlerinde yapamadım ama, bir dahaki seçimlerde yapacağım veya 10 Ağustos, 7 Haziran seçimlerinde yapamayacağım ama, bir dahaki seçimlerde ben bu işi halledeceğim’ diyemeyen bir yapımız var. Böyle olduğu zaman da, maalesef öngörülemeyen bir siyasi istikrar, içinde riskler barındıran bir siyasi istikrar veya bir istikrarsızlık riskini ve tehlikesini hep görüyoruz. Yani demokrasi, siyaset, hukuk, hepsini bir araya koyduğumuz zaman, Türkiye’nin hep beraber, bu milletin yeniden bir devrime ihtiyacı var. Evrensel standartlarda en üst düzeyde demokrasi, evrensel standartlarda en üst düzeyde hukuk ve siyasetin yine demokrasi ve hukuk kuralları içerisinde kalarak hem muhalefetiyle hem iktidarıyla, birbiriyle kontrol anlamında, birbirini kontrol eden, şeffaf, denetleyen, biri diğerinin ensesinde hemen bekleyen, yani ’Bir dahaki dönemde alaşağı ederim seni’ diyebilen bir sistemi üretmemiz gerekiyor. Bunu ortaya koyduğumuz zaman da, zaten kendi kendine çalışan bir vücut gibi, kendi kendine bütün problemlerini halleden bir vücut gibi, hiçbir hastalığa kapılmayız. Hiçbir hastalığa kapılmayan bir vücut demek, Türkiye demek, dünyadaki tüm sermaye için de çekim noktası demektir."
 
"MERKEZ BANKASI’NIN SORUMLULUKLARIYLA İLGİLİ YORUM YAPTIM"
 
Bakan Nihat Zeybekci, Merkez Bankası’yla ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, "Bugüne kadar Ekonomi Bakanı olarak Merkez Bankası’nın kararlarıyla ilgili görüşlerimi arz ederken kamuoyuna, hiçbir zaman için Merkez Bankası’nın kişiliğine, kimliğine veya oradaki kişilere söz söylemedim. Merkez Bankası’nın sorumluluklarıyla ilgili yorum yaptım. Evrensel standartlarda bir demokrasi, hukuk, evrensel standartlarda öngörülebilir ve sürdürülebilir bir siyaset ortamının yanında, ekonomiyle ilgili kurum ve kuruluşlarımızda da evrensel standartlar... Amerikan Merkez Bankası, İngiliz Merkez Bankası, Alman ve Japon Merkez Bankalarının sorumlulukları, görev ve yetkileriyle ilgili o düzenlemeleri de gözden geçirerek; sadece finansman ve fiyat istikrarının öngörüldüğü, ön alındığı, sadece o özelliklere fokuslanmış değil, yetkilerinin yanında, yetki zaten yeterince var, sorumluluklar anlamında da bunu tekrar Türkiye gözden geçirmeli. Türkiye büyümeyi gözardı edemez. Türkiye yüzde 5’in altında bir büyümeyi asla ve asla kabul edemez" dedi.
 
"O BALONU DA PATLATIRIZ"
 
İşsizlik rakamlarının artığına dikkat çeken Zeybekci, "1.4 milyon insanı iş sahibi yapıyoruz, işsizliğimiz yüzde 10,7’ye çıkıyor. Neden? İşgücüne katılım oranımız henüz evrensel standartlara gelmemiş, onu da söyleyeyim. Yani yüzde 60’ların üzerine çıksak ne hale geliriz, bilmiyorum. Yüzde 51,5 iken hâlâ işgücüne katılım, ’Ben çalışacağım’ diyen insanlar, onun artmasından dolayı. Bir yılda 2 puan arttı. Bundan dolayı işsizliğimizi artırarak devam ediyoruz. Yani büyümeyi, istihdamı, ihracatı, ihracata dayalı büyüme modelini seçmek zorundayız. Kolaycılıktır. Açık söylüyorum; Türkiye’de aşırı değerli TL ile Türkiye’de faizleri yukarıda tutarak, TL’ye olan talebi yukarı çekerek, yurtdışından gelen parayla, ithalata dayalı bir kolaycılıkla yola devam etmek sürdürülebilir değildir. Onun için 4-5 yılda bir balonumuz olur. O balonu da patlatırız. Sebebi şu olur, bu olur. Anayasa kitabı olur, babayasa kitabı olur, başka bir şey olur. Ama o balon her seferinde patlamak için bahane arar. Onun için reel, gerçekçi ihracatı destekleyen, gereksiz ithalatı da cazip olmaktan çıkaran bir Türk Lirası kuruyla, Türkiye’de yatırım yapılabilir faiz oranlarıyla, büyümeye destek veren faiz oranlarıyla bir ekonomi ortamı oluşturmamız gerekiyor" diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2015, 22:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER