"Şirketlerin iş yapma biçimlerini değiştirmesi gerekiyor"

Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aykut Lenger; pandemi nedeniyle şirketlerin iş yapma biçimlerini ve iş modellerini tümüyle değiştirmesi gerektiğinin altını çizerek; "Değişmeyen eski ekonomik ilişkiler ağında ayakta kalamaz" ifadelerini kullandı.

"Şirketlerin iş yapma biçimlerini değiştirmesi gerekiyor"

CANSU TEMİR AKSU / BEN HABER

Korona virüs salgıyla mücadele sürerken, bir yandan da 'yeni normal' sürecine adım atıyoruz.

1 Haziran tarihi itibari ile, sosyal yaşantımıza belli kurallar çerçevesinde geri dönsek de; bu süreçte sağlık dışında en çok yara alan sektör olan ekonomi de ise, nasıl bir toplarlanma olacağı merak ediliyor.

Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Aykut Lenger, yeni normalde ekonomi üzerine Ben Haber'in sorularını yanıtladı.

İşte o açıklamalar:

Dünya, Türkiye ve dolayısıyla İzmir koronavirüs salgınını henüz yenmiş değil. 1 Haziran tarihi ile başlayan anormal hızdaki normalleşme, ekonomiye nasıl yansıdı?

1 Haziran itibariyle, ekonomide çok sınırlı bir canlanma gözlenebiliyor. Bu etkinin çok sınırlı olması, tam normalleşme dönülmemesinden kaynaklanıyor. Yüz yüze gelmeyi gerektiren iktisadi faaliyetlerde tam olarak eskiye dönülmedi. Gıda, ticaret, lojistik vb. gibi virüs salgının canlandırdığı sektörler dışındaki sektörlerde çok zayıf bir gelişme beklenebilir belki. Turizm eski canlılığında değil. Yabancı turist hiç yok. Bununla birlikte, yerli turist eskisine göre daha fazla olabilir. Çünkü yurtdışında tatil yapanlar artık, yurtiçinde tatil yapmak zorunda. Yunanistan’ın sınır kapılarını açması belki yerli turist sayısını biraz azaltabilir.

Korona salgını, ekonomide derin yaralar bırakır mı?

Salgının derin yaralar bırakacağı öngörülebilir, çünkü bazı sektörlerde yaşanan iflaslar olduğu gözleniyor. Buralara yeniden yatırım yapılması, yeni girişimcilerin oluşması zaman alacaktır.

Şirketler bu krizi eski sistemi sürdürerek atlatabilecek mi?

Şirketlerin iş yapma biçimlerini, iş modellerini tümüyle değiştirmesi gerekli gibi görünüyor. Değişmeyen eski ekonomik ilişkiler ağında ayakta kalamaz.

2019 başından bu yana giderek daha yüksek sesle dillendirilen ve 2020 sonunda başlaması öngörülen global ekonomik resesyonun öne çekilmesi söz konusu mu? Neler söylemek istersiniz?

Bunu kestirmek çok zor. Ancak, yaz ayları ekonominin biraz daha rahat nefes alabileceği dönem gibi görünüyor. İkinci, üçüncü dalgaların gelmesi durumunda küresel kaçınılmaz olur.

Öyle ya da böyle salgın dünyada ortadan kalkana kadar belli kurallarla yaşamamız gerekecek. Bu belli kurallar çerçevesinde ekonomiyi canlandırmak adına neler yapılabilir?

Bu, hem arz, hem talep şoku biçiminde yaşanan bir kriz olduğu için, yalnızca arzı canlandırmaya yönelik önlemler yetersiz olur. Aynı zamanda talebi de canlandırmak gerekir. Ama bunu zaten çok borçlu olan bireylere kredi vererek yapamayız. Özellikle, dar gelirliler, işçiler, küçük üretici ve esnafın durumu da dikkate alınarak, gerekli gelir transferlerinin yapılması kaçınılmaz.

Şirketler dijital ortama ya da esnek çalışma moduna girer mi?

Şirketlerin iş yapma biçimlerini değiştirmesi gerekiyor. Uzaktan çalışma modelinin rahatlıkla uygulanabildiği görüldü. Buna göre aslında büyük binalara, ofislere ihtiyaç yokmuş, bunu gördük. Şirketler bunu daha avantajlı bulacaklardır.


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER