banner51

'Maaşım 15 Bin TL'den 2 Bin 400 TL'ye Düştü'

Son yıllarda Türkiye’ye yaptığı stratejik yatırımlarla adı sıkça gündeme gelen Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar’ın Türkiye CEO’su Kenan Yavuz ile iş hayatındaki 30 yıl ve gelecek planlarını Hürriyet'ten Merve Erdil'e anlattı. Koç Holding’den ayrılıp, Petkim’e geçtiği 2004 yılının oldukça zor geçtiğini belirten Yavuz, ''2004’te devlete transfer olduğumda maaşım 15 bin liradan 2 bin 400 TL’ye düştü. Fotokopi şefi benden 2 kat fazla kazanıyordu'' dedi.

'Maaşım 15 Bin TL'den 2 Bin 400 TL'ye Düştü'
Azerbaycan devlet petrol şirketi Socar, Türkiye’deki en önemli yabancı yatırımcılardan biri. 10 yıl gibi bir süre içerisinde Türkiye’ye 20 milyar dolar yatırım yapmayı planlıyor. Bu portföy de Kenan Yavuz’a emanet. Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent’le birlikte profesyonel iş hayatında 30 yılı geride bırakan Kenan Yavuz ile hem geçmiş, hem gelecek planlarını konuştuk. 1985’te işe başladığı Koç Holding’den, 2004 yılında sürpriz bir kararla özelleştirilmesi düşünülen Petkim’e geçen Yavuz, maaşının 15 bin liradan 2.400 liraya düştüğünü söyleyerek, “Bordromu getirdiler, bakıyorum 2 bin 412 lira. Sonra genel listeyi istettim. Petkim’in genel müdürünün çalışanlar içerisindeki maaş sıralaması 992’inci sıradaydı. Şoförüm benden çok maaş alıyordu. İşçi olduğu için. Fotokopi şefi vardı mesela, o benden yaklaşık 2 kat fazla maaş alıyordu. Mesaileri de varmış, fotokopiler bitmediği için gündüz akşamdan da devam ediyorlarmış…” şeklinde konuştu.
 
GECE 11’DE HANIMI ARADIM
 
Koç Grubu’nda yöneticilik yaparken, bir sabah Hürriyet gazetesinde Petkim’e atandığı şeklinde bir haber okuduğunu söyleyen Yavuz, şöyle devam etti: “Dönemin Maliye Bakanı Kemal Bey’e (Unakıtan), Özelleştirme İdaresi’ndeki yönetici arkadaşlar özel sektörden bir destek alalım diye beni önermişler. Kemal Bey ile de tanışıklığım yoktu. İki ay bir yönetim kurulu üyeliğim var Petkim’de. O sırada Koç Grubu’nda çalışmaya devam ediyordum. Her hafta Cuma günü atlayıp Aliağa’ya gidiyordum, haftasonuna kadar çalışıyordum. Ondan sonra Kemal Bey benden bir rapor istedi, ‘Petkim’de ne yapmak lazım diye’ iki aylık çalışmanın sonunda bir rapor hazırladım. Bir gün Ankara’ya çağırdı. Gittim Ankara’ya, ‘Anlat bakalım’ dedi, başladım raporu anlatmaya. ‘Şu ne olacak’ dedi cevap verdim, ‘bu ne olacak’ dedi cevap verdim. ‘Seni Petkim Genel Müdürü yapıyorum’ dedi. Hiç öyle bir beklentim yok, biraz da zayıf bir sesle ‘Sayın Bakanım acaba maaşım ne kadar olacak’ filan dedim. ‘Ya Petkim’e genel müdür oluyorsun, ne maaşı’  dedi. ‘Emriniz olur’ dedim çıktım. Şaşkın bir vaziyette gecenin 11’inde Ankara’dan Bursa’ya gidiyorum, hanımı aradım ‘Ya ben Petkim’e Genel Müdür oldum, haberin olsun’ dedim. Böyle bir anekdot var. Tabii şaka bir yana Türkiye’nin temel direklerinden birinde sorumluluk almanın manevi boyutu çok yüksekti.”
 
32 DEPARTMAN KAPATTIM
 
Özel sektör ve devlet arasındaki en büyük farkın ne olduğunu sorduğumuz Yavuz, şöyle konuştu: “Devlette gördüğüm şuydu: 1) İşin yükünü taşıyan fedakâr insanlar, 2) Onların sırtına binmiş en az onlardan beş kat sayısı fazla olan insanlar. Bir tarafta gece 2’de fabrikanın sesi değiştiğinde yatağından pijamalarıyla koşup giden insanlar, diğer tarafta fotokopinin başında şeflik yapanlar. Buradaki verimsiz yapı verimli olan yapıyı da zehirliyor. Fotokopinin şefi kendini önemli görüyor, sistemi kendine bağlamak için süreç uyduruyor. Bürokrasi bu yüzden artıyor. 32 tane departman kapattım. Öyle departmanlar vardı ki sadece mahkemeden dönenlerin oturduğu bir birim. Adam işten çıkartılmış, mahkemeye gitmiş geri dönmüş, bir departman kurulmuş, onun içine insanlar depolanmış. Sadece maaşlarını çekiyorlar. Dünya ile rekabet edeceksiniz, mahkemeden dönmüşler için uydurulmuş departmana maaş vereceksiniz. Böyle bir şey olabilir mi?”
 
Mevcut rafineriye değil ithalata rakip olacağız
 
PETKİM Yarımadası’nda devam eden rafineri, liman ve santral yatırımları hakkında son gelişmeleri paylaşan Yavuz, şöyle konuştu: “1975 yılından sonraki ilk rafineri projesini biz yapıyoruz. 5.6 milyar dolara tamamlamayı planlıyoruz. 2018 Mart ayında ful üretime geçecek. 10 milyon ton rafinaj ürünü üreteceğiz. 4’te birini Petkim kullanacak, geri kalan 7.5 milyon ton ürün piyasaya verilecek. 6 milyon ton dizel olacak, jet yakıtı, pet koku var. Türkiye’nin benzin fazlası, dizel açığı var. Devreye girdiğimizde dahi bir miktar daha dizel ithalatı kalıyor. Türkiye’ye yılda 20 milyar dolar bandında bir rafinaj ve petrokimya ürünleri ithalatı söz konusu. Biz mevcut bir rafineriye değil, ithalata rakip olarak geliyoruz. Üreteceğimiz 10 milyon ton ürünün bugün tamamı ithal ediliyor. Net cari açığa etkisi 2.5 milyar dolar olacak.”
 
Altın kaplama değil 5 tane daha yap
 
PETKİM özelleştirmesine karşı tepkileri hatırlattığımız Yavuz, “Petkim dünya özelleştirme tarihinde en pahalı satılan şirkettir, ebitda (favök) çarpı 25 ile satıldı. Petkim’in değerini belirleyen yapı daha ziyade potansiyeliydi. Ben de netice itibariyle Petkim’i sattım. Türk devleti açısından olağanüstü karlı bir satış oldu. Özelleştirme karşı görüşlere her zaman saygılıyım. Petkim satıldı ama bu para devletin kasasında, altın kaplama değil, parayla yapılıyor bu. Aynı parayla gider bir tane daha yaparsınız, bulunmaz Mısır kumaşı da değil, netice itibarıyla boru yığını. Yapmak istiyorsan 1 tane daha yap, 5 tane daha yap” şeklinde konuştu.
 
Azeriler Türk  Akımı’na bozulmadı
 
Rusların Türk Akımı projesini Azerilerin nasıl karşıladığını sorduğumuz Yavuz, “Netice itibarıyla Avrupa, 2020’lerde 600 milyar metreküplük bir doğalgaz tüketimine ihtiyacı olan, kendi içinde üretim kabiliyeti de düşen bir yapıda. Bu kadar büyük bir pazara kaç tane proje olursa olsun hiçbirinin önü tıkanmaz gözüyle bakılıyor. TANAP’ın zaten her şeyi belli. En stratejik tüketicilerden biri olan BOTAŞ bu projenin ortağı, Türkiye Cumhuriyeti TPAO eliyle bu projenin hammaddesine ortak. İhtiyaç olursa bu gazın tamamını Türkiye kendisi tüketse, yine problem yok” dedi.
 
Total’e çok  arzulu değiliz 
 
SOCAR’ın, satış aşamasındaki Total’e ilgisi hakkında ise Yavuz, “Çok arzulu ve istekli olduğumuz söylenemez.  Şu anda bizim için erken, ama fırsatlara bakarız” dedi. Akaryakıt dağıtımın konsolidasyon ihtiyacı olduğunu söyleyen Yavuz, “3 tane benzin istasyonundan bir şirket çıkarıyorsunuz. Total’in çıkışını konsolidasyon ihtiyacının bir göstergesi olarak değerlendirmek lazım, bunun devamı da olabilir” yorumunu yaptı. Yavuz, “Tüketici ayağı, tavan fiyat tartışmalarını nasıl buluyorsunuz” sorusuna karşılık “Tüketiciye yansıyan boyutu itibarıyla bir verimsizlik olduğu kesin. Bu verimsizliğin nedenlerinin analizine bakmak lazım: Şirket sayısı fazlalığı mı, dağıtımdaki gereksiz masraflar mı, fiyatlandırmadaki sıkıntılar mı? EPDK başkanımızın haklı olduğu bazı hususlar var. Bir istasyon devrediliyor 10-15 milyon dolar para veriyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değil” yanıtını verdi.
 
Kıskanırsam namerdim
 
Türkiye’nin beş tane daha Petkim’e ihtiyacı olduğunu söyleyen Yavuz, “Kim nerede bir Petkim yapmak isterse biz Petkim olarak tüm bilgi ve becerimizle her şeyimizle yardımcı olmazsak namerdim. Asla kıskanmam, çünkü benim 70 tane rakibim var hepsi ithalatçı. Bir tane yerli imalatçı olsa o benim çözüm ortağım olur” dedi.
 
KAYNAK: HÜRRİYET
Güncelleme Tarihi: 16 Haziran 2015, 11:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER