İzmir'in kruvaziyer gerçeği: 2013 rakamlarına ulaşmak mümkün mü?

Turizmin ekonomiye şüphesiz ki katkısı çok büyük. Hele ki günümüzde yaşanan ekonomik dalgalanmalar, turizmin bizler için önemini gözler önüne seriyor. Peki ya kruvaziyer turizminin, bu pastadaki payı ne? Katkısı yada katkı sağlayabilmesi adına neler yapılabilir?  Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk ile konuştuk...

İzmir'in kruvaziyer gerçeği: 2013 rakamlarına ulaşmak mümkün mü?

CANSU TEMİR AKSU / BEN HABER

Yaşanan ekonomik daralma, terör olayları, uluslararası basında yer alan haberler derken, 2013 yılından sonra Türkiye limanlarından çekilen kruvaziyer gemileri, rotalarını yeniden Türkiye'ye çevirmeye başladı.

Türkiye adına yurt dışında yanlış ön yargılardan dolayı yapılan propagandaların güvenlik endişesi yarattığını ifade eden  Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şube Başkanı Yusuf Öztürk, 4 defa üst üste Avrupa'nın eniyi destinasyonu seçilen İzmir'de, bu 'güvenlik' kriterinin doğruluğunu eleştirdi.

DİKKAT ÇEKEN RAKAMLAR

İzmir'in kruvaziyer hikayesinin 2003 yılında 3 bin yolcu ile başladığını belirten Öztürk; "Bu, 2013 yılında 486 bin yolcuya kadar gelişerek devam etti. Aslında Kuşadası'nda bu turizm şekli Meryem Ana ve Efes'ten dolayı hali hazırda zaten devam ediyordu. Fakat, Kuşadası'nı uğrak yapan bazı firmaların alternatif bir liman olması açısından İzmir'i tercih etmesiyle başlayan bir serüvendir bu. İşte 2003 ile 2013 arasında bir hattın uğraması ile başlayan bu serüven, 2013'te 486 bin yolcuya kadar çıkan bir serüven haline geldi. Fakat 2013 sonrası bu rakamlar dibe vurmaya başladı. Ve son rakamları da alıp baktığımızda sıfırı gördü." dedi.

GÜVENLİK SİSTEMİ

Yaşanan bu düşüşün nedenlerinden bahseden Öztürk; "En önemli nedenlerinden birisi, maalesef Türkiye adına yurt dışında yanlış ön yargılarından dolayı yapılan propagandalar. 'Türkiye'ye gitmeyen, Tükiye yerine x destinasyonu tercih edin' gibi bir takım söylemler, sigorta şirketlerini devreye soktu. Bu ne anlama geldi? 'Demek ki burada bir risk var, bu riski biz neden göze alalım dediler' ve Türkiye'ye gelen yolcuların sigortalarını ya çok yüksek bir rakama yapmaya gayret gösterdiler yada hiç yapmak istemediler. Ama yanlış bir yol tabii ki bu. Çünkü dünyanın her tarafından güvenlik problemleri vardır. İzmir 4 defa üst üste Avrupa'nın en iyi destinasyonu seçildi. En iyi destinasyon seçilme kriterlerinin içinde hiç mi güvenlik kriteri yoktu.  Bu çok önemli." şeklinde konuştu.

"YENİ DESTİNASYONLARA İHTİYAÇ VAR"

İzmir'de yaşanan 'güvenlik' algısının buralarda neden yaşanmadığına yönelik eleştirilerde bulunan Öztürk; "Şu an neredeyse her hafta Kuşadası'na gelen gemiler var. İşte onlara ben çok teşekkür ederim ve kendi kendime şu soruyu soruyorum. Eğer bir güvenlik ön yargısı var ise nasıl oluyor da Kuşadası'na veya diğer limanlara geliyor da İzmir'e gelmiyor? Demek ki bu kriter sadece güvenlikten değil. Farklı kriterler var. Biz de o farklı kriterleri çözmeye çalışıyoruz. Sigorta şirketlerini, hatları ikna etmeye çalışıyoruz. Bu sektör 2027 yılında 40 milyon yolcu bekleyen bir yapıda. Her yıl yüzde 10 civarında büyüyen bir yapıda. Bugün 124 tane gemi, henüz kızakta. 2017 yılında 83, 2016'da 73, 2015'te 43, 2014 yılında 33 yeni gemi devreye girdi. Ve şu an devreye girmeyen 2018-2019 yılı için 124 tane gemi var. Böyle bir sektör. Bu gemiler nerede dolaşacak? Yeni destinasyonlara ihtiyaç var." ifadelerini kullandı.

"YILIN 365 GÜNÜ KRUVAZİYER TURİZMİ"

Geçtiğimiz günlerde Yunanistan'da katıldığı Posidonia Sea Forum'una da vurgu yapan Öztürk, kruvaziyer hatlarını tüm tesilcilerinin katıldığı bu toplantının önemine değindi. Kruvaizyer turizminin 4 mevsim olması için çalışmalara yapıldığını dile getiren Öztürk; "Bu toplantıdaki temsilciler Karadeniz'i de dahil ederek yeni açılımlar peşindeler. Ne demek bu. Yılın 365 günü sürüdürülebilir bir kruvaziyer turizmi. Çünkü neredeyse Doğu Akdeniz, ikliminden dolayı yılın 365 günü iş yapabilecek durumda. Bunun içine İsrail'i, Mısır'ı, Türkiye'yi, Yunanistan'ı  koyduğunuz bir Doğu Akdeniz turu 12 ay çalışabilecek durumda ve bunun ilgili çalışmalar yapılıyor. Önümüzdeki günlerde bunlar daha da şekillenmeye başlar. Ama bu projenin icrata geçmesi, yılları alabilir. Neden derseniz, çünkü bütün dünyada böyle bir sistem var. 2021'i programlıyor kruvaziyer hatları. Bunun için önümüzdeki günlerde oluşabilecek yeni projeler, ileriki yıllarda devreye girecek. Bu uzun soluklu bir iştir. Bunu da net olarak biliyor olmamız lazım. 2003'e kadar hiç olmayan bir şey 2003-2013 yılında inanılmaz bir rakama ulşatı. Neden tekrar ulaşılmasın?" dedi.

"İZMİR'İ PLANLAMAMIZ LAZIM"

Yunanistan ile Türkiye kruvaziyerini kıyaslayan Öztürk; "Yunanistan son 9 senedir kruvaziyer yolcu açısından, turizm açısından çok fazla gelişim göstermeyen bir ülke. Sayılar açısından, 9 sene evvel neyse şimdi de öyle, fazla bir gelişim sağlayamamış. Ama, Yunanistan atakta. Yani bir şekilde bu turizmin gelişmesi için çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Yeni destinasyonlar yaratmaya çalışıyorlar. Sadece Atina değil, çok ada var Yunanistan'da. Santorini ve Mikonos en önemlileri. Özellikle bütün dünyanın bildiği bu adalarda önemli problemler var. Bu problemleri çözmeye çalışıyorlar yolcu sayısını arttırmak için. Bir de, over trafic diye bir şey var. Bazı adalarda çok yığılma var, oranın doğal dengesini bozacak nitelikte tıkanmalar var. Dolayısıyla bir takım çalışmlar yapmaları gerekiyor ve yapıyorlar. Bizim de, gemilerin olmadığı dönemde, özellikle İzmir için söylüyorum bizimde İzmir'i planlamamız lazım. Önümüzdeki yıllarda ihtiyaç hissedeceğimiz limanımızı, yolcu terminallerini kruvaizyere hazır hale getirmemiz lazım." dedi.

"Biz İzmir'de yaşıyoruz. İzmir'den ekmeğimizi kazanıyoruz." diyen Öztürk; "İzmir'in refahı için, yerel yönetimlerin, merkezi hükümetin, meslek odalarının, esnafın, her kesimin bir şekilde oturup, konuşup bu kruvaziyer gemilerini biz İzmir'e istiyor muyuz istemiyor muyuzu kendi kendine sorması lazım. Eğer istiyorsak, toplu bir şekilde bir tanıtıma gideceğiz. Nasıl bir cazibe merkezi yaratabiliriz, nasıl tanıtabiliriz, nerelere götürebiliriz, İzmir ahlakını nasıl anlatacağız, bir yolcunun bir kez daha gelebilmesi için ne tür adımlar atacağız? Bu tek kişinin atabileceği adımlar değil. İzmir'i seven İzmir'de yaşayan herkesin vereceği bir karardır." şeklinde konuştu.


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER