Eskinazi'den ekonomiye dair çarpıcı açıklamalar

Ege İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi BEN TV'ye ekonomiye dair özel açıklamalarda bulundu.

Eskinazi'den ekonomiye dair çarpıcı açıklamalar

ADİFE TERYAKİ / BEN TV

Ege İhracatçılar Birliği Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türk ekonomisine dair tüm merak edilenleri BEN TV özel röportajında yanıtladı. Eskinazi 2019'un ikinci çeyreğini geride bıraktığımız dönemde ekonominin gidişatıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Ekonomideki kırılgan duruş, dış siyasetin ülkemiz ekonomisine yansımaları, İzmirli ihracatçıların Ankara'dan beklentileri, EİB'nin İzmir'de kurmayı planladığı üniversite ve 31 Mart yerel seçimlerinin ertelenmesinin Türkiye ekonomisinde yarattığı yankılar gibi bir çok merak edilen konu hakkında çarpıcı açıklamalar yapan Eskinazi 2023 hedeflerine ulaşmak için daha çok çaba gerektiğinin de altını çizdi

İşte röportajın tamamı:

2019'un ikinci çeyreği de geride kaldı. Türk ekonomisi için ilk 6 ay nasıl geçti?

Türkiye, 2018 yılı Temmuz ayından itibaren Türk lirasının döviz kurları karşısında yaşadığı aşırı değer kaybı sonrasında faiz ve enflasyon rakamlarındaki yükselme Türk ekonomisinde büyüme, sanayi üretim rakamlarında eksileri görmesine neden oldu.2019 yılının ilk yarısında yaşanan bu gelişmelere karşın Türkiye’nin ihracatı yüzde 1,2’lik artışla 81 milyar doları aştı. Aynı dönemde Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı ise; yüzde 2’lik azalışla 6 milyar 493 milyon dolar olarak gerçekleşti.Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 8 bin civarındaki ihracatının katkı koyduğu 6,5 milyar dolarlık ihracat rakamının 3 milyar 710 milyon dolarlık dilimini sanayi ürünleri oluşturdu.

Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının yüzde 22’sini gerçekleştiren Ege İhracatçı Birlikleri 2019 yılının ilk yarısında 2 milyar 333 milyon dolarlık tarım ürünleri ihraç etmeyi başardı. 2019 yılının Ocak – Haziran döneminde Egeli madenciler ise; 450 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.

Demir ve Demirdışı Metaller Sektörü 761 milyon dolarlık ihracat tutarıyla 2018 yılında olduğu gibi 2019 yılında da en fazla ihracat yapan sektör oldu. Hazırgiyim ve Konfeksiyon sektörü 694 milyon dolarlık ihracatla zirve ortağı olurken, Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü 493 milyon dolarlık döviz geliri elde etti.

Bu sektörlerimizi sırasıyla; Madencilik, Tütün, Kuru Meyve, Yaş Meyve Sebze ve Mamulleri, Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri, Hububat Bakliyat ve Yağlı Tohumlar, Tekstil ve Hammaddeleri, Zeytin ve Zeytinyağı ve Deri ve Deri Mamulleri Sektörleri izledi.

Ekonomideki kırılgan duruşumuz devam ediyor mu?

Türk ekonomisi, üreten, katma değer sağlayan bir model yerine inşaat sektörü ağırlıklı bir büyüme modelini tercih ettiği için sürdürülebilir bir büyüme sağlanamadı. Bu yaşadıklarımızdan ders çıkararak katma değerli üretime odaklandığımız takdirde ekonomimiz çok daha güçlü bir pozisyona gelecektir.Enflasyon düşüş trendine girdi. Eylül ya da Ekim aylarında yüzde 10-11 bandına geleceğini öngörüyoruz. Enflasyondaki bu düşüş faizlerde önemli düşüşleri beraberinde getirecektir. Bu değişimler, 4 yıl süreyle önünde seçim olmayan Türkiye’de tekrar ekonomiye güveni arttıracaktır.

Türkiye üretim ve ihracata ağırlık vermelidir. Türkiye’de üretim yapan firmaların üretimlerinin en az yüzde 50’sini ihraç edebilecek konuma gelmeleri hedefimiz. Bu hedefe ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uluslararası fuarlara katılım, sektörel ticaret heyeti, alım heyeti organizasyonları, URGE Projeleri bu amaçla gerçekleştiriliyor.Dış siyasilerin, kendi iç siyasetlerine yönelik Türkiye karşıtı söylemleri dahi ekonomimizde kendini gösterebiliyor. Bunun önüne nasıl geçilebilir?

Globalleşen dünyada dünya genelinde büyük ekonomilerin aktörlerinin söylemleri sadece Türk ekonomisini değil, tüm ülkelerin ekonomilerinde farklı ölçülerde de olsa etki bırakıyor. Diğer ülkelerin siyasilerinin söylemlerinin Türk ekonomisinde daha az tesir etmesi için Türk ekonomisinin katma değerli ve dünya genelinde tercih edilen ürünleri daha çok üretmesi ve siyasilerin dış siyasilere malzeme olacak söz ve davranışlardan kaçınmaları gerekmektedir.


Siyasi gelişmelerden bağımsız olarak, ekonomimizin bugün en büyük ihtiyacı nedir?

Hukuk sistemi en önemli faktördür. Türkiye son mahalli seçimlerde maalesef kötü bir örnek oluşturmuştur. Hukukun iyi çalışmadığı ülkelerde yabancı yatırımcı çekemezsiniz. Bizim öz sermayemizde bu yatırımlara yetmemektedir. Ülkenin yabancı yatırımcıya ihtiyacı vardır.

Ekonomileri besleyen, yeni yatırım yapmaya cesaretlendiren siyasi istikrar ve güven iklimidir. Bu ortam oluştuğu anda yeni yatırımlar devreye girecektir. İstikrar ve güven oluştuğunda tüketimde artacak, bu da üretimi ve istihdamı olumlu yönde etkileyecektir.

Türkiye’nin en büyük ihtiyacı ekonominin gündemimizin birinci maddesi olmasıdır. Türkiye uzun zamandır Cumhurbaşkanlığı seçimi, genel seçimler, yerel seçimler derken ekonomi gündemde hak ettiği yeri alamadı. Bundan sonraki süreçte ekonomiye odaklanmalıyız ve ekonomiyi düştüğü yerden kaldırmalıyız.

İzmirli ihracatçılar, Ankara'dan bekledikleri desteği ne ölçüde alabiliyor?
 

Ticaret Bakanlığımız ihracatçılarımıza yıllık 4 milyar TL’lik devlet desteği sağlıyor. Bu desteklerde bölgesel bazlı destek olmadığı için bugüne kadar devlet desteklerine erişimde il bazlı bir farklılık yaşanmıyor. Bölgesel desteklerde de 1. bölge olduğundan maalesef yeni yatırımlarda azalmalar olmaktadır.

Türk lirasında yaşanan değer kaybı ne gibi sonuçlar doğurabilir?

Türk lirasının döviz kurları karşısında enflasyon rakamları seviyesinde değişimi ihracatımızı zorlamayacaktır. Döviz kurlarının TL karşısında aşırı değerlenmesi kısa vadede ihracatçımızın avantajına gibi gözükse de, orta ve uzun vadede Türk ihracatçısının aleyhine sonuçlar doğmaktadır. Yakın geçmişte bunun örneklerini çok sefer gördük. 2018 yılı Temmuz ayı sonrasında 7.2 TL seviyesine çıkan dolar kuru sonrasında 5.5 TL seviyelerine düşünce bu durumdan en büyük zararı Türk ihracatçısı gördü.


31 Mart yerel seçimlerinin tekrarlanması kararından sonra seçimler 23 haziran tarihine ertelenmişti. Bu süreçte ekonomi, nasıl bir hal aldı? Seçimler ekonomiyi etkiledi diyebilir miyiz?
 

Seçim dönemlerinde ekonominin ikinci plana itildiği bir vaka. 31 Mart seçimleri sonrasında İstanbul seçimlerinin tekrarlanma kararını dünya kamuoyuna izahta zorlandığımız zamanlar oldu. Ancak, Türk halkı verdiği net kararla seçimlerle ilgili tartışmaları sonlandırdı. Bundan sonraki süreçte 4 yıl seçimsiz bir dönem geçireceğiz. Şu anda TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen 11. Kalkınma Planı’ndaki ekonomik hedeflere kilitlenmeli ve bu hedefleri gerçekleştirmek için toplumun tüm kesimleri çalışmalıyız.2023 yılı için ortaya konulan 226,7 milyar dolar ihracat hedefi Türkiye’nin tüm kesimleriyle güçbirliğine gittiği takdirde kolaylıkla yakalayabileceği bir hedeftir. Bu hedefe ulaşmak için bugün sayıları 85 bine ulaşan, 2023 yılında 120 bine ulaşmasını hedeflediğimiz ihracatçılarımız 365 gün 24 saat dünyanın her coğrafyasında ihracatımızı arttırmak için çalışacağız.


''ihracat 4.0'' dijital uygulamanın getirileri ne olacak?
 

Dünya hızla dijitalleşiyor. Artık karanlık fabrikalar hayata geçmiş durumda. Türk ihracatçısı da bu dijitalleşmeye ayak uydurmalı.Ege İhracatçı Birlikleri’nin verdiği hizmetleri bu amaçla dijital ortama hızla taşıyoruz.

Hayatımız dijitalleştikçe ticarette dijitale kayıyor. İşletmeler online ortamda açılıyor ve kısa sürede büyük gelişim gösteriyor. Dünya genelinde 2019 yılında 3.5 trilyon dolara ulaşması beklenen E-ticaretten daha fazla pay almak için Ege İhracatçı Birlikleri olarak e-ihracata odaklandık. 25 Mart 2019 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), World E-commerce Forum (Worldef), DHL ve Ticimax işbirliğinde “DHL İzmir E-İhracat Konferansı”nı düzenledik.

Ege İhracatçı Birlikleri olarak, dijitalleşme yolunda 2 yıl önce başlattığımız ve bugün 4 binin üzerinde kullanıcıya ulaştığımız mobil uygulamamız ile verdiğimiz birçok hizmeti elektronik ortama taşıdık. Sonrasında EİBKolay, EİBKampüs uygulamaları ile üyelerimizin hizmet binamıza gelmeden her türlü ihtiyacını karşılar hale geldik. Önümüzdeki süreçte “blockchain” teknolojisi dahil, kağıtsız ihracat konusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz, tekstil ve konfeksiyon ihracatçılarının tekstil ve konfeksiyon ihracatçısı firmaların üretim dünyadaki değişime uyum sağlayıp, güçlü konumunu korumak için harekete geçti. Ege Hazırgiyim odaklılıktan tasarım ve organizasyon odaklı bir yapıya geçmeleri için “Hazırgiyim Sektöründe Sürdürülebilir Rekabetin Geliştirilmesi Projesi”ni hayata geçiriyor.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz ise; Ege Bölgesi’nin teknik tekstilden daha fazla pay alması için Teknik Tekstiller URGE Projesi için çalışmalarını sürdürüyor.


EİB'in kurmak istediği üniversiteye ilişkin yeni bir gelişme var mı?

Ege İhracatçı Birlikleri olarak Ege Bölgesi ihracatçılarının ihtiyacı olan kalifiye işgücüne katkı sağlamak amacıyla EİB Dış Ticaret Üniversitesi kurma düşüncemiz var. Bu konuda İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve diğer sivil toplum kuruluşları ile istişarelerimiz devam ediyor. Bu istişareler sonucunda dış ticaret ile ilgili butik bir üniversite, ya da kentimizdeki üniversitelerden birinin işbirliğinde bir fakülte kurma kararı çıkabilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER