EBSO, Ege'nin en büyük "100"ünü açıkladı

EBSO, 2017 yılında üretimden satışlar kriterinde gösterilen performansa göre, bölgedeki 100 büyük sanayi kuruluşunu belirledi. Öte yandan EBSO Başkanı Yorgancılar'dan ekonomiye ilişkin açıklamalar geldi

EBSO, Ege'nin en büyük "100"ünü açıkladı

BEN HABER / CANSU TEMİR

Ege Bölgesi Sanayi Odası  (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, üretimde satışlar kriterine göre 36 yıldır yapılan, büyük sanayi kuruluşları anket çalışmasının sonuçlarını Yönetim Kurulu Üyeleriyle birlikte EBSO'da gerçekleştirdiği basın toplantısında açıkladı. Birinci Tüpraş, ikinci Petkim Petrokimya ve üçüncü Philsa Philip Morris oldu.

36 yıldır bu çalışmayı yaptıklarını ifade eden Yorgancılar; "Bu firmaları incelediğinizde 73 tanesinin üretim yerinin İzmir olduğunu, 14 tanesinin konselide olduğunu, 13 firamamızın da üretiminin bölge ağırlıklı olduğunu görüyoruz. İlk 100 firma içerisinde geçen yıla göre, 18 firmada yükselme, 63 firmanın sırasından düşme gözkürken, 7 firma yerine korumuş. 12 firmada listeye yeni girmiş.

2017 yılının 100 büyük firma değerlendirmesinde kar bildiren 83 firma, AR-Ge çalışması olan 52 firma, zarar eden firma sayısıda 17. Burada olumlu bir tablo var. 83 firmamız geçen sene kar bildirmiş, 24 tane de yabancı firma var ki İzmir yabancı firma kültürü açısından diğer illere baktığımızda ilk sırada gelen ilimizdir. Zarar eden firma sayımızda bu sene sayısının düşmüş olduğunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum" dedi.

GIDA, KİMYA VE DEMİR-ÇELİK ÜRETİME EN FAZLA KATKI SAĞLAYAN SEKTÖRLER OLDU

Yorgancılar; "Sektör bazıyla bunları değerlendirdiğimizde kimya ve kimyasal sektörler, bölgemizde ağırlıklı olarak üretim yapan TÜPRAŞ, PETKİM ve boya sektörü başta olmak üzere, firmalarımızın sayısı 19 tane. Gıda Sanayi'de 27 tane firma, demir-çelik metal sektöründe 15 firma, taşıt otomativ 10, maden 7 , teksil ve deri ürünleri 8, kağıtta 6. Uzayıp giden bir tablomuz var. Bunların %78'i kimya, gıda ve demirçelik sektöründe yoğunlaştığını görüyoruz. Yani bölgemizde, İzmir'de en fazla üretime katkı sağlayan sektörler; gıda, kimya ve demir çelik sektörleridir" ifadelerini kullandı.

Üretimden satışlara göre ilk 10 firmayı açıklayan Yorgancılar; "Birincisi TÜPRAŞ, ikincisi PETKİM, üçüncü Philsa Philip Morris, dördüncü İzmir Demirçelik, beşinci Abalıoğlu Yem-Soya ve Tekstil A.Ş EntegreTesisi Şubesi, altıncı olarak BMC Otomotiv A.Ş İzmir Pınarbaşı Şubesi, yedincisi JTI Tütün Ürünleri A.Ş, sekizinci firma bilgi paylaşmamızı istemedi, dokuzuncu firma Özkan Demir Çelik A.Ş olurken, onuncu firmamız da İMBAT Madencilik oldu. Bu ilk 10 firma, 100 firmanın üretimden satışların %56'sını yapıyor. Bu da çok enteresan. 44 tanesini de diğer 90 firma yapıyor. Kapasitelerinin ne kadar büyük olduğunu düşünün" dedi.

TAM LİSTEYİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN

"ÜRÜN-TALEP DOKUSU ÜRETİM DOKUSUYLA ÖRTÜŞMÜYOR"

İhracatın bir önceki yıla göre yüzde 10'luk, ithalatta %17'lik bir artış olduğunu ifade eden Yorgancılar; "Maalesef aradaki makas kapanamıyor. Bunun sebebi de, Türkiye'deki ürün-talep dokusu Türkiye'deki üretim dokusuyla örtüşmüyor. Bizim bunu mutlaka dengeye getirmemiz lazım.Ürün-talep dengesi değişti Türkiye'de. Daha çabuk ulaşılabilen ürünlere kaydı ama biz bunları üretemiyoruz. Ayrıca her 100 dolarlık ihracatın 60 doları mutlaka dışarıdan ithal edilmek durumunda." dedi.

TEŞVİKLİ YATIRIMDA ARTIŞ

Teşvikli yatırımlarda önemli bir atış olduğunu vurgulayan Yorgancılar; "Rakamlara baktığımızda, önemli bir artış var. Zaten bu yatırımların sonucunda da büyümeye etkisi de çok açıkça görülüyor. İmalat Sanayindeki teşvikli yatırımların toplam içindeki payı da yaklaşık %22. TÜFE enflasyonu yaklaşık %12 civarında gerçekleştirildi ve ilk defa yıllardan beri %76 bandında gezen kapasite kullanım oranları da %79'luk bir seviyeye çıktı. Buda çok önemli. Teşvikli yatırım, imalat sanayindeki büyüme oranı artmış. Burdan ortaya çıkan şey şu; sanayici dışarıda veya içeride bir talep olduğu zaman yatırım yapan bir düşüncenin içinde" dedi.

"MERKEZ BANKASI ÇOK GEÇ KALDI"

Doların önlemez yükselişinin, sanayiciyi direk olarak etkilediğini ifade eden Yorgancılar; "Yüksek enflansyon ve yüksek cari açık sorunu ile karşı karşıya kaldık. Burada en önemli konu Merkez Bankası aldığı kararlarda çok geç kaldı. Faiz arttırımı gerçekleştirdi 3 puanlık, ama bunu önceden yapması gerekiyordu. Dolayısıyla yapılan bu 3 puanlık hamlenin dolar üzerinde hiç bir etkisi olmadığını gördük. Doların artışı sanayiciyi direk olarak etkiliyor. Zarar eder duruma geldiler." şeklinde konuştu.

YERLİ OTOMOBİL VURGUSU

Yorgancılar; "Özellikle otomotiv sektöründe yeni şirketin kurulmasından sonra Mayıs ayı itibariyle, otomotiv sektörü bizim değişimi içinde bulunabileceğimiz en önemli sektörlerden bir tanesidir, yan sanayisiyle birlikte. İnşallah yerli otomobillerinde ülkemizin sokkalarında bir an önce dolşamaya başladığını görebiliriz, bu ülkemizin gelişimi açısından çok önemli. Buda ithalatı önemli ölçüde kesebilecek olan kalemlerden bir tanesi olarak değerlendirmemiz gerekiyor." dedi.

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2018, 15:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER