Eğitim şart...

Şimdi şöyle oluyor. Ne kadar üç altı yaş arasında çocuk ebeveyni varsa, canlarını dişlerine takarak anaokulu bulma çabasına girerler. Neden mi? Çocuklarına en iyi eğitimi sunabilecek en güçlü, en popüler, en en ne varsa okulda o okul seçilir. Şimdilerde en çok tercih edilen okullar Montessori eğitimi veren okullar oluyor genellikle. Konuya uzak olanlara hemen bir açıklama ile yakınlık sağlayalım. Montessori, çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına uygun, her çocuğun farklı öğrenme hızına sahip olduğunu kabul eden, özgür eğitim bilimidir. İsmini de bu yöntemi geliştiren ve İtalya’nın ilk kadın doktoru, Maria Montessori’den alır. Bu eğitim metodunun en önemli özelliği, çocuğun kendi kendine yetebilmesi ve kişiliğinin sağlıklı bir şekilde gelişimini sağlamaktır.

Şimdi bu tanıma göre; okulda eğitmenler çocukların yapabilirliklerine göre sorumluluk verirler. Yani çocuk ayakkabısını giyebilir, kendi yemeğini yiyebilir, zeka geliştirmeye yarayan materyalleri ve oyuncaklarını toplayabilir. Dahası var… Kendini ifade edebilir, ihtiyacı olduğunda yardım isteyebilir. Klasik Montessori eğitiminde çocuğun yapabildiği şeyler konusunda çocuğa yardım edilmez ve çocuğun kendi sorumluluğunu alarak bir birey olması, diğerlerine saygı duyması, yapabileceklerinin ve yapamayacaklarının farkında olması hedeflenir. Çocuk büyüdüğünde kendisine ve karşısındakine saygı duyabilen bir yetişkin olabilir böylelikle.

Durumu bir de diğer taraftan değerlendirelim. Bizim gibi kültürlerde çocuklar nedense büyütülmek istenmez. Büyümesinler de hep bize bağımlı kalsınlar diye yetiştirilirler itina ile. Koskoca adamlar sözde ebeveynlerine saygı gösterecekler diye, kendi bireysel hayatlarına sahip çıkamazlar örneğin. Benim bir hayatım var, ihtiyaçlarım var ve birçok şeyi yapabiliyorum diyemezler. Bu kendi ebeveynlerine hayır diyemeyen yetişkinler çocuklarını Montessori eğitimi veren okullara gönderirler üstelik. İşte trajikomik olaylar bundan sonra başlıyor. Çocuk okulda her şeyi yapabiliyor eve geldiğinde ise anne baba yemeğini yediriyor, pijamasını giydiriyor, oyuncaklarını topluyor. O da yetmiyor bir üst kuşak devreye giriyor, anne baba bunları kabul edip çocuğun yapmasına izin veriyorsa bu defa büyük anne büyük baba müdahale ediyor anne babayı kötü ebeveynlikle suçluyor. Anne baba ertesi gün okula çocuklarını bıraktıklarında eğitmenlere serzenişte bulunuyor “ ama siz de biraz acımasız değil misiniz” gibi ifadeler kullanıyor.

Olan yine çocuklara oluyor. Okulda zekasını ve yeteneklerini geliştiren çocuk birçok şeyi yapabiliyor ama başkasına yaptırmayı tercih ediyor. Sonrasını biraz hayal edebiliriz herhalde. Üretemeyen ve sevemeyen insanlar… Durum bu ise eğitim kime şart? Üç altı yaş arasında daha zihni tertemiz çocuklara mı? Otuz altmış yaş arasında henüz batı kültürü mü? Doğu kültürü mü? Ben kimim? Özgür bir birey miyim yoksa ailemin uzantısı mıyım? diye kendi içsel kavgasını sürdüren biz zavallı yetişkinlere mi? Son zamanlarda en sık danışılan sorulardan birisi çocuk yetiştirme biçimi. Çocuğunun ileride nasıl biri olacağını merak edenler aynaya bakarak başlayabilir sorunun yanıtını bulmaya. Siz kendine karşı dürüst olan, verdiği sözleri tutan, isteklerini kırmadan ifade edebilen, kendine yapılmasını istemediği şeyi başkasına yapmayan, naif biri iseniz çocuğunuz da size benziyor. Beynimiz sözleri değil davranışları kopyalıyor çünkü. Ne görürsek onu taklit ediyoruz. Siz aklınızı kullanıyorsanız çocuğunuz da aklını kullanabiliyor. Vicdanla yaşıyorsanız, herkese evet diyerek kendinizi, yeteneklerinizi, benliğinizi yok sayma riskine giriyorsunuz demektir. Oysa akıl, merhameti de hoşgörüyü de sevgiyi de saygıyı da barındırır ancak kime ne kadar nasıl olacağına yaşam deneyimlerinizle ve bilgi birikiminizle siz karar verebilirsiniz… Özgür bireyler ancak kendi hayatlarının sorumluluğunu alabilen insanlardır. Bu da ancak yaşamda hesaplanmış riskleri alarak gerçekleşebilir. Risk hesabı iyi bir eğitimle yapılabilir. İyi bir eğitim de ailede başlar… O yüzden eğitim şart… Ama kime?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Serdar bat
Serdar bat - 2 hafta Önce

Eğitim şart

Ebeveynler e