Türk Hacılarla Dua Ettiler

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Türk hacı adayları ile birlikte Arafat’ta Vakfe Duası’nı yaptı. Hac farizasının en önemli görevlerinden biri için Arafat’ta vakfeye duran müminler, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in yaptığı duaya hep birlikte "Amin" dedi.

Türk Hacılarla Dua Ettiler
 
İslam âlemi ve tüm insanlığın huzuru için dua eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, duasına şöyle başladı:
 
"Ey bu mübarek ayda, bu mübarek Cuma gününde, günahların en çok affedildiği bu mübarek Arefe gününde, bir haccı ekber mevsiminde, duaların geri çevrilmediği bu mübarek Arafat meydanında bizlere vakfeyi lütfeden Rabbimiz, arif olmayı, hakikati bilmeyi, insan olmanın anlamını kavramayı, kendimizi bulmayı, seni tanımayı, imanda ve güzel ahlakta kemale ulaşmayı, kardeşlerimizle kaynaşmayı, yek vücut, tek yürek olmayı, Arafat’ı iliklerimize kadar hissetmeyi nasip eyle Allah’ım."
 
Başkan Görmez’in Arafat vakfesinde binlerce hacı adayının "Amin" dediği duanın bazı bölümleri şöyle:
 
"Hakkıyla ifade etmekten aciz kaldığımız hamdimizi, senâmızı, şükrümüzü, duamızı sana yöneltiyoruz. Sen kabul eyle Allah’ım. Bugün Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini, Hz. Hacer validemizin safiyetini bize de ihsan eyle. En güzel kulun, en sevgili Elçin Muhammed Mustafa’nın dünyaya geldiği, nefeslerinin değdiği, ayaklarının bastığı, sözlerinin yankılandığı şehirlerin anası Mekke’deyiz. Bizleri İbrahim’in milletinden, Muhammed Mustafa’nın ümmetinden bir lahza olsun ayırma Allah’ım.
 
"IRKLARI, RENKLERİ, COĞRAFYALARI FARKLI, FAKAT GÖNÜLLERİ BİR, İMANLARI BİR, GAYELERİ BİR MİLYONLARCA MÜMİN KARDEŞİMİZLE BİRLİKTE ARAFAT’TA SANA DUA EDİYORUZ ALLAH’IM"
 
Habib-i Edibin ’Hac Arafattır’ buyuruyor. ’Duanın en hayırlısı, Arefe günü yapılan duadır’ buyuruyor. Şu mübarek Arefe gününde, şu mübarek Cuma gününde, şu mübarek zaman diliminde dilleri, ırkları, renkleri, coğrafyaları farklı, fakat gönülleri bir, imanları bir, gayeleri bir milyonlarca mümin kardeşimizle birlikte Arafat meydanındayız. İşte ümidimiz bu meydan. Babamız Âdem’in ve annemiz Havva’nın bağışlandığı yerde toplandık. Sana kulluğumuzu arz etmeye geldik. Mahşeri burada tecrübe etmeye geldik. Günahlarımızdan pişmanlık duyup tövbe etmeye geldik. Arafat’ı yaşamaya geldik. Senin huzuruna geldik. Divanına durduk. Ellerimizi açtık. Boynumuzu büktük. Sana dua ediyoruz. Dua ve niyazlarımızı kabul eyle. Vakfemizi mübarek eyle Allah’ım.
 
İslam kardeşlerimizle kaynaşmayı, yekvücut, tek yürek olmayı, Arafat’ı iliklerimize kadar hissetmeyi nasip eyle Allah’ım…
 
Yalın ayak, başı çıplak, sırtı günah yüküyle iki büklüm olmuş, bugüne kadar biriktirdiği ne varsa arkasında bırakıp senin çağrına koşmuş, göğsündeki imandan başka hiçbir sermayesi olmayan biz Müslüman kulların işte Arafat’tayız. Mahkeme-i kübrada bekleşir gibi huzurunda ayaktayız. Duruşumuzu duruşmamızı kabul eyle bizleri boş çevirme Allah’ım. Arif olmayı, hakikati bilmeyi, insan olmanın anlamını kavramayı, kendimizi bulmayı, seni tanımayı, imanda ve güzel ahlakta kemale ulaşmayı, kardeşlerimizle kaynaşmayı, yekvücut tek yürek olmayı, Arafat’ı iliklerimize kadar hissetmeyi nasib eyle Allah’ım.
 
’TAŞLAYACAĞIMIZ ŞEYTANLA BİRLİKTE, İÇİMİZDEKİ BENCİLLİĞİ, ÖFKEYİ, KİBRİ, GURURU, NEFRETİ, İHTİRASI, HASEDİ, FİTNE VE FESADI GÖNÜL DÜNYAMIZDAN ATMAYI BİZLERE LÜTFEYLE ALLAH’IM…’
 
Annemizle babamızın kavuştuğu ve yeryüzünde hayatın başladığı bu topraklardan bizi affetmeden gönderme. Her birimiz için yeni bir hayatın başlangıcı olacak, ihramlarımız gibi bembeyaz sayfalar açacak bir şuura, Mikat ile vakti kuşanmaya, tavaf ile sevgiye, sa’y ile ab-u hayata eriştir Allah’ım. Arafat’ta marifete, Meş’aril-Haram’da şuura, Mina’da muhabbete ermeyi, kurbanlarımız ile Sana yakınlaşmayı, Cemeratta bütün nefsanî isteklerden kurtulmayı bizlere lütfeyle Allah’ım. Taşlayacağımız şeytanla birlikte; içimizdeki bencilliği, öfkeyi, kibri, gururu, nefreti, ihtirası, hasedi, fitne ve fesadı gönül dünyamızdan atmayı, buna mukabil tevazuyu, diğerkâmlığı, sevgiyi, hayırda yarışmayı ve cömertliği bizlere lütfeyle Allah’ım.
 
Bu kıyamet sahnesinden bizleri merhametin ve mağfiretinle kucaklamadan geri gönderme Allah’ım…
 
Bu kıyamet sahnesinden bizleri merhametin ve mağfiretinle kucaklamadan geri gönderme. Arafat’ta gün batarken ve her birimiz bu mübarek mekâna veda ederken, sevmediğin, affetmediğin, acıyıp rahmet nazarıyla bakmadığın tek bir kulunu bile bırakma Allah’ım. “Makbul bir haccın bir tek mükâfatı vardır, o da cennettir!” buyuran Sevgili Peygamberimizin hatırına haccımızı mebrur ve mübarek eyle Allah’ım.
 
’TARİH BOYUNCA MAZLUMLARIN UMUDU KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMUŞ ÜLKEMİZİ VE MİLLETİMİZİ HER TÜRLÜ FELÂKET VE TEHLİKELERDEN EMİN VE MUHAFAZA EYLE ALLAH’IM…’
 
Arafat yalvarıp yakarma, arınıp durulma, dirilip uyanma zamanıdır. Bizler bu kutlu iklimde senden yurdumuz için de hayırlar niyaz ediyoruz. Tarih boyunca mazlumların umudu kimsesizlerim kimsesi olmuş ülkemizi ve milletimizi her türlü felâket ve tehlikelerden emin ve muhafaza eyle Allah’ım! Rahmet, bereket ve inayetini vatanımızdan bir an bile eksik etme Allah’ım! Dinimiz ve milletimiz için çalışanları hayırlı işlerde muvaffak eyle. Güvenliğimiz için hayatını tehlikeye atan, sınır boylarında nöbet bekleyen askerimizi sen muhafaza eyle Allah’ım! Senin yolunda, din, vatan ve millet uğrunda canını feda eden kardeşlerimize, yerin onlarca metre altında helal rızık için çalışırken göçük altında kalarak şehit olan madencilerimize gani gani rahmet eyle! Kederli ailelerine bol ecir, sabır ve metanet ihsan eyle! Gazilerimizden vefat edenlere rahmet, sağ olanlara sıhhat ve afiyetler lütfeyle Allah’ım.
 
’İSLAM’IN, İNSANLIĞIN HAYRINA OLAN BÜTÜN İŞLERİMİZDE DEVLET VE MİLLETÇE BİZLERİ MUVAFFAK EYLE ALLAH’IM…’
 
Ülkemiz hicret yurdu oldu. Göç dalgasının ardı arkası kesilmiyor. Sen yurdumuzu muhafaza eyle. Zulümden, zorbalıktan, şiddetten savaştan kaçarak bize sığınan muhacirleri bağrına basan milletimize zeval verme. Yurdumuza sığınan kardeşlerimize Peygamberimizi Medine’de ağırlayan Ensar misali kucak açmayı, güvenmeyi, onları sevmeyi, onlara rahmet nazarıyla bakmayı bizlere kolaylaştır Allah’ım! Onlara da Mekkeli muhacirler gibi sağduyu, feraset, edep ve sabır ihsan eyle. Sen fedakârca onların yardımına koşan milletimizden razı ol Allah’ım! İslam’ın, İnsanlığın hayrına olan bütün işlerimizde devlet ve milletçe bizleri muvaffak eyle Allah’ım.
 
’BİZLERİ, İNSANLIĞIN BARIŞ VE HUZURU İÇİN HAYRIN ANAHTARI ŞERRİN KİLİDİ OLANLARDAN EYLE ALLAH’IM’
 
Bizleri, insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olanlardan eyle Allah’ım! Bizleri, dünyanın neresinde olursa olsun açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zayıf bırakılmışların, zulme uğramışların haklarına dikkat kesilenlerden, onların dertleriyle dertlenenlerden, acılarına ortak olanlardan, yaralarını saranlardan eyle, Allah’ım.
 
’BİZLERİ AĞLATANLARDAN DEĞİL, GÖZYAŞLARINI SİLENLERDEN EYLE ALLAH’IM’
 
Bizleri, dil-din ayrımı yapmadan, ırk-renk farkına aldırmadan, ’Sonra biz de aç kalırız’ kaygısına kapılmadan infak edenlerden, sadaka verenlerden, yardım edenlerden eyle Allah’ım. Bizleri, bencillik kabuğunu kıranlardan, ikram edenlerden, ekmeğini bölüşenlerden, huzuru paylaşanlardan, gönül kapılarını kardeşlerine açanlardan eyle Allah’ım. Bizleri ağlatanlardan değil, gözyaşlarını silenlerden eyle Allah’ım! Bizleri yaralayanlardan değil, yaralara merhem olanlardan eyle Allah’ım. Bizleri hakka, hakikate, adalete, ahlak ve fazilete çağıranlardan, hakkı anlatanlardan, hakikati duyuranlardan, adaleti yüceltenlerden, sevgiyi yayanlardan eyle Allah’ım. Bizleri, milletimizi, ülkemizi, mazlumların, mağdurların, ezilmişlerin umudu kıldın. Umutları Sen boşa çıkarma Allah’ım. Bizleri o Kutlu Söz’ün hakkını verenlerden, Kitap’ın tarafını tutanlardan, Kur’an’ın yanında yer alanlardan eyle Allah’ım! Peygamber Efendimizin tarafında duranlardan eyle Allah’ım.
 
İslam ülkelerinden barut kokusu, silah sesleri, kan ve gözyaşı hiç eksilmiyor, sen onlara yardım eyle Ya Rabbi…
 
Gönül coğrafyamızın hali içler acısı Allah’ım. İslam ülkelerinden barut kokusu, silah sesleri, kan ve gözyaşı hiç eksilmiyor. Yanı başımızda nice mazlum Müslüman, nice kadın, çocuk, yaşlı hayatta kalabilmek için kıvranıyor. Sen onlara yardım eyle Ya Rabbi! Dünyanın her neresinde olursa olsun ezilen, üzülen, horlanan, işkence gören, açlık, kıtlık ve sefalet çeken mazlumlara, biçarelere imdat eyle, himmetini, yardımını üzerlerinden esirgeme Allah’ım. Bizlere de kardeşlerimizin halini anlayabilmeyi nasip eyle! Onların derdiyle hemhal olmayı, maddi ve manevi her türlü desteğimizi senin rızandan başka karşılık beklemeksizin kardeşlerimize sunmayı nasip eyle.
 
’KARDEŞLİK AHLAKI VE HUKUKUNA RİAYET EDEMEDİK, ACZİMİZİ, KUSURUMUZU SANA ARZ EDİYORUZ, AFFEYLE BİZLERİ ALLAH’IM’
 
Kerim kitabında, ’Müminler ancak kardeştir’ buyuruyorsun. Habibin Muhammed Mustafa, bizleri ’Kardeşlerim’ diyerek müjdeliyor. Ama bizler onun emaneti olan kardeşlik ahlakı ve hukukuna riayet edemedik. Zihinleri bir, yürekleri bir, gayeleri bir, sevgileri bir kardeşler olamadık. Gün oldu, bedenlerimizin sultanı olan kalplerimize kin ve nefret tohumları ektik. Gün oldu, birbirimize ihanet ettik. Gün oldu aramıza fitne fesat soktuk. Gün oldu, birbirimizden koptuk, parçalandık, zayıfladık, eridik. Aczimizi, kusurumuzu sana arz ediyoruz, affeyle bizleri Allah’ım! Bizleri yürekleri birbirleri için çarpan, birbirlerinin iyiliği için koşan gerçek kardeşler eyle. Bizlere din kardeşliğini yeniden tattır. Kendisini değil kardeşini önceleyen, kardeşiyle gülüp kardeşi için gözyaşı döken, kardeşinin derdiyle dertlenen hakiki dostlar eyle Allah’ım.
 
’ÂLEM-İ İSLÂM’I İÇİNE DÜŞTÜĞÜ FİTNELERDEN, TEFRİKADAN, CEHALETTEN, FAKİRLİKTEN, KAN VE GÖZYAŞINDAN SEN KURTAR ALLAH’IM’
 
İçimiz parçalanıyor. Müslüman ateş ediyor, karşısındaki Müslüman’ı vuruyor. Katil de maktul de Allahu Ekber diyor! Ya Rabbi, İnsanlığa medeniyeti getiren İslam’ın bazı cahil müntesipleri bugün barbarlıkta sınır tanımıyor. Dün kardeşliğin, cömertliğin, şefkat ve merhametin en nadide örneklerini sergileyenlerin çocukları bugün sergiledikleri vahşetle dünyaya korku salıyor.
 
Sırf Müslüman olduğu için din kardeşlerimizin evlerine ateşler düşüyor. Nice ocaklar sönüyor. Nice anaların elleri sinelerini dövüyor. Babalar çaresizlik içinde kıvranıyor. Biz dört gözle bayramı beklerken, masum yavrular bayrama erişemeden, bayramlıklarını giyemeden beyaz kefen giyiyor. Çocuklar ölüyor, çocuklar yetim kalıyor, bebekler katlediliyor. Bizim ise elimizden hiçbir şey gelmiyor. İşte Filistin, işte Gazze, işte Irak, işte Bağdat, işte Musul, işte Kerkük, işte Suriye, işte Şam, işte Halep, işte Doğu Türkistan, işte Mynmar, işte Arakan, işte Mısır, işte Kahire… İslâm diyarlarında çağın Firavunları, Nemrutları kol geziyor. Cinayet işliyorlar. İnsanın insana yaptığından utanıyoruz ey Rabbimiz! Müslümanın Müslümana ettikleri ile kahroluyoruz ey Rabbimiz.
 
’ALEM-İ İSLÂM’I ÇEPEÇEVRE SARAN TÜM KARANLIKLARDAN SEN KURTAR ALLAH’IM’
 
Arafat’ta sana açılan eller hürmetine âlem-i İslâm’ı çepeçevre saran tüm karanlıklardan Sen kurtar Allah’ım. Âlem-i İslâm’ı içine düştüğü fitnelerden, tefrikadan, cehaletten, fakirlikten, kan ve gözyaşından Sen kurtar Allah’ım. Yeryüzünü yangınlarla kasıp kavuranlardan, zayıfların üzerine basarak yükselenlerden, iktidar ve kuvvetiyle, silah ve teknolojisiyle kan ve gözyaşı akıtanlardan âlem-i İslâm’ı Sen muhafaza eyle Allah’ım. Dünyayı kana bulayan ve ateşe atan ırkçılık ve ayrımcılıktan, insanlığı aç ve yoksul bırakan sömürgecilikten, azgınlaşan ve şımaran iradelerden, hak-hukuk tanımayan zulüm ve haksızlıklardan âlem-i İslâm’ı Sen muhafaza eyle Allah’ım.
 
’YÜCE KUR’AN’IN, KABE’NİN, RESÛLÜ’NÜN HÜRMETİNE, ARAFAT’TA SANA YALVARAN DİLLER HÜRMETİNE İSLÂM COĞRAFYASINDA AKAN KAN VE GÖZYAŞLARININ DURMASINI NASİP EYLE ALLAH’IM’
 
Yüce Kur’an’ın hürmetine, Kabe’nin hürmetine, Resûlü’nün hürmetine, Arafat’ta sana yalvaran diller hürmetine İslâm coğrafyasında akan kan ve gözyaşlarının durmasını, bütün kardeşlerimizin huzur ve güven içinde nice bayramlara ulaşmalarını Sen nasip eyle Allah’ım.
 
Yüzlerini gizleyerek cürüm işleyenlerin, zulmü ile mazlumu inletenlerin, silahı ile masumu titretenlerin gerçek niyetlerini en iyi bilen sensin, onlara hak ettikleriyle muamele eyle Allah’ım…
 
İslam’a, Müslümanlara, kardeşlik ahlakına ihanet edenleri sana havale ediyoruz Allah’ım. Yüzlerini gizleyerek cürüm işleyenlerin, zulmü ile mazlumu inletenlerin, silahı ile masumu titretenlerin gerçek niyetlerini en iyi bilen sensin, onlara hak ettikleriyle muamele eyle Allah’ım.
 
Bizi zulmü görmezden gelip göz yumanlardan, mazlumların âhını alanlardan eyleme Allah’ım…
 
İnsanların şerrinden korkup kaçtığı, kadın-erkek çocuk-yaşlı demeden acımasızca kan döken, insan onurunu hiçe sayıp ayaklar altına alan zalimlerin şerrinden sana sığınırız. Bizleri onlara benzemekten, yaptıkları haksızlıklara ortak olmaktan muhafaza eyle! Bizi zulmü görmezden gelip göz yumanlardan, mazlumların âhını alanlardan eyleme Allah’ım."
Güncelleme Tarihi: 03 Ekim 2014, 16:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER