'Papalık Seçimi Geçersiz' İddiası

Papa Francesco’nun Katolik cemaati ruhani liderliğine ve Vatikan Şehir Devleti Başkanlığı’na seçilmesinin üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen önemli bir iddia ortaya atıldı. Bu iddiaya göre, Kilise Anayasası’nın ihlal edildiği papalık seçimleri geçersiz, bu nedenle de Francesco, ’Papa’ olarak kabul edilemez.

'Papalık Seçimi Geçersiz' İddiası
 
1 milyar 200 milyon kişiyle Hristiyanlık dininde en çok üyesi bulunan Katolik Kilisesi’nin, bir usulsüzlüğü gizlediği öne sürüldü. 16. Benediktus’un geçen yıl Şubat ayında görevinden feragat etmesinin ardından 115 kardinalin katılımıyla yapılan Konklav (Papalık seçimleri) sonucunda, Kilise’nin 266’ncı ruhani lideri olarak Arjantinli Kardinal Jorge Mario Bergoglio seçilmiş ve Francesco adını alarak tahta oturmuştu. Kardinal Bergoglio’nun, Sistine Şapeli’nde 12 Mart’ta başlayan ve 13 Mart’ta son bulan seçimlerin 5’inci tur oylamasında seçildiği açıklanmıştı. Ancak İtalyan Gazeteci-Yazar Antonio Socci’nin 3 Ekim’de raflarda yerini alan son kitabı Non é Francesco’da (Francesco Değil) bunun açıklandığı gibi olmadığı, Papa’nın seçimlerin ikinci günündeki 5’inci oylamada, yani bir önceki gün yapılan 1 tur ile birlikte toplamda 6’ncı turda seçildiğini iddia etti.
 
KİLİSE ANAYASASI İKİ KEZ İHLAL EDİLDİ
 
Bunun nedeni ise 115 kardinal olmasına rağmen, bir tanesi boş olan iki oy kağıdının birbirine yapışık katlanmış ve dolayısıyla 116 oy kağıdının sandıktan çıkmış olması üzerine 5’inci turun iptal edilmesi. Socci, derhal bu oyların yakılıp, aynı gün 5’inci turun yapılmasıyla, 1996 yılında Papa 2. Jean Paul’un Kilise’nin anayasası olarak belirlediği Universi Dominici Gregis’in iki kez ihlal edildiği iddiasını ortaya attı. Söz konusu anayasanın 69’uncu maddesine göre, birbirine yapışık katlanmış olan ve aynı ismin yazılı olduğu iki oy kağıdı, tek oy olarak sayılıyor, yapışık katlanmış kağıtlar ayrı isimleri taşıyorsa ikisi de geçersiz sayılıyor. Ancak anayasa, her iki durumda da oylamanın iptal edilmemesi gerektiğini söylüyor.
 
Öte yandan aynı anayasanın 63’üncü maddesi, aynı gün içinde 2’si sabahtan 2’si öğleden sonra olmak üzere sadece 4 tur yapılabileceğini şart koşuyor. Socci, tüm bunlara rağmen kamuoyuna duyurulmadan, hem geçerli sayılması gereken oylamanın iptal edilmesi hem de aynı gün bir oylama fazladan yapılarak, iki kez anayasa hükümlerinin hiçe sayılmış olmasını ’sağlıksız’ bir durum olarak niteledi. Socci, "Francesco Papa sayılamaz. Seçimler hükümsüzdür" ifadelerini kullandı.
 
VATİKAN YALANLADI
 
Konklav’ın sekreterliğini yapan Kardinal Lorenzo Baldisseri ise bu iddiaları yalanladı. "Kesin bir dille kuralların ihlal edildiği iddiasını reddediyorum" diyen üst düzey din adamı, "Papa Francesco’nun adının belirlendiği seçimler, usullere uygun yapılmıştır. Bergoglio, geçerlidir" dedi. Socci’ye en sert tepki ise İl Foglio gazetesi yazarlarından Maurizio Crippa’dan geldi. Crippa, Socci’nin kitabını, "Korkunç bir bilim kurguya benziyor. Yazdıkları zehirli birer köfte gibi" diyerek eleştirdi. Aynı gazete, Francesco’nun papalığını reddeden ve onun selefi 16. Benediktus’un papalığının halen geçerli olduğunu savunan Socci’yi, ’bölücü’ ve 16. Benediktus’un nostaljisini yaşamakla itham etti.
 
PAPA’NIN YAKIN DOSTU DA YAZMIŞTI
 
Esasen söz konusu iddiayı ilk olarak, Arjantin’de yayımlanan günlük gazete La Nación’un Vatikan ve İtalya temsilcisi ve aynı zamanda CNN ile Detsche Welle’nin İspanyolca masasına haberler geçen muhabir Elisabetta Piqué ortaya attı. Piqué, geçen yıl Konklav’ın ardından kaleme aldığı “Francesco Vita e Rivoluzione "Yaşam ve Devrim" adlı kitabında, vatandaşı ve aynı zamanda iyi dostu olan Papa Francesco’nun yaşamı ve Papalığa seçimiyle sonuçlanan oylamalara ilişkin bazı detayları aktardı. Pique, aynı gün içinde beş kez oylama yapıldığına kitabında değinmişti. Ancak, anayasaya aykırı olup olmadığına dikkat çekmediği bu önemli detayı kimse fark etmedi ve tartışmadı.
Güncelleme Tarihi: 14 Ekim 2014, 14:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER