banner51

Papa Çok Heyecanlı

Türkiye ziyaretine yarın başlayacak Papa Francesco’nun en yakın arkadaşlarından, Arjantinli Müslüman diyalog adamı Omar Abboud, Papa ile kısa süre önce buluştuğunu belirterek, ruhani liderin bu önemli seyahat için heyecanlı olduğunu söylediğini aktardı. Bir haham ve bir Hıristiyan din adamı ile birlikte kurdukları Buones Aires Dinlerarası Diyalog Enstitüsü başkanlığını yürüten Müslüman Omar Abboud, aynı zamanda Papa Francesco’nun da en yakın arkadaşlarından biri.

Papa Çok Heyecanlı
 
Papa Francesco ile Buones Aires Başpiskoposluğu yaptığı dönemde, 15 yıl önce tanıştıklarını söyleyen Abboud, ’Dinlerarası diyalog’ temelli ilişkilerinin zamanla dostluğa dönüştüğünü söyledi. Buones Aires Dinlerarası Diyalog Enstitüsü’nün 2005 yılında kurulmasında Papa Francesco’nun çok büyük teşviki olduğunu vurgulayan Abboud, Mayıs ayında Ürdün, Filistin ve İsrail’i kapsayan Kutsal Topraklar ziyaretinde Papa’ya eşlik eden isimler arasında yer aldı. Katolik Hıristiyanlar’ın ruhani lideri Papa Francesco, Müslüman Omar Abboud ve yine Papa’nın Arjantinli dostlarından Yahudi din adamı Haham Abraham Skorka’nın ’Ağlama Duvarı’ önünde birbirlerine sarılarak verdiği poz, dinler arası ilişki bakımından hafızalara kazındı. Böylece Francesco ilk kez, bir Müslüman ve bir Yahudi din adamı ile birlikte seyahat eden ilk Katolik ruhani lider oldu.
 
TÜRKİYE SEYAHATİNİ KONUŞTULAR
 
Vatikan’da yapılan 3’üncü İslam-Katolik Konferansı için geldiği Roma’da Doğan Haber Ajansı’nın sorularını yanıtlayan Omar Abboud, konferans vesilesiyle dostu Papa Francesco ile iki özel buluşma gerçekleştirme fırsatı bulduğunu söyledi. Arjantin’deki sosyal durum ve hatıraların yanı sıra sohbetleri sırasında Papa’nın Türkiye seyahati hakkında da konuştuğunu aktaran Abboud, "Papa bana, bu seyahat için çok heyecanlı ve mutlu olduğunu söyledi. Ortodoks dünyası ile ilişkileri sıklaştıracak olması ve ayrıca Müslüman dünya ile de ilişki kuracak olmaktan çok memnun. O, sadece Türkiye’deki gibi Katolik olmayan Hristiyanlara değil, İslam dünyasına da dostluk elini uzatmayı istiyor. Papa, dinler arası diyaloğun gücüne inanıyor" diye konuştu.
 
"TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ BİR KÖPRÜ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR"
 
Papa’nın, dinler arası diyaloğun, birçok kötü yüzü olan küreselleşmenin iyi yüzü olduğunu düşündüğünü anlatan Abboud, şöyle dedi:
 
"Papa, bir İslam devleti olmayan, ama nüfusunun çoğunun İslam dinine mensuplardan oluştuğu Türkiye’nin çok önemli merkezlerden, köprülerden biri olduğunun farkında. Bu bakımdan Türkiye’nin, İran, Güney Arabistan ve Mısır gibi çok önemli bir ülke olduğunu düşünüyor."
 
Kendisine bazen hangi ülkenin İslam’ı daha doğru yaşadığının sorulduğunu söyleyen Abboud, şöyle devam etti:
 
“Bunu söylemek çok zor. Ancak Türkiye, Güney Arabistan, Mısır bu kategoriye girebilecek ülkeler arasında, belki İran da bir anlamda. Papa Türkiye’ye gidiyor, çünkü bu bakımdan çok önemli. Biliyoruz ki her İslami ülke aynı değil. Türkiye, köprü olma şansına sahip, aynen Fas ve Ürdün gibi. Türkiye’nin ne kadar bunu istediğini bilemiyorum, ama dinler arası diyalog için çok iyi bir partner olabilir. Türkiye iyi bir İslam örneği olabilir mi bilmiyorum, ama orada çok iyi insanlar var, birçok insan dini pratiğini yerine getiriyor ve çok modern bir ülke."
 
Abboud ayrıca, Papa’nın ilk defa İstanbul’a gideceğini ve bundan da çok memnuniyet duyduğunu aktardı.
 
"PAPA, İSLAM’IN BİR MERHAMET DİNİ OLDUĞUNU BİLİYOR"
 
Arjantin’de başpiskopos iken Papa ile birçok kez senkronize olmasa da dinler arası dua organizasyonları gerçekleştirdiklerini anlatan Abboud, Papa’nın İslam ve Kur’an hakkındaki düşüncelerini ise şöyle anlattı:
 
"Biz onunla çok kez Kuran ve filozofik açıdan kıyamet gibi konularda derinlemesine sohbetler de ettik. O ve ben, kutsal kitapların aynı olduğunu düşünüyoruz. O bilhassa Kuran’da Hz. İsa ile Hz. Meryem’in anlatıldığı ayetlere çok alaka gösterdi. Papa, çok özel ve farklı biri. İslam’ın bir merhamet dini olmasının ne anlama geldiğini çok iyi biliyor ve buna inanıyor. "
 
Dedesi Ahmed Hassan Abboud’un, Kur’an-ı Kerim’i Arapça’dan İspanyolcaya çeviren ilk Müslüman olduğunu ve Lübnan’dan Arjantin’e de, 402 yıl hâkimiyetinde kaldığı Osmanlı pasaportuyla göç ettiğini dile getiren Omar Abboud, "Bu nedenle Osmanlı tarihi ve kültürü üzerine 300’ü aşkın kitap okudum. Mevlana Celaleddin-i Rumi’ye hayranım. Arjantin’deyken Papa’ya da onunla ilgili kitaplar okumasını tavsiye etmiştim, ama bilmiyorum sonra okudu mu" dedi.
 
"UMARIM ERDOĞAN AMERİKA KONUSUNDA HAKLIDIR"
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika kıtasını Kristof Kolomb’un değil Müslümanlar tarafından keşfedildiği yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Abboud, şöyle devam etti:
 
"Tahmin ediyorum Erdoğan bu tezden çok memnundur, ama bu keşif yazık ki hala tartışılıyor. Erdoğan’ın da ortaya attığı bu tartışmalar da çok hoş ve renk katıyorlar. (Gülerek) Belki de Erdoğan’ın söylediği doğrudur ne dersiniz? En azından buna inanmak istiyoruz Müslümanlar olarak."
 
PAPA SEÇİLMESİNE HEM SEVİNDİ HEM ÜZÜLDÜ
 
Geçen yıl Mart ayında Papa seçilmenden önceki adıyla Jorge Mario Bergoglio ile Arjantin’in zor bir sosyal dönemden geçtiği, ekonomik krizin yanı sıra dini krizin yaşandığı bir zamanda yollarının birleştiğini anlatan Omar Abboud, şöyle konuştu:
 
"Biz onunla, dinler arası diyaloğun yanı sıra, modern dünyanın sorunları, ayrımcılık, önyargılar, aşırıcılık, sosyal meseleler, müzik ve edebiyat üzerine uzun sohbetler ederdik. Çok iyi arkadaştık, ancak papa seçilince elbette her şey değişti. Şimdi ancak sık sık telefonlaşıp, mektuplaşabiliyoruz. O çok merhametli ve akıllı biri. O, dini, teolojiyi bildiği kadar, edebiyat, müzik, politika ve tarih konularını da çok iyi biliyor. Ne yazık ki onun kişiliği değişmese de pozisyonu değişti. Onunla eskisi kadar sıkı fıkı olamadığım, sohbetler edemediğim, yüzünü göremediğim için çok üzgünüm. O da bana beni çok özlediğini söylüyor hep. Onun şimdi çok fazla çalıştığını ve çok yorulduğunu görüyorum. Buones Aires’te önemli bir adamdı ve şimdi ise dünya için önemli bir adam. Bu bir insan için inanılmaz bir değişim. Orada özgür bir adamdı, tek başına yürüyor, toplu taşıma araçlarına biniyordu. Burada ise hep diğerleriyle kımıldamak zorunda. O, bu misyonundan çok mutlu olsa da önceki yaşamını özlüyor gibi de geldi bana, ama o asla böyle bir şey söylemedi."
 
"KİLİSELERİN BİRLEŞMESİNDEN İSLAM DÜNYASI ENDİŞE DUYMAMALI"
 
Abboud, 1054 yılında karşılıklı aforozla ayrılan Doğu-Batı kiliselerinin birleşmesi konusunda 50 yıl önce ilk adımın atılması ve Francesco da dahil Türkiye’ye giden papaların ana gündem maddesini bu konunun oluşturmasına da değindi. İslami bazı kesimlerin, kiliselerin birleşmesi endişesi taşıdığı hatırlatılan Abboud, "Bizim için fark etmez, bu Papa da defalarca birleşme yolunda yürüdüklerini söyledi. Bu bizim için sorun değil. Bizim dinimiz bize onlarınki onlaradır. Hıristiyanlar, Türkiye, Fas, Suriye ve Irak’ta zaten varlardı. Onlar bizlerden önce o topraklarda yaşıyorlardı" diye konuştu.
 
Abboud, IŞİD terör örgütüne olan tepkisine ilişkin, "Onlar Allah adına değil, kendi adlarına katliam yapıyorlar. Gerçek inananlar ve bu tür gruplar arasında çok farklar var. Batı artık Müslümanlar hakkında kötü bir kanaate sahip. Bizler cihatçı değiliz, bu saçma bir şeydir. Bir de ılımlı İslamcı terimi var. Bu ne demek anlamıyorum. ‘Light (hafif)’ İslam diye bir şey olur mu hiç? Müslüman Müslüman’dır o kadar. İslam dünyasının IŞİD’e tepkisi ne yazık ki yetersiz kaldı" dedi.
Güncelleme Tarihi: 27 Kasım 2014, 13:27
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER