banner51

KKTC 31 Yaşında

KKTC’nin 31’inci kuruluş yıldönümünde Lefkoşa Atatürk Anıtı ve Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmi törenler düzenlendi.

KKTC 31 Yaşında
 
Törene TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga katıldı. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun konuşması ile başlayan törende askeri geçit ve gösteriler sunuldu. EROĞLU KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının masada olduğunu; ancak Rum tarafının artık ne istediğine karar verme zamanının gelip geçtiğini belirterek, “Federal ortaklık hedefine sadıksalar, bu konuda samimiyseler, federal ortaklığı mümkün kılacak davranış içinde olmaları gerekir” dedi. Eroğlu, başta Birleşmiş Milletler, ABD ve Avrupa Birliği olmak üzere, uluslararası toplumdan, iki tarafın haklarına saygılı davranmalarını ve Rum lider Nikos Anastasiadis’e her şeyin konuşulup çözümlenebileceği yer olan masaya ön şartsız dönmesi hususunda ciddi uyarılar yapmalarını beklediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıs Türk tarafının ısrarlı tutumu nedeniyle hazırlamış olmalarına rağmen masaya bir harita koyamadığını ama yüzdelik ve yerleşim birimlerinin isimlerini koyduğunu, bu dikkate alındığında ise istenen toprağın büyüklüğü ve bir haritanın ana hatlarıyla ortaya çıktığını kaydetti. Eroğlu, “Böylesi bir isteme evet dememiz asla mümkün değildir” dedi.
 
Avrupa Parlamentosu’nun aldığı son kararın çözüme değil, Rum uzlaşmazlığına hizmet ettiğini ve gerçeklerle bağdaşmadığını da kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğlu, Rum tarafının, Kıbrıs sorunu ve buna bağlı konularda muhatabının Kıbrıs Türk tarafı olduğunu bilmesini istedi. Hidrokarbon konusunda Rum tarafı resmi bir özel komite kurulmasına siyasi nedenlerle karşıysa, mevcut Ekonomi Teknik Komitesi içerisinde modaliteleri belirlendikten sonra, iki taraftan birer şirket aracılığıyla hidrokarbon konusunda birlikte hareket etme ve karar alma yönüne gidebileceklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Eroğlu, bu yöntemin daha önce Rum tarafı KKTC’den elektrik alırken kullanıldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Eroğlu, bir diğer yolun iki tarafın da hidrokarbonlar konusundaki faaliyetlerini eş zamanlı durdurmaları ve kapsamlı çözüme odaklanarak, çözümle birlikte doğal kaynakların yönetiminin federal seviyede yönetilmesi olduğunu söyledi.
 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kıbrıs’ta iki halkın siyasi eşitliğine ve karşılıklı mutabakata dayalı siyasi bir çözüm istediklerini, bu konuda bir adım önde olma anlayışlarını ve yapıcı tutumlarını muhafaza ettiklerini söyledi. Arınç, adadaki doğal kaynaklarda Kıbrıs Türk halkının da hakları bulunduğunu ve bunlara sahip çıkılacağını belirterek, Türkiye’nin de garantörlük sorumluluğu içinde buna her türlü desteği sağlayacağını vurguladı.
 
“KIBRIS DAVASININ ULAŞTIĞI EN GÜZEL MERTEBE”
 
“Bugün KKTC demokrasisi, hukuk düzeni ve tüm kurumlarıyla örnek bir devlettir” diyen Arınç, Anadolu’dan Akdeniz’e bakıldığında Kıbrıslı Türk kardeşlerinin ortak sahibi oldukları adada huzur ve refah içinde yaşadıklarını görmenin hiç kuşkusuz tüm milletinin sahip çıktığı Kıbrıs davasının ulaştığı en güzel mertebe olduğunu, 15 Kasım 1983’te KKTC’yi ilan ederek tarihi mücadelesini taçlandırdığını anlattı.
 
Rumlar’ın 1963’te saldırganlığıyla ortaya çıkan Kıbrıs sorununun yarım yüzyılı aştığına işaret eden Arınç, Kıbrıs Türk halkının başından beri çözüm ve uzlaşı anlayışı içinde hareket ettiğini, BM tarafından sunulan kapsamlı çözüm planlarına evet diyen taraf olduğunu ve bu iradesini 2004’teki referandumlarda inkar edilemez şekilde tüm dünya tarafından görüldüğünü vurguladı.
 
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kıbrıs’ta ihtiyacın yeni bir gerginlik değil, çözüm ve işbirliği için gerekli ortamın yaratılması olduğuna işaret ederek, sorunun sadece Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye’nin çabalarıyla çözüme kavuşturulamayacağının da aşikar olduğunu söyledi.
 
Arınç, BM Genel Sekreteri’nin yeni özel danışman atayarak süreci sonuca götürecek adımların atılmasını hedeflediği bir zamanda yeni bir sondaj faaliyetine girişenin Rum tarafı olduğuna işaret ederken, Rum yönetimin en kısa zamanda bu yanlış yoldan vazgeçip adanın ortak sahibi olan iki halkın kurucu iradeleri ve siyasi eşitliği temelinde oluşturulacak yeni ortaklık konusunda net bir tutum ortaya koymasını, müzakere masasına geri dönmesini ve BM sürecinde çözüme ulaşmak için samimi çaba sarf etmesini arzuladıklarını söyledi.
 
 Arınç, Türkiye’nin çözümden yana olduğunu ve çözüme yönelik her türlü iyi niyetli yaklaşıma destek vermeyi sürdüreceğini ifade ederken siyasi çözüm beklenirken KKTC’nin tüm faaliyetlerini çözüme endeksleyip her şeyin ertelenmesini öngören yaklaşımları kabul etmediklerini belirtti.
Güncelleme Tarihi: 15 Kasım 2014, 16:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER