Dua...

Sanırım insanoğlu en zor zamanlarında bir desteğe ihtiyaç duyar. Bu destek her zaman yakınlarımızdan gelmeyebilir. Gelemeyebilir… İnancı olsun olmasın birçok kişi, bir başka enerjinin gücü ile birçok durum için iyilik ister içinden ya da dışından...

En çok sıkıntılı zamanlardır bizi duaya ya da benzeri uğraşlara iten. İnsanların manevi dünyası denir bu alana. Manevi alan sadece din ve inanç sistemlerinden ibaret de değildir. Yaşam, ölüm ve varoluş ile ilgili, bağlantılı her durum, her nesne, her şey bu alana aittir. O yüzden birazdan bahsedeceğim şeyleri bir din içinde değerlendirmeyiniz.

Sabahları uyanıyoruz, günümüzü geçiriyoruz. Kimimiz işe gidiyor, kimimiz okula gidiyor… Kimimiz sevgilisi ile kavga ediyor, kimimiz eşimizle özel günleri kutluyoruz. Kimimiz enflasyondan etkileniyor, kimimiz günümüzü gün ediyoruz. Kimimiz hasta oluyor, kimimiz sağlıklı yaşamak için durmadan diyet yapıyor, egzersiz yapıyoruz. Hayat böyle devam edip gidiyor… Ya bizim dışımızda olup bitenler… Dünya bizim etrafımızda dönmüyor elbette… Başka hayatlar, başkalarının hayatları da var. Kahvemizi rahatlıkla içebilmemiz için, kuaföre rahatça gidebilmemiz için, sevgililer günü, doğum günü gibi etkinliklerimizi rahatça kutlayabilmemiz için feda edilmiş hayatlar var…

Bizler sosyal medyada türlü pozlar verirken, bizim için canlarını feda eden gencecik hayatlar var… Her gün bizim için ölenler var… Haberlerde sadece iki saniye adı geçen şehitlerimiz var örneğin…

Yine bizler tatil yaparken, baby shower partileri yaparken, arkadaşımızın düğünü için ne giysem, ne taksam derdinde iken, yaşam savaşı veren kadınlar var. Kocaları, sevgilileri, babaları, akrabaları tarafından katledilen kadınlar var. Bir de bu kadınlara bunları yaptıktan sonra insanlıktan nasibini almamış bir hakim tarafından iyi halden serbest bırakılan adamlar…

Bizler çocuklarımız için okullar ararken, kimin çocuğu ile arkadaşlık etsin diye endişelenirken, çocuk yaşta çalıştırılan, şiddete, tecavüze uğrayan, aç yatan aç kalkan çocuklar var bu hayatta…

Ruh sağlığı alanında çalışanlar bilirler ki, aşırı duyarlı olmak, depresyona yatkınlık yaratır. Dünyada popüler olarak uygulanan psikiyatrik tedavi de bu duyarlılık düzeyini azaltmak adına yapılır. Bunun için ilaçlar ve terapi yöntemleri geliştirilmiştir.

Yani şöyle bakalım, ben her gün benim rahatım için ölen askerlere, gencecik hayatlara, katledilen kadınlara, aç yatan kalkan tecavüze uğrayan çocuklar için üzüldüğüm için duyarlılık etiketi alıyorum ve bu yüzden depresyona daha yatkın olduğum için tedavi olmak zorunda kalırken, kendileri dışında bir hayatın olduğunu fark etmeyen ve durmadan güzel selfielerini sosyal medyada paylaşanlar, türlü çözümler üretebilecekken gencecik insanları cepheye yollayan sistem sahipleri, tecavüzcüleri ve sosyopatları serbest bırakan hakimler normal öyle mi ? Yani ben acı duyduğum için anormal oluyorum…

Sanırım tüm dünyanın insanlık dışı sistemleri bir olmuş ve insanlık duyarlılığını yok etmek için birleşmişler gibi görünüyor… Her gün dua etmek, çaresiz insanlar için güzel şeyler dilemeyi tercih etmek tüm bu sevimsiz düzen içinde en saf, en insanca şey gibi geliyor kulağa… O yüzden neye inanırsanız inanın ya da inanmayın dua edin… Belki hep beraber insan olmayı beceririz böylece…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Turgay Unan
Turgay Unan - 1 hafta Önce

Güzel dokunuş hocam çok teşekkürler

Nadiye Tunć
Nadiye Tunć - 5 gün Önce

O kadar dosdoğru tesbitler ki.
Tam gönlümüzdeki üzuntuleri dile getirdiniz...Evet gercekten çok dua etmeye ihtiyacimız var bu kadar duyarsızlik ve kötüluk karşısında...

Şükrü baş
Şükrü baş - 3 gün Önce

Allah senden razı olsun yüreğine kalemine Rabbim guc versin.