Cumhuriyet Meydanları

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Bayramların en güzeli.!!!!  Henüz bir ses seda yok.!!!! Kutlayacak mıyız? Kutlamayacak mıyız?  Çocukluğumuzun heyecanı!!! Alanları doldurup gururla yaşadığımız Ülkeyi Ülküyü bize hediye eden atalarımızı, kanlarını döken kınalı kuzularımızı, Nene hatunları, Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü coşkuyla andığımız özel gün...

97 yıl önce 1925 yılında çıkarılan bir kanunla Cumhuriyet'in ilanı yeni Türk Devleti'nin bayramı ilan edilmiştir. 

Cumhuriyetin ilanı, Ankara'da 101 pare top atışı ile duyurulmuş, tüm ülkede bir bayram havasında kutlanmıştır. 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmi tatil ilan edilmiş stadyumlarda şenliklerle, akşam ise geleneksel olarak fener alaylarıyla kutlanmıştır. 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu  Mustafa kemal Atatürk, Cumhuriyetin onuncu yılı kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10.Yıl Nutkun da, bu günü en BÜYÜK BAYRAM olarak nitelendirmiştir. Törenlerin yapıldığı alanlara Cumhuriyet Meydanı adı verilmiş, yine Cumhuriyetin 10.uncu yılında Onuncu Yıl Marşı bestelenmiştir.

İnsanların kucaklaşamadığı, alanların pandemi nedeniyle doldurulamadığı günler yaşıyoruz. Hijyen kurallarıyla yaşadığımız ancak ne hikmetse bazı durumlarda bunu algılama becerisini kaybettiğimiz gerçeğiyle karşı karşıyayız. İşimize geldiğinde dünyanın sonu gelmişçesine 50 kuruşluk kapaklar için üst üste biniyor, düğünler, asker uğurlamalarla coşuyor, alanlarda yığılıyor;  işimize gelmeyince hastalık, hijyen kuralları diyebiliyoruz. 

DOĞRU!!!  Tüm Dünya’da geçerli korku filmi senaryosundayız. Dokunamadığımız, sarılamadığımız maskelerle dolaştığımız, çantalardan çıkarılan dezenfektanla önlem aldığımız, hiç yıkamadığımız kadar ellerimizin yıkanıp parmak izimizin bile kaybolduğu, tokalaşma hareketinin yerini garip bir yumruk hareketinin aldığı bir film senaryosu bu. Senaryo belli… Senarist filmin sonu için açık vermeden yazılarına devam edip rollerin dağılımını yapıyor. Başrolde insanın oynadığı film devam ediyor. 

29 EKİM 2020… Ve işte o gün…. Film tüm hızıyla devam ederken senarist bir mola veriyor. Filmin içeriği değiştirilmeden 101 pare top atışı yine kalplerimizde gümbür gümbür atılıyor. Balkonlarımız iş yerlerimiz bir anda nerden çıktığı belli olmayan Şanlı Bayraklarımızla süsleniyor. Bizler evimizde, balkonlarımızda, iş yerlerimizde olsak da Cumhuriyet Alanları gönlümüzde hınca hınç doluyor. Fener Alayı hiç olmadığı kadar güzelliğiyle gözlerimizin kulaklarımızın pasını siliyor. 

GÖKLERDEN: 
Çıktık açık alınla on yılda her savaştan; 
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan; 
Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan, 
Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan.       
NİDALARI YÜKSELİYOR!!!!!

YORUM EKLE