Çukur, çukur, ey çukur; ne olacak senin bu halin?

Dile kolay…

Tam 22 yıl oldu; itirazlar, plan üstüne planlar, mahkemeler, iptaller, durmak bilmeyen şikayetler, usanmak bilmeyen iddialar…

Ve Basmane Çukuru…

Yani İzmir’in merkezindeki “Utanç Çukuru…”

Ne oldu?

Onca mücadele, onca emek; iki taraf da (olumlu bakanlarla-olumsuz bakanlar) boşa kürek çekmiş oldu.

Basmane Utanç Çukuru’nda 22 yıl öncesine “başa dönüldü…”

Ne mi oldu?

Kısaca anlatayım.

Burası son olarak, Santral Garajın Bornova-Pınarbaşı aksına taşınmasından sonra belediye otobüs garajı olarak hizmet verdi.

Herkes şunu bilsin; söz konusu arsa Büyükşehir’in malıdır.

Önce Asil Nadir ile otel yapmak için anlaşıldı.

Ünlü iş adamı yapamadı, yaptırılmadı…

Başkan Burhan Özfatura bu kupon arsayı, ikinci kez seçildiği başkanlık döneminde Güçbirliği Holding’e, kat karşılığında, “Dünya Ticaret Merkezi” yapılması için “sudan ucuz”, “kelepir” fiyata verdi.

Ne karşılığında mı?

Arsanın Fuar’a bakan cephesine bir Opera Sarayı yapılması, ki bu da kentin göbeğinde 35 bin metrekarelik arsanın yüzde 13’lük bölümüne tekabül ediyordu.

Başka?

Anlaşmada bir de, Güçbirliği Holding Kahramanlarda katlı otopark inşa edecek, 15 yıl işlettikten sora Büyükşehir’e devredecekti.

***

Ama Güçbirliği Holding de başaramadı, tek bir çivi dahi çakamadı.

Çünkü 2001 krizinde Güçbirliği Holding bünyesindeki EGS Bank nedeniyle, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) el koydu.

TMSF, 2014’te, arsayı 117 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkardı.

Katılım olmadı…

Üç yıl önce TMSF bir hamle daha yaptı ve ikinci kez ihaleye çıktı.

Bu arada hemen hatırlatayım; Başkan Aziz Kocaoğlu’nun uğraşları, inatçılığı ve ayakları üzerinde dimdik duruşuyla Büyükşehir’in payı yüzde 13’ten yüzde 30’a çıkarıldı. Şüphesiz bu artışta projedeki emsal artışının da etkisi oldu.

Devam edelim…

İkinci satış ihalesinde; Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, Akça Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Akça ve Namet A.Ş’nin sahibi Tarık Kayar kurdukları 3’lü konsorsiyum ile Basmane Utanç Çukuru’nu 80 milyon dolara satın aldılar.

Ortaklar daha sonra kendi aralarında anlaşarak, arsayı Mesut Sancak’a devrettiler. Mesut Sancak, arsayı Ailesi’ne ait Livamine Madencilik üzerine tescil ettirdi.

80 milyon satış bedelini de tek başına üstlendi. TMSF’nin istediği 10 milyon dolar peşinatı yatırdı, bir de 8 milyon dolarlık teminat mektubunu verdi.

***

İyi de, sonra ne oldu?

Basmane Çukuru’nun satışını iptal ettirmek ve proje uygulamasını durdurmak için Güçbirliği adına Kemal Zorlu; “Projede kamu yararı yok” gerekçesiyle Büyükşehir eski Belediye Başkanı Yüksel Çakmur, Mimarlar Odası başta olmak üzere meslek odaları; yani o “istemezükçü” malum çevreler idare mahkemesine planın iptali için başvurdular.

Ve İdare Mahkemesi “yürütmeyi durdurma” kararı verdi.

Oysa Mesut Sancak; Çukur için üç uluslararası şirketle anlaşmış, mimari proje çalışmalarını başlatmıştı. Bu çalışmalar için de cebinden yaklaşık 13-14 milyon dolar da harcama yapmıştı.

Sancak, Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu’nun talebi üzerine yüzde 30 hakkın bağımsız bir bina yapılarak kullanılmasını da kabul etti.

Sıra ruhsat aşamasına kadar getirildi.

Ama devam eden mahkemeler ve yürütmeyi durdurma kararları nedeniyle, Büyükşehir yasal olarak Basmane Çukuru için ruhsat veremedi.

Zaten ne olduysa bu süreçte patlak verdi.

***

TMSF, ihale süreci; Mart 2016’da sözleşmeye “cayma hakkı” başlıklı bir madde koymuştu.

İhalenin onaylandığı tarihten itibaren 24 ay içerisinde, ihaleyi kazananın kusuru olmaksızın inşaat ruhsatı alınamaması halinde; “ihaleyi kazanan ya da TMSF’nin tek taraflı ihaleden cayma hakkı” olacaktı.

Mesut Sancak, aynı sözleşmede bulunan 24 ayın üzerine “istenirse kullanılabilir” maddesinde yer alan 6 aylık ek süreyi de kullandı.

Ama yine inşaat ruhsatını alamadı.

Verilen süre de, 2018 Ekim ayında doldu.

Ve Basmane Çukuru, sözleşme gereği TMSF’ye iade edildi. Yatırılan 10 milyon dolar nakit ve 8 milyon dolarlık teminat mektubu geri alındı.

İlginç olan bir nokta da şu: Mesut Sancak, TMSF’nin talebi üzerine Güçbirliği A.Ş’nin 1.8 milyon lira tutarındaki vergi borcunu ödemek zorunda kaldı ve bu parayı da geri alamadı.

***

Gelelim son gelişmelere…

Hani o Mesut Sancak’ın ihaleye girmesi ve kazanmasına ver yansın edenler var ya?

Bu kez de, “süre dolmadan iade ettin?”

“Neden vazgeçiyorsun?” demeye başladılar.

Ne biçim iş bu Allahaşkına?

Adam alıyor; küfrediyorsun…

Mahkemelere veriyorsun, davalar açıyorsun…

Sözleşme gereği TMSF istediği koşullar yerine getirilmediği, süren doldu diye sattığı malı geri alıyor, o zaman da “neden iade ettin?” diye yatırımcı iş adamı ve şirketini “yalancılıkla” suçluyorsun…

Tam bir yargısız infaz!..

***

Bakın beyler…

Basmane Çukuru’na inşaat yapılmasını isteyebilir ya da karşı olabilirsiniz. Hiç önemli değil.

Ama bu size, yalan söyleme, olayları saptırma hakkı vermez.

Basmane Çukuru’nda son gelinen noktada kamuoyunu yanıltan, Mesut Sancak değildir.

Yalan yanlış bilgilerle kamuoyuna yazılı açıklama yapan, Mesut Sancak ve şirketlerini karalamaya çalışan Güç Yapı’dır. Onun yöneticileridir!..

Bu böyle biline diyerek son noktayı koymak istiyorum.

Ama devamı gelecek; bekleyin…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ahmet Tükel
Ahmet Tükel - 2 ay Önce

Bu arada Güçbirliği Kahramanlardaki otoparkı da yapıp devreye soktu. Onu da unutmamak lazım.