banner51

Çocuklarınızı İzmir kulüplerinin maçlarına götürün

Geçtiğimiz hafta Karşıyaka maçına gittiğimde
Kendi içimde duygusal ve bir o kadar da
Gurur dolu bir gün yaşadım.
Neden mi?
Oğlum Yiğit'i maça götürdüm de ondan.
Kendi çocukluğum geldi aklıma.
*
İlkokula başlamış ve daha okuma yazmayı sökememiştim.
Annemin dayısı Şenol Çetin bir hafta sonu beni aldı ve
Karşıyaka-Beşiktaş maçına götürdü.
1987 yılındaki bu unutulmaz maçı
Yüksel'in attığı enfes golle 2-1 kazanmamızı unutamam.
Atatürk Stadı'ndaki o efsane karşılaşma,
Alsancak'ta oturan ve babası Galatasaraylı olan beni,
Son nefesime dek sürecek bir Karşıyaka aşkına düşürdü.
*
Dedim ya okuma yazmayı daha sökememiştim diye...
Karşıyaka ile ilgili haber alabileceğim iki kaynak vardı o gün için.
Ya Karşıyaka'daki büyük dayım Şenol Çetin'den öğrenecektim,
Ya da okumayı bir an önce söküp Karşıyaka'yı gazeteden okuyacaktım.
Çok kısa sürede okumayı öğrendim ve hem Karşıyaka'ya
Hem de Karşıyaka sevdasıyla paralel gelişen futbola dair
Ne bulduysam okumaya başladım.
*
Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki,
Fotospor benimle bir röportaj bile yapıp
"Futbolun minik bilgisayarı" diye başlık atmıştı.
*
Neyse o günlerden bugünlere gelelim tekrar.
Oğlumu tribüne götürdüğümde, 
Gözlerinde ne gördüm  biliyor musunuz?
Kendi ilk gittiğim maçta hissettiklerimi...
Ve o an anladım ki artık o aşk onun da kalbine düştü.
Bu nedenle İzmirli tüm ebeveynlere sesleniyorum;
Karşıyaka, Göztepe, Altay, Bucaspor, İzmirspor, Menemenspor...
Desteklediğiniz İzmir kulübü hangisi olursa olsun,
Mutlaka evladınızı o takımın maçına götürün.
Götürün ki, önce İzmirlilik havası atıp
Sonra da İstanbul kulüplerinin maçını
Televizyonlardan takip eden biri haline dönmesin.
Götürün ki, kulübüne duyduğu sevgi onu
Gelecekte bir yönetici olma şansına eriştirirse
Temlikçi yönetici değil, yıllar yılı unutulmaz bir yönetici yapsın.

YORUM EKLE