banner51

CHP, bölündükçe çoğalacağını sanıyor

Ben Haber 87. sayıdan 

CHP İzmir'deki kongre yarışı öncesinde Tuncay Özkan'ın güç gösterisi vardı ama kısa sürede görüldü ki karşıt gruplar ortaya çıkabilir. Görüşünüz nedir?

CHP, bölündükçe çoğaldığını ve kuvvetli olduğunu düşünen bir parti. İzmir'de koltuk kapma sevdası da, kongre sürecinin hareketli, heyecanlı ve kimilerini mutsuzluğa itecek bir süreç olacağını gösteriyor. Kongre süreçlerinde çeşitli gruplar birbirlerine belden aşağısı dahil her şeyi mübah gördükleri bir süreç yaşıyorlar ve sonra da bu hasımlık devam ediyor. Bana göre yeni adaylar ortaya çıkacak ve bununla birlikte mevzi gerisinden kulis yapacak vekiller, eski başkanlar ve güçlü partililer olacak. Sonunda da hiç umulmadık bir isimle yola devam edilebilir. Geçmişte buna benzer şeyleri bu kentte çok gördük. Nedense CHP, kişilerin kendi istikballerine yönelik siyaset yaptığı bir parti haline geldi. Yarın öbür gün hangi koltukta nasıl oturacağını düşünen siyasetçilerin hesap yaptığı bir görünüm olduğunu kabul etmek gerek.

“ERKEN SEÇİM BİLE OLABİLİR”

AK Parti'den daha önce de ayrılan ve parti kuran siyasetçiler olsa da başarı sağlayamamışlardı. Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan'ın ayrılık süreçleri ve parti kurma girişimleri daha farklı süreçler yaratabilir mi?

Geçmişte kurulmuş ve bugün kimsenin hatırlamadığı partilerle, şu an olan durum bir değil. En başta güç dengeleri eşit değil. Bununla birlikte Ahmet Davutoğlu'nu bir tarafa koyuyorum. Kendisinin ve kuracağı partinin siyaseten başarılı olma şansı olduğunu sanmıyorum. Davutoğlu'nun Türkiye'nin bugünkü durumunda günahları fazla. O gün kendisinin çizdiği politikalarla Türkiye'nin başı derde girdi. Diğer taraftaysa Abdullah Gül destekli şekilde Ali Babacan tarafından kurulacak bir partiyse farklı algılanıyor. Çünkü Babacan'ın bakanlık dönemindeki başarıları ve ekonomiye kattıkları, iş insanları tarafından bugün de aranan bir düzeyde. Tabii geçmiş dönemde o partilerin kurulduğu süreçle bugünkü süreç arasında bir sadakat farkı var. AK Parti seçmeni Suriyeliler ve ekonomi başta olmak üzere belli konulardan rahatsız. Hal böyle olunca seçmenin bağlılığı da bugün çok daha kırılgan. İşte bu nedenle Abdullah Gül ve Babacan'ın kuracağı partiye bu mutsuz seçmen gidebilir. Bu giden seçmenin oranı kaç olursa olsun AK Parti'ye yara açar. Babacan'ın partisi kurulduğunda, kurucu kadroya göre bir erken seçim bile yapılabilir.

“İZMİR'E GELEN FİRMA SAYISI ARTABİLİR”

Alliance İzmir'e taşındıktan sonra kentte başka büyük şirketlerin de gelmesine yönelik bir beklenti oluştu. O heves devam ediyor mu, yoksa yarım mı kaldı?

Bir şirketin bu boyutta yer değiştirmesi kolay değil elbette. Her çalışanının mevcut kentinde yerleşik bir düzeni var. Bu kararı aldığınızda her biriyle birlikte göç etmek zorundasınız. Bunu da çalışanlara kabul ettirmek kolay değil. Ben inanıyorum ki bugün birçok şirket, İzmir'e gelmek için can atıyor. Çalışanlar ve firma için İzmir'in birçok cazibesi var. Tabii böyle toplu göçler kolay değil ama İstanbul yaşanmaz hale geldikçe, firmaların İzmir'e gelişi de artacaktır diye düşünüyorum.

“YEREL BASIN KURBAN OLDU”

İnternet medyası ve yayıncılığının, RTÜK tarafından linsanslandırılacak olması İzmir basınını nasıl etkiler?

Bugün için RTÜK tarafından istenen şartlar İzmir'deki ve Anadolu'daki birçok yayıncı kuruluşa ağır gelecek şartlardır. Çünkü zaten yerel basının kazancı öyle ya da böyle çok bölünüyor. Alınan 100 liralık ilanın 25 lirası elden gidiyor. RTÜK, Anadolu'yu düşünerek 10 yıllık lisansın karşılığındaki 100 bin liralık ücreti yıllık taksitlere bölseydi birçok kuruluş bunu daha rahat ödeyebilirdi. Bugünse bunu ödemekte zorlanacak çok sayıda kuruluş olacaktır. Çünkü bu yasa zaten bizim türümüzdeki medya organları için çıkarılmadı. Netflix gibi kuruluşlar için çıkan yasada, yerel basın bu işin biraz kurbanı oldu.

“İZMİRLİ VEKİLLER ARASINDA DİYALOG ÇOK ZAYIF”

İzmir iş dünyası, kentin milletvekillerinin Ankara'da İzmir'in çıkarlarını ne derece savunabildiğini düşünüyor?

Her vekile tek tek sorduğumuzda İzmir'in çıkarlarını savunduğunu söyler ama gerçeğe bakınca böyle yürümüyor işler. Bakın bugün İzmirli vekiller arasında diyaloglar çok zayıf. 90'lı yıllarda farklı kentlerin milletvekilleri İzmir için bir araya gelebiliyordu ve aralarında iyi diyaloglar geliştirebiliyordu. Bugün bunu göremiyoruz. Farklı partilerden vekillerin arasında sanki bir duvar var. Bana göre özellikle İZTO'nun öncülüğünde İzmir'in önde gelen odaları, siyasetçileri, STK liderleri bir İzmir çalıştayı ile bir araya gelmeli ve kentin öncelikli problemlerini belirleyip, iş bölümüyle bunu bertaraf etmelidir.

YORUM EKLE